Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1185 E. 2026/1467 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1185
Karar No
2026/1467
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1185 - 2026/1467 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1185 KARAR NO : 2026/1467 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2025 NUMARASI : 2024/451 E. - 2025/535 K.

DAVANIN KONUSU : Marka Hakkında Tecavüzün Tespiti, Durdurulması

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/12/2025 Tarih ve 2024/451 Esas - 2025/535 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli 2022/006006 numaralı 05/10/35. sınıflarda tescilli markanın sahibi olduğunu, davalıya ait olan "..." internet adresinde, "..." markalı ürünlerin tüketicilere reklam ile pazarlamasının yapıldığını ve satışa arz edildiğini, işbu sebeple Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/40 D.İş. dosya numaralı dosya muhteviyatında hazırlanan bilirkişi raporunda söz konusu marka tecavüz halinin kesin olarak tespit edildiğini ve adı geçen firma aleyhine ihtiyati tedbir kararı da tesis edildiğini, ilgili ihtiyati tedbir kararının Ankara 2. Genel İcra Dairesi 2024/67286 E. sayılı dosya ile icraya konulmuş olup, yapılan tespitlerde firmanın ürünleri kaçırdığının anlaşıldığını ileri sürerek, müvekkilinin marka tecavüzü nedeniyle yoksun kaldığı kazanç mahiyetinde şimdilik 10.000,00.-TL maddi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiş, 16/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile SMK madde 149/1-a uyarınca öncelikle müvekkili marka hakkına tecavüz oluşturan ürünlerin satış, reklam, pazarlama, dağıtım faaliyetlerinin davalı şirketçe yapılıp yapılmadığının tespitine, tespitin gerçekleşmesi halinde marka hakkına tecavüzün durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı web sitesi ile davalı adreslerinden davalı tarafa ait 2 adreste tespit edilen yakılar üzerinde kullanılan "...", "...", "..." şeklindeki markaların davacı adına 2022/006006 sayı ile tescilli "..." markası ile karıştırılma ihtimaline neden olduğu, davalı eylemlerinin davacı adına tescilli markalarından doğan hakları ihlal ettiği, davacının izin ve kontrolü dışında bu şekilde kullanılmasının tüketicilerin yanılmasına, davacının ün ve itibarından haksız kazanç elde edilmesine ve markanın ün ve itibarının zedelenmesine neden olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının önce tazminat istemli dava açarak sonradan dava konusunu "tecavüzün meni" yönünde ıslah ile değiştirmesinin usule aykırı olup, davanın usulden reddi gerekirken esasına girilmesinin hatalı olduğunu, davacının kendi sunduğu delilde dahi "..." markasının yer almadığının apaçık ortada olmasına ve davanın konusuz kalmış olmasına rağmen, davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka hakkında tecavüzün tespiti, durdurulması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilip, verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmişse de davacı vekili ... tarafından UYAP sisteminden gönderilen 22/08/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiğinin bildirildiği, davacı vekillinin dosyada mevcut vekaletnamesinin davadan feragat yetkisini içerdiği, davalı ... ...Şti vekili Av. ... tarafından da UYAP sisteminden gönderilen 28/08/2026 tarihli dilekçe ile de yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31/12/2025 tarih 2024/451 Esas - 2025/535 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,

3-Davacının ilk oturumdan önce davadan feragat etmesi nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın 2/3'ü olan 488,00-TL'nin, peşin olarak alınan 427,60-TL'den mahsubu ile bakiye 60,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

5-Davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

7-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

8-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1185, K. 2026/1467, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1185-e-2026-1467-k-f8b811614492