Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1517 E. 2026/1437 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1517
- Karar No
- 2026/1437
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1517
KARAR NO: 2026/1437
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17.06.2026 tarihli ara karar
NUMARASI: 2026/1106 Esas
DAVANIN KONUSU: Zayi nedeniyle çek iptali (Hasımsız)
Zayi nedeniyle çek iptali talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iştigal konusu faaliyetleri kapsamında elinde bulundurduğu ... seri numaralı çek yaprağının iradesi dışında elinden çıktığını, söz konusu çekin çalındığından veya kaybolduğundan şüphe duyulduğunu, müvekkil şirketin çekin yetkili hamili olduğunu, çekin kargoda bulunduğu esnada çalındığının veya kaybolduğunun öğrenilmesi üzerine ivedilikle işbu davanın açıldığını, aynı zamanda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi muhtemel olan çek nedeniyle müvekkili şirketin uğrayabileceği zararların minimize edilmesinin amaçlandığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 818/s maddesi yollamasıyla 757. maddesi uyarınca iradesi dışında çek elinden çıkan kişinin ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden ödemeden men kararı isteyebileceğini, bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2025/45905 portal soruşturma sayılı dosyasının celbinin gerektiğini, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2020/669 Esas 2020/476 Karar 17.07.2020 tarihli kararında da belirtildiği üzere iptali istenen çekler yönünden ödemeden men yasağı kararı verilebilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, somut olayda çekle ilgili yeterli bilgi ve belgelerin mevcut bulunduğunu, bu nedenle öncelikle çekin ödenmesini önlemek amacıyla ivedilikle ödeme yasağı konulmasını, dava sonunda ise söz konusu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 17.06.2026 tarihli ara kararında; "...Somut olayda davaya konu çek hakkında ödeme yasağı konulmasına dair tedbir talep edilmiş ise de dava dilekçesinin ekinde çek örneğinin ve bilgilerinin sunulmadığı, davacının yetkili hamil olup olmadığının tespit edilmediği, yaklaşık ispatı yakalayacak mahiyette somut bir delil ibraz edilmediği, yaklaşık ispat olgusunun oluşmadığı... " gerekçesiyle, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, talep edilen ödemeden men yasağına ilişkin ihtiyati tedbir istemlerinin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemesi gerekçesiyle reddedildiğini, mahkeme tarafından yaklaşık ispat yerine tam ispata yakın bir ispat standardı uygulandığını, somut olayda dava konusu çek yaprağının seri numarasının dava dilekçesinde bildirildiğini, olay nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunun belirtildiğini ve çek yaprağının davacı şirketin iradesi dışında elden çıktığının açıklandığını, mahkemece tensip ara kararı ile verilen süre beklenilmeksizin tedbir talebinin reddedildiğini, 17.06.2026 tarihli tensip zaptının 3 numaralı ara kararı ile çeke ilişkin belgeleri, şirket kayıtlarının, teslim belgelerinin diğer delillerin sunulması için iki haftalık süre verildiğini, bununla beraber süre dolmadan ara karar gereğinin yerine getirilmesi beklenmeden ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, usul ekonomisi ve hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil ettiğini, muhatap bankadan bilgi toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, mahkemece tensip zaptında bizzat muhatap bankaya müzekkere yazılarak çek bilgileri ile ibraz durumunun araştırılmasına karar verildiğini ancak araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayanılarak ret kararı verildiğini, dava dilekçesindeki kargoda kaybolduğu yönündeki ifadenin maddi hatadan ibaret olduğunu, dava dilekçesinde çek yaprağının kargo sürecinde kaybolduğuna ilişkin ifadenin sehven yer aldığını, uyuşmazlığın temelini oluşturan vakıanın dava konusu çek yaprağının şirketin iradesi dışında zayi olması ve üçüncü kişilerin eline geçmiş olma ihtimaline dair olduğunu, tedbir verilmemesinin telafisi güç zararların doğmasına neden olacağını, dava konusu çek yaprağının kötü niyetli kişiler tarafından doldurularak tedavüle çıkarılması ihtimalinin halen devam ettiğini iddia ederek, 17.06.2026 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararın kaldırılmasına, TTK'nın 757 vd maddeleri uyarınca dava konusu çek yönünden ödemeden men yasağına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 818. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 757. maddesi gereğince zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, dava sırasında talep edilen ihtiyati tedbirin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava, çek iptali istemine ilişkindir. İptal davasının koşulları; senedin zayi edilmiş olması, senette yer alan hakkın varlığının devam etmekte olması, senedin ziya sırasında veya ziyanın öğrenildiği anda senette yer alan hakkın sahibi bulunmak, kaybedilen senedin zilyetliğinin yeniden iktisabının mümkün olmaması ayrıca iptali istenilen senedin yasaca iptali öngörülen senet niteliğinde olmasıdır.
TTK'nın 757. maddesinde; iptal düzenlenmiştir. Söz konusu maddede; iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden muhatabın poliçeyi ödemekten en edilmesini isteyebileceği ifade edilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça bu maddeye istinaden ihtiyati tedbir mahiyetinde çekle ilgili ödeme yasağı konulması talebinde bulunulmuştur. Dava dilekçesinde, çekin seri numarası belirtilmiş olmakla birlikte muhatap bankanın hangi banka olduğu belirtilmemiş ayrıca davacı şirketin çeki ne şekilde elinde bulundurduğu açıkça ifade edilmemiştir.
Dilekçede çek yaprağının müvekkilinin elinden iradesi dışında çıktığı belirtilmiş iken aynı dilekçede çekin müvekkili lehine düzenlendiği, müvekkilinin lehtar veya hamil hâline geldiği belirtilmiştir. Bilindiği üzere boş çek yaprağı kıymetli evrak niteliğinde değildir. Dilekçede beyanlar arasında çelişki mevcuttur. Diğer taraftan, zayi olan çeke dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/45905 portal soruşturma sayılı dosyası deliller arasında gösterilmiş olmakla birlikte herhangi bir başkaca bir bilgi veya belgeye yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, mahkemenin 17.06.2026 tarihli tensip ara kararı gereğince, davacı vekiline çekle ilgili bilgi ve belgelere dair delilleri ibraz etmesi ve eksikliklerin giderilmesi ve devamında ilan yapılmasına dair ara karar oluşturularak 6 nolu bentte ödeme men yasağı talepli tedbir talebinin ara karar ile değerlendirilmesine karar verilmiştir. Duruşma tarihi olarak 15.10.2026 belirlenmiştir. Davacı vekili tarafından tensip ara kararı kapsamında 29.06.2026 tarihli dilekçeyle dava dilekçesinde belirtilen çekin seri numarası ve savcılık soruşturma dosyasına dair açıklamaları içerir beyanda bulunularak suç duyurusunun bekletici mesele yapılması talep edilmiştir. Mahkemece, dilekçe tarihinden önce 17.06.2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebi yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden reddedilmiştir.
Davacı tarafça öncelikle ödemeden men kararı verilmesi talep edilmiştir. 17.06.2026 tarihli tensip ara kararında, davacı tarafa eksikliklerin giderilmesi için iki haftalık süre verilmiştir. Söz konusu tensip ara kararı davacı vekiline 22.06.2026 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkemece söz konusu süre beklenilmeksizin tensip tarihi ile aynı tarihte davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
HMK'nın 382/2.e.6 bent gereğince kıymetli evrakın iptali çekişmesiz yargı işlerindendir. HMK'nın 385. maddesinin 1. fıkrasında; çekişmesiz yargı işlerinde niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulünün uygulanacağı belirtilmiştir.
Aynı Yasa'nın 316 vd. maddelerinde ise basit yargılama usulü düzenlenmiştir. Mahkemece tensip ara kararı gereğince verilen süre dikkate alınarak ve davacı tarafın açıklayıcı dilekçesindeki eksik görülen hususlar açıklattırılarak ve dilekçede belirtilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/45905 Portal soruşturma sayılı dosya örneği celp edilerek bilgi ve belgeler toplanıldıktan sonra tensip ara kararında belirtildiği şekilde ödemeden men talebine ilişkin ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken sürelere riayet edilmeksizin, deliller celp edilerek değerlendirilmeksizin ve gerekirse davacı tarafa açıklama yaptırılmaksızın verilen ara karar isabetli görülmemiştir. Uygulama, HMK'nın 27. maddesinde yer bulan hukuki dinlenilme hakkına da aykırı olmuştur.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 17.06.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve tedbir talebinin yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 17.06.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında tedbir talebinin yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Talep eden tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,
4-Talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 10.09.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 10.09.2026