Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/830 E. 2026/793 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/830
- Karar No
- 2026/793
- Karar Tarihi
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/830-2026/793 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO : 2026/830 Esas KARAR NO : 2026/793
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2026 NUMARASI : 2022/543 Esas-2026/632 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/09/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; İdareye ait 17 havalimanında kullanılmak üzere otomasyon sistemli mobil akaryakıt istasyonu alımı için 16.06.2008 tarihinde yapılan ihaleye sadece ...Şti.'nin teklif verdiğini, teklif bedeli olarak 1.029.214 USD önerildiğini, ihalenin bu şirkete verildiğini, idare ile şirket arasında 25.07.2008 tarihli sözleşmenin imzalandığını, işe ait sözleşmeye göre yükleniciye söz konusu Otomasyon Sistemli Mobil Akaryakıt İstasyonları teslim edilmesi için 150 gün süre verildiğini, son teslimat tarihinin 22.12.2008 olduğunu, idarenin talebi ile istasyonun ...Havalimanından...Havalimanına naklinin sağlandığını, yüklenicinin 22.12.2008 tarihinde teslimatı tamamlayamadığını, son teslim tarihinin 15.01.2009 olarak belirtildiği için 19.478,00 TL gecikme cezası uygulandığını, sistemin kullanılmaya başlandığı 2009 yılı başından beri istasyonları kullanan havalimanı müdürlüklerince Genel Müdürlüğe istasyonlara ilişkin birçok arıza ve sorunların bildirildiği, bildirilen sorunların ortak noktasını kalibrasyon sorunlarının oluşturduğunu, bunun kronik bir hal aldığını, kalibrasyon sorununun otomasyon sisteminin akaryakıt tanklarına doldurulan akaryakıt miktarını ve herhangi bir zamanda içindeki akaryakıt miktarını doğru bir şekilde gösterememesi olduğunu, Havalimanı Müdürlüklerince yapılan bildirimler üzerine defalarca ... Ltd. Şirketine yazı yazıldığı, 22.06.2011 ve 26.04.2012 tarihlerinde de noter kanalıyla ihtarname çekildiğini, şirketin kalibrasyon sorunlarını gidereceğini belirttiğini, 2013 yılı başında ''3D Calibeks'' olarak adlandırılan bir yöntem ile akaryakıt tanklarının kalibrasyonunu yeniden yaptığını ve yeni kalibrasyon cetvelleri oluşturarak otomasyon sistemlerini bilgisayarlarına yüklediği ancak şikayetlerin devam etmesi üzerine konunun DHMİ Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Daire Başkanlığına intikal ettiğini, yüklenici şirket tarafından DHMİ Genel Müdürlüğüne gönderilen 11.02.2013 tarih ve 2013-11-2-19 sayılı yazıda kalibrasyonların ''3D Calibex'' yöntemi ile tekrar yapılacağının belirtildiğini, bu uygulamanın yapıldığını, ancak sorunların devam ettiğini, söz konusu istasyonların belirtilen yönleri ile ayıplı olduğu ve satıcının ağır kusurundan bahsedileceğini, 16 adet havalimanında otomasyon sistemli Mobil Akaryakıt İstasyonlarının kalibrasyon sorununa ilişkin ayıp oranlarının tespiti, şimdilik 50.740 USD'nin tahsili, ana paranın idarelerince yapılan ödeme tarihinden itibaren en yüksek avans faizinin tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili; Süre uzatım talebinde bulunarak yetki, görev ve zamanaşımı itirazında bulunduğu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve süresinde açılmadığını, kesin kabul işlemlerinin yapılmış olduğunu, davaya konu sistemin basit anlatımla akaryakıt depolanan tankta bulunan bir ölçüm sensörü, bu sensörden alınan yakıt, su seviyesi ile sıcaklık bilgilerini işleyerek bilgi üreten bir yazılım olduğunu, Sensörden alınan ham seviye bilgisinin tek başına bir şey ifade etmeyecek olması nedeniyle kalibrasyon tablosu denilen ve sistemin çalıştığı tankın geometrisine göre özel olarak hazırlanmış bir tablo bulunduğunu, bu tabloda yüksekliğe karşılık gelen yakıt miktarının yer aldığını, sistemi kontrol eden yazılım tarafından seviye bilgisinin bu tablodaki hacim karşılığı hesaplanarak kullanıcıya ekran üzerinden gösterildiğini, şartnamedeki yükümlülüklerin tam olarak yerine getirildiğini, davacı idarenin değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından kabul edilen bir ayıp bulunmadığını, 11.02.2013 tarihli yazının davacı tarafından belirtilen sorunları ele alındığı toplantı notlarından ibaret olduğunu, bu yazıda davacı idare sorumluluğunda olan cihazların kontrolünün sağlanmadığı, hatta sistemin hiç kullanılmadığının belirtildiğini diğer yazılarda da davacının uyarıldığını, server ve kontrol bilgisayarların kurulduğu, gerekli erişim sisteminin kurulmadığının iletildiğini, sistemin düzgün olarak kullanıldığı ve uzman kişiler tarafından yönetilen hava limanlarında örneğin...Havalimanında böyle bir sorunun olmadığını, sistemlerin tümünün fabrika ortamında birbirinin aynısı olarak imal edildiğini, aynı ekipmanlar kullanılarak aynı teknikler ile kalibre edildiğini, yapılan deneylerde...havalimanındaki otomasyon sisteminin teknik şartname gerekliliklerine uyduğu takdirde diğer tüm sistemlerin uygunsuz olduğu sonucuna ulaşmış olmanın bile yapılan deneylerde ve tespitlerde hata olduğunu gösterdiğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; mahalli piyasa rayici dikkate alınarak ve taleple bağlılık ilkesi uyarınca otomasyon sisteminin bulunduğu... havalimanı için 5.984,98 TL artı kdv (7.181,97-TL), ... havalimanı için kdv dahil 20.200,00-TL,... havalimanı için kdv dahil 3.000,00-TL,...havalimanı için kdv dahil 1.200,00-TL, ... havalimanı için 2.100,00-TL artı kdv (2.520,00-TL), ... havalimanı için kdv dahil 4.250,00-TL, ... havalimanı için kdv dahil 4.800,00-TL, ... havalimanı için kdv dahil 3.700,00-TL, ...havalimanı için kdv dahil 5.000,00-TL, ... havalimanı için kdv dahil 4.200,00-TL, ... havalimanı için 6.000,00-TL artı kdv (taleple bağlı olarak 6.550,76-TL),...havalimanı için kdv dahil 1.821.75-TL, ...(dan taşınan) havalimanı için 600 Dolar artı kdv (2011 yılı için 1 dolar karşılığı 1.75-TL'den 1.260,00-TL) ve ... Havalimanı için kdv dahil 8.000,00-TL olmak üzere toplamda 73.684,48 TL ayıp giderim bedelinden kaynaklı davalının sorumlu olacağı, davacının ıslah dilekçesine karşı davalının yapmış olduğu zamanaşımı defi talebinin davanın açılış tarihi itibarıyla yerinde olduğu, fazlaya ilişkin istemin reddi gerektiği, dava öncesi davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden ve dava tarihinden itibaren taraflar tacir olduğundan talep gibi kabul edilen tutara avans faizi işletileceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yüklenici şirketin tüm mal teslimlerini 22.12.2008 tarihine kadar tamamlayamaması üzerine en son yapılan teslimatın tarihi 15.01.2009 olarak belirtildiği için bu tarihe göre sözleşme gereğince 19.478,00 TL tutarında gecikme cezası uygulandığını, otomasyon sistemli mobil akaryakıt istasyonlarının kullanılmaya başlanıldığı 2009 yılının başından itibaren istasyonları kullanan Havalimanı Müdürlüklerince Genel Müdürlüğe, istasyonlara ilişkin birçok arıza ve sorunların bildirildiği ve bu bildirimlerin 2009,2010,2011 ve 2012 yıllarında da artarak devam ettiği, bildirilen sorunların ortak noktasını kalibrasyon sorunlarının oluşturduğu ve bu sorunun kronik bir hal aldığı, kalibrasyon sorunlarından kastın ise otomasyon sisteminin akaryakıt tanklarına doldurulan akaryakıt miktarını ve herhangi bir zamanda içindeki akaryakıt miktarını doğru bir şekilde gösterememesi olduğu, yüklenici şirketin bu hususla ilgili olarak (Teknik Şartnamede yer almamasına rağmen) 2 veya 3 dolumdan sonra kalibrasyonun sağlanacağını beyan etmesine rağmen 2 veya 3 dolumdan sonra da kalibrasyon sorunlarının devam ettiği, Havalimanı Müdürlüklerince yapılan söz konusu bildirimler neticesinde ...Şti. Ne müteaddit defalarca yazı yazıldığı ve 22.06.2011 ve 26.04.2012 tarihlerinde de noter kanalıyla ihtarname çekildiği, bu girişimler sonucunda yüklenici şirketin kalibrasyon sorunlarını gidereceğinin belirttiğini ve 2013 yılı başlarında "3D Calibex" olarak adlandırılan bir yöntem ile akaryakıt tanklarının kalibrasyonunu yeniden yaptığı ve yeni kalibrasyon cetvelleri oluşturarak otomasyon sistemlerinin bilgisayarlarına yüklediği ancak şikayetlerin devam etmesi üzerine konunun müvekkili kurulun Teftiş Kurulu Başkanlığına intikal ettiğini, Teftiş Kurulu Başkanlığınca; İnceleme ve soruşturma kapsamında, kalibrasyon sorunlarının devam edip etmediğine ilişkin Müfettişlikçede tespitlerde bulunulduğu ve ilgili Havalimanı Müdürlüklerinden "3D Calibex" uygulaması yapıldıktan sonra yapılan son iki akaryakıt dolumuna ilişkin belgelerin talep edildiği, değerlendirmelerde yakıtların kantar ağırlıklarının esas alındığı ve litre değerleri hesaplanırken de bilimsel olarak kabul edilen 15°C sıcaklıktaki motorin için 0.820 ve 0.845 kurşunsuz benzin için de 0.720 ve 0.775 yoğunluk değerleri ile hesaplama yapılarak litre cinsinden bir aralık değer bulunduğu, daha sonra otomasyon sistemli mobil akaryakıt istasyonunun hesapladığı 15°C sıcaklıktaki dolum bilgilerinin ise hesaplanan aralık değerler içinde olup olmadığına bakıldığı, bu şekilde yapılan değerlendirmede hesaplanan aralık dışında dolum bilgisi veren istasyonların ... ..., ..., ..., ... , ... ..., ..., ..., ...ve ... Havalimanlarındaki istasyonlar olduğunun tespit edildiğini, 16 Havalimanı Müdürlüğünce (... Havalimanı hariç) istasyonlar üzerinde deney yapıldığını, deney kapsamında araçlara yakıt verilmeden önce tank durum raporu alındığı, daha sonra araçlara belirli miktarlarda yakıt verildiğini, bu işlemden sonra da tekrar tank durum raporu alındığını, akaryakıt pompalarının hassasiyeti teknik şartnamaye göre ±0.5% olması gerektiği için pompadan çıkan yakıt için söz konusu hassasiyet oranına göre minimum ve maksimum litre miktarlarının hesaplandığı daha sonra hesaplanan minimum ve maksimum yakıt miktarlarının otomasyon sisteminden ilk alınan tank durum raporundaki miktarlardan çıkarıldığı ve otomasyon sisteminin araçlara yakıt verildikten sonra göstermesi gereken aralık bir değer bulunduğu, otomasyon sisteminden alınan ikinci tank durum raporundaki miktar bilgilerinin ise belirlenen aralıkta olup olmadığına bakıldığı, otomasyon sisteminin vermiş olduğu ikinci miktar bilgisinin en yakın olduğu aralık değer ile farklarının alındığı ve miktar farklarının litre cinsinden hesaplandığını, alınan 17 adet otomasyon sistemli akaryakıt istasyonunun 16 adedinde kalibrasyon sorunlarının en başından beri mevcut olduğunu ve Teknik Şartnamenin yukarıda belirtilen maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, yüklenici şirketin bu sorunu kabul ettiği ve sorunu gidermek için müteaddit defalar girişimde bulunduğunu hatta yüklenici şirket tarafından müvekkili kuruluşa gönderilen 11.02.2013 tarih ve 2013-11-02-19 sayılı yazıda kalibrasyonların "3D Calibex" yöntemi ile tekrar yapılacağının belirtildiğini ve bu uygulamanın yapıldığı ancak kalibrasyon sorunlarının devam ettiğinin tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında ... ve...Havalimanlarındaki sistemlerde ayıp bulunmadığı hata paylarının kabul edilebilir olduğu değerlendirildiğinden mahkeme tarafından bu havalimanları yönünden karar verilmediğini,... ve...Havalimanları için düzenlenen bilirkişi raporları müvekkili kuruluşun Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan Soruşturma Raporundaki somut teknik tespitlerle örtüşmediğini, soruşturma kapsamında, 3D Calibex uygulamasından sonra dahi 16 havalimanında yakıt verilmeden önce ve sonra tank durum raporları alınarak fiilî deney yapılmış; Teknik Şartnamedeki hassasiyet kriterleri esas alınmak suretiyle... dışındaki 15 sistemde ölçüm sınırlarının aşıldığının belirtildiğini, ...'daki sistemle birlikte toplam 16 sistemin Teknik Şartnameye uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığını, mahkemenin ... yönünden esas aldığı bilirkişi raporu sistemin ayıpsız olduğunu tespit etmediğini, keşif tarihindeki teknik koşullar nedeniyle yükleniciye atfedilebilir ayıp konusunda kesin değerlendirme yapılamadığını belirttiğini, ...yönünden alınan raporlarda da sistem çalışmadığından ve tanklar boş olduğundan sağlıklı teknik inceleme yapılamadığının ifade edildiğini, kalibrasyon sorununun sıradan ve bir defalık onarımla giderilebilecek bir arıza niteliğinde olmadığını, yüklenici şirketin, sistemlerin tesliminden itibaren kalibrasyon sorununu gidermek amacıyla müteaddit defalar müdahalede bulunduğunu, son olarak 3D Calibex yöntemiyle bütün sistemleri yeniden kalibre ettiğini, buna rağmen müvekkil kuruluşun Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan sonraki ölçümlerde sorunların devam ettiğinin tespit edildiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, şartnameye uygun olmayan herhangi bir ürünün kurumu zarar uğratacağını, kabulünün suç teşkil edeceği düşünülür ise kabul heyeti hakkında bir suç duyurusu bulunulmadığına göre sistemin talep edilen tüm özellikleri karşıladığının tescilli durumda olduğu, kesin kabul tarihi 25.07.2008 olarak kayıtlarda mevcut olmakla birlikte anlaşılmaktadır ki sistemin 17 farklı noktada kesin kabulünün yapılması sonrası dört yıla yakın bir süre kullanıldığını, bir ürünün beklentiyi karşılamadığı, ayıplı olduğu iddiasında bulunabilmek için somut olarak karşılaştırılabileceği bir tanımının bulunması gerektiğini, fakat ilgili şartname maddesinde (%) yüzde cinsinden bir kalibrasyon hassasiyeti belirtilmediği için müvekkili firma tarafından otomatik olarak oluşturulan kalibrasyon tablosunun kullanıldığı sistemin ayıplı olduğu temeline dayanan iddianın mesnetsiz olduğunu, ancak devreye alımı yapılarak kesin kabul yapılmasının üzerinden (13) on üç yıl¸ garanti süresinin bitmesinin üzerinden (11) on bir yıl, dhmi genel müdürlük tarafından bir talimat verilerek sistemlerin üreticisi olan firmamızdan servis hizmeti alınmaması yönünde talimat (dosyada mübrezdir) verilmesinin üzerinden ise (5) beş yıl geçmesinin ardından halen mevcut olan sistemleri ziyaret eden bilirkişilerin tespitleri bütünüyle varsayıma ve dava dosyasından edindikleri bilgiye dayalı olduğunu, hal böyle iken çalışmayan sistemler üzerinde yapılacak tespitlerin dayanaksız ve ispata mahkûm olduğu açık olduğundan, raporlarda yer verilen tespitlerin ispat edilebilir nitelikte olmadığı için bütünüyle reddettiklerini, herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığını, kesin kabul olgusunun hukuki sonuçlarının göz ardı edildiğini, davacının kullanım ve işletme kusurunun göz ardı edildiğini, şartnamede bulunmayan kriterlerin sonradan ayıp ölçütü haline getirildiğini, son olarak ayıbın kaynağı ve illiyet bağının ispatlanamadığını, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, yapılan yargılama esnasında alınan teknik bilirkişi raporlarının kendi aralarında dahi çelişkili olması, uyuşmazlığın çözülmesine imkan sağlayacak yeterlilikte olmaması, çalışmayan ve atıl olan sistemler üzerinde herhangi bir teknik inceleme yapılmadan düzenlenmiş olması ve bu raporların yerel mahkeme kararında dayanak yapılmış olması kararın kaldırılmasını ve davanın reddedilmesini gerektirir nitelikte olduğunu, bu durumun özünde savunmalarının haklı olduğunu ortaya çıkardığını belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı, peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı yönünden alınması gereken 5.033,39 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.258,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.775,04 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361.ve 362/1-a maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ✍e-imzalıdır
Üye ✍e-imzalıdır
Üye ✍e-imzalıdır
Katip ✍e-imzalıdır