Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2264 E. 2025/2264 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2264
Karar No
2025/2264
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2264 - 2026/1553 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/2264 KARAR NO : 2026/1553 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/05/2024 NUMARASI : 2021/240 E. - 2024/267 K..

DAVANIN KONUSU : Patente Tecavüz Edilmediğinin Tespiti

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/05/2024 Tarih ve 2021/240 Esas - 2024/267 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı yana ait ..., ... ve ... sayılı patentlerin, ülkemizde de geçerli kılındığını, müvekkiline ait “...” ürününe ait ruhsatlandırma verileri incelendiğinde, birim formülde ve üretim prosesinde yer alan formülasyon bilgilerinin dava konusu patentten farklı olduğunu ileri sürerek, SMK'nın 154.maddesi kapsamında. müvekkiline ait “...” isimli ürünün ..., ... ... ve ... numaralı patentlerin hiçbir istemini ihlal etmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacıya ait "... isimli ürünün ..., ... ..., ... numaralı patentlerin koruma kapsamında olmadığı" yönündeki bilirkişi raporuna dayanarak davacı taraf ürününün davalı taraf patentlerine tecavüz oluşturmadığının tespitine, davacı taraf başlangıçta ihtar ve bildirim yapılmadan dava açtığından vekalet ücretinin ve yargılama giderinin yarısına hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacıya ait burun spreyi ürünüyle ilgili "... isimli ürünü ..., ... ..., ... numaralı patentlerin koruma kapsamında olmadığı" bilirkişi raporuna dayanarak davacı taraf ürününün davalı taraf patentlerine tecavüz oluşturmadığının tespitine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın niteliği gereği kanundan doğan herhangi bir istisnai durum söz konusu olmadığı halde mahkemece yarı oranında vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kural olarak yargılama giderlerinden, aleyhine hüküm verilen davalının sorumlu bulunduğunu, dava açılmadan önce davalıya ihtar/bildirim yapılmasının dava şartı olmadığını, bu hususun davacının inisiyatifine bırakıldığını, buna rağmen mahkemece ihtar ve bildirim yapılmaksızın dava açıldığı gerekçesiyle harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri bakımından hatalı değerlendirme yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulü ile anılan hususlarda talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, patent hakkına tecavüz edilmediğinin tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşbu dava, 6769 sayılı SMK'nın 154. maddesine dayalı tecavüzün mevcut olmadığına ilişkin olup, anılan maddede, menfaati olan herkesin, Türkiye’de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda, hak sahibinden görüşlerini bildirmesini talep edebileceği, bu talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi tarafından kabul edilmemesi hâlinde, menfaat sahibinin, hak sahibine karşı fiillerinin tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesi talebiyle dava açabileceği düzenlenmiş, devamında ise bildirimin yapılmış olmasının, açılacak davada dava şartı olarak aranmayacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, davacı tarafça davalıya bildirim yapılmadan dava açılmış ise de yukarıda belirtildiği üzere bu husus dava şartı olmadığı gibi yasada bildirim yapılmamasına başkaca bir sonuç da bağlanmamıştır. O halde ilk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verildiği halde herhangi bir dayanağı olmaksızın yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması ve vekalet ücretinin de yarısına hükmedilmesi, doğru olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 27/05/2024 gün ve 2021/240 Esas - 2024/267 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ, davacıya ait "..." isimli ürünün "..., ... ..., ... numaralı patentlerin koruma kapsamında olmadığı" yönündeki bilirkişi raporuna istinaden, davacı ürününün davalı taraf patentlerine TECAVÜZ OLUŞTURMADIĞININ TESPİTİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 27.700,00-TL bilirkişi ve tercüme ücreti, 1.162,99-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 938,80-TL tebligat ve posta giderleri, 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 31.484,89TL yargılama giderine 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 31.603,49-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davacıdan peşin olarak alınan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/2264, K. 2025/2264, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2264-e-2025-2264-k-331250e5c183