Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1284 E. 2024/1284 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1284
- Karar No
- 2024/1284
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1284 - 2026/1546 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1284 KARAR NO : 2026/1546 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2023 NUMARASI : 2021/392 E. - 2023/194 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/11/2023 Tarih ve 2021/392 Esas - 2023/194 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin gıda sektöründe tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, davalı yanın 2020/91155 sayılı “... ...” ibareli marka başvurusuna karşı müvekkilinin yaptığı itirazın Kurum tarafından 2021-M-7480 sayılı karar neticesinde reddolunduğunu, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, “...” ibaresinin markaya yeterli ayırt edicilik katmadığını, ilgili tüketicilerin dava konusu markayı müvekkili şirketin seri "..." markasının daha üstünü veya daha iyi ürünü (şok indirimli fiyata satılan, bütün ürünleri haritalayan) olarak algılayacağını, başvurunun esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, dava konusu markanın da bu haliyle müvekkilinin seri markalarından biri algısı yaratacak olduğunu, davalı yanın da müvekkili ile birebir aynı alanda iştigal ettiğini, dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak makdasıyla kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, 2021-M-7480 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu 2020/91155 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, “...” ibaresinin dünya genelinde yaygın konuşulan İngilizce dilinde “..." anlamı taşıdığını, “...” anlamlarını anımsattığını, müvekkilinin ihracat odaklı bir kuruluş olduğunu, markadaki “...” kelimesinin “...”un Latince ifadesi (...) olarak türetilmiş bir kelime olduğunu, müvekkili markasında vurgulanan unsurunun “...” kelimesi olduğunu, “...” ibaresinin çok farklı sektörlerde çok sayıda firma tarafından kullanıldığını, taraf markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik ve iltibas bulunduğu, somut olayda davacı yanın işlem dosyasına tanınmışlık iddialarını destekler somut deliller sunmadığı, bununla birlikte işlem dosyasında birtakım emsal mahkeme kararları ve bilirkişi raporları sunduğu, davacı yanın hükümsüzlük talepli dava dosyası ekinde ise bir klasör delil ve CD içeriği sunduğu, emsal yargı kararları, fatura örnekleri, reklam ve tanıtım çalışmaları, tarihsiz ürün görselleri mahiyetinde sunulan bu delillerden davacının uzun yıllardır “...” markası ile “çikolata ve fındık ezmesi” ürünlerinde ilgili pazarda faaliyette bulunduğunun görülebileceği, bununla birlikte davacı yanın emsal mahiyette sunduğu bir kısım yargı kararlarında “... ...” markasının bütün olarak gıda sektöründe kullanım sonucunda bilinir hale gelmiş bir marka olarak kabul edildiği, bu hususta işlem dosyasına sunulan deliller çerçevesinde bir tanınmışlık kanaatine varılması mümkün değil ise de hükümsüzlük talepli dosya ekinde sunulan deliller ile birlikte bir değerlendirme yapıldığında, davacı markasının sektördeki yıllara sair kullanımdan kaynaklı bilinirliğinin, “çikolata – fındık ezmesi” ve benzeri mahiyetteki gıda ürünleri açısından, işaretler arasındaki iltibas ihtimalini pekiştirebilecek sonuçlar meydana getirebileceği gerekçesiyle, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2021-M-7480 sayı ve 27.09.2021 tarihli kararının 29. ve 30. sınıf malların tamamı ile 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) emtia ve hizmetleri bakımından iptaline, 2020/91155 sayılı markanın 29. ve 30. sınıf malların tamamı ile 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) emtia ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve bu kapsamda sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunu, bu tanınmışlık nedeniyle dava konusu markanın SMK'nın 6/5.maddesi uyarınca 39.sınıf ve 35.sınıfın diğer alt sınıflarında da tescil edilemeyeceğini, anılan mal ve hizmetler yönünden davanın kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilgili ortalama tüketici kesiminin dava konusu markayı gördüğünde müvekkilinin markalarının serisi olduğunu düşüneceğini, davalının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak maksadıyla kötüniyetle dava konusu marka başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının, müvekkili Kurum nezdindeki itirazında tanınmışlığını kabule elverişli delil sunmadığını, bu nedenle SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların somut olayda gerçekleşmediğini, buna rağmen mahkemece davacının markalarının tanınmış marka gibi değerlendirildiğini, "..." ibaresinin herkes tarafından bilinen tasviri bir anlama sahip olduğunu, başvuru markasının asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğunu, karşılaştırılan markalar arasında bütünsel olarak görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ile karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı gerçek kişi vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal hiçbir benzerlik bulunmadığını, başvuru markasında vurgunun "..." ibaresinin üzerinde toplandığını, bu nedenle "..." ibaresi dikkate alınarak markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu yönünde değerlendirme yapılamayacağını, dava konusu markanın bir bütün olarak ayırt edicilik taşıdığını, davacının "..." ibareli markalarının tanınmış olmadığını, "..." ibaresi yaygın kullanılan bir ibare olduğunu, başvuru markasının "..." anlamında kullanılmak üzere oluşturulduğunu, ilgili tüketici kesiminin taraf markaları arasında bağlantı kurmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1- Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı şirketin "... ...+şekil " ibareli marka tescil başvurusu ile davacının "..." ibareli markalarının, "..." ibaresini ortak asıl unsur olarak içermesi nedeniyle ibareler yönünden benzerlik arz ettiği, bunun yanında "... ..." ibareli davalı markasının kapsadığı 29 ve 30. sınıf mallar ile 35.sınıfın 5.alt sınıfında 29,30 ve 32.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetlerinin, davacıya ait "..." esas unsurlu markaların kapsadığı mallarla aynı/aynı tür/benzer olduğu, bu sebeple taraf markaları arasında anılan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında “karıştırılma ihtimalinin” bulunduğu, emsal bir uyuşmazlıkta "... ..." ibareli marka tescil başvurusunun, davacının "..." ibareli markaları ile iltibasa neden olduğu ve "..." ibaresinin 30. sınıf emtialarda vasıf bildirmediği hususlarının, Yargıtay 11. HD.'nin 24.04.2017 gün ve 2015/13753 E.-2017/2329 K. sayılı ilamı ile tespit edildiği, yine "..." ibaresinin 29 ve 30. sınıf mallar yönünden zayıf marka olmadığı ve korunması gerektiğinin, Yargıtay 11. HD.'nin 01.11.2017 gün ve 2016/3593 E.-2017/5985 K., 09.10.2019 gün ve 2018/4938 E.-2019/6370 K., 13.02.2018 gün ve 2016/7017 E.-2018/1040 K., 22.11.2017 gün ve 2016/4284 E.-2017/6429 K., 04.03.2019 gün ve 2017/5145 E.-2019/1772 K., 06.11.2019 gün ve 2018/2506 E.-2019/6871 K., 25.03.2019 gün ve 2018/276 E.-2019/2259 K., 10.02.2020 gün ve 2019/3021 E.-2020/1142 K. sayılı ilamları ile de belirtildiği, dava konusu marka başvurusunun kapsamında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzer bulunan emtia dışındaki hizmetler yönünden SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların ortaya çıkacağının ispat edilemediği, bu durum karşısında mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Davacı tarafça, dava dilekçesinde diğer iddiaların yanında dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş olup bu hususta ilk derece mahkemesince olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de mümkündür. Yargıtay HGK'nun 16.07.2008 gün ve 2008/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı, her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Yine Yargıtay HGK.'nun 21.09.2005 gün ve 2005/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyiniyetin asıl, kötüniyetin istisna olması sebebiyle davalının kötüniyetli olduğunun delil ve gerekçelerinin gösterilmesi gerektiğinden davacı, davalının kötüniyeti bulunduğunu kanıtlamalı ve mahkemece de bunun delil ve gerekçesi gösterilmelidir. Bu açıklamadan sonra somut olay değerlendirildiğinde, yukarıda (1) nolu bentte açıklandığı üzere dava konusu marka ile davacı adına tescilli markalar arasında, kapsamlarındaki bir kısım emtia yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu mahkemece isabetli şekilde belirlenmiş ise de, davacı vekili kötüniyet iddiasını, müvekkilinin tanınmış markasıyla benzer marka başvurusunda bulunulmasına dayandırmıştır. Ne var ki, benzer marka başvurusunda bulunmak tek başına kötü niyetin kabulü için yeterli bulunmamaktadır. Bunun dışında, davalı markasının tescil başvurusunun kötü niyetli olduğuna dair başkaca bir husus da iddia ve ispat edilemediğinden, davacının kötüniyet iddiası yerinde görülmemiştir. Öte yandan ilk derece mahkemesince, "Davacı tarafça yatırılmış olan peşin harç yatırıldığı anda yeterli olduğundan yeniden değerleme oranı dikkate alınarak karar tarihinde geçerli olan harç miktarına tamamlanmasının davacının mülkiyet hakkını ihlal edeceği dikkate alınarak yeterli olduğuna ve yeniden harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmesi de doğru olmamıştır. Zira "harçlar, özel ve tüzel kişilerin, özel çıkarlarına ilişkin olarak kamu kuruluşlarının hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemelerdir" (07.12.1964 gün ve 3/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, RG.12.12.1964, sayı:11880, Kuru, Baki, s:5305). Bir davada alınacak harçlar ve oranları (yargı harçları), 492 sayılı Harçlar Kanununda ve bu Kanuna bağlı 1 sayılı Tarifede gösterilmiştir. Her davanın başlangıcında taraflardan, başvurma harcı ve karar ve ilam harcı olmak üzere iki tür harç alınır. 492 sayılı Harçlar Kanununun "Maktu harçlarda ödeme zamanı" başlıklı 27. maddesi uyarınca "(1) sayılı tarifede yazılı maktu harçlar ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödenir. Mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler, harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, mütaakıp muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur". 492 sayılı Harçlar Kanununun Mükerrer Madde 138/2 hükmü uyarınca "Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan maktu harçlar (Maktu ve nispi harçların asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır". Başvurma harcı, dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken maktu bir harçtır. Dava açarken başlangıçta ödenen bu harcın, 492 sayılı Harçlar Kanununun 27/1. maddesi uyarınca, başvuru işleminin yapılmasına ilişkin bulunması, diğer bir deyişle ilgili bulunduğu işlemin, dava açarken başvuru işleminin yapılması ile tamamlanmış olması nedeniyle sonradan yeniden değerleme oranına göre arttırılamayacağı tabiidir. Karar ve ilam harcı ise nispi ve maktu karar ve ilam harcı olmak üzere iki çeşittir. Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden nispi olarak karar ve ilam harcı alınır. Nispi harçlarda ödeme zamanını düzenleyen Harçlar Kanununun 28/a maddesi uyarınca, karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Peşin olarak ödenecek bu dörtte bir karar ve ilam harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanır. Yargılama sırasında dava değerinin daha fazla olduğu tespit edilirse eksik karar ve ilam harcı tamamlattırılır (Harçlar Kanunu m.16/4, 30). İlk derece mahkemesince mülkiyet hakkının ihlali görülen harç ise davanın başlangıcında davacıdan alınan maktu karar ve ilam harcıdır. Nispi karar ve ilam harcına tabi davalar dışındaki hallerde veya davanın reddine karar verilmesi halinde, alınması gereken karar ve ilam harcı, maktudur. Maktu harca tabi davalarda karar ve ilam harcının tamamı, dava açarken peşin olarak ödenir. Ancak başvuru harcından farklı olarak maktu karar ve ilam harcında, 492 sayılı Harçlar Kanununun 27/1. maddesi uyarınca, "ilgili bulunduğu işlem", diğer bir deyişle dış dünyada değişiklik yaratan, taraflarca infaza konulabilecek şey, mahkemece verilen "karardır". Dolayısıyla maktu karar ve ilam harcının alınma zamanı da esasen mahkemece verilen karar tarihidir. Zira maktu harcın hangi taraftan alınacağı ya da başlangıçta nispi harca tabi bir davada, sonradan davanın reddine karar verilip verilmeyeceği de ancak karar tarihi itibariyle belli olmaktadır. O halde maktu karar ve ilam harcı, 492 sayılı Harçlar Kanununun 27/1. maddesinde belirtilen "mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler" türünden bir harçtır. Nitekim 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı 1 sayılı Tarifenin, maktu karar ve ilam harcını düzenleyen A/III-2. maddesinde, her bir karar türüne göre alınması gereken harç miktarı ayrı ayrı belirtilirken, her bir karar türü için maddede yer alan "kararlar" ibarelerinden, yukarıda açıklandığı üzere, bir davada verilecek kararın ne olacağının, ancak karar tarihi itibariyle ortaya çıkabileceği, yine tarafların ellerinde ancak mahkemece bir karar verilmesi halinde yararlanabilecekleri, infazı mümkün bir belge bulunabileceği maddi gerçeğinden hareketle, maktu karar ve ilam harçlarının da karar tarihi itibariyle hesap edilip alınması gerektiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, dava açarken başlangıçta ödenen maktu karar ve ilam harcının, sonradan yürürlüğe giren tarife ile artırılması halinde, 492 sayılı Harçlar Kanununun 27/1. maddesi ve Mükerrer Madde 138/2 hükümleri uyarınca, eksik tutarın ilgilisine tamamlattırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru değildir. Kaldı ki kamu düzenine ilişkin olan karar ve ilam harcının, karar tarihine göre belirlenmesi gerektiği, aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmeyip, düzeltilerek onanması suretiyle de tespit edilmiş olup, Dairemizin uygulaması da bu yöndedir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmekle kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28/11/2023 gün ve 2021/392 Esas - 2023/194 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2021-M-7480 sayı ve 27.09.2021 tarihli kararının 29. ve 30. sınıf malların tamamı ile 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) emtia ve hizmetleri bakımındaniptaline, 4-2020/91155 sayılı markanın 29. ve 30. sınıf malların tamamı ile 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) emtia ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve bu kapsamda sicilden terkinine, 5-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 6-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin davası kısmen kabul edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 218,00-TL tebligat ve posta masrafı, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti ile istinaf aşamasında yapılan 141,50-TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 3.359,50-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1.169,75-TL'ye 59,30-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.288,35-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ...'den tarafından istinaf aşamasında yapılan 250,00-TL posta gideri ile 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.419,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 709,70-TL'yi davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 584,70-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 13-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcından, davalılardan peşin alınan 427,60'ar-TL’nin düşümü ile kalan 304,40'ar-TL bakiye karar ve ilam harcının davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazineye irad kaydına, 14-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.