Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1123 E. 2026/1279 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1123
Karar No
2026/1279
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/1123

KARAR NO: 2026/1279

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/02/2026

ESAS NO: 2025/380

KARAR NO: 2026/166

DAVANIN KONUSU: Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/06/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM

TARİHİ:12/06/2026

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2026 tarih ve 2025/380 Esas 2026/166 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı borçluya 1.500.000,00 TL borç para verdiğini, taraflar arasındaki bu ilişkiyi delillendirmek adına kefiller ile birlikte bir protokol tanzim edildiğini, protokol uyarınca borcun 500.000,00 TL sinin üç eşit taksit olmak üzere senede bağlandığını, senetlerin ödeme tarihlerinin sırasıyla 05/08/2024, 05/09/2024 ve 05/10/2024 tarihleri olduğunu, ilgili senetlerin yanı sarı protokolde öngörüldüğü borca karşılık ... plakalı araç ve araca bağlı ... plaka üzerine de araç rehin sözleşmesi yapıldığını, protokol uyarınca müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla borçlu aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/399 D. İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararına istinaden kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi başlattığını, borçlular tarafından Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/377 esas sayılı dosyası ile takibin iptali ve durdurulması istemiyle dava açıldığını, açılan davada yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiğini, kararın istinaf edildiğini ve dosyanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin alacağının doğrudan kambiyo senedine dayandırıldığını, tarafların senetlerden birinin ödenmemesi durumunda vadesi gelmeyen senetlerin de muaccel hale geleceğine ilişkin bir anlaşma sağladıklarını, senetlerin tahsili amacıyla cebri icra yoluna başvurulacağının kabul edildiğini, icra takibine konu senetlerin teminat senedi olduğunun kabulününde ilgili senetlerin yazılı delil başlangıcı hükmünde olduğunu, taraflar arasında akdedilen protokol ile birlikte borçluların açık kabulü/ikrarı bulunduğunu, ikame olunan davada ispat yükünün davalıda olup borcun ödendiğini ispat etmesi gerektiğini, belirtilen nedenlerle öncelikle müvekkilinin hakkını elde etmesinin imkansızlaşmaması için müvekkilinin maddi durumu da dikkate alınarak teminatsız olarak davalıya ait taşınır ve taşınmaz mallara alacağı karşılayacak ölçüde ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulü ile 1.500.000,00-TL alacağın protokolde öngörülen 05/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava edildiği anlaşılmıştır.

DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:

Davacı tarafın dava dilekçesinde, müvekkiline 1.500.000TL ödünç para verdiğini iddia ettiğini, ancak dava dilekçesinde ve ekinde, müvekkilinin bu tutarda bir para aldığına dair herhangi bir dekont, makbuz gibi bir delil bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsettiği ve ekinde sunmuş olduğu bir takım sözleşmeler, müvekkilinin, davacıdan borç aldığını göstermediğini, borç verilen tutarın ayrıca yazılı belge ile ispatı gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında, kesinlikle bir alacak verecek meselesi bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkiline ödünç olarak, 1.500.000-TL tutarında bir para vermediğini beyanla, davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Dosya kapsamına göre cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı davalı vekiline ihtar edilmiş, davalı tarafça yemine ilişkin herhangi bir beyan sunulmadığı görülmüş olmakla karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur. 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 1.500.000,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %51.75 oranında ve değişen oranlarda avans faiz uygulanarak takibin devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine..." dair karar verilmiştir.

İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; davacı tarafın müvekkiline 1.500.000 TL ödünç verdiğini iddia ederek bu iddiasını 04/06/2024 tarihli protokole ve bu protokole istinaden düzenlenen senetlere dayandırıldığını, tarafların sadece bir miktar paranın ödünç alana verilmesi konusunda anlaşmış olmaları borcun doğması için yeterli olmadığını, huzurdaki ödünç para verildiği iddiasıyla açılan davada paranın fiilen ödünç alana teslim edildiğinin ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğunu, davacı tarafından 1.500,000 TL gibi oldukça yüksek bir meblağın müvekkiline ödünç verildiğinin iddia edilmesine rağmen dosya kapsamında ne bir banka dekontu ne bir ödeme makbuzu ne de paranın elden teslim edildiğine dair imzalı bir teslim belgesi bulunmadığını, vadeye ilişkin açık bir düzenlemenin olmadığını, huzurdaki davada davacıdan ödünç para almadığını, protokol ve senetlerin paranın teslimi şartıyla ve teminat amacıyla düzenlendiğini ancak paranın hiçbir zaman kendisine ulaşmadığının belirtildiğini, müvekkilinin almadığı bir paranın alınmadığını ispat etmesini beklemenin müvekkilini imkansız bir yükümlülüğünün altına soktuğunu, dosya kapsamındaki 04/06/2024 tarihli protokolün en fazla yazılı delil başlangıcı kabul edilebileceğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Dava, itirazın iptali/alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, yargılama sırasında bilirkişiden aldırılan rapor ve tüm dosya bulunan bilgi ve belgeler dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş, davalı taraf vekilinin iş bu kararı süresinde istinaf etmiştir.

İtirazın iptali davası ile alacak davaları gerek davanı açılış şekli ve süresi gerekse sonuçları bakımından birbirinden tamamen farklı davalardır. İtirazın iptali davası takip hukukuna özgü bir tahsil davası olup bu davanın açılabilmesi için İİK 67 md.sinin açık hükmü uyarıca ilamsız bir takip yapılması, borçlunun takibe itiraz etmiş olması ve davanın itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması koşulları gerekirken alacak davası için bu koşulların hiçbirisi gerekmemektedir.

İlk derece mahkemesince, her ne kadar uyuşmazlık konusu olayda dava itirazın iptali davası olarak nitelenerek (davacı yanca bu yönde isteminde bulunulduğu kabul edilerek) bu hali ile davanın esası hakkında karar verilmiş ise de davacı taraf dava dilekçesinin dava konusu başlıklı kısmında davanın konusunun icra takibinin devamına karar verilmesi istemiyle alacak davası olduğunu belirtmiş dilekçesinin talep/ sonuç bölümünde ise 1.500.000- TL alacağın ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Bundan başka, davacı taraf vekili dosya kapsamında mevcut 24.10.2025 tarihli (ihtiyati hacze itiraza ilişkin) celsedeki beyanıda duruşma tutanağı içeriğine göre aynen: ''Davacı vekili son beyanında: huzurdaki dava alacak davasıdır. İtirazın iptali davası değildir. Yeni bir takip oluşturmak zorundayız. Talebimiz rehinle teminat altına alınmayan kısım yönündedir. Borcun ödenmemesinden kaynaklı zarar daha fazladır. BAM da bu konuda değerlendirme yapılmasını söylemiştir. İtirazın kaldırılması davasında tahsilat olursa eldeki dava zaten konusuz kalacaktır. Rehinle teminat altına alınmayan kısım yönünden ihtiyati haczin devamına karar verilsin'' demiştir.

Durum böyle olunca; mahkemece uyuşmazlık konusu hakkında doğru bir değerlendirme yapılabilmesi için öncelikle HMK. 31. maddesi kapsamında davacı tarafa davadaki talebinin/davasının açıkça ve tam olarak neye ilişkin olduğu (alacak davasına mı yoksa itirazın iptali davasına mı yönelik olduğu) hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklattırıldıktan sonra eldeki davanın hukuki nitelemesi yapılarak soncuna göre işin esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklamalar ve 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

1-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2026 tarihi 2025/380 Esas- 2026/166 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a,6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,

2-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3-Davalı taraftan tahsil edilen istinaf karar harcının isteği halinde kendilerine iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,

5-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1123, K. 2026/1279, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1123-e-2026-1279-k-88c14dc8aed2