Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/5222 E. 2026/6430 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5222
Karar No
2026/6430
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1553 E., 2025/1346 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 48. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/72 E., 2025/83 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalılardan işveren ... - ... yanında 01.06.1987 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını ve ... Sosyal Sigortalar Kurumuna işe giriş bildirgesi verilerek ... sicil numarası ile kaydedildiğini, işe başlangıç tarihinin 01.06.1987 olduğunu, davalı prim ödemediği için davacının 01.06.1987 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazanamadığını belirterek; davacının sigortalı hizmet başlangıç tarihinin 01.06.1987 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı işveren tarafından davaya cevap verilmemiştir. 2-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, çalışma olgusunun kanıtlanması bakımından Yargıtay içtihatları ile belirlenen ilkelere uygun araştırma ve inceleme yapılması gerektiğini, resmi kayıt ve belgelerin aksinin tanık sözleri ile kanıtlanamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların beyanlarının davacının çalışmasının ispatına yönelik yeterli ve somut beyanlar içermediği, dava konusu edilen tarihlerde Kuruma bildirimi yapılmış hizmetlerinin bulunmadığı, komşu iş yeri tanıklarının tespit edilemediği, dava konusu edilen tarihte davalı işveren tarafından dönem bordrosu verilmediği, (imzanın davacıya ait olması ihtimalinde dahi) işe giriş bildirgesinin varlığının tek başına fiili çalışmayı da doğrulamayacağı hususları değerlendirilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Anadolu 48. İş Mahkemesinin 12.02.2025 tarihli, 2024/72 Esas - 2025/83 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya derç edilmiş olan tüm resmi kurum yazıları ve yazışmaları, dava dosyası kapsamında dinlenen tüm tanıklar ve tarafımızca sunulan tüm resmi kayıtlardan da anlaşılacağı üzere davanın ispat edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda Sigortalı İşe İlk Giriş Bildirgesinde mevcut fotoğraf ile davacıya ait karşılaştırma fotoğrafları arasında anatomik özellikler bakımından çok önemli benzerlikler olduğu ve Sigortalı İşe İlk Giriş Bildirgesinde mevcut fotoğrafın davacıya ait olduğu tespiti yapıldığını, dinlenen tanıkların, davacının ilgili tarihte davalı iş yerinde çalıştığını açık ve net şekilde beyan ettiklerini, Mahkemece verilen ret kararının hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/5222, K. 2026/6430, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-5222-e-2026-6430-k-7f5d7fc3a6ee