Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/421 E. 2026/1463 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/421
- Karar No
- 2026/1463
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/421 - 2026/1463 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/421 KARAR NO : 2026/1463 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2024 NUMARASI : 2023/206 E. - 2024/395 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/09/2024 tarih ve 2023/206 Esas - 2024/395 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin yiyecek içecek sektöründe kullandıkları "..." markasının gerçek hak sahibi olduğunu, buna rağmen müvekkilinin 2022/155558 sayılı "..." ibareli başvurusunun, davalı şirketin 2017/119016 sayılı "..." ibareli markasına dayalı itirazı sonucunda, 2023-M-14288 sayılı YİDK kararı ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddedildiğini, oysa " ..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davalı tarafa ait markada yer alan "..." sözcüğü ile bir araya gelerek tescil edilen sınıflar hakkında vasıf, fonksiyon bildirdiğini, markaların genel izlenim yönünden benzer olmadığını, 43. sınıftaki hizmetlerin çok geniş olduğunu, markaların uzun süredir bir arada var olduğunu, emsal yargı kararlarının bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, 2012 yılından beri "..." markasıyla tanınır hale geldiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, daha önce de davacı markalarının müvekkil itirazıyla reddedildiğini, markaların benzer olduğunu, aralarında karıştırılma olasılığı bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının " ..." ibareli marka başvurusu ile davalı firmanın "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemesi, tarafları ve konuları birebir aynı olan uyuşmazlık hakkında tanzim edilen emsal raporda markalar arasında benzerlik bulunmadığı yönünde görüş oluşturulmasına ve işbu rapor dosyaya sunulmasına rağmen, mahkeme tarafından dikkate Alınmadığını, emsal rapora rağmen rapordaki görüşlerin aksine hüküm kurulduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın reddine karar verilip, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmişse de davacı vekili Av. ... tarafından UYAP sisteminden gönderilen 20/07/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiğinin bildirildiği, davacı vekillinin dosyada mevcut vekaletnamesinin davadan feragat yetkisini içerdiği, davalı ... Şirketi vekili Av. ... tarafından da UYAP sisteminden gönderilen 20/07/2026 tarihli dilekçe ile de yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 19/09/2024 gün ve 2023/206 Esas - 2024/395 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
3-Davacının ilk oturumdan önce davadan feragat etmesi nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın 2/3'ü olan 488,00-TL'nin, peşin olarak alınan 269,85-TL'den mahsubu ile bakiye 218,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
8-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 04/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.