Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2155 E. 2026/1107 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2155
- Karar No
- 2026/1107
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2155 Esas
KARAR NO : 2026/1107 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2021/750 Esas- 2023/644 Karar
TARİH: 13/07/2023
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı... Şirketi arasında davalı şirketin üretmiş olduğu ürünlere ve mallara ilişkin satış sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye karşılık davalı şirket tarafından düzenlenen faturada yer alan ürünlerin tamamının davacıya eksiksiz teslim edilmesi gerektiğini, müvekkili davacının satış bedelinin tamamını ödediğini ancak davalı şirket tarafından faturada yer alan malların davacı müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili şirketin faturadan ve harici satış sözleşmesinden kaynaklanan borcunu zamanında yerine getirdiğini ancak davalıların malları teslim etmediklerini, bu nedenle müvekkili tarafından davalılara ödenen ve karşılığında mal teslim edilmeyen 279.750 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ..., ...ve... .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacaklı şirket yetkilisi ...'ün müvekkillerinden ...ile ... vasıtasıyla tanıştığını, eşi ... ile birlikte antika üzerine iş yeri açacağını beyan ettiğini, bu sebeple antika olarak açacağı iş yerine malzeme ihtiyacı olduğunu belirttiğini, daha sonraki dönemlerde davalı müvekkili ... ... düzenlediği internet mezatlarından bir çok kalem çeşitli eşyalar satın aldığını, bunun karşılığında davalı şirket... bu aldığı mallara karşılık ... fatura no 06/05/2020 tarihli toplam 115.433,50 TL 'lik fatura düzenlendiğini, bu fatura karşılığında teslim aldığı mallara karşılık 50.000 TL, 25.000 TL ve 20.000 TL bedelli keşidecisi davacı şirket olan toplamda 95.000 TL çekleri müvekkili şirkete verdiğini, çeklerden 50.000 ve 25.000 TL 'lik olanların ödendiğini, 05/06/2020 keşide tarihli 20.000 TL'lik çekin ödenmediğini, ayrıca ...'ün ...'den piyasadan başka iş yerlerinden başkaca mallar temin etmesini talep ettiğini ve müvekkili ...'in de başka yerlerden farklı zamanlarda temin ettiği malları ...'e gönderdiğini ve bu farklı zamanlarda temin ve teslim ettiği malların karşılığında ... tarafından müvekkili ...hesabına eftler yapıldığını, davacı tarafın paraların gönderilip, malların teslim edilmediğine ilişkin iddiası gerçeği yansıtmayıp kötü niyetli ileri sürülen bir iddia olduğunu, 28/05/2020 tarihinde ... 'ün göndermiş olduğu şoför ...'a söz konusu ürünlerin teslim edildiğini ve ...'ın imzasının da teslim tutanağına geçirildiğini, ayrıca ...'ün kendisinin de borçlu şirkete ait iş yerine gelerek çeşitli zamanlarda malları teslim aldığını, ... ve ya eşi ... 'ün el yazılı mal teslimine ilişkin ek de sundukları evraklardan da görüleceği üzere malların teslim alındığını ve bazılarının iade edildiğini, müvekkilinin davacı tarafa borçlu olmayıp, aksine davacı şirketten alacaklı konumunda olduğunu, şayet söz konusu mallar teslim edilmemiş olsaydı bu paraların ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ... 'in hiçbir borcunun bulunmadığını, bu davada husumet ehliyetinin de olmadığını, dosya kapsamında da görüleceği üzere davacı şirkete kesilen fatura bedelinin 115.433,50 TL olduğunu, bu fatura bedelinin de 75.000 TL'si ödenmiş olup, bakiyesinin müvekkili şirkete ödenmediğini, ... ile müvekkili ...arasındaki ilişkinin dışarıdan temin edilen mallara ilişkin gönderilen eftler olduğunu, davacı şirketin söz konusu bedelleri talep etme hakkı bulunmadığını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı taraf ile davalı tarafın ticari defterlerin birbiri ile uyumsuz olduğu, dosya içeriğine göre davacı tarafın davalılar... .... Ltd. Şti., ...ve ... yönünden alacaklı olduğuna dair delil sunamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre dava dilekçesi ekinde sunulan banka dekontlarında yapılan incelemeye göre dekontlara istiaden ... tarafından ...adına EFT yapmak suretiyle ödemeler yapıldığı, EFT yapmak suretiyle ödeme yapan ...'ün ödemeleri şahsi hesabından gönderdiği, sunulan dekontlara göre bu ödemelerin ...adına ve hesabına gönderilmiş olduğu, davalı ...'in alınan beyanında kendi adına ...'e yardımcı olmak adına çalıştığı şirket olan... ayrı olarak şahsı adına bazı ürünler aldığını, bu ürünleri farklı firmalardan aldığını, değerinin 204.750 TL olduğunu, ...'ün ödemesini şahsına yaptığını, çalıştığı şirket ile ilgili olmadığını beyan ettiği, malları davacıya teslim ettiğine dair dosyaya belge sunulduğu, belge üzerinde davacı ismi vs yazmadığı, davacı tarafın yazılan şirket ve şahıs isimlerini kabul etmediğini beyan ettiği, davalı tarafın da bu hususta net beyanda bulunulmadığı anlaşıldığından davalı ...'in yapılan ödeme karşılığında davacıya mal teslim ettiğini ispat edemediğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davalı ...yönünden açılan davanın kısmen kabulüne ve bu davalı aleyhine icra inkar tazminatına, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davalı ...adına sunulmuş bir vekaletname olmamasına rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, davalı ... ve davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, müvekkili şirketin ticari defterlerine göre davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkinin sabit olduğu, sunulan tüm delillere göre davalı ...'in davalı şirketten bağımsız olarak ticari ilişkiye girmediğinin sabit olduğu, yine davalı şirketin tek ortağı da davalı ... olduğundan bu davalıların da borçtan sorumlu oldukları, Mahkemece, toplam bedeli 75.000 TL olan çeklerle ilgili bir karar verilmediği, bilirkişi raporunda çekler nedeniyle 75.000 TL alacaklı olduklarının tespit edildiği, bu yönden kararın gerekçesiz olduğu, kararın bütünü ile de gerekçesiz olduğu ve bu sebeplerle kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
DAVALI ...VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davacı şirket yetkilisi ... tarafından müvekkiline gönderilen havalelerin teslim edilen ürünlerin karşılığı olduğu, bütün malların ... adına ...'a ve ...'ün kendisi ve eşine teslim edildiği, Mahkemece tanık olarak ...'ın beyanı alınmadan verilen kararın eksik incelemeye dayandığı, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığına ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, sözleşme ve sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın, davalı ...yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden ise reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Dosya kapsamından; davacı şirket tarafından davalılar aleyhine toplam 279.750 TL alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde, takip dayanağının sözleşmeye aykırılık ve sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak olarak gösterildiği, dava dilekçesinde ise, davalı şirket tarafından davacı şirket adına bir adet fatura düzenlendiği ve bu fatura bedelinin çeklerle ödendiği, davalı şirketin fatura konusu malları teslim etmediği, bu nedenle çek bedellerinin iadesinin gerektiği, yine davalılara yapılan harici satış sözleşme gereğince satış bedeli olarak para gönderildiği, satış bedelleri ödenen malların ise teslim edilmediğinin iddia edildiği, dava dilekçesi ekinde davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenmiş 115.433,50 TL bedelli bir adet fatura, iki adet çek ile çek bedellerinin ödendiğine dair iki adet dekont ve dava dışı ... tarafından davalı ...hesabına, herhangi bir açıklama yapılmaksızın gönderilen EFT'lere ilişkin dekontların sunulduğu, söz konusu ödemelerin tamamının karşılıksız kaldığının ve davalıların bu bedellerin iadesinden sorumlu olduklarının ileri sürüldüğü, davalılar ...ile ...'in bedelin iadesinden ne sebeple sorumlu olduklarına dair bir gerekçe ve delilin ise sunulmadığı, davalı ...tarafından, davacı şirketin yetkilisi ... ile arasında mal alım satımına dair bir ilişki olduğu, EFT'lerin ...'e teslim edilen malların bedelleri olduğu, bu alım satım ilişkisinin davalı şirket ile ilgisinin olmadığı, davalı şirket tarafından da, fatura konusu malların davacıya teslim edildiği, davacı şirketin alacaklı değil borçlu olduğu, zira ödeme amacıyla verilen çeklerden 20.000 TL bedelli olanının ödenmediğinin savunulduğu, Mahkemece davacı ve davalı şirket defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alındığı, alınan raporunda davacının kendi ticari defterlerinde davalıdan 279.750 TL alacaklı, davalının ticari defterlerinde ise davalıya 20.433,50 TL borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada mübrez dekontlardan EFT'lerin davacı şirketin yetkilisi olan ... tarafından davalı ...adına yapıldığı, dekontlarda herhangi bir açıklamanın olmadığının anlaşıldığı, her iki tarafça, ödemelerin taşınır mal satışı nedeniyle yapıldığının kabul edildiği, davacı şirket tarafından ...'e gönderilen bedellerin, ticari defterlerinde davalı şirket adına tutulan hesaba kaydedildiği, davalı şirket tarafından ise davacı adına tutulan hesaba bu ödemelerin kaydedilmediği ve kabul edilmediği, davalı ...'in isticvabında, dava dışı ... tarafından kendisine gönderilen EFT'lerin teslim edilen malların bedeli olduğunu beyan ettiği, davalı ...'in davalı şirketin yetkilisi olmadığı, davalı şirket ile davalı ...ve davacı şirket veya şirket adına yetkilisi olan ... arasında yapılmış bir satış sözleşmesinin veya davalı şirket tarafından davacı şirket adına EFT ile gönderilen bedel tutarında düzenlenmiş bir faturanın ibraz edilmediği, davacının tek başına bu bedelleri ticari defterlerinde davalı şirket adına tuttuğu hesaba kaydetmiş olmasının, davalı şirketi bu bedellerden sorumlu hale getirmeyeceği, bu nedenle Mahkemece, şirket yetkilisi tarafından davacı adına, davalı ...'e gönderilen bedellerden davalı şirketin sorumlu olmadığının kabul edilmesinin yerinde olduğu, her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde davalı ...'in sorumluluğuna dair somut bir iddia ileri sürülmemiş ise de, istinaf dilekçesinden anılan davalının davalı şirketin tek ortağı olması sebebiyle kendisine husumet yöneltildiği anlaşılmakla, davalı şirket ortağı ve yetkilisinin, bağımsız tüzel kişiliği bulunan şirketin borçlarından doğrudan bir sorumluluğu bulunmadığından ve yine davalı ...'nın hangi sebeple takip konusu edilen alacaktan sorumlu tutulduğuna dair bir iddia ileri sürülmediği ve delil sunulmadığından Mahkemece davalılar ... ve ...yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu görülmüştür.
Davacı şirket tarafından davalı şirkete yönelik alacak iddiasının bir diğer kısmı ise, davalı şirket tarafından düzenlenen faturanın ödemesi amacıyla davalıya verildiği iddia edilen çek bedellerinin istirdadına ilişkindir. Çek bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun ödenmesi için verildiği kabul edilir. Davacı tarafça çeklerin, davalı şirket tarafından düzenlenen 06/05/2020 tarihli ve 115.433,50 TL bedelli faturanın ödenmesi için verildiği iddia edilmiş ve bu iddia davalı tarafça da kabul edilmiştir. Davalı tarafından düzenlenen fatura davacı tarafından ticari defterlerine kaydedilmiş ve ilgili dönemde bağlı olduğu vergi dairesine BA formu ile bildirilmiştir. Dolayısıyla fatura konusu malların davalı tarafından davacıya teslim edildiği yönünde bir karine oluşmuş olup, aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerekirken davacı tarafça dosyaya bu yönde bir delil sunulmamıştır. Davacının düzenlediği iade faturası davalı tarafın ticari defterlerinde yer almadığı gibi faturanın davalıya tebliğine dair bir evrak da sunulmamıştır. Bu itibarla davacı şirketin, davalı şirket tarafından düzenlenen fatura konusu malları teslim aldığı ve bu faturanın ödemesi olarak verdiği çek bedellerinin iadesini talep edemeyeceğinin kabulü gerektiğinden Mahkemece davalı şirket yönünden de davanın tümden reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Dava dışı ... tarafından davalı ...adına EFT ile gönderilen toplam 204.750 TL yönünden yapılan değerlendirmede ise; Mahkemece, dava dışı ...'ün davacı şirketin yetkilisi olması sebebiyle ve davalı tarafça da aksi iddia edilmediğinden, ödemelerin davacı şirket adına ve hesabına yapıldığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, EFT/Havalenin mevcut bir borcun ödemesi için yapıldığının kabul edildiği, avans olarak gönderildiğini iddia edenin bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ayrıca TBK'nın 207/2 maddesi uyarınca, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları, bu madde hükmünde malın alıcıya teslimi ile birlikte, bedelinin peşin olarak satıcıya ödendiği yolunda kanuni bir karinenin kabul edildiği, bu kanuni karinenin aksini yani önce ödemenin yapıldığı, sonra malın teslim edileceğini iddia edenin bu iddiasını ispat etmesi gerektiği, bu itibarla ispat yükünün, malların davacıya teslim edildiğini savunan davalı ...'de değil, davacıda olduğu, davacının ise bu yönde herhangi bir delil sunmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın davalı ...yönünden de reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmış ve davalı ...vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Öte yandan aleyhine açılan dava reddolunan davalı ...yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuş, davacı vekilinin yalnızca bu istinaf sebebi haklı bulunmuştur. Yine Mahkemece, davanın reddolunan kısmı yönünden davalı şirket, davalı ... ve davalı ...vekili tarafından cevap dilekçesinde talep edilen kötü niyet tazminatı talebi yönünden hüküm kurulmamış olması hatalı olmuş ise de, bu husus açıkça istinaf sebebi yapılmadığından Dairemizce karar bu yönden kaldırılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı ...'in istinaf başvurusunun kabulü ve davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ...'in istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarihli, 2021/750 Esas ve 2023/644 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
3-Davanın REDDİNE,
4-Davalılar ..., ...ve... .... Ltd. Şti.'nin şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:
5-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 108,57 TL harcın mahsubu ile kalan 623,43 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-Davalılar ..., ...ve... .... Ltd. Şti. kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
10-Artan gider bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
12-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
13-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 163,90 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri olmak üzere toplam 901,90 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
14-Davalı ...tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine,
15-Davalı ...tarafından sarf edildiği anlaşılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 163,90 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri olmak üzere toplam 901,90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
16-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.