Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19441 E. 2026/6442 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19441
Karar No
2026/6442
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2441 E., 2025/776 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/473 E., 2023/59 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, davalı işverene ait mobilya fabrikasında 25.08.2009 tarihine kadar sigortasız işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin 25.08.2009 tarihinde pres makinasında çalışırken davacı işveren ...'un talep üzerine pres makinesinin üstünde bulunan çamın kapatılması amacıyla yukarıya çıkarken merdivenden demirin üstünü düşmesi sonucu yaralandığını, kaza sonrası ... Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındığını, müvekkilinin davalı işverene akraba olması sebebiyle şikayetçi olmadığını ve Kuruma da bildirimde bulunmadığını, kazanın tamamen işverenin kusuru nedeniyle gerçekleştiğini, açılacak maddi ve manevi tazminat davalarına esas olmak üzere iş kazasının ve maluliyet oranının tespiti için iş bu davayı açma zaruriyetinin doğduğunu belirterek dava konusu kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının iddia ettiği gibi 25.08.2009 yılına kadar müvekkili tarafından kesinlikle müvekkiline ait işyerinde çalıştırılmadığını, iddia olunan tarihlerde zaten davacının reşit olmadığını, bu yüzden çalışmasının da mümkün olmadığını, 2011 yılında ise davacının ağabeyinin talebi üzerine müvekkiline ait işyerinde sigortalı olarak girişi yapılarak çalışmaya başladığını, ayrıca müvekkiline ait işyerinde iddia olunan pres makinesinin bulunmadığını, bu durumun müvekkiline ait işyerinin envanter ve muhasebe kayıtlarının celbi halinde de ispat olunacağını, müvekkilinin çalıştırmış olduğu işyerinin esnaf düzeyinde olan bir işletme olup sermaye şirketlerinden olmadığını, müvekkilinin çalıştırdığı işyerinin esnaf düzeyinde olan bir işletme olduğunu, sermaye şirketlerinden olmadığını, müvekkili işyerinde çalışan işçi sayısının 3'ü geçmediğini, 2 sigortalı işçisi bulunduğunu, bu nedenden ötürü görev yönünden itirazda bulunduklarını, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesini talep ettiklerini, ayrıca 25.08.2009 yılında yaşandığı iddia edilen olay nedeni ile bu zamana kadar dava açılmadığını, zaman aşımı tehlikesinden ötürü 10 yıl sonra da dava açılmasının kötü niyetin göstergesi olduğunu, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, İş kazasının kuruma bildirilmediği yönündeki iddiaları da kabul etmediklerini, ayrıca davacının almış olduğu maluliyet raporu ve sağlık evraklarını da kesinlikle kabul etmediklerini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir. Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde, İş bu davanın öncelikle Hukuki Yarar Yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, bu tür davalarda davacı tarafça dava açılmadan evvel kuruma müracaatın zorunlu olduğunu, zira kuruma müracaat halinde daha kurum tahkikatı sonuçlanmadan ve Kurumunca ret kararı verilmeksizin dava açılmasında hukuki yarar şartının gerçekleşmediğini, davacının öncelikle iş kazası iddiası ile ilgili olarak kazanın meydana geldiği yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasındaki soruşturma evrakları ve iş kazası olayını ayrıntılı olarak belirten dilekçe ile kuruma başvurması halinde kurum tarafından gerekli işlemlerin zaten yapıldığını, davacının bu yönleri gözetmeksizin açtığı davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kabulü ile 1- Davacının 25.08.2009 tarihinde davalı ... isimli işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile aynı tarihte işyerindeki yaralanması olayının iş kazası olduğunun tespitine." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin 353/1-b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, işyerinde çalışan sigortalı sayısı üçü geçmediği için davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, tanıkların beyanlarının taraflı olduğunu kazayı gören tek tanık ...’un davacının kardeşi olduğunu, komşu işyeri tanığının kazayı görmediğini beyan ettiğini,eksik araştırma ile karar verildiğini,kararın bozulmasını talep etmektedir. 2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davacı vekilinin maluliyet tespiti talebi bulunmadığı, iş kazası tespiti talep ettiği yönündeki beyanının feragat niteliğinde olması nedeni ile Kurum lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, eksik araştırma ile karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 25.08.2009 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekili ve ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19441, K. 2026/6442, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-19441-e-2026-6442-k-67f154957acc