Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1669 E. 2026/1669 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1669
Karar No
2026/1669
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1669 - 2026/1517

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1669 KARAR NO : 2026/1517 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/02/2026 NUMARASI : 2025/1004 E. - 2026/94 K.

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/02/2026 tarih ve 2025/1004 E. - 2026/94 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasında yurt dışı nakliye işine dair anlaşma yapıldığını, yapılan iş anlaşması neticesinde 09.01.2025 tarihli ve 6.500-USD tutarlı ve 24.01.2025 tarihli ve 6.500,00 USD tutarlı faturanın müvekkil şirket tarafından davalı borçlu tarafa ödeme yapılması amacıyla gönderildiğini, faturaların vade tarihinin fatura kesim tarihlerinden itibaren 7 gün olduğunu, faturalara gönderilmesi tarihlerinden itibaren yasal süre içerisinde herhangi bir iade / itiraz yapılmadığını, buna rağmen müvekkili şirkete 04.04.2025 tarihinde 1.000,00-USD, 04.04.2025 tarihinde 3.500,00-USD, 16.05.2025 tarihinde 1.300,00-USD, 16.05.2025 tarihinde 2.700,00-USD olmak üzere toplam 8.500,00-USD olarak eksik ödeme yapıldığını, bakiye 4.500,00-USD alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek, davalı tarafça yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli itirazı dolayısıyla alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı taraf aleyhine icra ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu faturaların içeriğinde, uyuşmazlık halinde Iğdır Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğuna dair açık bir yetki şartının bulunduğunu, tarafların her ikisinin de tacir olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, esas yönünden de talebin haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı vekili cevap süresi içerisinde Iğdır Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğu, yetki itirazının yukarıda belirtildiği şekilde hak düşürücü süresi içerisinde yapıldığı, takibe dayanak olarak gösterilen faturalarda "Vade tarihi fatura kesim tarihinden itibaren 7 gündür. TTK' nın 21/2 maddesi gereğince 8 gün içerisinde iade/itiraz edilmediğinde fatura kabul edilmiş sayılır. Ödeme gününün geçmesi durumunda gecikme ve ticari faiz uygulanır. İhtilaf durumunda Iğdır Mahkemeleri ve Iğdır İcra Dairesi Yetkilidir" şeklinde şerh bulunduğu, faturalara itiraz edilmediği hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, kanunun yetki sözleşmesinin geçerliliği konusunda aradığı yazılı şart ile davalı tarafından faturaya itiraz edilmemesi sonucunda tarafların bu yöndeki beyanlarının uyuştuğunun kabulünün gerektiği, tarafların fatura içerisinde düzenledikleri yetki sözleşmesinin HMK 17. maddede düzenlenen şartlarını taşıdığı, taraflarca belirlenen münhasır yetkili mahkemede dava açılması gerekirken, uyuşmazlığın çözümü bakımından davaya bakma yetkisinin, Iğdır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı İle) ait olduğu gerekçesiyle HMK 17 ve 114/1-ç maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın yetkili Iğdır Nöbetçi Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) Mahkemesine gönderilmesine, HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin gönderilen mahkemece dikkate alınmasına, kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 14.02.2011 tarihli, E. 2011/113, K. 2011/1829 sayılı kararında, yerel mahkemenin yetkisizlik kararı verip, harç ve masrafları yetkili mahkemeye bırakmasının hukuka aykırı bulunduğunu ve "Yetkisizlik kararı usule ilişkin nihai kararlardan olduğundan" denilerek davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin zorunluluğunun ortaya konulduğunu, aynı kararın devamında, "Somut olayda kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırıdır." denilerek hüküm davalı yararına bozulduğunu, bu emsal kararın, yetkisizlik kararlarında vekalet ücretinin görevli veya yetkili mahkemeye bırakılmadan doğrudan takdir edilmesi gerektiğini açıkça gösterdiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 10.05.2010 tarihli, E. 2010/1097, K. 2010/6576 sayılı kararında da yetki itirazının kabulü üzerine verilen ret kararında vekalet ücreti verilmemesinin eleştirildiğini ve "Davanın yetki yönünden reddine karar verildiği anlaşılmış olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir" ifadelerine yer verildiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 25.05.2011 tarihli, E. 2011/3019, K. 2011/8082 sayılı kararı ile 29.06.2011 tarihli, E. 2011/2978, K. 2011/10380 sayılı kararının da aynı yönde olduğunu, yerel mahkemece buna rağmen, müvekkilince ileri sürülen yetki itirazının kabul edilerek, davanın usulden reddine karar verilmesiyle birlikte, o mahkeme nezdindeki yargılama usule ilişkin olarak nihayete erdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi gereğince, davada kendisini vekille temsil ettiren ve haklı çıkan müvekkili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. maddesinin 2. fıkrasını hatalı yorumlayarak, vekalet ücretini sonradan görülecek davaya bırakmasının, usul ekonomisi ilkesini ihlal ettiği gibi müvekkilinin hukuki himaye ve avukatlık hizmeti hakkını da zedelediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak vekalet ücreti yönünden, talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve 6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesinde açıkça "Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder." hükmünün düzenlendiği, dolayısıyla mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı, davalı vekilinin sunduğu örnek Yargıtay ilamlarının ise 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihinden önceki uyuşmazlıklara ilişkin bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcI, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/09/2026 tarihinde HMK 362/1-a ve 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1669, K. 2026/1669, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1669-e-2026-1669-k-71b3a604b0b0