Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/635 E. 2025/863 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/635
- Karar No
- 2025/863
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/635 Esas
KARAR NO: 2025/863
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/164 Esas, 20/03/2025 tarihli ara karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili ihtiyati tedbir talebinde özetle; Mahkemece, 06.12.2024 tarihinde, kesin süre içerisinde harç ikmal edilmediği takdirde kesin sürenin bitim tarihinden itibaren dosyanın harç ikmal edilinceye kadar HMK 150.maddesi uyarınca işlemden kaldırılacağı,” kararı verilmişse de müvekkilinin tam bir çaresizlik içinde kaldığını, 28.01.2025 Tarihli ara kararı ile: ".. dosyanın 26.12.2024 tarihi itibariyle üç ay içinde yenileninceye kadar işlemdem kaldırılmasına." karar verilmişse de davacının, hukuk Mahkemelerinde hak aramasının, en doğal hakkı olan"adil yargılanma hakkı"nın önü tıkandığını, Davalının sahte senet düzenleyerek bir çok yalan beyanlarla mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, müvekkilinin mali durumu hakkındaki beyanlarının da doğru olmadığını, müvekkilin gerçekten adli yardıma muhtaç olduğunu, Adli Tıp Kurumundan gelen raporda İcra takibine konu 40.000.000 Tl. lık senedin sahte olduğunu açık ve kesin bir şekilde ortaya koyulduğunu, senedin sahte olduğu, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının iddiamızı kesin bir şekilde doğrulandığını, Yeniden sunulan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini; Dava sonuçlanıncaya kadar, İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı Takip dosyasına konu 40.000.000 TL lik senede ilişkin takibin ve buna bağlı Çeşme İcra Dairesinin ... Talimat dosyası üzerinden icra ve satış işlemlerinin durdurulması amacıyla İhtiyati Tedbir konulmasını talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesinin 17/02/2025 Tarihli ara kararı ile; "HMK 209. maddesi; "Adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz" şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda somut olayımıza bakıldığında; dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Her ne kadar İİK m.72/3'e göre; İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği hükme bağlanmış ise de; dava konusu senet ile ilgili olarak her iki tarafın da dosyaya sunduğu uzman raporları arasında çelişki olduğu, dava konusu olan senet ile ilgili davacı tarafından müşteki sıfatı ile sahte olarak düzenlendiği iddiası ile yapılan başvuru sebebiyle başlatılan ve Çeşme ve İstanbul CBS dosyaları, bu dosyalardaki karşılıklı yetkisizlik kararları üzerine en son dosyanın bulunduğu İstanbul CBS 2024/131419 soruşturma dosyası ve soruşturma dosyalarındaki karşı yetkisizlik süreçlerinde geçen zaman içinde sahtelik iddiası ile ilgili henüz bir rapor alınmamış olması ve mahkememizce dava konusu senet için alınan ATK'nın 17/12/2024 tarihli raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu senede dayalı olarak takip işlemlerinin sürmesi halinde ileride telafisi güç veya imkansız zararların oluşacağı yönünde yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olduğu kanaati ile HMK m.389 vd maddeleri ile HMK 209. maddesi gereğince dava konusu senede dayalı olarak yapılan ilamsız takibin (adli yardım talebi kabul edildiğinden) teminat alınmaksızın tedbiren durdurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile neticeten; 1-Davacı vekilinin takibin durdurulması yönündeki tedbir talebinin (adli yardım talebi kabul edildiğinden) teminat alınmaksızın kabulü ile; İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası kapsamındaki dava konusu senede ilişkin takibin ve bu takip kapsamında Çeşme İcra Dairesi'nin ... talimat sayılı dosyası ile yapılan satış işlemlerinin davacı yönünden HMK 389 vd maddeleri uyarınca TEDBİREN DURDURULMASINA, 2-Tedbir kararının infazı için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına ve Çeşme İcra Dairesinin ... Talimat dosyasına müzekkere yazılmasına," şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin 24.02.2025 Uyap Tarihli ara kararında; "Mahkememizce yapılan değerlendirmede, itiraz üzerine yapılan incelemede, davalı tarafın itiraz gerekçelerinin mahkememizde tedbir verilmesine yönelik oluşan kanaati değiştirmeye yeterli olmadığı anlaşılmış bu süreçte tedbir kararı verilmesinin yerinde olduğu düşünülerek davalı tarafın tedbir kararına yönelik itirazlarının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF Davalı vekili istinaf isteminde; Davacı tarafın 08/11/2024 tarihli dilekçesi adli yardımın reddi kararına itirazın kesin olarak reddedildiğini ve tedbirin kaldırıldığını, Bunun üzerine, davacı tarafa 03/10/2024 tarihinde teminat yatırılması için verilen kesin süre içerisinde teminat yatırılmamış olmasına rağmen HMK 94. Maddesine aykırı şekilde 03/12/2024 tarihli ara kararı ile davacı tarafa teminat yatırılması için yeniden kesin süre verildiğini, 26/12/2024 tarihi itibari ile üç ay içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığını, yerel mahkemece usul ve yasalara aykırı şekilde yeniden adli yardım talebi kabul edilmiş ve bu sebeple davacı tarafın takibin durdurulması yönündeki tedbir talebinin (adli yardım talebi kabul edildiğinden) teminat alınmaksızın kabulüne karar verilmiş olduğunu, İİK 72/3 maddesi uyarınca takipten sonra açılan davada tedbir ile takibin durdurulamayacağını, bu yönde pek çok BAM kararı olduğunu, HMK 389 maddesine göre ihtiyati tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiğini, mahkemece, denetime elverişli olmayan atk raporu esas alınarak tedbir kararı verilmesinin yerinde olmadığını, raporu kabul etmediklerini, harçlar tamamlanmadan ve davacının dosyanın yenilenmesi talebi bulunmadan işlem yapılarak adli yardım kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, işlemden kaldırılan dosyalarda, mahkemece re'sen işlem yapılamayacağını, davacının 200.000.000-tl üzerinde malvarlığının bulunması ve adli yardım kararı verilecek yeni bir hukuki durum olmamasına rağmen adli yardım kararı verilmesi ve teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili tarafından alınan üç ayrı bilimsel mütalaanın, imzaların davacı borçluya ait olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.Davalı vekilinin, adli yardım talebinin reddi kararı kesinleştikten sonra mahkemece adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkin itirazı Dairemizin görev alanında olmadığı, işlemden kaldırılmış dosyanın re'sen ele alınmasına ilişkin usule ilişkin itirazların ihtiyati tedbire ilişkin istinaf isteminde incelenemeyeceği dikkate alınarak Dairemizce yapılan incelemede; somut olayın özelliği, taraflar arasındaki ceza dosyası, dosyaya yansıyan ATK raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.19/06/2025