Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1018 E. 2026/1430 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1018
- Karar No
- 2026/1430
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1018
KARAR NO:2026/1430
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/04/2026
NUMARASI:2025/285 Esas - 2026/392 Karar
DAVA:Şirket Ortağı Olmadığının Tespiti ve Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:22/04/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/09/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili, asgari ücretle çalışan müvekkilinin davalı şirketle ilgisinin olmamasına rağmen tek ortaklı şirketin yetkilisi olduğundan bahisle vergi dairelerinden yazılar ve ödeme emirleri geldiğini, bunlar için vergi mahkemelerinde dava açıldığını ancak ödeme emirlerinin çok olması sebebiyle oradan sonuç almanın sıkıntılı süreç olduğunun anlaşıldığını; şirketin kuruluş evrakında, karar defterlerinde, faturalarda ve diğer işlemlerde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkilinin nüfus bilgileri ele geçirilerek bilgisi dışında kurulan şirketin paravan şirket olduğunu, imzalar sahte olduğundan şirket kuruluşunun hiç tamamlanmadığını, alınan karar, kesilen faturalar ve diğer işlemlerden doğan vergi borçlarından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını; gerekli belgelerdeki, imzalarla müvekkilinin imzası karşılaştırıldığında işlem ve belgelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığının anlaşılacağını ileri sürerek, davalı şirketin kuruluşunun hiç tamamlanmadığının, müvekkilinin şirketin kurucusu ve ortağı olmadığının ve şirket borçlarından sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, davacının iddialarının kabulü için şirket kuruluş belgelerindeki imzaların sahte olduğunun ispatının gerektiği, CBS soruşturma dosyasındaki raporda davacıyla ilgili bir tespite yer verilmediği, mahkeme dosyasında da davacının kuruluş işlemlerindeki imzalarının sahte olduğuna dair tespit veya kriminal inceleme bulunmadığı, buna göre davacının imzasının sahte olduğunun kanıtlanamadığı, ispatlanamayan şirket ortağı olmadığı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği; şirket borçlarından sorumlu olmadığına ilişkin menfi tespit talebi bakımından uyuşmazlığın vergi borçları ve ödeme emirlerinden kaynaklandığı, şirketin borçlarından sorumlu olunmadığına ilişkin talebin ticaret mahkemelerinde tartışılamayacağı, vergi borçları yönünden vergi mahkemelerinin görevli olduğundan (Yargıtay 11. HD'nin 2013/11725 E., 2014/1124 K. sayılı ve 20/01/2014 tarihli ilamı), vergi borçlarından sorumlu olunmadığına ilişkin talebin yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, kararın eksik incelemeyle verildiğini, müvekkilinin imza örnekleri alınmadan, şirket sözleşmesinde ve faturalardaki imzaların müvekkilinin imzası olup olmadığına incelenmeden karar verildiğini, incelenen CBS dosyasında müvekkili gibi çok sayıda kişiye aynı işlemin yapıldığını, diğer kişilerin yaptığı şikayetlerin olduğunu, şirket hakkında çok sayıda şikayet mevcut olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, davacının, davalı .... Şti.'yle ilgisi bulunmamasına rağmen tek ortaklı kurucusu olarak göründüğünü, kuruluş belgelerindeki ve vergi borcuna konu faturalardaki imzaların kendisine ait olmadığından bahisle, şirketin kurucusu ile ortağı ve vergi borçlarından sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davalı şirketin, 15/06/2020 tarihinde tescil edildiği, ana sözleşmeye göre tek ortağının ve kurucusu ile aksi karar alınıncaya kadar şirketi temsile yetkili müdürün davacı ... olduğu, sicil dosyası aslının İstanbul Anadolu CBS'nin 2020/173143 sayılı soruşturma dosyasına gönderildiği görülmüştür. Bu dosyadan verilen cevapta da belgelerin emanet memurluğunda olduğu bildirilmiş ve İstanbul Anadolu CBS Emanet Memurluğu (emanet no: 2021/8140) tarafından "şirketin açılışına ilişkin belge asılları" 03/10/2024 tarihinde mahkemeye gönderilmiştir.Şirketin vergi kaydının bulunduğu İstanbul Alemdağ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden getirtilmiş belgelere göre, şirkete ait İstanbul ... Noterliği'nde 15/06/2020 tarihli ... yevmiye nolu imza sirkülerinde davacının yetkili olduğu ve davacıya atfedilen imzaların bulunduğu, aynı noterlikte ve tarihte ... yevmiye numarasıyla davacının şirket temsilcisi olarak, dava dışı ..., ... ve ... isimli kişileri şirkete ilişkin işlemleri münferiden yapabilmeleri hususunda vekil tayin ettiği; vergi dairesine verilmiş elektronik tebligat talep bildirimi ve internet hizmetleri kullanım başvuru formunda davacının adının ve imzasının bulunduğu; Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nın 17/03/2023 tarihli, şirkete ilişkin 2020 ve 2021 vergi dönemine ilişkin "sahte belge düzenleme" konulu raporunda, mükellef şirketin faaliyet konusunun komisyon karşılığı sahte belge düzenlemek olduğu, tüm faturaların gerçek mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmaksızın komisyon geliri elde etmek için sahte düzenlendiği, tebligata rağmen defter belge etmeyen davacı hakkında vergi suçu raporu düzenleneceği, defter ve belgeler ibraz edilmediğinden şirket hakkında özel usulsüzlük raporu düzenleneceği ve şirketin mükellef kaydının 31/12/2021 tarihi itibariyle terkin edilmesinin uygun olduğunun belirtildiği; çeşitli tarihlerde düzenlenmiş yoklama fişlerinde şirket adresinin kapalı olduğunun tespit edildiği; davacının Antalya CBS'nin 2022/96691 soruşturma nolu dosyasında verdiği ifade tutanağında, şirkete ilişkin Maliye tarafından yazı tebliğ aldığını, bilgisi-rızası dışında şirket kurulduğundan daha önce de Antalya CBS'ye şikayete bulunduğunu, Antalya havalimanında asgari ücretle temizlik işçisi olarak çalıştığını, şirketle ilgisi olmadığını, daha önce İstanbul'a gitmediğini, kimliğini kaybetmediğini, kendi adına şirket kuran kişilerden şikayetçi olduğunu beyan ettiği belirlenmiştir.Dava devam ederken davacının talebi üzerine, İstanbul Anadolu 2. ATM'nin 2024/755 esas, 2024/905 karar sayılı ve 11/11/2024 tarihli kararla, eldeki davada davalı şirketin temsili için ...'ın kayyım olarak atanmasına karar verildiği, kararın 03/12/2024 tarihine kesinleştiği ve yargılamanın kayyıma yöneltilerek devam ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece getirtilmiş İstanbul Anadolu CBS'nin 2021/69930 (öncesi İstanbul CBS 2020/136893; İstanbul Anadolu CBS 2020/173143) soruşturma sayılı dosyasında, müştekinin davacı, şüphelinin (dava dışı) ... olduğu, müştekinin bilgisi olmadan adına davaya konu şirketin açılması nedeniyle şüpheliyi şikayet ettiği, 01/08/2022 tarihli grafolog bilirkişi raporunda, şirketin kuruluş belgesi üzerindeki imzalar ve yazılar ile şüphelinin imza ve yazılarını içeren karşılaştırma belgelerindeki imzaların ve yazıların incelemesinde, belgelerdeki imzalar ve yazıların şüphelinin eli ürünü olmadığı; müşteki-davacı açısından inceleme yapabilmek için dosya içeriğinde huzurda alınmış imza ve yazı örnekleri bulunmadığından inceleme yapılamadığının belirtildiği; 08/09/2022 tarihli takipsizlik kararıyla, bilirkişi raporuna göre şirketin kuruluş belgesindeki yazı ve imzalar şüpheliye ait olmadığından, özel belgede sahtecilik suçundan takipsizlik kararı verildiği; kararın müştekiye 27/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve karara karşı itiraza başvurulmadığı belirlenmiştir. Mahkemece getirtilmemiş, fakat UYAP'tan tespit edilmiş İstanbul Anadolu CBS'nin 2024/132107 (öncesi 2023/112540 ) soruşturma sayılı dosyasında, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığı'nın davalı şirketin mükellef kaydı için düzenlediği 2023-[2011-1-24]/15 sayılı 17/03/2023 tarihli Vergi Tekniği Raporu ile 2023-[2011-1-24]/16 sayılı 17/03/2023 tarihli Vergi Suçu Raporu'na istinaden bulunulan 12/4/2023 tarihli suç duyurusu üzerine soruşturmaya başlanıldığı, Vergi Suç Raporu'nda davacı ...'in (davalı) .... Şti.'nin 2020 ve 2021 hesap dönemlerine ait yasal defter ve belgelerini 2022 yılında ibraz etmemek ve .... Şti. unvanı altında 2020 ve 2021 yıllarında sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2 ve 359/b maddelerinde yer alan kaçakçılık suçlarını işlediğinden CBS'ye suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği; davacı-şüphelinin 15/06/2026 tarihinde ifadesinin alındığı ve soruşturmanın henüz sonuçlanmadığı görülmüştür.Somut olayda, davacının kurucusu ve tek ortağı olarak göründüğü davalı şirketin kuruluş belgelerindeki ve şirketin düzenlediği belirtilen faturalardaki imzaların kendisine ait olmadığını, şirketle ilgisinin bulunmadığını, kimlik bilgileri ele geçirilerek adına böyle bir şirket kurulduğunu, söz konusu imzalar incelendiğinde bu hususun belirleneceğini iddia ederek, şirket kurucusu ve ortağı olmadığının ve şirketin vergi borçlarından sorumlu bulunmadığının tespitini istemiştir. Yargılama aşamasında mahkemece davalı şirketin ticaret sicil müdürlüğündeki 15/06/2020 tarihli kuruluş belge asılları getirtilmiş, fakat bu belgelerdeki imza ve yazıların davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken, yapılmamıştır. Mahkemenin gerekçesinde belirttiği İstanbul Anadolu CBS'nin 2021/69930 soruşturma sayılı dosyasında ise, davacı bakımından bir imza-yazı incelemesi yapılmamış, dava dışı şüpheli bakımından yapılmış inceleme sonucunda şirket kuruluş belgelerindeki imza-yazılar şüpheliye ait olmadığından takipsizlik kararı verilmiştir. Dolayısıyla davacının iddiası yönünden soruşturma dosyasında bir delil ve araştırma bulunmamaktadır. Vergi Dairesi'nin 18/10/2024 tarihli cevabi yazısı ekinde, davacının adının ve imzasının bulunduğu İstanbul ... Noterliği'nde düzenlenmiş 15/06/2020 tarihli ... yevmiye nolu davalı şirkete ilişkin imza sirküleri, ... yevmiye nolu davacının şirket işleri için dava dışı ..., ... ve ...'a verdiği vekaletname ile vergi dairesine sunduğu belge (elektronik tebligat talep bildirimi, bilgilendirme tercihleri formu ve internet hizmetleri kullanım başvuru formu) suretleri dosyaya gönderilmiş, ancak bu belgelerin asılları noterlikten ve vergi dairesinden getirtilmemiştir. Bu belgelerin asılları noterlikten ve vergi dairesinden getirtilerek, davacı tarafın belgelerle ilgili beyanı alınmalı ve özellikle vergi dairesine verilmiş formların vekaletnameye istinaden verilip verilmediği tespit edilmelidir. Buna göre mahkemece davacının imza ve yazı örnekleri alınmak, davalı şirketin kuruluş belgelerinin, imza sirkülerinin ve şirket işleri için verilmiş vekaletname tarihi olan 15/06/2020 tarihine mümkün olduğunca yakın önceki tarihlerde davacının imzasını ve yazısını taşıyan incelemeye yeter sayıda belge aslı toplandıktan sonra, şirket kuruluş belgelerindeki, imza sirkülerindeki ve vekaletnamedeki davacıya atfedilen imza ve yazıların incelenmesi hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davacının şirket kurucusu ve ortağı olmadığı talebinin reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.Öte yandan mahkemenin gerekçeli kararında davacının vergi borçlarından dolayı görevli mahkemenin vergi mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, davalı şirketin vergi borçlarından dolayı davacının borçlu olmadığı tespit talebi bakımından yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verildiği belirtilmesine rağmen ve yargı yolu dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında davanın reddine şeklinde yazılması doğru olmamıştır. Bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan resen gözetilerek, kaldırma sebebi yapılmıştır. Ayrıca menfi tespit talebi yönünden, usul ekonomisi ilkesine göre dosyanın tefrikinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadığından ve değerlendirilmediğinden, ayrıca menfi tespit istemi açısından da yargı yolu dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında esastan reddine karar verilmiş olması da doğru bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2026 Tarih 2025/285 Esas - 2026/392 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-4-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/09/2026