Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/791 E. 2026/954 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/791
Karar No
2026/954
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/791 KARAR NO : 2026/954

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2026 NUMARASI : 2025/2154 Esas, 2026/376 DAVACI : .... VEKİLİ :.... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Tazminat

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin ait .... plakalı araç ile .... plakalı aracın 08/10/2022 tarihinde trafik kazasına karıştığını, karşı araç sürücüsünün kazada kusurlu olduğunu, Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında dava dışı sürücünün %100 kusurlu olduğuna müvekkilinin ise kusurunun bulunmadığına karar verildiğini, Samsun 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile müvekkil nezdinde meydana gelen değer kaybı ve onarım bedeli zararlarının tahsili için dava ikame edildiğini, dava dışı sürücünün trafik sigortacısının ..... Olduğunu ancak kasko sigortacısını 90.000-TL onarım bedeli, müvekkiline ise 10.000-TL değer kaybı tazminatın ödeyerek 100.000-TL tutarlı teminat limitini tükettiğini, davalı sigorta şirketine değer kaybı ödemesi için başvuruda bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını beyanla, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1-TL değer kaybı tazminatının 24/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının 2 yıllık zamanaşımına uğradığını, Asliye Hukuk Mahkemesinde de dava açıldığını bu nedenle davanın derdestlik yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kasko sigortacısı .....'ye 83.024,28-TL rücu tediye ödemesi yapıldığını, bu ödeme ile müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sone erdiğini yine .KTK'nın 109/1-a maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmü amir olduğunu ,Söz konusu madde hükmü uyarınca, dava konusu olayın gerçekleşme tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan davanın reddi gerektiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu karar verildiğini, davalarının zamanaşımına uğramadığından bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybının ihtiyari mali mesuliyet sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacıya ait aracın kendi kasko sigortacısı ..... tarafından tamir edildiği, eksper raporuna göre tamir masrafının işçilik ve yedek parça bedeli olarak 112.547,50-TL ile ayrıca parça tedarik bedeli 60.476,08-TL olmak üzere toplam 173.023,58-TL olduğu ve bu tutarın kasko sigortacısı tarafından karşılandığı; kasko sigortacısının ödediği bu bedelin 90.000-TL’lik kısmını davalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı .....’den rücuen tahsil ettiği, ayrıca ..... tarafından davacıya değer kaybı zararına karşılık 10.000-TL ödeme yapıldığı ve bu suretle kaza tarihindeki 100.000-TL’lik ZMMS poliçe limitinin tüketildiği, davacının da zorunlu sigorta teminatının tükenmiş olması nedeniyle davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısından bakiye değer kaybı talebinde bulunmuştur. Yerel mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. 6098 sayılı TBK’nun 61’inci maddesinde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.”, 163 üncü maddesinde ise “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Hukukumuzda hakim olan taleplerin (sorumlulukların) yarışması ilkesine göre; tazminat yükümlülerinden her biri, zarar görene karşı sanki zarara tek başına sebebiyet vermiş gibi diğer yükümlü veya yükümlüler tarafından zararın tamamı tazmin edilinceye kadar sorumludur. Buradaki müteselsil sorumluluk, kusur ortaklığına dayanır. Mağdur, tazminat yükümlüsü kadar alacak hakkına sahiptir. Dış ilişkide müteselsil sorumlu sayısı kadar bağımsız talep söz konusudur. Taleplerin yarışması ilkesine göre talep sahibi, müteselsil borçlulardan kendisine borçlanılan edimi bir kez tahsil edebilir. Mağdur usul hukuku açısından müteselsil sorumluları münferiden dava edebileceği gibi, sorumlular aleyhine müştereken de dava açma hakkına sahiptir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 100'üncü maddesine göre bu Kanunun sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin 95 inci maddesi, doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin 97'nci maddesi ve zamanaşımına ilişkin 109'uncu maddesinin, ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanacağı, davalının ihtiyari mali sorumluluk sigorta şirketi olduğu, aynı Kanunun 109'uncu maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır." şeklinde düzenlendiği, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 17/3. maddesinde de "Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır" hükmüne göre Türk Borçlar Kanunu'nun 154/2. maddesine göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye, hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmasının" zamanaşımını kesen sebep olarak düzenlendiği, alacaklı .... tarafından işleten Talip Kavak'a yönelik Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin.... E. sayılı dosyası ile 16/08/2023 tarihinde açılan dava ile işleten yönünden zamanaşımı kesildiği gibi hükmün icrası bakımından Samsun İcra Dairesi'nin .... E. Sayılı takibi ile 29/05/2025 tarihinde zamanaşımının yeniden kesildiği anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davacının değer kaybı talebi yönünden zarardan müteselsilen sorumlu olan dava dışı ZMMS'nin poliçe limiti tüketildiğine göre arta kalan zarardan işleten ile davalı İMM sigortacının müteselsil sorumluluğu söz konusu olduğundan ve işletene yönelik Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin .... E. sayılı dosyası üzerinden açılan dava ile 16/08/2023 tarihinde zamanaşımı süresinin kesilerek zamaaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, Samsun İcra Dairesi'nin .... E. Sayılı takibi ile 29/05/2025 tarihinde zamanaşımı süresi yeniden kesilerek eldeki davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde 20/10/2025 tarihinde açıldığına göre TBK’nın 155. maddesi ile KTK’nın 100 ve 109. maddelerine dayanarak zamanaşımı, tazminat yükümlüsü işletene karşı kesildiğinden sigortacıya karşı da kesilmiş olduğundan, yerel mahkemece davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekillinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun KABULÜ İLE, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas, .... Karar ve 09/03/2026 tarihli kararın KALDIRILMASINA, Dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine, 2.İstinafa başvuran davacı tarafça yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesi'nce başvurana iadesine, Dair, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22/05/2026

.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 22/05/2026

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/791, K. 2026/954, T. 22.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-791-e-2026-954-k-b8a7ae1453be