Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1005 E. 2026/1253 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1005
- Karar No
- 2026/1253
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1005
KARAR NO : 2026/1253
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/02/2026
NUMARASI : 2025/688 Esas - 2026/177 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/01/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile açık hesap şeklinde mal alım satımı yaptığını, davalının 570.606,96-TL borcunun tahsili için Bakırköy 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, müvekkilinin alacağının cari hesap ekstreleri ile sabit olduğunu, davacının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davada cari hesap ekstresi ve fatura üzerinden takip başlatıldığını, müvekkilinin davacı tarafın bahsettiği gibi bir borcu olmadığını, bunun ticari defterlerle de sabit olduğunu, cari hesap kesilmeden önce taraflardan hiç birinin alacaklı ya da borçlu sayılmayacağını, muaccel bir alacaktan bahsedilebilmesi için faturaların tebliği gerektiğini, faturanın soyut olarak düzenlenmesinin yeterli olmadığını, davacının başlattığı takipteki alacak konusuna ilişkin faturaların müvekkili tarafından kabul edilmediğini, davacının kestiği ... numaralı faturanın müvekkili tarafından kabul edilmediğini, müvvekkili firma tarafından kesilen ... numaralı faturayı bertaraf ermek amacıyla kesildiğini, ... numaralı faturanın müvekkiline elektronik fatura olarak gönderildiğini, müvekkili tarafından kesilen ... numaralı fatura ile iade edildiğini, ... numaralı fatura müvekkiline elektronik fatura olarak gönderildiğini müvekkili tarafından kesilen ... numaralı fatura ile iade edildiğini, ... numaralı faturanın elektronik fatura olarak gönderildiğini, müvekkili tarafından kesilen ... numaralı fatura ile iade edildiğini, ... numaralı faturanın elektronik fatura olarak gönderildiğini, müvekkili tarafından kesilen ... numaralı fatura ile iade edildiğini, ... numaralı faturanın elektronik fatura olarak gönderildiğini, müvekkili tarafından kesilen ... numaralı fatura ile iade edildiğini,faturaların yukarıda da açıklandığı üzere müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin Avrupa markalarından olan Indıtex grubuyla anlaşmalı olup ürünleri Türkiye pazarında tedarik eden şirketler arasında olduğunu, Tedarikçi firmalar kendi bünyelerinde veya alt firmalarında kumaş üretimi, aksesuar üretimi ,kesim, dikim, ütü-paket işlemlerini gerçekleştirip ürünü ihracata hazır bir şekilde müvekkili şirkete teslim ettiklerini, gümrük işlemlerini müvekkili şirket tamamlayıp ihracatın yapılmasını sağladığını, müvekkili şirketin tedarikçisi olan firmaların ürünlerin yüklenmesinden sonra 3065 sayılı kanuna göre faturalarını müvekkili şirkete kestiklerini, çalışmalarda yaşanan aksaklıklar olması durumunda ( gecikme, hatalı ürün v.b) müşterilerin direkt olarak fiyatlara indirim yansıttığını, indirimlerin kusurlu olan üretim yönetimi yapan tedarikçi (imalatçı ) firmalara yansıtıldığını, müvekkili tarafından tedarik edilen ürünler için firmalarla sipariş formu imzalandığını, davacı tarafla da bu şekilde bir sipariş formu düzenlenerek bu şartların hüküm altına alındığını, 19.12.2020 tarihinde oluşturulan sipariş formundaki ürünleri davacının teslim etmediğini, ayrıca ... ve ... numaralı faturalara istinaden müvekkiline gönderilmeyen ve eksik olarak gönderilen ürünler anlaşılan kalitede gönderilmemiş olup, bu ürünlerden oluşan zararların tazmin edileceği ve siparişi verilen ürünlerden vazgeçildiği de 15/03/2021 tarihli Bakırköy 40. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle de ihtar edildiğini, davacının göndermediği, eksik olarak gönderdiği ve istenilen kalitede gönderilmeyen ürünleri fatura etmesinin kötü niyetli ve ticari örf ve adet kurallarına aykırı davrandığını ispatladığını, davacının müvekkili şirket ile çalışılan dönem boyunca ayıplı ürün teslim etmeye ve ürünleri geciktirmeye devam ettiğini, yapılan görüşmelerde de ayıplı ürünleri kabul ettiklerini, davacının kötü niyetle hareket ederek kendileriyle yapılan anlaşma gereğince yansıtılan bedelleri kabul etmediğini, davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; bilirkişi incelemesi ve taraf ticari defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacının ticari defterlerine göre takip ve dava tarihi itibarıyla davalıdan 561.106,82-TL tutarında cari hesap alacağının bulunduğunu, bununla birlikte dosya kapsamındaki incelemede 65.622,05-TL bedelli faturanın mükerrer nitelikte olduğunu ve aynı ticari işleme ilişkin ikinci kez düzenlendiği tespit edildiğinden, bu faturaya dayalı alacak talebinin yerinde olmadığını, buna karşılık icra takibine konu edilen diğer dokuz adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu ve bu kayıtların davalı aleyhine delil niteliği taşıdığını,faturalara konu malların davalıya teslim edildiği hususunun sabit olduğunu, davalı taraf her ne kadar satılan kumaşların ayıplı olduğunu ileri sürmüş ise de bu iddiayı destekleyen tarafsız ve objektif nitelikte herhangi bir teknik inceleme raporu ya da resmi tespit belgesi dosyaya sunulmadığı gibi, ayıplı olduğu ileri sürülen malların bilirkişi incelemesine de ibraz edilmediğini, ayıp iddiasının ileri süren tarafça usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiği gözetildiğinde, davalının bu yöndeki savunmasının ispatlanamadığı kabul edildiği, davacının icra takibine konu faturalar nedeniyle davalıdan olan bakiye alacağının takip ve dava tarihi itibarıyla 495.484,91-TL olduğunu, bu nedenle davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın bu miktar yönünden iptali ile takibin devamına, fazla istemin ise reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan davacı tarafın davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği gerekçesiyle davalının itirazın 495.484,91-TL asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 99.096,98-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; gerekçeli kararda, "ayıplı mal iddiasını destekleyen tarafsız ve objektif nitelikte herhangi bir teknik inceleme raporu ya da resmi tespit belgesi dosyaya sunulmadığı gibi, ayıplı olduğu ileri sürülen malların bilirkişi incelemesine de ibraz edilmediği"ne yer verildiğini, ancak müvekkil tarafından davacı tarafın ayıplı mal göndermesi sebebiyle ürünlerden vazgeçildiğine ilişkin 15/03/2021 tarihli Bakırköy 40. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarname yerel mahkemece değerlendirilmeye alınmadığı , davacı tarafa e-posta yoluyla sipariş verip bu posta üzerine üretim sağlanıyor olup buna karşılık tarafına fatura kesildiğini,müvekkil, davalı tarafa e-posta yolu ile-... rengi (lacivert)- 05.02-2021 de renk parçası gelecek, 925 kg en geç 12.01 de tamamlanacak-Grey rengi ( açık gri) - 12.02.2021 de 700 kg +500 kg bizde olacak. (500 kg 2300 kglık ham partiden col-1 referansından temin edilecek, col1 bu arada tamamlanacak.)-White rengi (beyaz) 19- 26 Şubat arası 576 kg tarafımıza teslim edilecek,-Grey rengi ( açık gri) 19-26 Şubat arası 385 kg tarafımıza teslim edilecek,-... rengi (lacivert) 19-26 Şubat arası 576 kg tarafımıza teslim edilecek-Colour 1 rengi 500 kg ilave kumaş Ürünlerini sipariş etmiş olup taraflar arasında bu malların teslim edileceğine dair anlaşma sağlanmasına rağmen davalı tarafından söz konusu ürünler teslim edilmediği,davacı kötü niyetli olarak teslim edilmeyen ürünleri fatura ettiği ,Nitekim, müvekkilin sipariş formlarında; ''Sipariş verilen kumaş belirtilen teslim tarihinde mutlaka tarafımıza teslim edilmiş olmalıdır. Sipariş verilen kumaşta bir hata tespit edildiğinde tarafınıza iade edileceğine'' ilişkin hüküm bulunduğu,bu hüküm doğrultusunda da eksik/hatalı/ayıplı mallar sebebiyle davacının başlattığı takipteki alacak konusuna ilişkin faturalar müvekkil tarafından kabul edilmediği, bilirkişi raporunda bu itirazlarımızın hiçbiri dikkate alınmadan eksik ve hatalı olarak hesaplama yapılmış ve dolayısıyla hatalı karar verildiğini ,bilirkişi raporunda belirtilen ticari defterlerin ise yargı denetimine elverişli olmayacak kadar usulsüz bir şekilde tutulduğu,Davalı davacının faturalarını tebliğ alarak ticari defterlerine dahi işlemiş, sonrasında usulsüz olarak kayıtlarından çıkarmış veya davacıya dayanaksız borç işlendiği"ifadeleri, mahkemenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak nitelikte olduğunu ,işbu bilirkişi raporlarına dayanılarak verilen kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.,
GEREKÇE : 10 adet fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bilirkişi kurulu 31/03/2022 tarihlii raporunda;Davacı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, rapor içeriğinde izah edildiği üzere davalı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin ise yargı denetimine elverişli olmayacak kadar usulsüz bir şekilde tutulduğu, Davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacının davalıdan 561.106,82 -TL alacaklı olduğu, Davalı ticari defterlerinde kayıtların düzeltilmesiyle davalının davacıdan 214.816,48- TL alacaklı gözüktüğü, yanlar arasında 775.923,30 TL ihtilaf olduğu, ihtilafın 396.407,75 TL’sinin davalının kabul edip ticari defterlerine işlediği davacı faturalarını, usulsüz bir şekilde kayıtlarından çıkarmasından ve davacıya ait bir kısım faturaları kayıtlarından çıkarmamakla birlikte dayanaksız olarak direk davacı borcuna işlemesinden kaynaklandığı, 380.443,56 TL ihtilafın ise davalının davacıya 15.02.2021 tarihinde kestiği 380.443,56 TL’lik reklamasyon faturasından kaynaklandığı, Davacının davalıya sattığı kumaşların ayıplı olduğunu gösteren bir tespit raporu sunulmadığı gibi ayıplı olduğu iddia edilen kumaşlar bilirkişi incelemesine de sunulmadığından davalının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu ve 380.443,56 TL reklamasyon faturasının uygun olmadığı, Davalının dosyaya sunduğu sipariş formları üzerinde “Bu sipariş formu firma yetkilisi tarafından onaylanıp kaşeli ve imzalı olarak iletilmelidir” yazdığı, sunulan sipariş formlarında davacının imza ve kaşesi bulunmadığından, sunulan sipariş formlarındaki termin tarihlerine bakılarak davacının geç teslim ettiği sonucuna varılamayacağı, kumaşların davacı tarafından geç teslim edildiği iddiasının ispata muhtaç olduğu, Davacı ticari defterlerinde davalıdan 561.106,82 TL alacaklı gözükmekle birlikte, icra takibinde cari hesap alacağına değil, 10 adet faturaya dayandığı, takip dayanağı 9 adet 495.484,91 TL bedelli faturalarının uygun olduğunun tespit edildiği, 12.01.2021 tarihli 65.622,05 TL bedelli faturaya karşılık, davalının 26.01.2021 tarihinde 65.622,05 TL iade faturası düzenlediği, davacı tarafından da tekrar 30.01.2021 tarihli 65.622,05- TL bedelli fatura düzenlendiği, yani takip dayanağı 12.01.2021 ve 30.01.2021 tarihli 65.622,05 TL bedelli faturanın aynı fatura olduğu, yolunda görüş bildirmişlerdir.
Davalı taraf ayıplı ,gecikmeli mal teslimi yapıldığını ileri sürmüş ise de bu savunmasını kanıtlayacak delil sunmamış ,yapılan bilirkişi incelemesinde icra takip tarihi itibariyle 430.845,29-TL borçlu bulunduğu halde dava ve takip tarihinden 01.10.2021 tarihinde yapılan tek taraflı işlemler ile alacaklı hale getirildiği tesbit edilmiştir.Davalı incelemeye 2021 yılı envanter defterini ibraz etmediğinden ticari defterlerinin kanuna uygun tutulmadığının kabulü gerekmekte olup,icra takip ve dava tarihinden sonra yapılan dayanak belgesi olmayan düzeltmelere de itibar edilemeyeceği açıktır.Davalının davacının düzenlediği faturaları davacının borcuna kaydetmesi ise usulsüz işlemdir.Kanuna uygun tutulduğu belirlenen davacı ticari defterleri esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir.
Davalı vekili cari hesap kesilmeden alacağın muaccel olmayacağını ileri sürmüş ise de ;taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi yoktur.Ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. İcra takibinde cari hesap bakiyesi talep edilmiş olup, dava dilekçesinde , ticari defterlere delil olarak dayanılmıştır. Açık hesap ilişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.
Açıklanan nedenlerle ; davacı hüküm verilen miktar kadar alacağını kanıtlamış olduğundan itirazın kısmen iptaline ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 33.846,57-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 8.461,65-TL harcın mahsubu ile kalan 25.384,92-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 15-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026