Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1160 E. 2026/1678 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1160
- Karar No
- 2026/1678
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1160 KARAR NO : 2026/1678
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2026 NUMARASI : 2026/45 Esas 2026/333 Karar DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) KARAR TARİHİ : 03/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından “kayıp/zayi” iddiasıyla açılan dava sonucunda, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/751 E. sayılı dosyasında, 15/11/2025 keşide tarihli, H1-1530605 seri numaralı, 550.000 TL bedelli çekin iptaline karar verildiğini, çekin zayi olmadığını, çek aslının fiilen ve halen davacı hamilin elinde olduğunu, iptaline karar verilen çekin aslının, dava tarihinden önce ve dava sürecinde müvekkilde fiilen mevcut olduğunu, çekin aslının, ....bank A.Ş. ibraz kayıtları ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/751 esas sayılı dosyasına sunulmuş belgeler ile sabit olduğunu, zayi kavramı, çekin hamilin zilyetliğinden iradesi dışında çıkması halini ifade ettiğini ve elden teslim edilmiş, aslı mevcut bir çekin zayi olduğundan söz edilemeyeceğini, çekin, davalı ile ticari ilişkisi bulunan kişi tarafından bizzat teslim edildiğini, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/751 esas sayılı dosyasına konu çekin, davalı ile aktif ticari ilişkisi bulunan .... tarafından bizzat müvekkiline teslim edildiğini, teslim anının; çekin açıkça görüldüğü, teslim iradesinin tartışmasız olduğu video kaydı ile kesin biçimde sabit olduğunu, davalı tarafın, çekin üçüncü kişiye teslim edildiğini biliyor olmasına rağmen “zayi” iddiasında bulunmasının bilinçli ve kötü niyetli olduğunu, çekin aslının ortaya çıkması sonucunda iptal kararının hukuki sonuç doğurmayacağını, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/751 E. sayılı dosyasında iptaline karar verilen 15/11/2025 keşide tarihli, H1-1530605 seri numaralı, 550.000 TL bedelli çekin gerçekte zayi olmadığının tespiti ile iptal kararının, çekin aslı ortaya çıktığından hukuki sonuç doğurmayacağının tespitine, banka tarafından ödemeden kaçınılmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan dava ve iddiaları gerçek dışı olduğunu, dava konusu çek ile ilgili açmış oldukları davada bankaya bilgi verildiğini, çekin davacı elinde olduğu ve süresinde ibraz edilmiş ise banka tarafından dava ile ilgili bilginin davacı tarafa verilmiş, ve davacı tarafından çekin zayi olduğuna ilişkin davaya başvurarak çekin kendilerinde olduğu bildirilerek davanın seyrinin değiştirilebilecek olmasına rağmen, davacı tarafça yerine getirilmediğini, mahkemece gazete ilanı, bankaya bildirim gibi hususların yerine getirilmiş olmasına rağmen, davacı tarafça herhangi bir iddiada bulunulmadığını, mahkemece zayi kararı verildiğini, çekin davacı tarafın elinde olması durumunda, davacının kötüniyetli hareket ettiğini, davacı tarafça çekin alındığını iddia ettiği kişiden hangi ticari ilişkiye dayanarak aldığını ispatla mükellef olduğunu, davacı tarafın kötü niyetle hareket ettiğini ve davasının reddi gerektiğini, davacı tarafın dilekçe içeriğinin gerçeği yansıtmadığını, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. DAVA KONUSU: Açılan dava, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/751 E. sayılı dosyasında iptaline karar verilen ...bank ... Şubesine ait, keşidecisi ... Şirketi olan, 15/11/2025 keşide tarihli, H1-1530605 seri numaralı, keşide yeri İzmir olan 550.000 TL bedelli çekin zayi olmadığının tespiti ile söz konusu zayi kararının iptaline karar verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/751 E. sayılı dosyasından 25/12/2025 tarihinde ...bank ... Şubesine ait, keşidecisi ... Şirketi olan, 15/11/2025 keşide tarihli, H1-1530605 seri numaralı, keşide yeri İzmir olan 550.000 TL bedelli çekin keşide tarihi itibariyle bankaya ibraz edilip edilmediği tespit edilmeden zayi sebebiyle iptaline dair karar verilmiştir. 06/01/2026 tarihinde davacı tarafından zayi nedeniyle iptaline karar verilen çekin davacı tarafından dosyaya sunulduğu anlaşıldı. Zayi nedeniyle çek iptali davalarında, çek ortaya çıktığında iptal kararı verilmemekte, davacıya istirdat davası açmak üzere süre verilmektedir. Ancak çek iptali davasında çekin keşide tarihi itibariyle ibraz edilip edilmediği sorulmadan çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak söz konusu çek davacı tarafından mahkememize de sunulmakla zayi olmadığı ortaya çıktığından iptal kararının bir geçerliliği kalmamıştır. Çek iptali kararları kesin hüküm teşkil etmemektedir. Bu nedenle iptaline karar verilen çek ortaya çıkmış olduğu..." gerekçesi ile; Davanın KABULÜ ile, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/751 Esas 2025/1182 Karar sayılı ilamı ile zayi olduğuna karar verilen ...bank ... İzmir Şubesine ait H1-1530605 çek nolu, 15/11/2025 keşide tarihli, keşidecisi .... Şirketi olan, 550.000,00-TL bedelli çekin zayi olmadığının tespiti ile mahkemece verilen iptal kararının kaldırılmasına'' karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne yönelik verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, açılan çek iptali davasından davacının haberinin olmasına rağmen çeki kötüniyetli olarak mahkemeye sunmadığını, çekin iptalinden sonra hakkını kötüye kullanarak anılan davayı açtığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava; çekin zayi olmadığının tespiti ile zayi kararının iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. Bilindiği üzere, davanın açılması nedeniyle alınacak yargı harçlarının türü, ödeme yeri, zamanı ve usulü 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27 ve devamı maddeleri ile bağlı tarifede gösterilmiştir. Diğer yandan, harcın eksik yatırılması halinde yapılacak işlemler ve izlenecek yol ile harcın yatırılmaması ve yaptırımı aynı Kanun'un 27. ve 32. maddelerinde belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27. maddesinin son fıkrası hükmüne göre harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise müteakip işlemlere ancak harç ödendikten sonra devam olunacağı vurgulanmış ve 30. maddede de yargılama sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o oturum için yargılamaya devam olunacağı, takip eden oturum gününe kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı, HUMK'nun 409. maddesinde (6100 sayılı HMK'nın md. 150) gösterilen süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının eksik harcın ödenmesine bağlı olduğu açıklanmıştır. Bu hükümlerle eksik harcın tamamlatılmasına ilişkin özel bir düzenleme getirilmiştir. Eldeki davada; davacı tarafça dava harçlarının yatırılmadığı görülmekle, eksik harcın tamamlattırılması zorunluluk arz etmektedir. Hal böyle olunca, eksik harcın tamamlattırılması için davacıya kesin süre verilip, oluşacak sonuç doğrultusunda yargılamaya devam edilmesi gerekirken, eldeki davada eksik harç tamamlatılmaksızın Harçlar Kanunu'nun 32. maddesine aykırı olarak yargılamaya devam edilmesi doğru görülmemiştir. (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2019 Tarih ve 2017/2989 Esas, 2019/798 Karar sayılı, 13/12/2017 Tarih ve 2016/14070 Esas, 2017/7936 Karar sayılı ilamları). Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ilk derece mahkemesi tarafından yargı harçları ikmal edilmeden hüküm kurulması hali, HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle re'sen incelenerek Aynı Kanunun 353/1. fıkra (a-4) maddesinde yer alan "diğer dava şartlarına aykırılık bulunması" şeklindeki düzenleme gereğince istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 297., 355. ve 353/(1)-a-4 ve 6. maddeleri gereğince re'sen kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin istinaflarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/04/2026 tarih ve 2026/45 Esas 2026/333 Karar hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 297., 355. ve 353/(1)-a-4. ve 6. maddeleri uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 732,00 TL istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere 03.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.