Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1141 E. 2026/1708 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1141
Karar No
2026/1708
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1141 KARAR NO : 2026/1708

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/04/2026 NUMARASI : 2025/840 Esas 2026/246 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 08/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2026

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından borçlu davalı için raf işçiliği hizmeti yapıldığı, malzeme ve işçilik bedeli olarak KDV dahil 59.000 TL bedelli 30.12.2018 tarih seri A 087115 sıra nolu fatura düzenlenerekdavalı borçluya gönderildiği, davalı tarafın da faturayı defterlerine işlediği, ancak davalı tarafın fatura bedeli ödemeyerek yıllarca müvekkilini oyaladığı, Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü 2020/2951 E. Numaralı icra takibine de 12.10.2020 tarihinde haksız olarak itiraz edildiği belirtilerek, Öncelikle borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacıdan raf işçiliği ve montaj hizmeti alınmadığı, malzeme ve işçilik bedeli olarak KDV dahil 59.000,00 TL bedelli, 30.12.2018 tarih ve A087115 sıra No'lu fatura müvekkil şirkete tebliğ edildiği,ancak Davacı yanın delil olarak sunmuş olduğu İrsaliye Faturasında da müvekkili şirket yetkililerinin hiçbirinin imzasının bulunmadığı, Her ne kadar davacı yanca asılsız bir şekilde şirketin içinin boşaltıldığı iddia edilmiş ise de, müvekkil şirketin yıllardır aynı yerinde gerek kamu ihalelerinden, gerekse de Türkiye’deki saygın birçok firmaya hizmet vermekte olduğu, hal böyle iken davacı yanın faturaya dayalı ihtiyati haciz taleplerinin usul kanunu gereğince reddi gerektiği, belirtilerek, haksız ve kötü niyetli başlatılan icra takibinin iptaline karar verilmesi, talep edilmiştir. MAHKEMECE: "...Dava ; İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Harçlandırılan dava değeri: 76.191,25-TL'dir. Davacı vekili delil olarak; Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü 2020/2951 E. Dosyası, ticari defterler, bilirkişi incelemesi, yemin, arabuluculuk tutanakları, faturalara dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur. Davalı vekili delil olarak; bilirkişi incelemesi, tanık beyanları, keşif, ticari defter kayıtları, karşıyaka 3. icra müdürlüğü'nün 2020/2951 sayılı dosyası, arabuluculuk tutanaklarına dayanmıştır. Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğünün 2020/2951 Esas sayılı sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, takibin 59.000,00-TL fatura alacağı, 5.623,18-TL 01/01/2020-01/09/2020 tarihleri arası işlemiş faiz, 11.568,04-TL 30/12/2018-01/01/2020 tarihleri arası işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.191,25 TL alacak üzerinden yapılan ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinin davalı-borçluya 06/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilince 12/10/2020 tarihinde borcu bulunmadığından takibe, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz edildiği, takibin durduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; taraflar arasında, davalı tarafın davaya cevap vermeyerek inkar olarak değerlendirilen tutumu da dikkate alınarak, icra ve dava konusu olan miktar kadar davacı alacağı bulunup bulunmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olup olmadığı, davacının icra inkar tazminatı talep edip edemeceği noktalarındadır. Mahkememizin 07/09/2021 tarihli celsesinde verilen ara kararı uyarınca; dosyanın SMMM uzmanı bilirkişiye verilerek, taraf defter ve kayıtları üzerinde gerekli görülmesi halinde yerinde inceleme yapma yetkisi de verilerek uyuşmazlık konusunda rapor düzenlenmesinin istenmiştir. Bilirkişi .... tarafından mahkememize sunulan 17/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı yan tarafından sunulan 2019-2020 yıllarına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin kanuni süresi içinde açılış ve 2020 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin yapıldığı, ancak; 2019 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığı, ancak takibe ve davaya konu fatura dönemi olan 2018 yılı ticari defterleri tarafıma sunulmadığından incelenememiş olup; davacı şirketin 2018 yılı ticari defterlerinin tasdik edilip edilmediği, edildi ise açılış tasdiklerine ait bilgiler tespit edilemediği gibi 2018 yılı yevmiye defterinin de kapanış tastiğinin yapılıp yapılmadığı tespit edilemediği davacı resmi defter kayıtlarında 21.09.2020 takip tarihi itibariyle davalı....Şti.'nin, davacı ...A.Ş.'ye 59.000,00.-TL tutarında borçlu olduğu, takibe ve davaya konu faturanın dönemi olan 2018 yılı resmi defterleri tarafıma sunulmadığı gibi, dosya içeriğinde taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme olmadığı, davacı tarafından davalıya borcuna ilişkin ihtarname de gönderilmediğinden temerrüde düşürülmemesi sebebiyle faiz hesap edilmediğini, Davacı tarafın 12/2018 dön. BS Bildirimi ile ...şti.'ne 1 Ad.Belge 50.000 TL tutarlı olmak üzere BS bildirimlerin kanuni süresi içinde bağlı bulunduğu Vergi Dairesine bildirildiği, takibe ve davaya konu 59.000,00.-TL tutarlı Fatura İçeriğinin "Malzemeli İşçilik Bedeli" Açıklamalı miktarı ve birim fiyatı yazılmayan irsaliyeli fatura fotokopisinin Eksiksiz Teslim Eden ve Eksiksiz Teslim Alan hanelerinin boş olduğu isim ve imzaların olmadığı görüldüğünden; malzemeli İşçilik bedeli faturası içeriğindeki işçilikli malzemelerin ve faturanın davalıya teslim edildiği tespit edilemediği, davalı yan tarafından sunulan 2018-2019-2020 yıllarına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin kanuni süresi içinde açılış ve 2018-2019-2020 yılları Yevmiye Defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davalı ....Şti.'nin, 2018 - 2019 -2020 yılları resmi defter kayıtlarında davacı ...A.Ş.'ye ilişkin hiçbir kaydın olmadığı; Davaya ve takibe konu 30.12.2018 tarihinde Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 87115 numaralı 59.000,00.-TL. tutarındaki faturanın davalı şirket resmi defterlerine hiç kaydedilmediği, anılan faturanın içeriğindeki 9.000,00.-TL tutarındaki %18 KDV tutarının da hiç indirim konusu yapılmadığı, davalı tarafın 12/2018 dön. BA Bildirimi ile ....A.Ş.'den 1 Ad. Belge 50.000 TL tutarlı olmak üzere BA bildirimlerin kanuni süresi içinde bağlı bulunduğu Vergi Dairesine bildirildiği; taraf defter kayıtları arasında 59.000,00.-TL tutarında Bakiye farkı olduğu, tespit edilmekle; bakiye farkı sebebinin davaya ve takibe konu 30.12.2018 tarihinde davacı tarafından davalı adına düzenlenen 87115 numaralı 59.000,00.-TL. tutarındaki faturanın davacı kayıtlarında davalı hesabına borç kaydı yapılırken, davalı defterlerinde hiç kaydedilmediğinden kaynaklandığı tespit edilmiş, takibe ve davaya konu fatura Sayın Mahkemeniz tarafından, kabul edilmesi halinde; davalının davacıya 59.000,00.-TL tutarında borçlu olacağı; Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise; Davalının davacıya hiç borcunun olmayacağı, takibe ve davaya konu faturanın kabul edilip edilmeyeceğinin de takdirinin mahkemeye bırakıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 21/02/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; Teknik Yönden; Takibe ve davaya konu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 30.12.2018 tarihli faturanın açıklama kısmında sadece “ Malzeme ve işçilik Bedeli” ifadesi dışında yapıldığı ifade edilen raf imalatının; ölçülerini, miktarını, cinsini, özelliklerini belirtir hiçbir açıklayıcı bilgi belge dava dosyasında yer almamaktadır. Keşif günü yapılan incelemelerde, dava dilekçesinde belirtilen iş yerinin zemin kat atölye bölümünde, 9 parçadan oluşan 90*225 cm ebatlarında modüler market tipi metal raf ile taşıyıcı sistemi demir profil ve rafları ahşap olan raf sistemleri dışında, Davacı vekilinin keşif günü whatsapptan gönderdiği resimdeki gibi ya da ona benzer bir metal koli rafı sistemi tespit edilmediğinden teknik açıdan değerlendirme yapılamamıştır. Mali Yönden; Takibe ve davaya konu fatura Sayın Mahkemeniz tarafından, kabul edilmesi halinde; Davalının davacıya 59.000,00.-TL tutarında Borçlu olacağı; Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise; davalının davacıya hiç borcunun olmayacağı, takibe ve davaya konu faturanın kabul edilip edilmeyeceğinin takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Anılan Takibe ve davaya konu 59.000,00.-TL tutarındaki faturanın Sayın Mahkemeniz tarafından, kabul edilmesi halinde; Davacı vekilinin itirazındaki gibi 31.12.2018 tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edildiğinde; 59.000,00.-TL Asıl alacak için 16.374,52.-TL tutarında faiz hesap edilmiştir. Fatura üzerinde vade belirtilmediğinden, teslim alan kişinin de tespiti yapılmadığından, fatura düzenlenme tarihine +30 gün ilave edildiğinde faturanın ödeme tarihinin 29.01.2019 olduğu Sayın Mahkemeniz tarafından kabul edilir ise; 59.000,00.-TL Asıl alacak için 15.460,42.-TL tutarında faiz hesap edildiği bildirilmiştir. Mahkememizin 04/03/2022 tarih, 2021/200 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararında, "Tüm dosya içeriği ve delillerin özellikle bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda: mahkememizce bilirkişi heyetine yerinde inceleme yetkisi verilmesi ile yerinde yapılan incelemede metal koli rafı sistemi tespit edilmediğinden teknik açıdan değerlendirme yapılamamış ise de davacı tarafın 12/2018 dönemine ait Bilanço Esasına göre defter tutan mükelleflerin mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirim (FormBS)in İncelenmesinde 12/2018 dön. BS Bildirimi ile ....ŞTİ.'ne 1 Ad.Belge 50.000 TL tutarlı olmak üzere BS bildirimlerin kanuni süresi içinde bağlı bulunduğu Vergi Dairesine bildirildiği ,Davalı tarafın 12/2018 dönemine ait Bilanço Esasına göre defter tutan mükelleflerin mal ve hizmet alışlarına ilişkin bildirim (FormBA)in İncelenmesi; 12/2018 dön. BA Bildirimi ile ....A.Ş.'den 1 Ad.Belge 50.000 TL tutarlı, Olmak üzere BA bildirimlerin kanuni süresi içinde bağlı bulunduğu Vergi Dairesine bildirildiği davalı şirketin BA formları ile davacı şirketin BS formlarının birbiri ile örtüştüğü bu nedenle davaya konu fatura kapsamındaki malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, takip öncesi davalının temerrüde düşürülmediği faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın 59.000,00 TL üzerinden kabulüne..." gerekçesi ile, davacının davasının KISMEN KABULÜ ile davalının Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2951 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 59.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 11.800,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı ve davalı vekilinin mahkememiz kararını istinaf etmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi'nin 28.10.2025 tarih ve 2022/1045 Esas, 2025/1834 Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya mahkememize gelerek mahkememizin 2025/840 Esasına kayıt edilmiştir. Mahkememizin 10/11/2025 tarihli tensip zaptı 3 nolu ara kararı uyarınca dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, davacı vekiline 5.000,00-TL bilirkişi ücreti yatırması için 2 haftalık süre verilmiş, gider avansı yatırılmadığından dosya bilirkişiye verilememiştir. Mahkememizce yapılan 10/04/2026 tarihli celsede davacı vekili "Mahkemenizin 2021/200 Esas sayılı dosyasında faiz hesabı yapılmıştı, buradaki hesaplar esas alınarak karar verilsin, mahkeme aksi kanaatte ise gider avansı yatırmak üzere tarafımıza süre verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya kapsamına, Bölge Adliye mahkemesi karar içeriğine göre, bozma doğrultusunda hesaplama yapılması için ek rapor alınmasına yer olmadığı anlaşılmakla ek rapor alınmasına yönelik mahkememiz ara kararından rücu edilmesine karar verilmiştir. Sonuç itibarı ile bölge adliye mahkemesi kararında yer alan husus, takip öncesi işlemiş faize yönelik olup fatura tarihleri dikkate alındığında takip öncesi işlemiş faiz yönünden ek rapor alınmasına gerek bulunmamaktadır. Zira sonuç itibarı ile 4 işlemden ibaret bir hesaplama işlemi olup bu hesaplama mahkememizce aşağıdaki şekilde yapılmıştır. Takip tarihi 10/09/2020 olup fatura tarihi olan 24/01/2019 tarihine 30 günün eklenmesi sonucunda temerrüt tarihi olarak 23/02/2019 tarihi tespit edilmiştir. Davacının talebi doğrultusunda (icra takibinde temerrüt faizi olarak avans faiz oranı talep edilmiştir) temerrüt tarihi ile icra takip tarihi arasında takip öncesi işlemiş faiz hesabı; Faiz İşletilen Süre: 1 yıl 6 ay 18 gün Anapara: 59.000,00 TL İşleyen Faiz Tutarı: 14.672,41 TL Anapara + Faiz Toplamı: 73.672,41 TL Faiz Hesaplama Detayları: 23.02.2019 ile 10.10.2019 (bu tarih dahil) arasındaki 230 gün için yıllık %19,50 faiz oranı üzerinden, 11.10.2019 ile 20.12.2019 (bu tarih dahil) arasındaki 71 gün için yıllık %18,25 faiz oranı üzerinden, 21.12.2019 ile 12.06.2020 (bu tarih dahil) arasındaki 175 gün için yıllık %13,75 faiz oranı üzerinden, 13.06.2020 ile 10.09.2020 (bu tarih hariç) arasındaki 89 gün için yıllık %10 faiz oranı üzerinden Tüm dosya içeriği ve delillerin özellikle bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda: mahkememizce bilirkişi heyetine yerinde inceleme yetkisi verilmesi ile yerinde yapılan incelemede metal koli rafı sistemi tespit edilmediğinden teknik açıdan değerlendirme yapılamamış ise de davacı tarafın 12/2018 dönemine ait Bilanço Esasına göre defter tutan mükelleflerin mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirim (FormBS)in İncelenmesinde 12/2018 dön. BS Bildirimi ile ....ŞTİ.'ne 1 Ad.Belge 50.000 TL tutarlı olmak üzere BS bildirimlerin kanuni süresi içinde bağlı bulunduğu Vergi Dairesine bildirildiği ,Davalı tarafın 12/2018 dönemine ait Bilanço Esasına göre defter tutan mükelleflerin mal ve hizmet alışlarına ilişkin bildirim (FormBA)in İncelenmesi; 12/2018 dön. BA Bildirimi ile .....A.Ş.'den 1 Ad.Belge 50.000 TL tutarlı, Olmak üzere BA bildirimlerin kanuni süresi içinde bağlı bulunduğu Vergi Dairesine bildirildiği davalı şirketin BA formları ile davacı şirketin BS formlarının birbiri ile örtüştüğü bu nedenle davaya konu fatura kapsamındaki malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, takip öncesi davalının temerrüde düşürülmediği faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın 59.000,00 TL üzerinden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.'' gerekçesi ile; "-Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve hakimin taktirine göre: -Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; -Davalının Karşıyaka 3. İcra dairesinin 2020/2951 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 59.000,00-TL asıl alacak, 14.672,41-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere 73.672,41-TL takip çıkış miktarı üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin (2.518,81-TL takip öncesi işlemiş faiz) REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu kararın dosyadaki diğer deliller dikkate alınmadan yalnızca bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin mal ve hizmet alışlarına ilişkin bildirimlerine (Form BA ve Form BS) dayanarak verildiğini, bilindiği üzere Ba ve Bs bildirim formları bilanço esasına göre defter tutan mükellefler tarafından belirli bir limiti aşan mal ve hizmet alım ve satışlarının bildirildiği formlar olduğunu, bu formları esas alarak iki şirket arasındaki alacak borç ilişkisini tayin etmenin mümkün olmadığını, bu formların, faturaya konu mal veya hizmetin teslim edildiğine ilişkin delil olabilecekse de kesin bir ispat vasıtası olmadığını, bu durumda yapılması gerekenin dosya içerisinde bulunan diğer delillerle birlikte söz konusu formların da incelenmesi ve birbirlerini destekler nitelikte ise buna göre karar verilmesi olduğunu, yerel mahkemece gerekçeli kararda bilirkişi raporları dahil diğer delillerin hiçbirine değinilmeden yalnızca BA ve BS Formlarının dikkate alınıp buna göre davanın kısmen kabulü kararı verilmesinin açıkça hatalı olduğunu, zira dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da gerek mali yönden gerekse de teknik yönden yapılan değerlendirmelerde ne söz konusu faturanın ne de buna dayalı olan bir mal teslimi veya hizmetin davalı müvekkili şirkete teslim edildiğinin tespit edilemediğini, teknik yönden yapılan değerlendirmelerde de dava dilekçesinde yapıldığı iddia edilen raf imalatının; ölçülerini, miktarını, cinsini, özelliklerini belirtir hiçbir açıklayıcı bilgi belgenin yer almamakta olduğu, davacı tarafın gönderdiği resimdeki gibi ya da ona benzer bir metal koli rafı sisteminin de davacı müvekkilin iş yerinde tespit edilemediğinin söylendiğini, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde faturaya konu mal veya hizmetin davacı müvekkili şirkete teslim edilmediğinin açıkça görüldüğünü, buna rağmen delillerin hiçbirine değinmeden yalnızca BA ve BS Formlarının dikkate alınıp buna göre davanın kısmen kabulü kararı verilmesinin açıkça hatalı olduğunu, ayrıca diğer kalemlerde kabul oranının (%77) dikkate alınarak yapılan giderlerin bu orana göre taraflar üzerinde bırakılırken,1.320,00-TL'lik arabuluculuk ücretinin tamamının taraflarından tahsiline karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf; davalıya raf işçiliği hizmeti yapıldığını fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf; davacıdan bir hizmet almadığını, faturanın tebliğ edilmediğini davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; ilk kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, asıl alacak kabul edilmiş, işlemiş faiz ise reddedilmiştir. Her iki tarafın da verilen kararı istinaf etmesi üzerine Dairemizce 2022/1045 Esas, 2025/1834 Karar sayılı karar ile; "...Asıl alacakla ilgili verilen kararda bir isabetsizlik olmamakla birlikte, faturanın davalıya tebliğ tarihi belli olmadığından TTK nın 1530/4 hükmü doğrultusunda BA ile Vergi Dairesine bildirim yaptığı 24.01.2019 tarihine 30 gün ekleyerek temerrüde düştüğü tarih belirlenip bu tarihten itibaren bilirkişiye faiz hesabı yaptırılması gerekirken işlemiş faizin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre de; HMK nın 326/2. Maddesine göre; davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemece yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırması gerektiği, somut olayda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği dikkate alındığında belirtilen arabulucuk giderinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekli iken yazılı şekilde tamamından davalının sorumlu tutulması da hatalı olmuştur..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararımızdan sonra ;Mahkemece tensiben dosyanın bilirkişiye tevdiine ve gider avansının yatırılması için davacı vekiline süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekili kesin süre içerisinde gider avansını yatırmamış, ancak duruşmadaki beyanında; daha önceki rapordaki faiz hesabına göre karar verilmesini talep etmiş, mahkemede ara karardan rücu ederek 23.02.2019 dan itibaren faiz hesabı yaparak asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden kısmen kabul kararı vermiştir. İş bu karar karşı davalı tarafça yeniden istinaf yoluna başvurulmuştur. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına mahkemece verilen kısmen kabul kararında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin esasa yönelik istinaf itirazları yerinde bulunmamıştır. Ancak kaldırma kararımızda da belirtildiği üzere davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden yargılama gideri olan arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre taraflara yükletilmesi gerekirken, tamamının davalıya yükletilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 9. HD nin 2021/5888 esas, 2021/9999 karar sayılı kararı da aynı doğrultudadır) HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 1-Davalı vekilinin yatırmış olduğu 1.258,14 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, 2-Davalı vekilinin yatırdığı 2.002,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, B-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/04/2026 tarih, 2025/840 Esas ve 2026/246 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Davalının Karşıyaka 3. İcra dairesinin 2020/2951 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; 59.000,00-TL asıl alacak, 14.672,41-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 73.672,41-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Fazlaya ilişkin istemin (2.518,81-TL takip öncesi işlemiş faiz) REDDİNE, 2-Kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 14.734,48-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Koşulları oluşmadığından reddedilen tutar yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 5.032,56-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 920,20-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.112,36-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 2.518,81-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 920,20-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL başvurma harcı, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 178,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.237,30-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.16120-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 1.021,68‬ TL sinin davalıdan, geriye kalan 298,32‬ TL sinin davacıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına, 10-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1141, K. 2026/1708, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1141-e-2026-1708-k-e1790be15306