Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1358 E. 2026/1358 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1358
- Karar No
- 2026/1358
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1358 - 2026/1644 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/1358 KARAR NO : 2026/1644 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2026 NUMARASI : 2026/820 Esas - Derdest
DAVACI : ... Mimarlık Taah. ve İnş. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. DAVALI : ... San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. DAVA : İhtiyati Haciz ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali ) DAVA TARİHİ : 04/06/2026 İSTİNAF TALEP TARİHİ : 29/06/2026 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ : 17/09/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2026 tarih ve 2026/820 Esas - Derdest sayılı ara kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili yüklenici firma ile davalı arsa sahibi şirket arasında, ... ili, ... ilçesi, ... mah. 1064 ada 76 nolu parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde 7452 Sayılı Kanun Kapsamında (Yerinde Dönüşüm) İnşaat Yapım Sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşme uyarınca müvekkili şirket, borçluya ait Bodrum+Zemin, 23 bağımsız bölüm numaralı, brüt 255.00 m² kullanım alanlı dükkanı anahtar teslimi esasına göre inşa etme borcu altına girdiğini, sözleşmenin 2. maddesinde "Sözleşmenin Konusu" başlığı altında davalının ödemekle yükümlü olduğu ek ödeme takvimi aşama aşama açıkça belirlendiği, buna göre hibe kredi harici ödenecek toplam tutar 5.590.000,00 TL olduğunu, ödemenin %10'u sözleşme tarihinden itibaren 5 iş günü içinde, %30'u subasman seviye tespit tutanağının belediyece onayından itibaren 5 iş günü içinde, %30'u %60 seviye tespit tutanağının (kaba inşaat sıvaya hazır) belediyece onayından itibaren 5 iş günü içinde, %30'u oturum izni (iskan) alındığı tarihten itibaren 5 iş günü içinde şeklinde olduğunu, sözleşmeye göre ödemenin %40'ının müvekkile ödenmesi gerektiğini, borçlu şirket tarafından bu aşamada ödenmesi lazım gelen 2.236.000,00TL tutardan sadece 1.000.000,00TL'nin ödemesi yapıldığını, bakiye bedel ödemesi defalarca kez başvurulmasına, konuşulup, talep edilmesine rağmen yapılmadığından müvekkili icra takibi yapmak zorunda kaldığını, davalının basiretli tacir olup, ödeme yapması gerektiğini bilmediğini, davalı tarafın itiraz dilekçesinde sadece borca değil, borç ilişkisine de itiraz ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye rağmen sadece alacağı sürüncemede bırakmak maksadı ile yapılan itiraz; hukuki olmadığı gibi aynı zamanda kötü niyetli olduğunu, davalı tarafından yapılan itiraz, başlatılan icra takibini sürüncemede bırakmak, müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek amacı ile kötü niyetli olarak yapıldığını, fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız olarak sayın mahkemeniz aksi kanaat halinde ise uygun göreceği teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulüne karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı yüklenici şirket arasında ... Noterliği'nin 24.06.2025 tarih ve 004055 yevmiye numaralı inşaat yapım sözleşmesinin akdedildiğini, davacı tarafından ... İcra Dairesi'nin 2026/10137 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin haksız ve dayanaksız olduğunu, sözleşmede öngörülen ödeme takviminin belediye onayına bağlı olması sebebiyle kesin vade içermediğini, bu nedenle borcun muaccel hale gelmediğini, Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay içtihatları uyarınca belirsiz vadeli sözleşmelerde borcun muacceliyet kazanması için usulüne uygun bir ihtarname gönderilmesinin zorunlu olduğunu, davacı tarafından icra takibi öncesinde müvekkil şirkete gönderilmiş yasal bir ihtarname bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 18/3. maddesi uyarınca tacirler arasındaki ihtarların Noter veya kayıtlı elektronik posta gibi yöntemlerle yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin sözleşme gereği ödenmesi gereken 1.000.000,00 TL tutarındaki ilk ödemeyi gerçekleştirdiğini, davacı tarafın bu ödemeyi ikrar ettiğini, müvekkil şirketin dürüstlük kuralına aykırı bir iradesinin bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz olarak başlatılan icra takibine dayalı davanın reddedilmesi gerektiğini, haksız ve kötüniyetli icra takibi nedeniyle dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI İLE: İlk Derece Mahkemesi'nin 08/06/2026 tarih ve 2026/820 Esas - Derdest sayılı ara kararı ile; "...davacı ile davalı arasında yerinde dönüşüm sözleşmesi imzaladığı, davacının dava dilekçesinde talep ettiği vadesinin geldiğini beyan ettiği alacağın, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere subasman tutanağının belediyece onayından itibaren ödeneceği kararlaştırıldığı, davacının subasman tutanağının belediyece onaylandığına ilişkin bir belge sunmadığı, bu haliyle davacının yaklaşık ispatı sağlamadığı, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden..." ihtiyati haciz talebinin REDDİNE dair karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili 29/06/2026 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın dosya kapsamı ile örtüşmediğini, ret gerekçesinde belirtilen subasman seviye tespit tutanağının hem dava dilekçesi ekinde hem de işbu başvuru kapsamında sunulduğunu, taraflar arasında akdedilen 24/06/2025 tarihli ve 004055 yevmiye numaralı sözleşme uyarınca toplam bedelin 5.590.000,00 TL olarak belirlendiğini, sözleşmeye göre ödemenin %10'unun sözleşme tarihinden, %30'unun ise subasman seviye tespit tutanağının belediyece onayından itibaren 5 iş günü içinde yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkil şirket tarafından subasman seviyesinin tamamlandığını ve belediye onaylı tutanak ile belgelendiğini, davalının toplamda %40 oranındaki ödeme borcunun muaccel hale geldiğini, davalının ödemesi gereken 2.236.000,00 TL tutarından yalnızca 1.000.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye 1.236.000,00 TL tutarının ödenmediğini, alacağın Noter onaylı sözleşme, belediye onaylı tutanak, ödeme dekontları ve icra takip dosyası ile yaklaşık ispat seviyesinin üzerinde belgelendiğini, İİK m. 257 ve devamı hükümleri uyarınca yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, davalının dava açıldığını öğrendiğinde malvarlığını üçüncü kişilere devretme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu durumun müvekkilin haklarına kavuşmasını engelleyeceğini, davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı banka hesapları, taşınırlar ve tahkikat aşamasında ortaya çıkacak malvarlıkları üzerine teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, mahkemenin ret kararının hukuken ve fiilen yerinde olmadığını, davalının icra takibine haksız itiraz ederek takibi durdurduğunu, yargılama süresince malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunulması halinde telafisi güç zararların doğacağını, alacağın rehinle temin edilmemiş, muaccel, belirli ve belgeli olduğunu belirterek 1. ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/820 Esas sayılı dosyasında verilen 08/06/2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını, davalı borçlunun taşınır, taşınmaz malları ile bankalar ve üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine 1.236.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere öncelikle teminatsız, aksi kanaatte uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı istinaf dilekçesine tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı, görülmüştür. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça, davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında, ... ili, ... ilçesi, ... mah. 1064 ada 76 nolu parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde "7452 Sayılı Kanun Kapsamında (Yerinde Dönüşüm) İnşaat Yapım Sözleşmesi" akdedildiği, sözleşme uyarınca yüklenicinin, borçluya ait Bodrum+Zemin, 23 bağımsız bölüm numaralı, brüt 255.00 m² kullanım alanlı dükkanı anahtar teslimi esasına göre inşa etme borcu altına girdiğini, sözleşmenin 2. maddesine göre hibe kredi harici ödenecek toplam tutarın 5.590.000,00 TL olduğunu, ödemenin %10'u sözleşme tarihinden itibaren 5 iş günü içinde, %30'u subasman seviye tespit tutanağının belediyece onayından itibaren 5 iş günü içinde, %30'u %60 seviye tespit tutanağının (kaba inşaat sıvaya hazır) belediyece onayından itibaren 5 iş günü içinde, %30'u oturum izni (iskan) alındığı tarihten itibaren 5 iş günü içinde şeklinde olduğunu, sözleşmeye göre ödemenin %40'ının ödenmesi gerektiğini, borçlu şirket tarafından bu aşamada ödenmesi lazım gelen 2.236.000,00TL tutardan sadece 1.000.000,00TL'nin ödemesi yapıldığı, bakiye bedel ödemesinin yapılmadığı iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile alacağa yeter tutarda ihtiyati haciz talep edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından 08.06.2026 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin alacağın, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere subasman tutanağının belediyece onayından itibaren ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının subasman tutanağının belediyece onaylandığına ilişkin bir belge sunmadığı gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ve başvuru dilekçesi ekinde "Denetim Hizmet Bedeline Ait 6 Nolu Hakediş Raporu" başlıklı YİBF: 2370179 sayılı, ... Belediyesi Harita teknikeri ... imzası ile onaylanan inşaat seviyesinin %20 olduğu, kazı ve üst temel kotuna kadar olan kısım gerçekleşme oranı %10 olarak tespit edildiği anlaşılan belgenin sunulduğu, ancak belgede Belediyenin onay tarihi bulunmadığı gibi, işbu belgenin ilk derece mahkemesi karar aşamasında da sunulmadığı görülmüştür. İİK'nın 257. Maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne yer verilmiş olup, taraflar arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesine göre, ifanın- taşınmazların devrinin- gerçekleştirilememiş olması ve dava tarihi itibariyle de gerçekleştirme olanağının-3. Kişilere yapılan devirler dikkate alındığında- bulunmaması nedeniyle vadesi gelmiş bir para borcu söz konusu olmuştur. Tüm bu açıklamalara göre yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin ara karar gerekçesiyle ara hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme ara hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede alacağın muacceliyetine dair yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı ve alacağın varlığının veya yokluğunun tespitinin yargılamayı gerektirdiği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Sonuç İtibariyle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, 2-Alınması gereken istinaf karar harcı 732,00 TL olmakla, peşin alınan harç karar ve ilam harcını karşıladığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacıdan peşin alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 4-İstinaf masraflarının, davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4.maddesi uyarınca, kararın ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 ve 362/1-f bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."