Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1178 E. 2026/1517 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1178
Karar No
2026/1517
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/1178 Esas

KARAR NO : 2026/1517

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 08/06/2026 (Ara Karar)

NUMARASI : 2025/279 D.İş. - 2025/282 K.

DAVANIN KONUSU: Tespit (D.İş)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

TALEP: Talep eden vekili tedbir talepli dilekçesinde özetle; Davacı .... Ltd. Şti., ... Kurumu nezdinde... tescil numarasıyla tescilli olan “... Potası”na ilişkin endüstriyel tasarımın hak sahibi olup, bu tasarımın üretim, satış ve stoklanması suretiyle davalı .... Ltd. Şti. tarafından izinsiz biçimde kullanıldığını, birebir aynı veya ayırt edilemeyecek ölçüde benzer tasarımlar yoluyla ticari kazanç sağlandığını, bu durumun 6769 sayılı SMK’nın 59. ve 81. maddeleri uyarınca açık şekilde tasarım hakkına tecavüz ve Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1-a-5. maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini beyan etmektedir. Davalı şirketin, tescilli tasarımı izinsiz üretip piyasaya sunduğu, stokladığı ve katalogda da yer verdiği, ayrıca bu eylemlerin ... mesajları ve ürün katalogları gibi somut delillerle sabit olduğu belirtilmiştir. Davacının, karşı tarafın izinsiz kullanım yoluyla ticari itibarını zedelediği, müşterileri yanıltarak piyasa payına zarar verdiği, bu nedenle üretim yapılan adreste tasarım uzmanı bilirkişi eşliğinde keşif ve delil tespiti yapılmasını; ürün numunelerinin alınmasını, miktar ve kullanımın raporlanmasını; ayrıca davalıya ait üretim kalıbına el konularak tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 28/01/2026 tarihli ara kararı ile; "

1-Alınan bilirkişi raporu ve marka tescil belgesine göre, SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 150.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubunun tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile;

-Talep eden adına kayıtlı... ve ... tescil numaralı tasarımlarına tecavüz edildiği iddia edilen ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen karşı tarafa ait ürünlerin üretiminde kullanılan ... rotası kalıbına ve tespit edilen ürünlere tedbiren el konularak yed-i emine teslimine,

2-Karşı tarafça 1 haftalık kesin süre içerisinde 150.000,00 TL karşı teminat yatırıldığı takdirde tedbirin UYGULANMAMASINA, aksi halde DEVAMINA, " karar verilmiştir. Kararı davacı vekilinin istinaf ettiği görülmüştür.

Dairemizin 30/04/2026 tarih, 2026/446 esas, 2026/766 karar sayılı ilamı ile; "1-Talep eden vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 03/11/2025 tarih ve 2025/279 E. 2025/282 K. Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA," karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin 08/06/2026 tarihli ara kararı ile; "SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca aleyhe tedbir istenen tarafça daha önceden 150.000,00 TL teminat yatırılmış olması dikkate alınarak, talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Talep eden vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Daha önce ihtiyati tedbir hakkında verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığını, ilgili istinaf ilamında ihtiyati tedbir kararlarının tereddüt yaratacak şekilde iki aşamalı olarak verilemeyeceğinin belirtildiğini, buna rağmen yerel mahkemece yeni bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin ... nezdinde tescilli endüstriyel tasarıma sahip olduğunu, karşı yanın izinsiz üretim ve satışı nedeniyle 20/11/2025 tarihinde yapılan delil tespitinde 63 adet ... potasının tespit edildiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen ürünlerin müvekkil şirketin...-1 ve...-2 numaralı tescilli tasarımları ile benzer olduğunun saptandığını, mahkemenin ihtiyati tedbir talebini kabul etmesine rağmen karşı tarafın ters teminat yatırması halinde tedbirin uygulanmamasına karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, karşı yanın kötü niyetli hareket ettiğini, HMK'nun 392. maddesi uyarınca resmi belgeye dayanan taleplerde teminat alınmaması gerektiğini, müvekkili şirketin tescil belgesinin resmi evrak niteliğinde olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının mevzuata ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurularının kabul edilerek teminat şartı aranmaksızın ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, karşı yanın ters teminat yatırması halinde tedbirin uygulanmayacağına dair hükmün kaldırılmasına ve... ile ... tescil numaralı tasarımlara ilişkin karşı tarafın elinde bulunan ... potası kalıbı ve ürünler üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Talep, endüstriyel tasarım hakkına tecavüz iddiasına dayalı ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

Talep eden vekili; müvekkilinin ... tescil numarası ile “... Potası” tasarımının hak sahibi olduğunu, davalının bu tasarımı izinsiz olarak üretip satışa sunduğunu ve stokladığını, bu kullanımın SMK’nın 59 ve 81. maddeleri kapsamında tasarım hakkına tecavüz ve TTK 55/1-a-5 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek üretim yapılan adreste keşif ve delil tespiti yapılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Karşı taraf vekili; dayanak ... numaralı tasarımının hükümsüzlüğü istemiyle Bakırköy 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/218 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını belirterek tedbir talebinin reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesinin 28.01.2026 tarihli kararıyla tedbir talebinin kabulüne dair verilen kararın, istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 30.04.2026 tarihli, 2026/446 Esas ve 2026/766 Karar sayılı ilamıyla infazda tereddüt oluşturan iki aşamalı tedbir kararı verildiği, tasarım hakkında hükümsüzlük davası bulunması ve olası hükümsüzlük kararının geçmişe etkili sonuç doğuracak olması nedeniyle SMK’nin 159/2-c maddesi uyarınca usulüne uygun bir tedbir kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle HMK’nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmıştır.

İlk derece mahkemesince kaldırma kararından sonra verilen 08.06.2026 tarihli ara kararda; karşı tarafın daha önce 150.000,00 TL teminat yatırdığı, tasarım hakkında hükümsüzlük davasının devam ettiği ve tarafların menfaat dengesinin korunması gerektiği belirtilerek SMK’nin 159/2-c maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Talep eden vekili bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Önceki ihtiyati tedbir kararı Dairemizin yukarıda belirtilen kararı ile kaldırılmış olup, SMK’nin 159/2-c maddesi kapsamında usulüne uygun bir ters teminat tedbiri hükmü kurulması gerektiği açıkça belirtildiği halde mahkemece, kaldırılan karara dayanılarak daha önce yatırılan teminat yeterli görülmek suretiyle talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi, önceki kaldırma ilamının gereklerini karşılamadığı gibi 150.000,00 TL teminatın varlığı, hukuken ihtiyati tedbir talebinin konusuz kaldığı ve talep hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucunu doğurmaz. Bu durumda ilk derece mahkemesince SMK’nin 159/2-c maddesi kapsamında ters teminat tedbir kararı verilerek 150.000,00 TL teminat yatırıldığından yeniden teminat alınmasına yer olmadığına ilişkin açık, tereddütsüz ve infaz edilebilir bir hüküm kurulması gerektiği anlaşılmıştır.

Bu nedenle talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle 08.06.2026 tarihli ara kararın 6100 Sayılı HMK’nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve belirtilen şekilde yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Talep eden vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2- Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08.06.2026 tarih, 2025/279 D.İş. 2025/282 K. Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran talep eden tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1178, K. 2026/1517, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1178-e-2026-1517-k-7e55836eb299