Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2625 E. 2026/1105 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2625
Karar No
2026/1105
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/2625

KARAR NO : 2026/1105

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/06/2025

NUMARASI : 2023/708 E - 2025/536 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 16/04/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının otomobil tamir servisi olarak faaliyet gösterdiğini, davalı borçlu ...’nın ... plakalı ... markalı arazi aracının arıza yaparak yolda kalması üzerine çekici ile taşınmak suretiyle davacı şirkte getirildiğini ve tamire başlandığını, (13.10.2022 tarihli çekici araç teslim tesellüm tutanağı) 03.08.2023 tarih ve ... numaralı faturada detayları görüleceği üzere davacı şirket tarafından araca yedek parça temini, tamir ve servis hizmeti verildiği ve her aşamada davalının yazılı olarak bilgilendirildiğini, nihayetinde aracın hazır olduğu davalı ...’ya bildirilmiş ise de telefon ile geleceğini ve bakiye ödemeyi kapatacağını yazılı ve sözlü alarak beyan eden davalının üzerinden aylar geçmesine rağmen aracı teslim almadığını, ödeme yapmadığını, (Davacı şirket sahip ve yetkilisi ...’a ait ... numaralı telefondan araç sahibi ...’ya ait... telefonla yapılan telefon, mesaj ve ... yazışmaları) , davalının telefona cevap vermediği bu süreçte aracın davacı şirketin faaliyet gösterdiği adreste muhafaza altındayken davacı şirketin mukim olduğu ... Sitesi güvenlik kamera bilgilerine göre 05.05.2023 tarih ve 23:17 de plakası okunamayan ... marka otomobil ile siteye giren meçhul iki kişiden birinin araçtan inerek davacının zilyedindeki ... plakalı aracın uzaktan kumanda ile kilidini açtığını ve iki aracın arka arkaya siteyi 23:19 da siteyi A kapısından terk ederek ... sokaktan kaçtıklarını, söz konusu durum üzerine davacı şirket tarafından derhal Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2023/57009 soruşturma numaralı dosya kapsamında kimliği belirlenemeyen bu kişiler aleyhine hırsızlık atfı ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı şirket yetkilisi ...’ın hırsızlık olayı sonrasında bu işin arkasında olduğundan şüphelendiği araç sahibi davalı ...’yı... numaralı telefondan arayarak hırsızlık görüntülerini paylaştığını, davalının abi sen şikayetçi olma ben aracı üçüncü kişilere devrettim, aracı onlar aldı, paramı alınca senin paranı da ödeyeceğim diyerek olguları açıkça kabul ettiği, Borçlu tarafından bugüne kadar hiçbir ödeme yapılmadığını, icra takibi açılır açılmaz ve henüz tebligat yapılmadan davalının borca itiraz ettiğini, takibin durduğu ifade edilerek itirazın iptali, takibin devamı, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı süresinde cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmiş, bilahare kendisini vekil ile temsil ettirmiş, davalı vekili görev itirazında bulunmuş ve davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile; davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak işlendiği, taraflar arasındaki tek ilişki anlaşmazlık konusu aracın tamirine yönelik işlem olup davacı tarafından 03.08.2023 tarihinde düzenlenen ... numaralı e- arşiv faturası yevmiye ve defteri kebire usulüne göre işlendiği, aracın davacının işlettiği servise 13.10.2022 tarihinde gelmiş olması karşısında faturanın 5 ay sonra düzenlendiği görülmekte olup, faturanın 08.08.2023 tarihinde başlatılan takibe dayanak yapıldığı, fatura içeriği incelenmiş olup faturada ödeme vadesine ilişkin herhangi bir uyarının bulunmadığı, ... plakalı ... aracın ... Otoyolunda seyir halindeyken motordan alevler çıkması nedeniyle 13.10.2022 tarihinde durdurulmuş olup, çekici olarak çağırıldığı, aracın çalışamaz durumda olduğu, ... plakalı çekici ile araç sahibinin talimatıyla Maltepe Mahallesi ... Sokak ... No ... Topkapı/Zeytinburnu - İstanbul adresinde bulunan .... Ltd. Şti. yetkilisi ...’a teslim edildiğine dair tutanak düzenlendiği, teknik yönden yapılan incelemede davacı şirket tarafından davalı adına 03.08.2023 tarih ve ... Seri Nolu onarım faturasını KDV dahil 344.353,37TL tutar ile düzenlemiş olduğu; işbu fatura içeriğindeki yedek parça fiyatlarının arıza ve onarım tarihleri itibariyle makul ve kadri maruf olduğu; işçilik ve parça fiyatlarının arıza ve onarım tarihleri arasında serbest piyasa şartlarına göre makul olduğu, dava konusu ... plakalı aracın arıza onarımları için KDV dahil 344.353,37TL tutarın kabul edilebilir tutar olacağı, dosya kapsamında yer alan CD içerisindeki fotoğraflar, kamera kayıtları, tarafların aralarında gerçekleştirmiş olduğu ... Uygulaması yazışmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafından dava konusu ... plakalı aracın motor, şanzıman, diferansiyel ve fren ile süspansiyon sistemi bakımları için yapılan onarımların, yapılması gereken ve davalı tarafından onaylanan onarımlar olduğu, dava konusu aracın onarımının en son alınacağı belirtilen 16.12.2022 tarihindeki çıkma diferansiyel montajı sonrasında kısa süre içerisinde tamamlanmış olduğu ancak ... Uygulaması yazışmalarından davalının dava konusu aracını 10.05.2023 tarihi itibariyle teslim almamış olduğu, dava konusu aracın davalı tarafından 23.05.2023 tarihinde tescil devrinin yapılmış olduğu yine soruşturma dosyası kapsamında 28/09/2023 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair kararda aracın sahibi ... tarafından satışının yapıldığı, müşteki vekilinin dosyaya sunduğu kamera kayıt çözümünü yaptırılmasına rağmen aracı bulunduğu yerden götüren kişilerin ve geldikleri araçların tespit edilemediği öte yandan şüpheli ... ile müşteki arasında araç onarım ve park ücretinden kaynaklanan anlaşmazlığın hukuksal çekişme gösterdiği, ceza yönünün bulunmadığı belirtildiği anlaşılmakla tüm dosya kapsamı itibariyle yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde davacının davalıdan asıl alacak tutarının fatura bedeli olan 344.353,37-TL tutarında alacaklı olduğu diğer yandan faturada ödeme vadesi bulunmadığı, TTK 1530. Maddesinde bir vade belirtilmeyen fatura alacaklarında vadenin faturanın tebliğ tarihinden itibaren 30. gün olduğu hüküm altına alınmış olup, fatura tarihi 03.08.2023 takip tarihi 08.08.2023 olduğundan takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı tespit edilmiş olup, Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 6.İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 344.353,37-TL (KDV DAHİL) asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 16,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, cari hesap - fatura alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. 2016/5503 E. 2017/3917 K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeleriyle

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul 6.İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 344.353,37-TL (KDV DAHİL) asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 16,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (68.870,67-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkilinin seyahat ettiği esnada arıza yapan aracını 13.10.2022 tarihinde davalının servisine çektirdiğini, davalıdan gerekli onarımın yapılması talebinde bulunduğunu, ekonomik bir takım sıkıntıları nedeni ile aracını satmak durumunda kaldığını, müvekkilinin o dönem aracının yedek parçaların tamamının stoktan mı yoksa doğrudan davalı için mi temin edildiğinin belirsiz bırakıldığını, maliyetlerin detaylandırılmadığını, keyfiyete dayalı bir fatura çıkarılarak müvekkilinin borçlandırıldığını, aracın müvekkilinin şahsi aracı olduğunu, ticari işletmesiyle doğrudan ilgili olmadığını, mahkemenin görevli olmadığını, tarafların tacir olması tek başına uyuşmazlığı ticari nitelikli kılmayacağını, davacı tarafça düzenlenen 03.08.2023 tarihli ... numaralı faturanın, araç 13.10.2022 tarihinde aracın çekici ile çekildiği günden 10 ay sonra tanzim edildiğini, araçla ilgili işlemlerin aylar öncesinde tamamlandığının belirtildiğini, bu durum, davacının keyfi ve tek taraflı biçimde işlem yaptığına, faturanın ihtilaf sonrası düzenlenmiş olabileceğine işaret ettiğini, ayrıca, yedek parçaların tamamının stoktan mı yoksa doğrudan davalı için mi temin edildiği belirsiz bırakıldığını, maliyetlerin detaylandırılmadığını, TTK m. 1530 uyarınca vade belirtilmeyen faturalarda muacceliyetin, faturanın tebliğ tarihinden itibaren 30. Gün olduğunu, tartışmalı alacak bakımından davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, alacağın likit olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, araç tamir bedelinin tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalının aracını tamir için 13.10.2022 tarihli çekici ile bıraktığını, tamir işleminin yapıldığını, araca yedek parça temini, tamir ve servis hizmeti verildiği ve her aşamada davalının yazılı olarak bilgilendirildiğini, nihayetinde aracın hazır olduğunu, davalının aylarca aracı teslim almadığını ileri sürmektedir.Davalı süresinde cevap vermemiş ise de bilahare görev itirazında bulunmuş, faturanın tebliğ edilmediğini, alacağın muaccel olmadığını savunmuştur.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Makine mühendisi ve mali bilirkişi raporlarında özetle; fatura içeriğindeki yedek parça fiyatlarının arıza ve onarım tarihleri itibariyle makul ve kadri maruf olduğu; İşçilik ve parça fiyatlarının arıza ve onarım tarihleri arasında serbest piyasa şartlarına göre makul olduğu, dava konusu ... plakalı aracın arıza onarımları için KDV dahil 344.353,37TL tutarın kabul edilebilir tutar olacağı, onarımları için KDV dahil 344.353,37TL tutarın kabul edilebilir tutar olacağı, yönünde görüş bildirmişler, ek raporlarında da aynı görüşlerini tekrarlamışlardır.

Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. T.T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.TTK 4/2 maddesinde mutlak ticari davalar sayılmış olup, dava sayılan mutlak ticari davalar kapsamında değildir. Ancak, TTK 4/1 maddesine göre ticari dava sayılması için de, davanın her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması gereklidir. Taraflardan biri, tacir değil, esnaf niteliğinde ise davayı ticari dava olarak kabul etmek mümkün değildir.Somut olayda, davanın araç tamirinden kaynaklandığı aracın ticari nitelikte olmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmadığı ve davanın ticari dava olmadığı gözetilerek görevsizlik kararı verilerek dosyanın tüketici mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde yetersiz ve iş emirleri incelenerek her bir parça yönünden ayıplan iş ve bedelleri gösterilmeden düzenlenen rapor esas alınarak karar verilmesi isabetli değildir.

Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-6 md gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına yukarıda belirtilen şekilde görevsizlik kararı karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,

Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/2625, K. 2026/1105, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2625-e-2026-1105-k-f95436e012e9