Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2025/607 E. 2025/621 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/607
Karar No
2025/621
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ : 01/07/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 10/06/2025 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 01/07/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; yargılaması devam eden menfi tespit davasında 13/01/2021 tarihli talep dilekçesi ile; davalı ve kardeşi hakkında bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık ve tehdit suçlarına ilişkin dava açıldığını, söz konusu davanın bekletici mesele yapılmasını ve davacının telafisi imkansız zarara uğramaması adına öncelikle davalı tarafça Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 10.06.2014 tarihli otel alım sözleşmesinin sahteliğine ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı yapılan suç duyurusu nedeniyle sahtecilik iddialarının somut bir hal aldığını ve davacının tüm mal varlığının hacizli olması ve haczedilen gayrimenkullerin borcu fazlası ile karşılayacak miktarda olması nedeni ile Antalya 4. İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı dosyasıyla yapılan takibin HMK'nın 209. maddesi gereğince teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. Mahkemece 18/01/2021 tarihli ara karar ile; somut olayda menfi tespit davasının icra takibinden sonra açıldığı, davacının itirazının imzaya itiraz dışında senedin imza dışındaki unsurlarını sonradan tamamlanarak takibe konulduğuna ilişkin sahtelik iddiası niteliğinde olduğu, bu hali ile İİK'nın 72. maddesinin ve HMK'nın 209. maddesinin somut olayda uygulanma olasılığının bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça Antalya C.Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasındaki iddianın Kemer C.Başsavcılığının 11/12/2010 tarih, ... Esas sayılı iddianamesi ile şüpheliler ...ve ... aleyhine tehdit, bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçlarından dava açılmış olması nedeniyle sahtelik iddiasının somut bir hal aldığı iddia edilmiş ise de; söz konusu hususların mahkeme dosyasında henüz tam olarak açıklığa kavuşmadığı, davacının C.Savcılığı ve ceza mahkemesinden ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasını talep edebileceği, bu aşamada HMK'nın 209. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek yasal koşulların bulunmadığı gerekçesiyle, talebinin reddine karar verilmiştir. Ara karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dairemizin 09/03/2021 tarih ...Esas... Karar sayılı ilamı ile; "... davacının şikayeti üzerine davalı ve kardeşi hakkında "Otel Alım ve Ortaklık sözleşmesidir" belge ve bonoyu çalmak suçundan Kemer Asliye Ceza Mahkemesinde ceza davası açıldığı, mahkemenin sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verdiği, ayrıca Antalya Cumhuriyet Savcılığının... Soruşturma nolu dosyasında da, davalı hakkında "Otel Alım ve Ortaklık sözleşmesidir" başlıklı belgenin, alınan bilirkişi raporundan belgenin ... ve... isim ve yazılarını içeren boş belgenin sonradan doldurulması suretiyle tahrifen oluşturulduğu iddiasıyla, Özel Belgede Sahtecilik suçundan cezalandırılması için ceza davası açıldığı anlaşılmıştır. Bonolardaki geçersizlik iddiasının imza inkarı dışında bir nedene dayanması durumunda İİK'da özel bir düzenleme bulunmadığından mahkemenin 6100 Sayılı HMK'nın 209/1. maddesi ile HMK 389 vd. maddeleri nazara alarak takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi mümkündür. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesinin 11/04/2019 tarihli tedbir talebinin reddi kararının istinafı üzerine Dairemizce HMK 209.maddesinin uygulanması için iddianın somutlaşmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiş ise de, değişen delil durumuna göre yargılamanın her aşamasında tedbir kararı verilmesi, tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi mümkün olduğundan, delil durumuna göre tedbirle ilgili yeniden karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesinin davacının sahtecilikle ilgili iddialarının açılan ceza davalarıyla somut hale geldiğini değerlendirmeden davacının HMK 209. maddesi uyarınca icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermesi yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi gereğince esastan kabulü ile icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına ait talebin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, icra takibinin teminat alınmaksızın HMK'nın 209/1 ve HMK'nın 389. Maddeleri uyarınca tedbiren durdurulmasına" karar verilmiştir. DAVALININ İTİRAZLARININ ÖZETİ: Davalı vekili; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi 18.11.2022 tarih... Esas ...Karar sayılı kararında HMK 396/2.maddesi hükmü gereğince istinaf dilekçelerinin itiraz dilekçesi olarak dikkate alınmasına, bu taleple ilgili mahkememiz olumlu veya olumsuz bir karar vermediğinden istinaf başvuru dilekçelerinin usulden reddine karar verildiğini, davanın kesinleşmiş icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğunu, davacı borçlu ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibin kesinleşip haciz işlemleri uygulandıktan sonra huzurdaki menfi tespit davasının açıldığını, taraflar arasındaki ceza dava dosyalarının açılması gerekçe gösterilerek borçludan hiçbir teminat alınmadan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi 09.03.2021 tarih ...Esas... Karar sayılı kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, huzurdaki davada değişen delil durumu göz önünde bulundurularak HMK madde 396/1 hükmü gereği takibin teminatsız olarak durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması veya genişletilmesi gerektiğini, davalının ceza davalarından beraat ettiğini, davacının haklılığını gösteren tek bir delil sunamadığını, davacı tarafından tüm hacizlerin kaldırıldığını ve tüm taşınmazların satıldığını, değişen delil durumu nedeniyle uygulanan tedbirin kaldırılması yada değiştirilmesi gerektiğini beyanla Antalya Genel İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosya hakkında verilen takibin teminatsız olarak durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, takibin devamına, haksız davanın reddi ile icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 28/02/2023 tarihli ara karar ile; "...Antalya B.A.M 11. Hukuk Dairesi tarafından verilen teminatsız ihtiyati tedbir kararının açılan ceza davaları ile iddianın somutlaştırılmasına dayanıldığı, ancak Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin ve Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yapılan yargılamalar sonucunda sanıkların beraatlerine karar verildiği, dava dosyamız yönünden yalnızca Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında yargılamanın halen derdest olduğu ve dava dosyamızdaki otel alım ve ortaklık sözleşmesinin sahteliği iddiasına ilişkin özel belgede sahtecilik suçundan davalı hakkında yargılamanın devam ettiği görülmüştür. Her ne kadar davacı tarafça iddiaların somutlaştırıldığı gerekçesiyle Antalya BAM 11. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile teminatsız olarak takibin durdurulmasına karar verilmiş ise de; karar tarihinden bu güne kadar gelinen süreçte devam eden ceza davalarından büyük kısmında beraat kararı verildiği, bir ceza davasında yargılamanın devam ettiği dikkate alındığında değişen durum ve koşullar nedeniyle ihtiyati tedbirin mahkememizce yeniden değerlendirilmesi gerektiği ve oranlılık ilkesi dikkate alınarak bu kez tedbir kararının teminatlı olarak uygulanması yönünde ihtiyati tedbire itirazın kısmen kabul, kısmen reddine" karar verilmiştir. Davalı vekili 12/03/2025 tarihli dilekçesi ile; ihtiyati tedbire itiraz eden davalının hakkında açılan tüm davalardan beraat ettiğini ve tüm beraat kararlarının kesinleştiğini, Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya ve Antalya 9.Ağır Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosya ile birleştiğini ve davalı hakkında tüm suçlamalar hakkında beraat kararı ve ...Esas sayılı dosya ile birleştiğini ve davalı hakkında tüm suçlamalar hakkında beraat kararı verildiğini, iş bu beraat kararı istinaf incelemesi sonucunda kesinleştiğini, Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemesinin...Esas, ... Karar sayılı dosya ile yine davalının beraatine karar verildiğini, bu beraat kararının da istinaf incelemesi sonucunda kesinleştiğini, değişen delil durumu gözönünde bulundurularak görülmekte olan bir davada durum ve koşulların değişmesi sebebiyle talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verilebileceğini, bilindiği üzere Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 11. Hukuk Dairesi tarafından teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, Mahkememiz tarafından re'sen göz önünde bulundurulacak diğer nedenlerle fazlaya ilişkin tazminat, rücu, şikayet, talep, alacak, hakları saklı kalmak kaydı ile, değişen delil durumu, kesinleşmiş beraat kararları gereği takibin durdurulmasına ilişkin haksız, yerleşik yüksek Mahkeme İçtihatlarına ve hukuka aykırı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesinin 09.03.2021 tarih ...Esas ...Karar sayılı karar ile Kapatılan Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibin durdurulması kararının kaldırılmasına, Kapatılan Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı yeni Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takibin devamına, Mahkememizin 28.02.2023 tarihli ara kararı ile dosyamıza depo edilen teminatın davacıya iade edilmemesine, haksız davanın reddi ile icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 24/03/2025 tarihli ara karar ile; "... Mahkememizde açılan davanın sahtecilik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olduğu, dava konusu sahteciliği iddia edilen bononun sahte olarak tanzim edildiği hususunda açılan ceza davası ile yine rızası dışında davacıdan alındığına ilişkin hırsızlık ve tehdit suçlarından açılan davalarda ayrı ayrı davalının beraatine karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği görülmekle ihtiyati tedbirin verilmesine ilişkin mevcut yasal koşulların değiştiği anlaşıldığından hak ve menfaatler ilkesi dikkate alınarak Antalya BAM 11. Hukuk Dairesinin 09/03/2021 tarih, ,... Esas,....Karar sayılı kararı ve Mahkememizin 28/02/2023 tarih, ... Esas sayılı ara karar gereğince verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesine bekletici mesele yapılan ceza mahkemesi kararları incelendiğinde verilen kararların delil yetersizliğine dayanan beraat kararlarının olduğunun açık olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, aklama (beraat) kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, hukuk hakiminin ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığını, beraat kararının suçun ögelerinin eksikliği yüzünden verildiğini, kusura dayalı sorumluluğun ögelerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğini, Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyasında verilen kararda iddialarının hiçbirisinin değerlendirilmediğini, imzanın müvekkiline ait olduğu sonucu ile davalı hakkında beraat kararı verildiğini, bilirkişi raporlarında imzanın müvekkiline ait olduğunu, yazıların ise müvekkilinin yazılarıyla uyuşmadığının açıkça ortaya konduğunu, her ne kadar bononun sebepten mücerret olsa da, davalı tarafın beyanlarından söz konusu senedin otel alımı ve ortaklık sözleşmesinden kaynaklandığının belirtildiğini, sebepten mücerretliğin ortadan kalktığını, söz konusu sözleşme içeriğinde müvekkiline 1.000.000,00 Euro'nun elden teslim edildiğinin iddia edildiğini, ancak böyle bir miktarın elden ödenmesi ne ticari hayata ne de hayatın olağan akışına uygun olduğunu, yine sözleşmenin devamında belirtilen 2.000.000,00 Euro'nun davalı tarafından parça parça ödendiğine ilişkin hiçbir evrak sunulamadığını, davalı ve kardeşinin yargılama aşamasında vermiş oldukları soyut ifadeleri ispat edecek hiçbir evrakı sunamadıklarını, davalı tarafın malvarlığının araştırılmasına karşı çıkmakla birlikte geçmiş tarihi malları olduğu yönünde de beyanda bulunarak kendileri ile çeliştiğini, ispat yükünün davalı tarafa geçtiğini, müvekkilinin tacir olmadığını, hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının telafisi güç zararların doğmasına sebep verdiğini, ilk derece mahkemesi ara kararın kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbire itirazın kabulüne ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile Antalya BAM 11. Hukuk Dairesinin 09/03/2021 tarih, ... Esas,...Karar sayılı kararı ve Mahkememizin 28/02/2023 tarih, ...Esas sayılı ara karar gereğince verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 01/07/2025 ...

Atıf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/607, K. 2025/621, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-bolge-adliye-mahkemesi-11-hukuk-dairesi-2025-607-e-2025-621-k-943531005aac