Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/164 E. 2026/800 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/164
- Karar No
- 2026/800
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2026/164
KARAR NO: 2026/800
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 6/3/2025
NUMARASI : 2022/624 (E) - 2025/179 (K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 3/6/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye sigortalı dava dışı ... ait ... plakalı araçla seyir halinde iken 26/8/2026 tarihinde meydana gelen trafik kazasından müvekkilinin yaralandığını, ağır tedavi süreçlerini geçirdiğini ve hala tedavilerinin devam ettiğini, kazaya ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/70743 Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, düzenlenen iddianame sonucunda Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/146 Esas sayılı dosyasında ceza dosyasının devam ettiğini, müvekkilinin kaza sebebi ile kendi bakımını dahi yerine getiremez hale geldiğini bildirdiğinden bahisle meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin hastane tedavi giderlerinden kaynaklanan zararlarının tazmini isteğiyle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL maddi, 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve kazanın oluşturduğu olumsuz etkenler nedeniyle müvekkilinin yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; "davanın kabulü ile kısmen reddine, 43.030,05 TL sürekli iş göremezlik, 14.734,29 TL geçici iş göremezlik zararı ve 14.222,63 TL tedavi gideri toplam 71.986,97 toplam maddi tazminatın 430.000 TL poliçe limiti olan sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 21/6/2022 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine," karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin eksik ve hatalı olduğunu, kaza tarihi itibarıyla geçerli olan Erişkinler İçin Engellik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, ... göre rapor düzenlenmesinin hatalı olduğunu, söz konusu davanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurluna gönderilerek güncel muayene yapılarak rapor düzenlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin yalnız kaza ile illiyetli maluliyetten sorumlu olduğunu ve öncelikle illiyet oranının tespiti yapılması gerektiğini, davacın ev hanımı olması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, pasif dönem hesaplamasında esas alınan gelirin de hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davada tarafların taraf ehliyetine sahip bulunmaları HMK'nin 114/1-d maddesi uyarınca dava şartlarındandır. Bu nedenle, davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olup olmadığı mahkemece kendiliğinden incelenecektir.
Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki hak ehliyetini medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Gerçekten, kimlerin taraf ehliyetine sahip bulundukları 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 8. ve 48. maddelerine göre belirlenir. Buna göre hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. Aynı Kanunun 28. maddesinin 1'inci fıkrasına göre gerçek kişilerin kişiliği ve bununla hak (medeni haklardan istifade) ehliyeti ölümle sona erer.
Bu nedenle ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Dava devam ederken davacı ölürse, davacının mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip edebilirler.
Dava dosyasının incelenmesinde, davacı ...'ın nüfus kaydı içeriğine göre, 7/2/2026 günü öldüğü anlaşılmıştır. Eldeki davada, nihai karar verilmiş olmakla birlikte istinaf kanun yolu incelemesi devam ettiğinden hüküm henüz kesinleşmemiştir. Bu itibarla ölen davacı ...'ın mirasçılarının davaya dahil edilerek, taraf teşkilinin sağlanmasından sonra oluşacak sonuca göre nihai karar verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinafa başvuran tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 3/6/2026