Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/866 E. 2026/1265 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/866
Karar No
2026/1265
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/866 KARAR NO : 2026/1265

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/810 KARAR NO : 2026/60 DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 28/01/2026 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18.09.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ:18.09.2026

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.01.2026 tarih ve 2024/810 Esas, 2026/60 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı müvekkili şirket arasında mevcut cari hesap şeklinde işleyen eser sözleşmesine dayalı ticari ilişkide; davalı tarafça müvekkili şirkete, faturalara konu ticari mallar imal edildiğini, imal edilen bu mallara konu faturaların davacı müvekkil şirket ile davalı şirketin ticari kayıtlarında aynen yer aldığını, dava konusu sözleşmeye göre davalı şirketin müvekkili şirkete faturalara konu "lazer kesim” , "fason emaye kaplama" gibi bir takım imalatlar yaptığını, davacı müvekkili şirket tarafından, ticari ilişkinin devamı sırasında imal edilen ve edilecek mallar karşılığı olarak davalı şirkete ödemeler yapıldığını, ödemelerin bir kısmının davalı şirket banka hesaplarına nakit, bir kısmının ise çek ile yapıldığını, cari hesap seklinde işleyen taraflar arasında mevcut eser sözleşmesinde, davalı tarafça imal edilen mallara ilişkin fatura bedelleri toplamı, davacı müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme tutarından düşüldüğünde, davacı müvekkili şirket kayıtlarında davalıdan 8.372.757,99-TL alacaklı olduğunun görüldüğünü, dava konusu alacağın ödenmesi için, Yenimahalle 1.Noterligi'nin 28 Haziran 2024 tarihli 12081 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketten istenmiş ise de davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, ihtarnamenin, noter tebliğ mazbatasına göre davalı şirkete 28.06.2024 tarihinde gönderildiğini, ihtarname örneği ile tebliğ mazbatası suretinin dava dilekçesi ekine eklendiğini, davalının daha önce ihtarname ile temerrüde düşürülmüş olduğundan müstakar içtihatlar ve kanun hükümleri gereğince hükmedilecek alacağın tamamına temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz uygulanması gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL alacak ile alacağın tamamına temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 21/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; 5.425.030,81-TL alacağın 19/07/2024 temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak sureti ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili .... Şirketi ile davacı şirket ..... Şirketi arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, nitekim davacı yanca müvekkilimden bulunulan talebe istinaden müvekkilince 297.000,00-TL bedelli beyaz renkte 9.900 adet 300x400 mm emaye kaplanmış levha; 41.000,00 TL bedelli 1.025 adet beyaz renkte 400x500 emaye kaplanmış levha; 10.725,00 TL bedelli 390 adet beyaz renkte 260x370 mm emaye kaplanmış levha ile 16.335,00 USD bedelli DKP-EK cinsi 14.850 kg 9.900 adet 300x400 mm 1,60 mm sac; 2.830,30USD bedelli DKP-EK cinsi 2.573 kg 1.025 adet 400x500 mm 1,60 mm sac; 16.175,00 USD bedelli DKP-EK cinsi 14.705 kg 8.500 adet 260x530 mm 1,60 mm sac ve 3.850 USD bedelli DKP-EK cinsi 3.500 kg çeşitli ölçülerde 1,60 mm sac hazırlandığını, davacının isteği ve talebi doğrultusunda hazırlanan sac ve levhaların müvekkilince her ne kadar davacıya teslim edilmeye çalışılsa da davacı yanca herhangi bir sebep gösterilmeksizin malların alımından imtina edildiğini, sac ve levhaların teslim alınmadığını, nitekim istenilen özelliklerdeki sac ve levhaların müvekkilince hazır edildiğine ancak sac ve levhalar hazır edilmesine rağmen davacı yanca teslim almaktan imtina edildiğine, sac ve levhaların derhal teslim alınmasına aksi halde tüm talep ve dava haklarını saklı tuttuklarına ilişkin ihtarlarını içeren İzmir 38. Noterliğinin 20.03.2024 Tarih, 09782 Yevmiye Numaralı ihtarnamesi düzenlenerek davacıya 25.05.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı yanca ihtarnameye istinaden herhangi bir itirazda ve yahut beyanda bulunulmadığını, ancak aradan aylar geçtikten sonra davacı yanca sanki müvekkilinden alacağı varmışcasına Yenimahalle 1. Noterliğinin 28.06.2024 Tarih, 12081 Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek davacı yanın sözde müvekkilinden 8.372.757,99-TL alacaklı olduğundan bahisle müvekkilin ödeme yapması ihtarını içeren bir ihtarname keşide edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye binaen müvekkilince yapılması gerekli tüm edimlerin zamanında ve eksiksiz olarak yapıldığını, davacı yanın müvekkilinden herhangi bir hak ve yahut alacağı bulunmadığını, bu nedenle, müvekkil aleyhine davacı yanca keşide edilen ihtarnamenin hemen akabinde taraflarınca İzmir 38. Noterliğinin 02.07.2024 Tarih, 21191 Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile müvekkilin herhangi bir borcunun olmadığının davacı yana ihtaren bildirildiğini, müvekkilin, davacı yana herhangi bir borcu olmadığı gibi cari hesapların incelenmesi durumunda asıl borçlu tarafın davacı yan olduğu, sipariş edilen malların istenilen ebatlarda özel olarak hazırlandığını, ayrıca, sipariş edilen sac ve levhalar oldukça büyük ölçülerde olduğundan müvekkilin bu malları depolamakta da güçlük çektiğini, sac ve levhalar davacının talebi üzerine özel siparişle hazırlandığından başkaca bir kişiye satılmasının da mümkün olmadığını, bu nedenle, davacının herhangi bir sebep göstermeksizin sipariş ettiği malları almaktan imtina etmesi müvekkilinin büyük zarara uğramasına sebep olduğunu, müvekkilin davacı yana herhangi bir borcunun olmadığını, asıl borçlu tarafın davacı yan olduğunun cari hesapların incelenmesiyle birlikte sübuta ereceğini, bu nedenle, davacı yanın ve müvekkilin ticari defter ve belgelerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor düzenlenmesini, düzenlenecek olan rapora göre Sayın mahkemece hüküm kurulmasını talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle; haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 28.01.2026 tarih ve 2024/810 Esas, 2026/60 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Dava; eser ve satış sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin kapsamı ile iş bu ticari ilişki kapsamında, davacının sipariş ettiği ve teslim aldığı mal karşılığı davalıya ne miktarda ödeme yaptığı, yapılan ödeme karşılığı davalı tarafça ne miktarda mal imal edilerek davacıya teslim edildiği, iş bu kapsamda davacının davalı şirketten alacakı olup olmadığı, var ise ne miktarda alacağının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı tarafın temerrüte düşürülüp düşürülmediği, düşürülmüş ise hangi tarihte düşürüldüğü noktasında toplanmıştır. Mahkememizce her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya düzenlenen SMMM bilirkişi raporları içeriğine göre, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre, taraflar arasında 2022 yılında başlayıp 2023 yılında sona eren ticari ilişki kapsamında, davacı şirketin, davalı şirkete toplam 17.985.291,55-TL ödemede bulunduğu, davalı şirketin ise iş buna karşılık davacıya 12.560.290,74-TL imal ettiği malları teslim ettiği, davalı şirket defter ve kayıtlarına göre, davacının davalı şirketten 5.425.030,81-TL alacaklı olduğu, iş buna karşılık davacı şirket defter ve kayıtlarında ise, davacının davalı ile olan ticari ilişkisi kapsamında, yapılan ödeme ve davalı tarafça teslim edilen mal karşılığı, davacı şirketin davalı şirketten 5.372.757,99-TL alacaklı olduğu, davacı şirket ile davalı şirket ticari defter ve kayıtları arasındaki 52.272,82-TL farkın nereden kaynaklandığının tespit edilemediği, davacının defter ve kayıtlarında yer alan bakiye alacak miktarının hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmakla, davacının davalı şirketten aralarındaki ticari ilişki kapsamında 5.372.757,99-TL alacaklı olduğu, davacı tarafın dava tarihinden önce, davalı tarafa usulüne uygun ihtarname tebliği ile 19/07/2024 tarihinde temerrüte düşürüldüğü, tespit edilen alacak miktarı üzerinden temerrüt tarihi itibariyle davacının avans faiz oranında faiz isteminde bulunabileceği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı tarafça, davacının sipariş ettiği malların imal edilip teslime hazır hale getirildiğini, davalının teslimden imtina etmesi sebebiyle, müvekkilinin zararının doğduğunu iddia etmiş ise de, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/616 Esas sayılı dosya içeriği ile mahkememize davalı tarafça sunulan belge içeriklerine göre, davalının, davacı tarafın teslim almaktan imtina ettiği malların, dava dışı .... Şirketi'nin siparişi üzerine imalatlar yapıldığı iddia edilmiş olup, varsa iş bu sebepten doğan alacağın dava dışı şirketten talep edilebileceği, iş bu sebeple davacının tespit edilen alacağından, davalının takas ve mahsubu gerektiren alacağı bulunmadığı kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabulüne'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 27.02.2026 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Davacı tarafın, müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia ederek işbu huzurdaki alacak davasını açtığını, müvekkil şirketin, .... . Şirketinden 3.875.145,00 TL alacaklı olup, taraflarınca ticari alacak davası açıldığını, davacı .... Şirketi ile .....Şirketi yetkililerinin aynı kişi olduğunu, ticari alacak davasının açıldığı Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/616 E. Sayılı dosyasının 25.09.2025 tarihli duruşmasında "Aradaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle dava dosyasının İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/810 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, mütakip işlemlerin üzerinde birleştirme kararı verilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/810 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,dosyamızın esasının da bu suretle kapatılmasına" şeklinde karar verildiğini, söz konusu gerekçeli kararın ilk derece mahkemesine sunulmuş ise de ekte yeniden sunduklarını (Ek-1), davacı tarafın, yargılamayı sürüncemede bırakmak amacıyla söz konusu gerekçeli karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğunu, yapılan istinaf incelemesi neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 08.01.2026 tarihli 2025/1076 Esas 2026/22 Karar sayılı kararı ilk derece mahkemesine sunulmuş ise de yeniden sunduklarını (Ek-2), dolayısıyla ilk derece mahkemesinin 2024/810 E. sayılı dosyasındaki karar Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/616 E. Sayılı dava dosyası kararına bağlı olduğundan ilk derece mahkemesinde birleşmesini talep ettikleri dosyada bilirkişi incelemesi yapılması ve akıbetinin beklenilmesini talep etmelerine rağmen ilk derece mahkemesi tarafından bu durumun gözardı edildiğini, zira her iki dava dosyası incelendiğinde müvekkili şirketin alacaklı, borçlu tarafın davacı taraf olduğunun anlaşılacağını, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı olarak tarihleri, numaraları ve bedelleri bertilen faturalara/cari alacaklara istinaden Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan dava dosyasında ..... Şirketi'nin müvekkilime borcu olduğunun belirttikleri faturalar ile sabit olduğunu, faturalardan da görüleceği üzere "fason emaye kaplama" malları imalat edildiğini, ancak .... Şirketi'nin işbu fatura bedellerini ödemediğini, ilk derece mahkemesinin 14.01.2026 tarihli duruşmasında taleplerinin reddedilmesi ve gerekçeli karardaki gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 08.01.2026 tarihli 2025/1076 Esas, 2026/22 Karar sayılı kararının uygulanması gerekmekteyken istinaf ilamının gözardı edilmesinin kabul edilemeyeceğini, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/810 E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/616 E. Sayılı dosyası davalısı, davalısının ise Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/616 E. Sayılı dosyası davacısı olduğu, davanın aynı ticari ilişkiye ilişkin alacak talebine ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusunun aynı olduğu, delillerin usul ekonomisi açısından birlikte değerlendirilmesi gerektiği, her iki dosya arasında HMK'nun 166. maddesi kapsamında bağlantı bulunduğunun sabit olduğunu, gerekçeli karar ile davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen kararın haksız olduğunu, davacının haksız davasının reddine karar verilmesinin gerektiğini, zira davalı müvekkili .... Şirketi ile davacı şirket ....Şirketi arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, nitekim davacı tarafın talebine istinaden müvekkilince 297.000,00 TL bedelli beyaz renkte 9.900 adet 300x400 mm emaye kaplanmış levha; 41.000,00 TL bedelli 1.025 adet beyaz renkte 400x500 emaye kaplanmış levha; 10.725,00 TL bedelli 390 adet beyaz renkte 260x370 mm emaye kaplanmış levha ile 16.335,00 USD bedelli DKP-EK cinsi 14.850 kg 9.900 adet 300x400 mm 1,60 mm sac; 2.830,30 USD bedelli DKP-EK cinsi 2.573 kg 1.025 adet 400x500 mm 1,60 mm sac; 16.175,00 USD bedelli DKP-EK cinsi 14.705 kg 8.500 adet 260x530 mm 1,60 mm sac ve 3.850 USD bedelli DKP-EK cinsi 3.500 kg çeşitli ölçülerde 1,60 mm sac hazırlandığını, davacının isteği ve talebi doğrultusunda hazırlanan sac ve levhaların müvekkilince her ne kadar davacıya teslim edilmeye çalışılsa da davacı tarafça herhangi bir sebep gösterilmeksizin malların alımından imtina edildiğini, sac ve levhaların teslim alınmadığını, nitekim istenilen özelliklerdeki sac ve levhaların müvekkilince hazır edildiğine ancak sac ve levhalar hazır edilmesine rağmen davacı tarafça teslim almaktan imtina edildiğine, sac ve levhaların derhal teslim alınmasına aksi halde tüm talep ve dava haklarını saklı tuttuklarına ilişkin ihtarlarını içeren İzmir 38. Noterliğinin 20.03.2024 Tarih, 09782 Yevmiye Numaralı ihtarnamesi düzenlenerek davacıya 25.05.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı tarafın ihtarnameye istinaden herhangi bir itirazda ve yahut beyanda bulunmadığını, ancak aradan aylar geçtikten sonra davacı tarafın sanki müvekkilinden alacağı varmışcasına Yenimahalle 1. Noterliğinin 28.06.2024 Tarih, 12081 Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek davacı tarafın sözde müvekkilinden 8.372.757,99 TL alacaklı olduğundan bahisle müvekkilinin ödeme yapması ihtarını içeren bir ihtarname keşide edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye binaen müvekkilince yapılması gerekli tüm edimlerin zamanında ve eksiksiz olarak yapıldığını, davacı yanın müvekkilinden herhangi bir hak ve yahut alacağı bulunmadığını, bu nedenledir ki, müvekkili aleyhine davacı tarafça keşide edilen ihtarnamenin hemen akabinde taraflarınca İzmir 38. Noterliğinin 02.07.2024 Tarih, 21191 Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığının davacı tarafa ihtaren bildirildiğini, müvekkilinin, davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığı gibi cari hesapların incelenmesi durumunda asıl borçlu tarafın davacı taraf olduğu, sipariş verdiği 297.000,00 TL bedelli beyaz renkte 9.900 adet 300x400 mm emaye kaplanmış levha; 41.000,00 TL bedelli 1.025 adet beyaz renkte 400x500 emaye kaplanmış levha; 10.725,00 TL bedelli 390 adet beyaz renkte 260x370 mm emaye kaplanmış levha ile 16.335,00 USD bedelli DKP-EK cinsi 14.850 kg 9.900 adet 300x400 mm 1,60 mm sac; 2.830,30 USD bedelli DKP-EK cinsi 2.573 kg 1.025 adet 400x500 mm 1,60 mm sac; 16.175,00 USD bedelli DKP-EK cinsi 14.705 kg 8.500 adet 260x530 mm 1,60 mm sac ve 3.850 USD bedelli DKP-EK cinsi 3.500 kg çeşitli ölçülerde 1,60 mm sacları teslim almaktan imtina ederek müvekkilinin zararına sebep olduğunun sübuta ereceğini, davacı tarafça sipariş edilen ancak teslim almaktan imtina edilen malların müvekkilinin oldukça büyük zarara uğramasına sebep olduğunu, zira, sipariş edilen malların istenilen ebatlarda özel olarak hazırlandığını, ayrıca, sipariş edilen sac ve levhaların oldukça büyük ölçülerde olduğundan müvekkilinin bu malları depolamakta da güçlük çektiğini, sac ve levhaların davacının talebi üzerine özel siparişle hazırlandığından başkaca bir kişiye satılmasının da mümkün olmadığını, bu nedenle, davacının herhangi bir sebep göstermeksizin sipariş ettiği malları almaktan imtina etmesinin müvekkilinin büyük zarara uğramasına sebep olduğunu, dolayısıyla hal böyle iken davacı tarafın davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar doğrultusunda davacı tarafın İzmir 28. İcra Dairesi'nin 2026/1758 E. Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak istinaf incelemesi neticesinde haklılıkları anlaşılacağından tehir-i icra talepli istinaf başvurusunda bulunmak zorunluluğu hasıl olduğunu, Tüm bu açıkladıkları sebepler doğrultusunda İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/810 E. 2026/60 K. sayılı dosyanın 28.01.2026 tarihli gerekçeli kararına karşı tehiri icra talepli istinaf kanun yoluna başvurduklarını, yapılacak olan istinaf incelemesinde İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.01.2026 tarihli ve 2024/810 E. 2026/60 K. sayılı kararın kaldırılarak Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/616 E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi suretiyle dosyanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, Yukarıda açıkladıkları gerekçeler ve re’sen nazara alınacak hususlar doğrultusunda; öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabulüne, istinaf başvurularının kabulü ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/810 E. 2026/60 K. sayılı dosyanın 28.01.2026 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/616 E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve dosyanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf edildiği görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek görülebilmesi mümkündür. Ancak birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Diğer bir anlatımla, asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız, müstakil davalardır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin de ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanunun 297 ve devamı maddeleri gereğince; bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin (vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte) ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. İlk derece Mahkemesince 28/01/2026 tarihinde karar verilmiş ise de, Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/616 Esas sayılı dosyasında 25/09/2025 tarihinde birleştirme kararı verilerek yargılamanın İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/810 E. sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verildiği, birleştirme kararının 24/03/2026 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Birleştirilen dosya beklenmeksizin karar verilmiş olduğundan bu aşamada diğer istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına, kamu düzeni nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun KABULÜ ile, 2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.01.2026 tarih ve 2024/810 Esas, 2026/60 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yatırılan toplam (732,00 TL + 91.754,00 TL) 92.486,00 TL başvurma ve istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davalıya iadesine, 6-Davalı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 18.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/866, K. 2026/1265, T. 28.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-866-e-2026-1265-k-40dbc86cf4d6