Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/623 E. 2026/898 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/623
- Karar No
- 2026/898
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/623 Esas
KARAR NO:2026/898
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:04/02/2026
NUMARASI:2024/917 Esas, 2026/118 Karar
DAVA:İFLAS (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
KARAR TARİHİ:18/06/2026
KARARIN YAZILDIĞI
TARİH: 01/07/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında inşaat yapım işine dair sözleşme bulunduğunu, davalı arsa sahibinin borcunu nakden ödemekte sıkıntı çekmesi üzerine aralarında 05.09.2020 tarihli sözleşme düzenlendiğini, sözleşmede inşaat yapım bedelinin 65.905.763,20 USD olarak kabul edildiğini ve davalının inşaat bedelini, inşa edilecek yapıdaki bazı bağımsız bölümler de dahil olmak üzere taşınmaz devri yaparak ödemesinin kararlaştırıldığını, ancak devredilmesi gereken taşınmazlardan Gebze İlçesi, ... Mahallesi, 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazın devredilmediğini, müvekkili şirketin sözleşme gereği düzenlediği faturaları 66.905.763,20 USD'ye tamamladığını, davalının da aynı tutara denk gelecek şekilde fatura düzenlemesi gerekirken, fatura düzenleme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının sözleşmenin başından itibaren ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi 05.09.2020 tarihli sözleşme gereği ayni ödeme ve fatura düzenleme yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun düzenlediği faturaları vergi dairesine bildirdiğini, böylece nakdi ve ayni tahsil edemediği bedele ilişkin KDV ve kurumlar vergisi ödemek zorunda kaldığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla KDV alacağının 9.121.648,22 USD olduğunu, ayrıca 05.09.2020 tarihli sözleşmede davalı işverenin vaktinde yerine getirmediği hakedişlere ilişkin müvekkili şirketin 3.000.000,00 USD vade farkı alacağından feragat etmesinin koşullarının düzenlediğini, davalının ... Bankası AŞ aleyhine açtığı tüm takip ve davalardan feragat etmesi şartıyla vade farkı alacaklarından feragat ettiklerini, ancak davalının takip ve davalardan feragat ettiğine dair belge sunmadığını, bu nedenlerle KDV ve vade farkı alacağının tahsili için İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında iflas yoluyla adi takip başlattıklarını, davalının borca, ferilerine ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının kaldırılması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul İcra Dairesi yetkili kılındığından davalının icra dairesinin yetkisine itirazının da haksız olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının kaldırılmasına ve iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili vekili cevabında; davacının aynı alacak için iflas takipli icra takibi başlattığını ve ardından İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/74 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığını, yine aynı alacak kalemi ile ilgili Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/887 Esas sayılı dosyasında alacak davası açtığını, bu nedenle tarafları ve konusu aynı olan bu davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında Gebze İlçesi, ... Köyü, 153 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bina yapılması işine dair sözleşme bulunduğunu, davacı yüklenicinin yükümlülüğünü yerine getirememesi üzerine 05.09.2020 tarihli yeni sözleşme yapıldığını, bu sözleşme gereği müvekkili şirketin inşaat yapım işi karşılığında devretmesi gereken taşınmazları devrettiğini, hatta inşaat yapılacak 153 ada 4 parselde müvekkili şirket uhdesinde kalacak 1/3 payın da kredi temin edebilmesi için iyiniyetli olarak davacıya devredildiğini, ancak davacının inşaatı tamamlamadığı gibi inşaatı terk ettiğini, bunun üzerine Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/332 Esas sayılı dosyasında sözleşmenin feshi davası açtıklarını, feragat edilmesi gereken ... Bankası aleyhine açılan davada 6 kişinin de davacı olduğunu, 05.09.2020 tarihli sözleşme gereği müvekkilinin bu kişilerinde feragatını sağladığını ve davacı yükleniciye ulaştırdığını, bunun üzerine bankanın davacı yükleniciye 400.000.000,00 TL kredi tahsis ettiğini, müvekkilinin banka hakkındaki davadan feragat etmesi, taşınmazları ve hisselerini önceden devretmesi sayesinde davacının taşınmazın tamamı üzerinde ... Bankası lehine ipotek tesis ederek 400.000.000,00 TL kredi kullandığını, ancak krediyi sözleşmeye konu inşaat için kullanmadığını, Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/332 Esas sayılı dosyasında alınan raporda inşaatın % 60 seviyesinde kaldığının tespit edildiğini, TBK'nın 479. maddesi gereği işsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi ile muaccel olmasına rağmen, müvekkili şirketin eser tamamlanmadan tüm edimlerini yerine getirdiğini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/887 Esas sayılı dosyasının ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/74 Esas sayılı dosyasının dava dilekçelerinde, dava konusu faturalara itiraz edip kabul etmediklerinin sabit olduğunu, davacının sözleşme gereği ödemesi gereken damga vergisini ödememesi üzerine müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, davacının alacağı bulunmayıp aksine sözleşmeden dönme ile kendisine devredilen taşınmazları iade borcu bulunduğunu, ayrıca kira kaybı ve cezai şart alacakları da bulunduğunu, davacı şirketin kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine ve takip tutarının % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davaya konu alacak iddiasının davacının davalı tarafa düzenlemiş faturaların 9.121.648,21 USD tutarındaki KDV'si ile 3.000.000 USD vade farkı talebinden kaynaklandığı, taraflar arasında 05.09.2020 tarihli “15/11/2016 tarihli İnşaat Yapım sözleşmesine Ek Sözleşme (Ek Protokol)” düzenlendiği, ek sözleşmeye göre inşaat bedeli toplam 66.905.763,20 USD olup, iş bedelinin 17.620.000,00 USD'nin üç adet taşınmaz devri ile karşılanacağı, kalan 49.285.763,20 USD'nin ise inşaatın yapılacağı 153 ada 4 parselin 2/3 payı ile ... Mahallesi 458 ada 26 parsel sayılı taşınmazların bedelsiz devri ile karşılanacağı, ayrıca ek sözleşmeye göre davalı işveren ile ortaklarının ... Bankası aleyhine açtığı tüm takip ve davalardan feragat etmesi halinde, davacı yüklenicinin ek sözleşmenin imzalandığı tarihe kadar arsa sahibinin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklı 3.000.000,00 USD vade farkı alacağından feragat edeceği ve davacının kullanacağı kredi için taşınmazda anılan banka lehine ipotek tesis edileceği, yine ek sözleşmeye göre davacının düzenlediği faturaları 66.905.763,20 USD'ye tamamlayacağı, davalı işsahibinin de fatura düzenleyeceği ve tarafların birbirlerinden alacağı kalmayacağı; davalının 153/4 parselin 2/3 payını devretme yükümlülüğü altına girmesine rağmen taşınmazın tamamını devrettiği, ayrıca ek protokolün düzenlenmesinden 10 gün sonra davalının 05/09/2020 tarihli Ek Protokol (Ek Sözleşme) uyarınca üstlenmiş olduğu yükümlülüğünün geçerli olmasının bağlandığı “şartı (koşul)” gerçekleştirmek için gerekli olan dilekçeyi (icra takibi ve davalardan feragat dilekçesini), 1 haftalık süre geçtikten sonra 21/09/2020 tarihinde ... Bankası A.Ş.'ye hitaben düzenlediği, ek protokolün akdedildiği 05/09/2020 tarihinden 10 gün gibi kısa bir süre sonra ... Bankası A.Ş. lehine taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilerek davacı/yüklenicinin ihtiyacı olan kredinin kullandırıldığı, davacı inşaatın % 60'lık kısmını tamamlamasına rağmen davalının devretmekle yükümlü olduğu taşınmazların büyük kısmını devrettiği, davacı davalıya düzenlenen faturaların KDV tutarı olan 9.121.648,21 USD tutarında alacak talebinde bulunulmuşsa da, 05/09/2020 tarihli Ek Sözleşmede davacı yüklenicinin davalı işsahibinden tahsilini talep ettiği KDV tutarlarını da talebe hak kazanacağı hususunu düzenleyen bir hükme yer verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yetkisini aşarak hukuki değerlendirmede bulunan rapora göre hüküm kurulmasının doğru olmadığını, alacağın nakden ödenmemesi sebebiyle ortaya çıkan KDV'nin davalı tarafça kesilecek gayrimenkul satış faturaları ile muhasebeleştirilmesi hedeflenmişse de, davalının anlaşmaya uymadığını ve müvekkiline devrettiği taşınmazlara ilişkin fatura düzenlemediğini, bu sebeple müvekkilinin düzenlemiş olduğu faturalarda yer alan KDV tutarlarını davalıdan tahsil edemediğini, buna rağmen fatura düzenlemiş olması sebebiyle vergi dairesine KDV ödemek zorunda kaldığını, bilirkişi raporunda taraf defterlerinin uyumlu olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple faturaları ticari defterlerine kaydeden davalının fatura içeriğini ve KDV tutarını kabul ettiğini, davalının ayni olarak ödeme yaparken faturalardaki KDV'yi de ödemesi gerektiğini, davalının müvekkilin kestiği faturaları ticari defterlerine kaydederek bu faturalardaki KDV tutarlarını kendi vergi borçlarından mahsup edip, mali bir avantaj sağladığını, buna karşılılık devrettiği taşınmazlara ilişkin fatura düzenlemediğini; Ek Sözleşmenin 3. maddesinde müvekkilin 3.000.000 USD tutarındaki vade farkı alacağından feragat etmesinin geçerliliğinin, davalı ve ortaklarının ... Bankası A.Ş. aleyhine açmış olduğu tüm dava ve icra takiplerinden feragat etmelerine ve bu "feragat dilekçelerinin ilgili makamlardan alındığına dair şerhi içeren nüshalarının" müvekkile Ek Sözleşme'nin imzalanmasından itibaren "1 (bir) hafta içerisinde teslim edilmesi" koşuluna bağlandığını, ek sözleşme, 05.09.2020 tarihinde imzalanmış olup, davalı tarafın bu belgeleri müvekkile teslim etmesi gereken son günün 12.09.2020 tarihi olduğunu, ilk derece mahkemesinin, taraflarca kararlaştırılan bu kesin süreyi "esnetilebilir" bir zaman dilimi olarak görmesinin, Türk Borçlar Kanunu'nun sözleşmelerin yorumlanmasına ilişkin temel prensiplerine aykırı olduğunu, kendi kusuruyla şartın gerçekleşmesini engelleyen veya geciktiren davalı yerine müvekkili şirketin kötü niyetli davrandığına kanaat getirilmesinin doğru olmadığını, müvekkillin vade farkı alacağından vazgeçmesi ile taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmesi arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.Dosya kapsamından davacı yüklenicinin 3.000.000,00 USD vade farkı, 9.121.648,22 USD KDV alacağı ve işlemiş faizleri olarak toplam 13.993.798,60 USD alacağın tahsili için davalı işsahibi aleyhine İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında iflas yoluyla adi takip başlattığı, davalı borçlunun yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacı alacaklının ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde, davalı şirketin muamele merkezindeki yetkili asliye ticaret mahkemesinde itirazın kaldırılması ve iflas kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece, davacı yüklenicinin KDV alacağı ile vade farkı alacakları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacı yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında düzenlediği faturalar nedeniyle KDV alacağı bulunup bulunmadığı, ayrıca ek sözleşmede yer verilen davacı yüklenicinin vade farkı alacağından feragat etmesi şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda toplanmaktadır.
1-Davacı yüklenicinin KDV alacağı yönünden istinaf nedenlerinin incelenmesinde;Taraflar arasında Gebze İlçesi, ... Köyü, 153 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bina yapılması işine dair sözleşme 15/11/2016 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi düzenlenmiş, inşaatın yapımı devam ederken, 05.09.2020 tarihli “15/11/2016 tarihli İnşaat Yapım sözleşmesine Ek Sözleşme (Ek Protokol)” düzenlenmiştir. Ek sözleşmede inşaat bedelinin toplam 66.905.763,20 USD olduğu, iş bedelinin 17.620.000,00 USD'nin üç adet taşınmaz devri ile karşılanacağı, kalan 49.285.763,20 USD'nin ise inşaatın yapılacağı 153 ada 4 parselin 2/3 payı ile ... Mahallesi 458 ada 26 parsel sayılı taşınmazların bedelsiz devri ile karşılanacağı, yine ek sözleşmeye göre davacının düzenlediği faturaları 66.905.763,20 USD'ye tamamlayacağı, davalı işsahibinin de fatura düzenleyeceği ve tarafların birbirlerinden alacağı kalmayacağı hususları kararlaştırılmıştır.Davalı işsahibi 17.620.000,00 USD iş bedeline karşılık 150.000,00 USD tutarında olan taşınmaz hariç iki adet taşınmazını devrettiği gibi, kalan 49.285.763,20 USD için 153 ada 4 parselin 2/3 payı ile ... Mahallesi 458 ada 26 parsel sayılı taşınmazları davacı yükleniciye devretmiştir. Yine davalı işsahibi 153 ada 4 parselin 1/3 payı uhdesinde kalmasına rağmen bu payını da kredi temine için davacı yükleniciye devretmiştir. Ancak davalı işsahibi iş bedeli karşılığı taşınmazların büyük kısmını devretmesine ve ayrıca uhdesinde kalan 1/3 payını da devretmesine rağmen Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/332 Esas sayılı dosyasında 08.06.2022 tarihli keşifte alınan rapora göre inşaatın sadece % 60'lık kısmı tamamlamıştır.Ayrıca ek sözleşme gereği davacı yüklenici sözleşmeye müteakip sözleşme tarihine kadar düzenlediği fatura bedelini KDV dahil toplam 66.905.763.20 USD'ye tamamlayacaktır. Davalı işsahibi de aynı şekilde, arsa payı ve inşaat bedeli şeklinde kendisine fatura edilen toplam tutar kadarda kendisinin daha önce fatura ettiği KDV dahil 10.620.000,00 USD tutarı ve şantiye giderleri ile ilgili fatura ettiği tutarlar dışındaki kısmı %18 KDV ihtiva edecek şekilde davacı yükleniciye fatura edecek ve böylece tarafların birbirlerinde bir alacağı kalmayacaktır. Tarafların taşınmaz devri ile iş bedelinin ödenmesini kararlaştırması karşısında, sözleşmede fatura ile ilgili kararlaştırılan hükmün, tarafların ticari defterlerinde alacak ve borç durumunun denkleştirilmesini amaçladığı anlaşılmaktadır. Ancak ek sözleşmede (Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde), davacı yüklenicinin davalı işverenden, tahsilini talep ettiği KDV tutarlarını da talebe hak kazanacağına dair bir hükme yer verilmemiştir. Sonuç olarak davacı yüklenicinin arsa sahibinin üzerine düşen taşınmaz devri yükümlülüğünü büyük oranda yerine getirmesine ve uhdesinde kalacak 1/3 payı dahi devretmesinden uzun bir süre geçmesine rağmen inşaatın tamamlanmadığı, fatura düzenlenmesi hususunun tarafların ticari defter ve kayıtlarının ek sözleşmede kararlaştırılan iş bedeline uygunluğu için yapıldığı ve ek sözleşmede davacı yüklenicinin düzenlediği faturalar ile ilgili KDV alacağına hak kazandığına dair bir ibareye yer verilmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin bu gerekçe ile davacının KDV alacağı bulunmadığını kabul etmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
2-Davacı yüklenicinin vade farkı alacağı yönünden istinaf nedenlerinin incelenmesinde;Ek sözleşmede; "Yüklenici, işbu protokolün imzalandığı tarihe kadar olan süreç içerisinde İşveren'in ödeme yükümlülüğünü vaktinde yerine getirmediği hakkedişlerine ilişkin 3.000.000 USD Vade Farkı ödenmesi talebinden, İşveren'in ... Bankası A.Ş. aleyhine açmış olduğu tüm dava ve icra takiplerinden bedelsiz feragat etmesi koşuluyla feragat ettiğni gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt etmektedir. İşveren ayrıca, ..., ..., ..., ..., ...'nın ... Bankası A.Ş. aleyhine açmış olduğu tüm dava ve icra takiplerinden bedelsiz feragat etmesini sağlayacağını gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt etmektedir. Yüklenici tarafından yapılan bu feragatin geçerli olması, İşveren'in bahsi geçen dava ve icra takiplerine ilişkin feragat dilekçelerini ilgili makamlar tarafından alındığına dair şerhi içeren nüshalarının kendisine işbu protokolün imzalanmasından itibaren 1 hafta içerisinde teslim edilmesi koşuluna bağlıdır. Bahsi geçen parsele Yüklenicinin kullanacağı kredi gereği ... Bankasının lehine ipotek tesis edilecektir.." hükmü yer almaktadır.TBK'nın 19. maddesi gereği bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınmalıdır. Ek sözleşmede vade farkı alacağından vazgeçilme şartı olarak belirlenen -davalı işsahibi ve ortaklarının banka hakkındaki takip ve davalarından feragat etmesi- şartının amacı, davacı yüklenicinin bankadan kredi temin edebilmesi için inşaatın yapıldığı taşınmaz üzerinde banka lehine ipotek tesis edilmesidir. Bu doğrultuda ek sözleşmenin düzenlenmesinden 10 gün sonra banka lehine lehine ipotek tesis edildiği ve davacının inşaatın yapımı için kredi aldığı anlaşıldığına göre, hükmün sadece okunuşundan hareketle "feragat dilekçelerinin ilgili makamlardan alındığına dair şerhi içeren nüshalarının davacıya Ek Sözleşme'nin imzalanmasından itibaren "1 (bir) hafta içerisinde teslim edilmesi" şartının gerçekleşmediğinin ileri sürülmesi, tarafların gerçek iradesi dikkate alınarak doğru görülmemiştir. Buna göre ilk derece mahkemesinin vade farkı alacağının bulunmadığını kabul etmesi de yerindedir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/917 Esas, 2026/118 Karar sayılı ve 04/02/2026 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nın 164. maddesi uyarınca maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/06/2026