Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1339 E. 2026/1608 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1339
Karar No
2026/1608
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/1339

KARAR NO:2026/1608

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:04/06/2026

NUMARASI:2026/198 Esas - 2026/490 Karar

DAVA:Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ:27/02/2026

İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/10/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; ..." ticari merkezli ... Şti İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken TTKnın "Re'sen Terkin" konusunu düzenleyen Geçici 7. Maddesi uyarınca 19.10.2015 tarihinde terkin edildiği,şirketin ticaret sicilinden kaydı silinmesine rağmen, malvarlığının tasfiyesinin tamamlanamadığını, şirketin tüzel kişiliği sona ermiş olsa da Trafik Tescil kayıtlarında şirket adına tescilli olan [...] plakalı "2005 model" "..." marka bir otomobil bulunduğunu, tasfiyesi tamamlanmamış olan aracın tasfiyesiyle sınırlı bir ihyanın yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün [...] sicil numarasında kayıtlı iken re'sen terkin edilen ... Şti'nin, şirket adına kayıtlı aracın satışı, devri ve tasfiyeye ilişkin diğer işlemlerin yapılmasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesine ve ticaret siciline yeniden tescil edilmesine, Şirketin ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere, şirket eski ortağı olan Davacı ... 'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, Kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil ve ilan işlemlerinin yapılmasına , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTKnın 32 VE Ticaret Sicili Yönetmeliği 34 madde hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, şirketin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı TTKnın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "5174 Sayılı Kanun kapsamında olduğunun (m. 10)" ve "vergi kaydının terkin edildiğinin"belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı TTKnın Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiği, Diğer yandan; işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, TTK nın geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkil tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilin re’sen terkine ilişkin prosedürde eksik bir işlem yaptığından bahsetmek mümkün olamayacağını belirterek davanın reddine, aksi halde şirketin, dava dilekçesinde belirtilen işlemlerin yapılabilmesi hususunda ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; "...davacının resen tasfiye edilen şirketle ilgili olarak tasfiye aşamasında terkin edilmeyen araç ile ilgili davayı açtığı, bu nedenle davacı tarafın iş bu davayı açmakla hukuki menfaatinin bulunduğu; tasfiyenin sadece bu araçla sınırlı olduğu, bu işlemler tamamlandığında tasfiye memuru tarafından şirketin tüzel kişiliğinin yeniden sicilden terkin ettirilmesi gerekeceği;yargılama gideri ve vekalet ücretinden aracı terkin etmeden tasfiye eden davalı ... sicil müdürlüğünün sorumlu olduğu anlaşılmakla, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarasıyla kayıtlı iken tasfiye sonunda 09/10/2015 tarihinde sicilden terkin ettirilen Tasfiye Halinde ... Şti'nin kendi adına kayıtlı olan ... plakalı araçların satışı ya da trafik kaydından terkini yönünden işlemlerin yapılması ile sınırlı olarak ek tasfiyesine ve bu amaçla tüzel kişiliğin ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'nun atanmasına,..." karar verilmiştir. Davalı vekili; Müdürlüğün ilgili şirketlerin tasfiyesiyle ilgili bir sorumluluk ve görevi bulunmamasına ve TTK Geçici 7. maddesi kapsamındaki şirketlerin malvarlığının/borçlarının bulunması durumunda ticaret sicilinden terkin edilmeyeceklerine dair bir düzenleme bulunmadığı gibi ,TTK Geçici 7. madde fıkra 1'de, kapsam dâhilindeki şirketlerin terkininin ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın yapılacağı düzenlenmesine rağmen müvekkil Müdürlüğün yargı gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının hukuka, aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak, yargı gideri ve vekâlet ücretinin, davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.29/5/2024 tarihli ve 32560 sayılı RGde yayımlanan 7511 Sayılı Kanun ile TTK'nın geçici 7. maddesine (15) fıkradan sonra eklenen, (Ek cümle: 23/5/2024-7511/16 madde) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunmaz." cümlesi ilave edilmiştir. Şirketin TTK nın geçici 7 madde kapsamında davalı tarafça terkin edildiği , yasal düzenleme gereği davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği halde davacılar yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde bulunmamış,davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından davanın kabulüne davacı yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ,davacı yararına vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2026 Tarih 2026/198 Esas - 2026/490 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarasıyla kayıtlı iken tasfiye sonunda 09/10/2015 tarihinde sicilden terkin ettirilen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin kendi adına kayıtlı olan ... plakalı aracın satışı ya da trafik kaydından terkini yönünden işlemlerin yapılması ile sınırlı olarak tüzel kişiliğinin ihyasına, Şirkete tasfiye memuru olarak davacı ...'nun atanmasına,İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine,Yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1339, K. 2026/1608, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1339-e-2026-1608-k-cc4df3a6b2ff