Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/855 E. 2026/855 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/855
- Karar No
- 2026/855
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/855 Esas 2026/855 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/855 KARAR NO : 2026/855
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 02/10/2025 NUMARASI : 2024/459 Esas 2025/568 Karar
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 11/07/2024
KARAR TARİHİ : 26/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2026
Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle talebin kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı ..., ..., ... vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Limited Şirketi'nin ( Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü - Sicil No: ...), 6102 sayılı kanunun Geçici 10. Maddesi uyarınca 03/02/2015 tarihinde ticari sicilden resen terkin edildiğini, şirketin 03/02/2015 tarihi itibariyle pay sahiplerinin ... ve ... olduklarını, pay sahiplerinin ikisinin de hali hazırda vefat ettiklerini, yasal mirasçı olduklarını, şirketin hala üzerine kayıtlı ... Plakalı ... Model Kamyoneti bulunduğunu belirterek ...Limited Şirketinin ihyası ile ek tasfiyeye karar verilmesini, şirkete tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirketin TTK geçici 10. Maddesi kapsamında sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için usule uygun olarak resen terkin edildiğini, şirketin taraflarınca bilinen son adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK Geçici 7. Maddesi 4. Fıkrasının a bendi uyarınca tebligat çıkarıldığını, şirketin terkin tarihinde derdest olan dosyalarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığını taraflarının zorunlu hasım durumunda olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise tarafları aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "ticaret sicilinden terkin edilen şirketin üzerine ... plakalı aracın kayıtlı olması sebebiyle yapılan tasfiyenin tam ve eksiksiz olduğundan bahsedilemeyeceğinden davanın kabulü ile ek tasfiye için davacı ... T.C. kimlik numaralı ...'ın atanmasına, TTK 547 maddesi gereğince açılan işbu davada ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması, dava dışı şirketin sermayesini asgari tutara yükseltmediği ve davalı tarafın dava öncesi yasal terkin işlemi yapması nedeni ile yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulmasına" dair karar verilmiş, karara karşı davalı ..., ..., ...tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ...,..., ...istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... ile aralarında husumet bulunduğunu, davacı ... ile aralarında Bala Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/196 Esas sayılı, Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/354 Esas sayılı dosyalarında devam eden davalar nedeniyle husumet bulunduğunu, bu nedenle tasfiye memuru olarak atanan davacı ...'ın atanma kararının kaldırılmasıyla Dairece, dava dışı 3. bir kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilden resen silinen şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Uyuşmazlık; dava dışı ...Limited Şirketinin, 03/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edilmesi nedeniyle şirket üzerine kayıtlı ... plakalı ... Model Kamyonet bulunduğunun tespit edilerek şirketin TTK geçici 7. maddesi kapsamında ihyası yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığına ilişkindir. Şirketin, TTK'nin Geçici 7. maddesinin 4 fıkrası a bendi uyarınca, 03/07/2014 tarihinde çıkarılan tebligatın, 31/07/2014 tarihinde ... isimli kişiye tebliğ edilerek 07/07/2014 tarih 8606 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, verilen süre içinde başvuruda bulunulmadığı için 06/02/2015 tarih ve 8753 sayılı TTSG'de yapılan ilan ile dava dışı ihyası talep edilen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır. İhyası talep edilen ...Limited Şirketi'nin, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, sermayesini 6102 sayılı TTK'da belirlenen asgari tutara yükseltmediği tespit edilmekle davalı sicil müdürlüğü tarafından, şirketin sicil kaydının 03/02/2015 tarihinde resen silindiği görülmüştür. Somut dosya kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ticaret sicilinden re'sen terkin edilen ...Limited Şirketinin üzerinde ... plakalı aracın kayıtlı bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle yapılan tasfiyenin tam ve eksiksiz olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle; davanın kabulü ile ...Limited Şirketinin, ... plakalı aracın tasfiyesi ve devamında yapılacak işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye için davacı ... T.C. kimlik numaralı ...'ın atanmasına dair karar verilmiştir. Davalılar ..., ..., ...tarafından, tasfiye memuru olarak davacı ...'ın atanması istemine yönelik istinaf itirazında bulunularak taraflar arasında devam eden yargılamalar nedeniyle husumet bulunduğu iddiasının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. HMK'nın İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar başlıklı 341. maddesinin 1. fıkrasına göre de; "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmü düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince duruma göre her zaman tasfiye memurunun görevinin sona erdirilebileceği veya değiştirebileceği ve tasfiye memurunun kişiliğine karşı kararların HMK'nun 341.maddesinde sayılan istinafa tabi kararlardan olmadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu hususa ilişkin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince atanan tasfiye memurunun şahsına yönelik mahkemece verilen karara karşı, istinaf kanun yoluna başvurulması HMK 341/1 maddesi kapsamında mümkün bulunmadığından, davalılar ..., ..., ...tarafından yapılan istinaf başvurusunun usulden reddine yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı tarafın tasfiye memuru değişikliğine yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. maddesi gereğince istinafa tabi karar bulunmadığından HMK'nun 352/(1)-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davalılar ..., ..., ...tarafından yatırılan 615,40-TL karar ve ilam harcı ile 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde yatıran davalılara iadesine, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 26/06/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-