Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1787 E. 2026/1787 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1787
Karar No
2026/1787
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1787 - 2026/1504 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1787 KARAR NO : 2026/1504 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2026 NUMARASI : 2025/474 E.

TALEP KONUSU : İhtiyati tedbir

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/06/2026 tarih ve 2025/474 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı tarafın müvekkili şirketin üretimini yaptığı ürünlere ait internet sitesinde yer alan görsel ve yazılı envanterleri izin ya da onay almaksızın birebir kopyalayarak kullanması suretiyle müvekkili şirkete ait olan eser ve marka haklarını ihlal etmesi ve iş bu durumun haksız rekabete neden olması sebebiyle söz konusu haksız fiillerin tespiti ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/40D.İş sayılı dosyanın ikame edildiğini, davalı tarafça süresi içerisinde gerekli değişikliklerin yapılmaması üzerine taraflarınca ihtiyati tedbir kararı teminatı için ... Bankası ... Şubesi nezdindeki 05.11.2025 tarihli ... numaralı 100.000,00-TL miktarlı teminat mektubu sunulduğunu, sonrasında davalı tarafa ait "..." internet sitesine erişimin engellenmesi için gerekli iş ve işlemlerin yapılmasının mahkemeden talep edildiğini, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince 13.11.2025 tarihinde "..." internet sitesine erişimin engellenmesine karar verildiğini, taraflarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilen internet sitesi adı "..." olmasına rağmen yazılan müzekkerede "...." uzantısına yer verilmemiş olduğundan davalı şirkete ait internet sitesine halen erişimin mevcut olduğunu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca, davalı şirketin müvekkili şirkete ait internet sitesinde yer alan eser niteliğini haiz olan içerikleri izinsiz olarak kendi internet sitesinde kullanması nedeni ile (eser ve marka hakkına ilişkin diğer talepleri saklı kalmak kaydı ile) anılı internet sitesi üzerinde gerçekleştirilen tüm hukuka aykırı tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılması amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca taleplerinin kabul görmemesi halinde; Türk Ticaret Kanununun ilgili amir düzenlemeleri uyarınca; (haksız rekabete ilişkin diğer talepleri saklı kalmak kaydı ile) davalı şirkete ait internet sitesi paylaşımları sonucu ortaya çıkan haksız rekabetin men'i amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 20/04/2026 tarihli dilekçesi ile ayrıca "..." ve "..." ibareli internet sitelerine de erişimin engellenmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece verilen 06/04/2026 tarihli ara kararla, Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/40 D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; aleyhine tespit istenen tarafın .../ alan adlı web sitesinde kullandığı ... ile sitenin İngilizce tasarımının ... kısımlarında yer alan “...” görseli hariç tüm ürün fotoğraflarının ve .../ alan adlı web sitesindeki ... kısımlarındaki açıklamaların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırılık teşkil etmediği, aleyhine tespit istenen tarafın .../ alan adlı web sitesinde kullandığı ... ile sitenin İngilizce tasarımının ... kısımlarında yer alan “...” görseli hariç tüm ürün fotoğraflarının ve .../ alan adlı web sitesindeki ... kısımlarındaki açıklamaların karıştırılmaya yol açan önlem olduğu ve bu durumunda haksız rekabete neden olduğunun belirtildiği müşahede edilmiştir. Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/10/2025 tarih 2025/40 D.İş 2025/40 Karar sayılı kararı ile ".../" internet sitesinin erişimin engellenmesine karar verilmişse de, bilirkişi raporu içeriği incelendiğinde; davalıya ait internet sitesinin tr uzantılı olarak ".../" şeklinde olduğu müşahede edilerek; davacı vekilinin 09/02/2026 ve 13/02/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, ".../" ibareli internet sitesine erişimin engellenmesine, Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/40 D.İş sayılı dosyası ile teminat alındığından ayrıca teminat takdirine yer olmadığına karar verilmiştir Davalı vekilinin bu karara itirazı üzerine mahkemece verilen 10/06/2026 tarihli ara kararla, 02/06/2026 havale tarihli bilirkişi raporunda yer verilen tespitlere göre; davacıya ait internet sitesinde yer alan metin ve görsellerin FSEK kapsamında ilim edebiyat eseri niteliğinde olduğu, davacının web sitesi tasarımının davalı web sitesinden önceye ait olduğu, davacının mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu varsayımda ilgili metinlerin ve görsellerin davalı tarafından kullanılması nedeniyle davacının çoğaltma ve umuma iletim mali haklarının ihlal edildiğinin belirtildiği, yine rapor içeriğinde "..." ibareli internet sitesi içeriğindeki yapısal şema ile davacıya ait önceki tarihli web sitesi içeriğindeki kategorisel renk dağılımı, menü kırılımları ve sayfa yoğunluk haritası arasında gözle görülün bir mimari paralellik bulunduğu, davacı sitesinde yer alan imla veya yazım hatalarının dahi davalıya ait internet sitesi içeriğinde aynen bulunduğu, davacı yanın çoğaltma ve umuma iletim hakkının davalı internet sitesi aracılığıyla ihlâl edildiği yönünde saptamada bulunulması karşısında ... bazında ihlâlden ziyade davalıya ait internet sitesinin bütününe şamil olacak şekilde ihlâl eyleminin sirayet ettiğine ilişkin yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu, Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/40 D.İş sayılı dosyası ile teminat alındığından ayrıca teminat takdirine yer olmadığına karar verilmemesinin de somut olay adaletine uygun düşeceği kanaati ile davalı vekilinin 06/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelttiği itirazın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin 20/04/2026 tarihli dilekçesindeki talepleri yönünden yapılan incelemede, dava dilekçesinde dava konusu yapılan maddi vakıaların davalıya isnat edilen "..."ibareli internet sitesi ve "..." isimli instagram hesabına ilişkin olduğu, ".../" ibareli internet sitesi dava konusu yapılmadığından ve HMK m.389 hükmü uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir karar verilebileceğinden ".../" ibareli internet sitesine erişimin engellenmesi isteminin reddine, ".../" ibareli internet sitesi bakımından yapılan incelemede ise; söz konusu internet sitesinin iş bu davanın konusunu oluşturduğu, mahkememizce aldırılan 02/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda söz konusu internet sitesinde yer alan eylemlerin davacıya ait çoğaltma ve umuma iletim haklarını ihlâl eder mahiyette olduğu yönünde değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla; "..../" ibareli internet sitesine erişimin engellenmesine, Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/40 D.İş sayılı dosyası ile teminat alındığından ayrıca teminat takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, uyuşmazlık belirli görsel, metin, ürün açıklaması ve sayfa düzeni iddialarından ibaret olmasına rağmen, müvekkili şirketin tüm internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesinin, tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğine dair hükmü ihlal ettiğini, verilen tedbirin ölçüsüz olduğunu, yaklaşık ispat ölçüsünün sağlanmadığını, ortada FSEK kapsamında bir eser bulunmadığını, dosya kapsamına giren bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, tedbir, bir geçici hukuki koruma aracı olmasına rağmen fiilen nihai hüküm sonucu doğurduğunu, müvekkili şirketin internet sitesinin yalnızca dava konusu olduğu ileri sürülen içeriklerden ibaret bulunmadığını, mevcut tedbirin müvekkili şirket üzerinde doğuracağı zarar ihtimalinin ayrıca değerlendirilmesinin ve buna göre yeni/yeterli teminat belirlenmesinin gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı şirketin 2017-2025 yılları arasında çalıştığını, bu ilişkinin zaman içinde alt bayilik/partnerlik niteliği kazandığını, ortada bir eser varsa eserin kimin olduğunun dahi belli bulunmadığını, verilen tedbir kararında bu hususun gözetilmediğini ileri sürerek, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbirin icrasının/uygulanmasının durdurulmasına, Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2025/474 E. sayılı dosyasında verilen 10.06.2026 tarihli ara kararın, davalı müvekkil şirketin 06.04.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, aynı ara kararın, davacı tarafın ihtiyati tedbirin genişletilmesi talebinin kısmen kabulü ile “..../” ibareli internet sitesine erişimin engellenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, neticeten, “.../” ve “....tr/” ibareli internet sitelerine erişimin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise, tedbirin tüm alan adına değil yalnızca davacı tarafça somut olarak gösterilen ve ihlal teşkil ettiği kabul edilebilecek belirli URL, görsel, metin ve içeriklerle sınırlı olacak şekilde daraltılmasına, tedbirin devamına karar verilecekse, HMK m. 392 uyarınca müvekkil şirketin uğrayabileceği ticari ve ekonomik zararları karşılayacak ölçüde yeni ve yeterli teminat belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ve mevcut delillere göre ihtiyati tedbir talep eden davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen davalı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/09/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1787, K. 2026/1787, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1787-e-2026-1787-k-3f223a44ff24