Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1621 E. 2026/1589 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1621
- Karar No
- 2026/1589
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1621 Esas
KARAR NO:2026/1589 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ:(Kapatılan)Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI:2026/99 D.İş- 2026/101 Karar
TARİH:09/04/2026
TALEP:İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ:10/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TALEP:Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile karşı yan arasında Sakarya İli, Hendek İlçesi, ... Mahallesi, 103 Ada, 1 Parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından satın alınması hususunda sözlü olarak bir mutabakata varıldığını, bu anlaşma doğrultusunda müvekkili şirket tarafından karşı taraf şirketin ... Bankası A.Ş. nezdindeki ... IBAN numaralı hesabına, 19.01.2026 tarihinde dört ayrı EFT işlemi ile toplamda 3.500.000,00 TL avans ödemesi gerçekleştirildiğini, dekontlarda da açıkça görüleceği üzere, söz konusu gönderimlerin açıklama kısmına "SAKARYA HENDEK ... 103 ADA 1 PARSEL AVANS ÖDEMESİ" şerhinin düşüldüğünü, ödemelerin yapılmasının ardından müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen araştırmalarda, söz konusu taşınmazın vaat edilen nitelikleri taşımadığı, imar durumu ve hukuki niteliği itibarıyla projeye elverişsiz olduğu ve bu durumun müvekkilinden gizlendiğinin ortaya çıktığını, bunun üzerine sözleşmeden dönülerek, Kartal ... Noterliğinin 10.02.2026 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin karşı tarafa keşide edildiğini ve 3.500.000,00 TL tutarındaki avansın 3 (üç) gün içerisinde iade edilmesinin talep edildiğini, söz konusu ihtarın 12.02.2026 tarihinde karşı taraf şirkette daimi çalışan olan ...'a tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen karşı tarafça herhangi bir iadenin gerçekleştirilmediğini, talep dilekçesine ekli WhatsApp yazışma dökümlerinden de sabit olduğu üzere, müvekkili şirket yetkilisi ... Bey ile karşı taraf yetkilisi ... Bey arasında yapılan görüşmelerde karşı tarafın, 3.500.000 TL arsa kaporasının iadesi talebine karşı borcunu inkar etmediğini, aksine "bir planlama yapıyoruz", "haftaya", "cenazem var" gibi bahanelerle müvekkilini yaklaşık 3 aydır oyalamaya yönelik taktikler sergilediğini, karşı tarafın bu tutumunun, alacağın tahsilini imkansız hale getirme ve mal kaçırma niyetini açıkça ortaya koyduğunu beyanla müvekkili şirketin muaccel ve rehinle temin edilmemiş 3.500.000,00 TL alacağının güvence altına alınabilmesi amacıyla, mahkemece belirlenecek uygun bir teminat karşılığında veya Mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek teminat mukabilinde, karşı taraf borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki (bankalar dahil) hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 09/04/2026 tarihli kararı ile; talebin kabulü ile 3.500.000,00 TL alacağının ifasının temini için borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklariyle diğer haklarının borca yeter miktarının İ.İ.K’nunda belirtilen muayyen tahditler dairesinde ve alacağın % 15 oranında 525.000,00 TL teminat mukabilinde ihtiyaten haczine karar verilmiş ve verilen karara karşı karşı taraf/borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.Karşı taraf/ borçlu vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde: ihtiyati haciz talebinde bulunan yanın taleplerinin ihtiyati haciz koşullarını taşımadığını, talep edenin iddialarının yargılamayı gerektirdiğini, tek taraflı iddiaya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, müvekkili şirketin "..." isimli bir yetkilisinin olmadığını, sunulan yazışmaların şirket yetkilisi ile yapılmadığını, talep eden ile müvekkili arasında taşınmaz satışı hususunda bir anlaşma yapıldığını ve talep edenin müvekkiline satış bedelini gönderdiğini, akabinde ise gönderdiği tutarı geri istediğini, basiretli tacir olan talep edenin anlaşma öncesinde satın alacağı taşınmazın niteliklerini incelememiş olmasının kabul edilemeyeceğini, bu husustaki yanılgının esaslı hata sayılamayacağını beyanla ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Karşı taraf/borçlu vekili 02/06/2026 tarihli dilekçesinde; talep eden tarafça ihtiyati haciz kararının süresi içerisinde uygulanmadığı, bu sebeple ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalktığı, aksi halde ise ihtiyati haciz kararından önce başlatılan icra takibine müvekkilince süresi içerisinde itiraz edildiği, bu itirazın talep eden alacaklı tarafa tebliğ edildiğini ve fakat talep eden alacaklının süresi içerisinde itirazın iptali davası açmadığını, bu sebeplerle de ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; uyuşmazlığın verilen ihtiyati haciz kararının İİK m. 257 ve 258 kapsamında yaklaşık ispat, muacceliyet ve teminatsız alacak şartlarını taşıyıp taşımadığı, ihtiyati haciz kararından önce mevcut olan icra takibi ve bu takibe yapılan itiraz sonrasında İİK m. 264 kapsamında tamamlayıcı merasimin süresinde yerine getirilip getirilmediği. ihtiyati hacze itiraz incelemesinde mahkemenin görevi konusunda toplandığı, alacaklı şirket tarafından borçlu şirketin ... Bankası nezdindeki hesabına 19/01/2026 tarihinde dört ayrı EFT işlemi ile toplam 3.500.000,00 TL ödeme yapıldığı, ödeme açıklamalarında “Sakarya Hendek ... 103 Ada 1 Parsel Avans Ödemesi” ibaresine yer verildiği, dekontlarda taşınmazın il, ilçe, mahalle, ada ve parsel bilgisi gösterilerek ödemenin “avans ödemesi” olarak nitelendirilmiş olmasının, para transferinin soyut ve sebepsiz bir ödeme değil, belirli bir taşınmaz edinimine ilişkin ticari görüşme kapsamında yapılan ön ödeme olduğunu yaklaşık ispat seviyesinde ortaya koyduğu, borçlu şirketin, söz konusu tutarın kendi şirket hesabına girmediğini, ödeme açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını veya ödemenin başka bir hukuki sebebe dayandığını bu aşamada inandırıcı ve yazılı bir belgeyle ortaya koyamadığı, alacaklının sözleşmeden dönme iradesini borçlu şirkete ihtarname ile bildirdiği, noter ihtarnamesiyle birlikte alacaklı tarafın, iade talebini açık ve belirli hale getirdiği, verilen sürenin dolmasıyla birlikte alacağın muaccel hale geldiği yönünde yaklaşık ispatın sağlandığı, ödeme dekontları, dekontlardaki açık avans ibaresi, taşınmazın ada-parsel bilgisiyle gösterilmesi, noter ihtarnamesi ve iade talebine rağmen ödeme yapılmamış olması birlikte değerlendirildiğinde, alacaklının 3.500.000,00 TL tutarındaki para alacağı yönünden yaklaşık ispat koşulunu sağladığı, ihtiyati haciz kararı temel olarak sunulan whats app yazışmalarına binaen verilmediğinden borçlu tarafın, alacaklı tarafın dayandığı WhatsApp yazışmalarında adı geçen “... Bey” isimli kişinin şirket yetkilisi olmadığına yönelik itirazının da yerinde görülmediği, yetkisiz temsil savunmasının, maddi hukuk bakımından ayrıntılı delil incelemesi gerektiren, asıl itirazın iptali davasında değerlendirilecek nitelikte bir esasa ilişkin savunma olduğu, alacaklının sözleşmeden dönmekte haklı olup olmadığı, taşınmazın vaat edilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, alacaklının araştırma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve gönderilen avansın iadesinin gerekip gerekmediği ve bu itibarla alacaklının basiretli tacir vasfına uygun davranıp davranmadığı hususlarının asıl davada tartışılabilecek nitelikte hususlar olduğu;
Somut dosyada ihtiyati haciz kararından önce alacaklı tarafından borçlu aleyhine Büyükçekmece İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, bu takip, ihtiyati haciz kararından önce mevcut olduğundan, alacaklının İİK m. 264/1 anlamında ayrıca yeni bir takip başlatma yükümlülüğünün bulunmadığı, ihtiyati haciz kararından önce açılmış ve aynı alacağa ilişkin olan ilamsız icra takibinin, ihtiyati haczi tamamlayan merasim bakımından takip yoluna başvurma şartını karşıladığı, Büyükçekmece İcra Dairesi’nin ... sayılı takip dosyasında ödeme emrine itiraz dilekçesinin alacaklıya 04/05/2026 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının, borçlu itirazının kendisine tebliğ edildiği 04/05/2026 tarihinden önce, 27/04/2026 tarihinde dava şartı arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk son tutanağının 06/05/2026 tarihinde saat 18.00’de düzenlendiği, bu saat itibarıyla mesai saati sona ermiş bulunduğundan ve kanunda öngörülen süre saat olarak değil gün olarak düzenlendiğinden, 06/05/2026 gününün süre hesabına dahil edilmesinin mümkün olmadığı, arabuluculuk sürecinin sona ermesiyle alacaklı yönünden dava açılabilir usuli durumun en erken 07/05/2026 tarihinde doğduğu, yani Kanun'da belirtilen tebliğ tarihinin 07/05/2026 günü kabul edilmesi gerektiği, gün olarak belirlenen sürelerde başlangıç günü hesaba katılmayacağından, itirazın iptali davası açılması için kanunda düzenlenen yedi günlük hak düşürücü sürenin 08/05/2026 tarihinde işlemeye başladığı ve 14/05/2026 günü mesai bitiminde sona erdiği, alacaklı tarafından Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/419 esas sayılı dosyası ile 14/05/2026 tarihinde açılan itirazın iptali davasının İİK madde 264/2 kapsamında süresinde açıldığı, verilen ihtiyati haciz kararında alacağın %15’i oranında teminat alınmasına hükmedildiği, bu teminatın, ihtiyati haciz talep edenin haksız çıkması hâlinde borçlunun muhtemel zararlarının karşılanmasını güvence altına aldığı, dolayısıyla ihtiyati haciz kararının, alacaklı ve borçlu menfaatleri arasında ölçülü bir denge kuracak şekilde verildiği gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı muteriz vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
MUTERİZ VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; İİK'nın 264/2. maddesi uyarınca ödeme emrine itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazın iptali davasının açılması gerektiği, somut olayda Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasındaki ödeme emrinin 20/04/2026 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiği, 22/04/2026 tarihinde takibe itiraz edildiği ve itirazın alacaklıya 04/05/2026 tarihinde tebliğ edildiği, dava açma süresinin arabuluculuk başvurusundan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemeyeceği ve son tutanağın 06/05/2026 tarihinde imzalanması nedeniyle sürenin 07/05/2026 tarihinde işlemeye başlayıp 13/05/2026 tarihinde sona erdiği, buna karşın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/419 E. sayılı dosyasındaki davanın sürenin bitiminden bir gün sonra 14/05/2026 tarihinde açıldığı ve bu nedenle ihtiyati haczin hükümsüz kaldığı, somut olayda İİK'nın 257. maddesindeki şartların gerçekleşmediği ve tek taraflı gönderilen ihtarnameye dayanılarak karar verilemeyeceği, alacaklı tarafın iddiasının, müvekkilinin kendisini oyaladığı ve mal kaçırma girişiminde bulunduğuna yönelik olduğu ancak buna dayanak gösterilen WhatsApp yazışmalarındaki ... Bey isimli kişinin müvekkili şirketle ilgisinin bulunmadığı, şirketin yetkili temsilcisi olmadığı, TBK 46 ile 47. maddeler kapsamında yetkisiz temsilcinin beyanlarının şirketi bağlamayacağı, taraflar arasında yalnızca sözlü görüşme bulunduğu ve basiretli bir tacirin taşınmazın niteliklerini sorgulamadan satın almayacağı, alacaklının hata iddiasının esaslı olmadığı ve uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, bu sebeplerle ek kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, satış sözleşmesinden dönüldüğü ve ödenmiş olan bedelin iadesi yönünden alacaklı olunduğu iddiası ile bu alacağı teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve bu karara karşı borçlu tarafça yapılan itirazın yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı muteriz vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut olayda; ihtiyati haciz kararının banka havale dekontları, tarafların beyanları, noter ihtarnamesi ve sunulan yazışmalara istinaden verildiği, muterizce, talep eden ile aralarında sözlü olarak taşınmaz alım satımı konusunda anlaşma yapıldığı ve ihtiyati hacze konu edilen bedelin kendisine taşınmaz satış bedeli olarak gönderildiğinin kabul edildiği, talep eden tarafça gönderilen noter ihtarnamesi ve taşınmaz devrinin resmi şekilde düzenlenmiş bir sözleşmeye dayalı olarak talep edene yapılmamış olması karşısında vadesi gelmiş para alacağın varlığı ve miktarının yaklaşık olarak ispat edildiği, İlk derece mahkemesince de ek kararda açıklandığı üzere, talep edenin ihtiyati haciz talep etmeden önce icra takibi başlattığı ve icra takibine yapılan itirazın iptali için süresi içerisinde dava açtığı, bu sebeple ihtiyati haciz kararının, tamamlayıcı merasimin süresi içerisinde yerine getirilmemiş olması sebebiyle kendiliğinden kalkmış olduğuna dair itiraz ile alacağın sebebine dayalı tüm itirazların haksız olduğu, Mahkemece şartları mevcut olan ihtiyati haciz talebinin kabulü ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden muterizin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Muterizin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.