Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1654 E. 2026/1591 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1654
- Karar No
- 2026/1591
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1654 Esas
KARAR NO:2026/1591 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2026/214 D.İş- 2026/210 Karar
TARİH:02/07/2026
DAVA:İhtiyati Hacze İtiraz
KARAR TARİHİ:10/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TALEP:Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; borçlunun vermiş-imzalamış olduğu 06.07.2025 keşide tarihli ve 10.000.000 TL bedelli, 26.08.2025 keşide tarihli 2.000.000 TL bedelli ve 06.10.2025 keşide tarihli 12.000.000 TL bono aslı aslı karşılığının olmadığını, borcun ödenmediğini beyanla borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 14/04/2026 tarihli kararı ile; ihtiyati haciz talebinin talep konusu alacak miktarı olan 24.000.000,00 TL'nin %20'i oranında teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı karşı taraf borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.Karşı taraf borçlu vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari bir şirket olması sebebiyle ihtiyati haciz kararının kredi işlemlerini durduracağını ve ticari hayatını sekteye uğratacağını, davacının müvekkilini zor durumda bırakarak haksız kazanç elde etme amacıyla kötü niyetli hareket ettiğini, ihtiyati haciz kararı neticesinde banka hesaplarına konulacak blokelerle müvekkili şirketin ticaret yapamaz hale geleceğini, taraflar arasındaki ticari ilişki ve ticari defterler incelendiğinde senet üzerindeki tutarın gerçeği yansıtmadığının ve müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının anlaşılacağını, ayrıca dosyaya yatırılan teminatın iadesine muvafakatlerinin bulunmadığını beyanla itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece; talebin ihtiyati haciz kararının kaldırılmasından ibaret olduğu, itiraz eden vekilinin, ihtiyati hacze konu senet üzerindeki tutarın gerçeği yansıtmadığının ve müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığından bahisle ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığı yönündeki itirazının İİK.m.265'te sayılan sınırlı sebeplerden olmadığı, ileride esas mahkemesinde ileri sürülebilecek hususlardan olduğu, verilen ihtiyati haciz kararından dönülmesini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı muteriz vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
MUTERİZ VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; müvekkilinin ticari bir firma olduğu ve ihtiyati haciz kararı ile birlikte kredi işlemleri durdurularak ticari hayatının sekteye uğrayacağı, talep eden alacaklının kötü niyetli olduğu, müvekkili şirketin talep edene talep ettiği şekilde bir borcunun bulunmadığını, yatırılan teminatın iade edilmesine muvafakatlerinin olmadığı ve bu sebeplerle verilen ek kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, senede dayalı alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve bu karara karşı borçlu tarafça yapılan itirazın yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı muteriz vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut olayda; ihtiyati haciz kararının, talep eden adına düzenlenmiş ve keşidecisi muteriz şirket olan, vadesi dolmuş senetlere dayalı olarak verildiği, muteriz tarafından senetlerde yer alan imzaların inkar edilmediği, bu aşamada vadesi gelmiş para alacağının varlığı ve miktarının yaklaşık olarak ispat edildiği, muteriz tarafından borcun bulunmadığına dair itiraz sebebini destekler herhangi bir delil sunulmadığı, ihtiyati haciz kararının uygulanması ile muterizin ticari hayatında gerçekleşmesi muhtemel olayların ise İİK'nın 265. maddesinde sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı, bu itibarla Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden muterizin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Muterizin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.