Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1634 E. 2026/1670 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1634
Karar No
2026/1670
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1634

KARAR NO : 2026/1670

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/07/2026

NUMARASI : 2026/1112 Esas (Derdest)

DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davalı borçlu yan, davacı müvekkili ile akdedilen sözleşme gereklerini kötüniyetli yerine getirmediğini, davalı borçlu yanın, evvelemirde de belirttikleri gibi sözleşme gereklerini yerine getirmeyerek icra takibi ve dava açılmasına sebebiyet verdiği açık olup, dava şartı arabuluculuk sürecinin de anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, huzurdaki dava, ticari kredi kartı ve ticari kmh yönelik olduğundan, TTK kapsamında değerlendirme yapılmakta olup, buna ilişkin hükümlerin uygulandığını, bankacılık hizmet sözleşmeleri gereği müvekkili banka ve defter kayıtlarının kesin delil teşkil ettiğini, müvekkili bankanın alacağının likit alacak olması sebebi ile davalı-borçlu yan icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz istenmesi için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehin ile temin edilmemiş olmasının yeterli olduğunu, yaklaşık ispat halinde kararın verilmesi gerektiğini, talebe bağlı alacak ticari kredi kartı ve ticari kmh alacağı olduğundan, vadesinde ödenmemesi ile muaccel hale gelmiş olup, zaten taleplerinin de ihtiyati haciz talebi olup, sözleşme, hesap ekstreleri ve kat ihtarnamesi yaklaşık ispatı sağladığını, alacaklı banka tarafından yukarıda da bahsedildiği üzere borçlulara ihtarname tebliğ edildiğini, hal böyle olunca, borcun muaccel hale geldiğinin tartışmasız olduğunu, borçlu taraf, müvekkili banka alacağını geciktirmek ve mallarını kaçırmak adına başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, ilgili borçlu tarafın mallarını kaçırma gayesi içinde olduğu taraflarınca tespit edilmiş olup bu sebepten dolayı icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçluların mal kaçırma şüphesi, alacaklı müvekkilinin alacağını yaklaşık ispatın da ötesinde delillerle ispatlamış olması ve müvekkilinin telafisi imkansız zarara uğramaması adına İİK 257 vd. Maddelerince Bankaların güven kuruluşu olduğu hususu dikkate alınarak teminatsız olarak borçluların «taşınır» ve «taşınmaz malları» ile «üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları»nın müvekkiline olan borcunu karşılayacak miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaate ise Mahkemece uygun göreceği teminat karşılığında borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının Şimdilik 605.222,53 TL üzerinden ihtiyaten haczine karar verilmesini, İhtiyati Haciz Kararının Büyükçekmece İcra Dairesi - ... Esas dosyasından infazını, haklı davalarının kabulü ile davalı borçluların Büyükçekmece İcra Dairesi - ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin aynen devamına, davalı borçlular aleyhine %20’den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "....Davacı vekili ihtiyati haciz karar verilmesini talep etmiş olup, ihtiyati haczin şartları 2004 sayılı İİK'nun 257 vd.maddelerinde öngörülmüştür. Anılan kanunun 257.maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" hükmünü amirdir. Aynı kanunun 258/1-2.cümlesi "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur" şeklinde olup; dosyaya sunulan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mevcut delillere göre davacının alacağının mevcudiyetini ve miktarını yaklaşık olarak ispatlayamadığı, alacağın mevcudiyeti ve miktarının tespitinin ancak tüm delillerin ortaya koyup muhakeme yapılması ile mümkün olabileceği, Davaya konu uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, dosyayı çözümler şekilde ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, dosyanın dilekçeler aşaması olduğu, sunulan belgelerin bu aşamada yaklaşık ispat koşulunu oluşturmadığı tahkikat aşamasını ve tüm delillerin toplanarak esas hakkında hüküm kurulabilir bir delil durumunu gerektirdiği, mevcut durumda yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı kanaatine varılarak ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlunun ( kart ve kmh) borçları yönünden hem borçlu ...'a hem de borçlu ...'a ihtarname gönderildiğini ve tebliğ edildiğini, alacaklarının muaccel olduğunu ve rehinle teminat altına alınmadığını, borçlunun borca itiraz ederek süreci haksız yere sürüncemede bıraktığını, ihtiyati haciz taleplerinde, tam ve kuvvetli bir ispat aranmayacağını, yaklaşık ispat gerektiğini, mahkemeye sundukları sözleşme, hesap ekstreleri ve kat ihtarnamesinin yaklaşık ispatı sağladığını, mahkemece ihtiyati haciz müessesine aykırı gerekçe ile ara karar tesis edildiğini ve diğer sebepler kapsamında, istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvurularının kabulü ile hukuka aykırı ve yanılgılı değerlendirmeyle verilen mahkeme kararın kaldırılmasına, taleplerinin kabulü ile evvela, İİK 257 vd. maddelerince bankaların güven kuruluşu olduğu hususu dikkate alınarak teminatsız olarak borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları»nın müvekkiline olan borcunu karşılayacak miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaate olması halinde ise mahkemece uygun görülen teminat karşılığında borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının şimdilik 605.222,53 TL üzerinden ihtiyaten haczine karar verilmesini, ihtiyati haciz kararının Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas dosyasından infazını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Talep, itirazın iptaline ilişkin derdest davada, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nin 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).

Alacaklı borçlusuna karşı takip yapmadan önce ihtiyati haciz talebinde bulanabileceği gibi borçluya genel haciz yolu ile takip yapmış olan alacaklı takip kesinleşmeden önce aynı alacak için ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. (Prof.Dr Baki Kuru İcra İflas Hukuk El Kitabi 2013-sayfa 1074)

Somut olayda; davacı banka ile davalı ... arasında 2013 yılında akdedilen ticari kart sözleşmesi, davalı ...'ın diğer davalı ...'ın 23.09.2021 tarihinde imzaladığı genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan ve kullanılacak olan kredilere istinaden müşterek borçlu müteselsil kefil olarak aynı tarihte imzaladığı kefalet sözleşmesi dosyaya sunulmuş olup, davalılara keşide edilen Beyoğlu 48.Noterliğinin 11.02.2026 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan borcun ödenmesi ihtar edilmiştir.Ancak 2021 tarihli genel kredi sözleşmesi dosyada sunulmamış olup, ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği tarih itibariyle ihtiyati hacze konu kredi borcunun kaynağının anlaşılmamasına göre yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğinden mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1634, K. 2026/1670, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1634-e-2026-1670-k-057485c31197