Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1353 E. 2026/991 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1353
- Karar No
- 2026/991
- Karar Tarihi
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1353 KARAR NO : 2026/991
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ......... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : .../..... E. sayılı derdest dosyada .......... tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karar DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: TALEP: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı aleyhine, davaya konu ............ vadeli fatura alacağı için ....... İcra Müdürlüğü'nün ....../.......... E. sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız takip yapıldığını, davalının takipten ve borca itirazdan sonra; ancak davadan önce .......... vadeli .................. TL bedelli çek ile ayrıca .......... tarihli .............. TL bedelli iade faturası ile mahsup işlemi yapılarak haricen ödendiğini, ancak itiraz ile takip durduğundan icra dosyasında icra harç ve masrafları, takip giderleri, vekâlet ücreti ve asıl alacağa takipten sonraki ödeme arasındaki işlemiş avans faizi ile sair fer’iler bakımından takibin devamı gerektiğini, davalının icra dosyasındaki itirazının, borcun haricen ödenmesi nedeniyle takip tarihinden ödeme tarihine kadar asıl alacak üzerinden hesaplanacak işlemiş ticari reeskont avans faizi ile icra dosyası fer’ileri (icra harç ve masrafları, takip giderleri, vekâlet ücreti ve sair fer’iler) yönünden takibin devamına karar verilmesini, davalının dilekçeleri ile bunları ikrar ettiğini, dava değeri ................ TL'lik alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispatın bulunduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin ................ tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketçe ...................... vadeli fatura kesilip bu fatura alacağına istinaden ................... İcra Müdürlüğü'nün ........./........... E.sayılı haksız icra takibi başlatılsa da itiraz ile durduğunu, akabinde müvekkili tarafından takibe konu faturaya dayalı alınan malzemelerdeki bozukluluklar sebebiyle, metal plastik teslimine ilişkin ................... tarihli .................... TL'lik iade faturası kesilip bunun yanı sıra davacı şirkete ............... vadeli ................ TL'lik çek yazılıp mahsup yapıldığını, bu şekilde davacı şirketin icra takibine konu ettiği alacağa ilişkin borcun müvekkilince ifa edildiğini, bunun haksızlığı kanıtladığını, ek olarak; taraflar arasında uğradıkları zarar sebebiyle davacı şirketten telafi talep edilip, bu talep uygun görülerek mutabakata varıldığını, taraflar arasında mutabakat metni imzalandığını, alacağın bu miktarda olamayacağını belirterek, haksız davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. B-)MAHKEMENİN .................... TARİHLİ ARA KARARINDA: "...dosyaya sunulan deliller ışığında iddia edilen hususların ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle söz konusu alacağın varlığı yargılama yolu ile anlaşılabileceğinden davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilebilecek koşulların gerçekleşmediği kanaati hasıl olmakla, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür. C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ; Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda belirtilen dava ve ihtiyati haciz talep dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; borca yasal süresinde itiraz edilerek takip durdurulmasına ve icra tehdidi bulunmamasına rağmen borcun ödenmesinin, borcun ikrarı niteliğinde olduğunu, bu durumda borcu ikrar eden tarafın, takibin fer'ilerinden de sorumlu olacağını izaha gerek olmadığını, davalının cevap dilekçesindeki beyanları ile borcu açıkça ikrar ettiğinden bu hususun çekişmeli olmaktan çıktığını, cevap dilekçesinde ürünlerin bozuk olduğu savunulsa da davalıca süresinde yapılan bir ayıp ihbarı veya tespit bulunmadığından bu savunmanın dayanaksız olduğunu, davalının borca ilişkin ikrarı bulunup asıl alacağın davalıca ödendiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunduğu istinafa cevap dilekçesinde özetle; yukarıda ayrıntılı belirtilen cevap dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; somut olayda mağdur olan tarafın müvekkili şirket olup davacı iddiaları aksine müvekkilinin sorumluluğunu gerektiren bir durum söz konusu olmadığını, buna rağmen davacı tarafça haksız başlatılan icra takibi ile müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışıldığını, ayrıca ihtiyati haciz ile müvekkilinin ticari faaliyetleri üzerinde ağır sonuçlar doğurabilecek tedbir talep edildiğini, oysa somut olayın özellikleri, taraflar arasındaki hukuki ilişki ve dosya kapsamındaki delillere göre ihtiyati haciz verilmesini gerektiren şartların gerçekleşmediğini belirterek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. D-)DELİLLER: ............... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............/............ E. sayılı derdest dosyada ................... tarihli davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karar ve tüm dosya kapsamı. E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili için girişilen takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; tarafların vergi yada mernis numaraları, taraf vekillerinin adresinin yer almaması, İİK'nın 260. maddesine ve HMK'nın ruhuna aykırı ise de bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı hususundadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İİK'nın 257 ila 268.maddesinde yer almaktadır. HMK'nin 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." hükmüne yer verilmiştir. İhtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257.maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK'nın 258.maddesi "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Somut dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinde; davacı vekilince sunulan "mutabakat mektubu" başlıklı belgede; "Mutabakat isteyen firma ...davacı şirket, Sayın; ......... ........................................ A.Ş. Şirketimiz nezdindeki hesap cariniz 17/12/2025 tarihi itibariyle 8.060.888,80 TL borç bakiyesi vermektedir. Mutabık olup olmadığınızı bildirmenizi rica ederiz. İMZA/ KAŞE (Not : Burayı mutabakat mektubu gönderen yani siz imzalayınız ve kaşe yapınız Davalı .................. Şirketinin kaşe ve imzasının bulunduğu" görülmüştür. Davaya dayanak icra dosyasının incelenmesinde; takip tarihinin ....................., takip dayanağının (................... tarihli .................... TL bedelli) fatura alacağı olduğu, asıl alacak miktarının .................... TL, takip öncesi faizin................. TL, takip çıkışı toplamının .................... TL olduğu, davalı tarafça .................... tarihli beyan ile .................. TL'lik iade faturası kesildiğinden bahisle borcun tamamına itiraz edildiği, takibin durdurulduğu, davacı vekilinin beyanı ile davalı borçlunun, takipten ve borca itirazdan sonra ancak davadan önce; .................... vadeli .................. TL çek ile ayrıca ....................... tarihli .................... TL bedelli iade faturası kapsamında mahsup işlemi yapıldığını belirttiği, yani davacı taraf davalının haricen takip sonrası ancak dava öncesi ...................... TL'yi ödediğini beyan ettiği, taraflar arasında bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı görülmüştür. Bu duruma göre uyuşmazlığın davalının icra takibindeki ferilerle ilgili alacağı bulunup bulunmadığı ile var ise alacak miktarı hususlarında olduğu, bu hususların tespitinin yargılama gerektirip yargılamaya muhtaç olduğu, sunulan belgelerinin tek başına alacağın varlığını ve miktarını ispata yeterli olmayıp bu aşamada alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilemediği, bu hâliyle İİK'nın 257.maddesinde yazılı koşulların somut olayda oluşmadığı, mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair inceleme konusu ara kararın usûl ve yasaya uygun olduğu sonucuna varmıştır. Bu nedenlerle, Mahkeme kararı isabetli olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı vekilinin .................... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .........../........... E. sayılı derdest dosyada davacı vekilinin ....................... tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-(b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-)Yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-)Artan istinaf avanslarının, ilk derece mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine, 8-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/09/2026
Başkan E-imza
Üye E-imza
Üye E-imza
Katip E-imza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*