Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1072 E. 2026/974 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1072
- Karar No
- 2026/974
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1072 - Karar No:2026/974 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1072 KARAR NO : 2026/974
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2024 NUMARASI : 2022/317 E-2024/65 K
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 2019/496707 İhale Kayıt Numaralı ... Hattı KM:378+220’de Üst Geçit Yapılması İşi'ne ilişkin 06.01.2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme sonrası idare tarafından 08.01.2020 tarihinde işyeri teslim tutanağı düzenlenerek yer teslimi gerçekleştirildiğini, tüm malzeme ve ekipmanların getirilmesi sonrası müvekkilince işe başlandığını, iş sahasında dere geçişi yapıldığını, servis yolu verildiğini, JCB makine ile sıyırma işlemi gerçekleştirildikten sonra üçüncü kişi konumundaki... Genel Müdürlüğü ekiplerinin gelerek, şantiye sahasında üst geçidin bağlı bulunduğu yolun ... .... Bölge Müdürlüğü sorumluluğunda olduğunu belirterek çalışmanın durdurulduğunu, işin durdurulması sonrasında davalı ... ile ... Bölge Müdürlüğü arasında 16.04.2021 tarihinde protokol tanzim edilerek üst geçit projesi revize edildiğini, revize edilen proje kapsamında üst geçidin genişliği ve uzunluğunda artışlar meydana geldiğini ve bu süreye kadar da idareden kaynaklı olarak çalışma yapılamadığını, son olarak davalı ... tarafından müvekkiline gönderilen 29.07.2021 tarih ve E-91004949-755.01-221005 sayılı yazı ile 06.01.2020 tarihinde sözleşmesi imzalanan ... Hattı KM:378+220’de Üst Geçit Yapılması İşi'nde ... Müdürlüğünün talepleri doğrultusunda yapılan proje değişikliği neticesinde hazırlanan mukayeseli keşifte söz konusu işin %20 keşif artışı ile tamamlanamayacağının tespit edildiğini, bu kapsamda Bölge Müdürlüğü Olur'u ile söz konusu işe ait sözleşmenin tasfiye edildiğini ve bu doğrultuda tasfiye işlemlerine başlanacağı belirtildiğini, idarenin tasfiye yazısı doğrultusunda işlemlerin gerçekleştirildiğini ve tasfiye kesin hesabı yapıldığını, müvekkilinin bu hesapların tamamına ihtirazı kayıt koyduğunu ve idarenin işlemlerini kabul etmediğini, idarenin hukuka aykırı tasfiye işlemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, sözleşme bedeli üzerinden yüklenici kârından mahrum kaldığını, şantiye sahasında bulunan malzemelerinin kullanılamaz hale geldiğini, şantiyede kullanılmak üzere makine ve ekipman kiralandığını ve bunların bedellerini ödemek zorunda kaldığını, yapılmayan işin vergisini ödediğini ve kendisine herhangi bir iade işlemi gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, 2019/496707 ihale kayıt numaralı... Hattı KM:378+220’de Üst Geçit Yapılması İşi kapsamında; şantiye sahasında bulunan malzemelerin bedeli olarak 1.000,00 TL'nin, sözleşme süresi boyunca şantiyede hazır bulundurulan beton mikseri ve beton santralinin kira bedelleri olarak 1.000,00 TL'nin, taahhütlü personel giderleri olarak 1.000,00 TL'nin, ihale karar ve sözleşme damga vergisi olarak 1.000,00 TL'nin tasfiye tarihi olan 29.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte, nakliye bedeli olarak 1.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 16.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, tasfiye nedeni ile gerçekleştirilen iş bedeli ile sözleşme bedeli arasında kalan tutarın %10'u oranında yüklenici kârı olarak 1.000,00 TL'nin tasfiye tarihi olan 29.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, 26.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; sözleşme süresi boyunca şantiyede hazır bulundurulan beton mikseri ve beton santralinin kira bedelleri olarak talep edilen 1.000,00 TL'yi 558.320,00 TL artırarak toplam 559.320,00 TL'nin, taahhütlü personel giderleri olarak talep edilen 1.000,00 TL'yi 363.972,58 TL artırarak toplam 364.972,58 TL'nin, ihale karar ve sözleşme damga vergisi olarak talep edilen 1.000,00 TL'yi 134.388,73 TL artırarak toplam 135.388,73 TL'nin, tasfiye nedeni ile gerçekleştirilen iş bedeli ile sözleşme bedeli arasında kalan tutarın %10'u oranında yüklenici kârı olarak talep edilen 1.000,00 TL'yi 887.095,51 TL artırarak toplam 888.095,51 TL'nin ve şantiye sahasında bulunan malzemelerin bedeli olarak talep edilen 1.000,00 TL'yi tasfiye tarihi olan 29.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, fore kazık nakliye bedeli olarak talep edilen 1.000,00 TL'yi 59.000,00 TL artırarak toplam 60.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 16.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava dilekçesinde talep edilen sözleşme damga vergisi ve ihale karar damga vergisine ilişkin uyuşmazlığın, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun uyarıca Vergi mahkemesinin görevine girdiğini, davanın bu talep yönünden usulden reddi gerektiğini (Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı 2009/1 E- 2012/2 K), müvekkili ile yüklenici... arasında “... Hakkı Km:378+220’de Üçt Geçit Yapılması İşi'ne ilişkin 06.01.2020 tarihli sözleşme imzalandığını, işin yüklenicisinin... olup, ...- ... tarafından açılan davanın, ... ve Mühendislik'in taraf ve dava ehliyeti bulunmadığından bu yönden de davanın usulden reddi gerektiğini, yine yapım esnasında... Genel Müdürlüğü'nün talepleri ile işin revize edildiği, bu nedenle davanın Karayollarına ihbar edilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, esas yönünden ise, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, ...yatırım programında yer alan...Hattı km:378+220'de Üstgeçit Köprüsü Yapılması işinin ihalesinin 06.11.2019 tarihinde yapıldığını, açık ihale yöntemine göre ihale edilen bahse konu işte 06.01.2020 tarihinde yüklenici... ile müvekkili arasında 8.981.011,10 TL bedelli sözleşme imzalanarak 08.01.2020 tarihinde yükleniciye yer tesliminin yapıldığını, vasıta üstgeçit projelerinin yüklenici tarafından yapım çalışmalarına başlanacağı esnada vasıta üstgeçidi ve bağlantı yollarının ... Müdürlüğü ulaşım ağı sınırlarına bağlanmış olması nedeni ile sözleşme konusu vasıta üstgeçit köprüsünde karayolu sanat yapıları standartları gereği revize yapılması gerektiğini, müvekkili idare ile ...Belediye Başkanlığı'nca projeler hazırlandığını,...Bölge Müdürlüğü'nün yapmış olduğu incelemelerde müvekkili idaresince hazırlanan projelerde değişiklik yapılmasının istenildiğini, müvekkili idarece çalışılmayan 10.01.2020 ile 09.01.2021 tarihleri arası için cezasız süre uzatımı verilerek, revize projelere ve protokole göre çalışmalara başlamasının yükleniciye bildirildiğini ancak davacı yüklenicinin işe başlamadığını, revize projelerine göre yapılan hesaplamalar sonucunda bahse konu karayolu üstgeçidinin 12.511.088,10 TL bedelle, sözleşme bedelinin %39,31 üzerinde tamamlanacağının belirlendiğini, bahse konu işin tasfiye edilmesine karar verilerek makam oluru alındığını, davacının müvekkili idareden talep ettiği sözleşme bedelinin %10 oranında müteahhitlik karının ödenmesi talebinin haksız olduğunu, yapmadığı bir işin kârının verilmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, sözleşme damga vergisi ve ihale karar damga vergisinin vergi dairesine ödenen bir para olduğunu, bu paranın vergi dairesinden talep edilmesi gerektiğini, müvekkili idareden talep ettiği taahhütlü personel gidenini ödenmesi hususunun haksız bir talep olduğunu, sözleşme kapsamında taahhütlü personel gideri olmadığından davacının bu yöndeki talebinin haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, yüklenicinin şantiye sahasına getirdiği, idarenin bilgisi ve uygunluğu yönünde onayı olmayan malzeme için ödeme yapılmasına yönelik talebinde haksız olduğunu, yüklenicinin kendi kararı ile kendi firmasına ait olan makinalara ait kira bedellerini istemesinde haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olup, davacının yüklenici, davalının işveren konumunda olduğu, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin tarafların kusuru ile tasfiye edilip edilmediği, tasfiye nedeni ile davacının yüklenici kârı ile ödenen ihale ve sözleşme damga vergisini talep hakkı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, şantiyede kalan malzeme bedeli, malzemelerin kira bedeli ile nakliye bedelleri talebinin yerinde olup olmadığı ve miktarı hususlarında toplandığı, alınan iki inşaat mühendisi ve bir sözleşme-hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyet raporu- ek raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alındığı, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, sözleşme-ekleri, hakediş dosyası, getirtilen bilgi-belgeler, bilirkişi heyet raporu-ek raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davacı... ile davalı taraf arasında 2019/496707 İhale kayıt numaralı... Hattı km:378+220'de Üst Geçit Yapılması İşi'ne ilişkin 06.01.2020 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığı, işin ihale tarihinin 06.11.2019, işin sözleşme bedelinin 8.981.011,10 TL, sözleşme tarihinin 06.01.2020, yer teslim tarihinin 08.01.2020, işe başlama tarihinin 08.01.2020, sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 13.12.2020 olduğu, işin ilk projesine projesi üzerinden davalı idare tarafından ihale edilen işe ait projenin, sonradan revizyon gerektiğinin anlaşılması sonucunda, Karayolu standartları gereği bu projenin revizyonunun ... onayınında yapılıp, proje revizyonu devamında da ortaya çıkan kamulaştırma ihtiyacı gereği,... Bölge Müdürlüğünce kamulaştırma işlemlerinin yapılması için davalı idare ile ...Bölge Müdürlüğü arasında yapılan protokol tarihinin 16.04.2021 olduğu, dava konusu işin, davalı idare tarafından YİGŞ'nin 21.maddesinin, (3).fıkrasının (b) bendinde yer alan koşulların gerçekleşmesi şartıyla, artışa konu işin sözleşme bedelinin “Birim fiyat teklif alınan iş kısımlarına ait tutarının %20'sine kadar oran dahilinde süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabilir. Bakanlar Kurulu birim fiyat teklif alınan iş kısımlarına ait oranı sözleşme bazında %40'a kadar artırmaya yetkilidir'' denildiği, yine, YİGŞ'nin 21.maddesinin (4) fıkrasında ise; “İşin yukarıdaki şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise artış yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak bu durumda, işin tamamının ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur.” hükmü bulunmakla, işin davalı idare tarafından Tasfiye Olur'u tarihinin 13.07.2021 olduğunun anlaşıldığı, davalı idarenin 06.01.2020 tarihinde sözleşmenin imzalanmasından sonra dava konusu işte işe ait projenin sonradan revizyonunun gerektiğinin olduğunu anlaşılması sonucunda, ...Genel Müdürlüğü ekiplerinin gelerek, şantiye sahasında üst geçidin bağlı bulunduğu yolun ... .... Bölge Müdürlüğü sorumluluğunda olduğunu belirterek çalışmanın durdurulduğu, işin durdurulduğu tarihin protokol tarihinden önce olduğunun anlaşıldığı, işin durdurulması sonrasında davalı tarafın, ... Bölge Müdürlüğü ile...Bölge Müdürlüğü arasında 16.04.2021 tarihinde protokol tanzim edilerek, üst geçit projesinin.... Bölge Müdürlüğü'nün onayından geçirilerek revizyonu ve revize olan projeler nedeniyle kamulaştırma ihtiyacının ...Bölge Müdürlüğü tarafından yapılmasının sağlandığının tespit edildiği, davacı firmanın, davalı idareye değişik tarihlerde yazdığı ve dosyada mevcut olan yazılarda işi bırakmak istediğini belirten bir açıklamasının görülmediği, yazıları işin başlamasına, kamulaştırma sorunlarına ve idareden kaynaklı gecikmelerle ilgili fiyat farkı talebine yönelik olduğu, davacı firmanın, işin tasfiye tarihinden önce davalı idareye yazdığı 23.06.2021 tarihli ve 011sayılı yazısında “...ilgi yazınızda ( 05.06.2021 tarih ve 171579 sayılı idare yazısı) özetle ... Müdürlüğü ile, idareniz arasında protokol yapıldığından işe başlanmasının istendiğini, Ancak; teknik nedenlerle meydana gelen proje değişiminden dolayı metrajda ve keşifte artış meydana geldiğinden, yeni iş kalemleri için yeni fiyatların belirlenmesi ve mukayeseli keşfin hazırlanarak keşif artışı olurlarının alınması gerektiğinden işe başlanılamadığını, mukayeseli keşif neticesinde işin %20 artış içerisinde yapılıp yapılmayacağı idarenizce karar verilmesine müteakip işe başlanacağından, bu çalışmaların idarenizce yapılıp karar verilmesini” talep ettiği, daha sonra davalı idare 13.07.2021 tarihinde konusu km:378+220 ...Üst Geçit Fesih Tasfiye ve Devir İşlemleri konulu ve makamına başlıklı yazısında dava konusu işte; protokol, proje revizyonları, kamulaştırmalardan detay vererek bahsedildikten sonra, proje revizyonları ve Zonguldak ...Hava Limanının ilave talepleri nedeniyle mukayeseli keşif çalışması sonucunda bahse konusu işin %39,31 iş artışı ile tamamlanabileceğinin anlaşıldığını, dava konusu işin, davalı idare tarafından YİGŞ’nin “Sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi” başlıklı 21. maddesinin, (3). fikrasının (b) bendinde yer alan koşulların gerçekleşmesi şartıyla, artışa konu işin sözleşme bedelinin “Birim fiyat teklif alınan iş kısımlarına ait tutarının %20'sine, kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabilir. Bakanlar Kurulu birim fiyat teklif alınan iş kısımlarına ait oranı sözleşme bazında %40'a kadar artırmaya yetkilidir” hükmünün yer aldığını, yine, YİGŞ'nin 21.maddesinin (4) fıkrasında ise “İşin yukarıdaki şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise, iş artış yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak bu durumda, işin tamamının ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur. (Ek cümle: 08/08/2019-30856 R.G./27. md., yürürlük: 18/08/2019) İşin tamamı ifadesinden ilk sözleşme bedeline karşılık gelen iş miktarı anlaşılır.” hükmüne istinaden davalı idare tarafından 13.07.2021 tarihinde işin tasfiyesine Olur kararı verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, sözleşmenin 06.01.2020 tarihinde ve yer tesliminin ise 08.01.2022 tarihinde yapılan dava konusu işte, işin hemen başında, sözleşme fiyatlarıyla KDV hariç 10.056,00TL kadar işin yapıldığı (sözleşme bedeline göre 10.056,00 TL/ 8.981.011,10 TL= 0,00112= %0,112 oranında iş yapıldığı) ortamda, davacı firmanın insiyatifi dışında gelişen olaylar nedeniyle, davalı idare tarafından proje revizyonuna gidilerek, işin tamamlanması için dava konusu işte %39,31 oranında iş artışının ortaya çıkmış olduğu, %39,31 oranındaki artışın, yasal sınır artış sınırı olan %20 oranın aşmış olduğunu ortaya koyduğu, davacı firmaya, davalı idare tarafından işin tasfiyesinden önce yazılan 05.06.2021 tarih ve 171579 sayılı yazıda işe başlanılmasının talep edildiği, davacı firmanın davalı idareye yazdığı 23.06.2021 tarihli ve 011 sayılı yazısında ise “mukayeseli keşfin hazırlanarak keşif artışı olurlarının alınması gerektiğinden işe başlanılamadığını, işin %20 artış içerisinde yapılıp yapılmayacağı idarenizce karar verilmesine müteakip işe başlanacağından, bu çalışmaların idarenizce yapılıp karar verilmesini ” talep ettiği, davalı idare davacı firmanın bu cevabını davaya cevap dilekçesinde işe başlamadı şeklinde açıklamış olduğu, oysa yazışmalara göre, davacı firmanın henüz daha işin başında, davalı idareden kaynaklı nedenlerle proje revizyonlarının ortaya çıkmasıyla üstlendiği taahhüt işini durdurmak zorunda kalmış olduğu, idareden kaynaklı proje revizyonları ve kamulaştırmalar nedeniyle işte gecikmelere neden olunduğu için davalı idareden iş artışlarının olurlarını ve idarenin %20 artış içinde yapılıp yapılmayacağının kararını talep etmesine karşın davalı idarenin, sözleşmenin imzalanma tarihi olan 06.01.2020 tarihinden 18 ay 7 gün sonra işin tasfiyesine karar verdiğinin görüldüğü ancak davalı idarenin, oluşan mücbir sebepler nedeniyle davacı yükleniciye sözleşmenin 14.2 maddesi gereği fiyat farkı vererek ve %39,31 oranındaki iş artışının %20'lik oranındaki kısmına kadar işi yani davacı firmaya sözleşmenin %120 gibi büyük kısmını yaptırabileceği açıkken, bunu yaptırmayarak işi YİGŞ'nin 21.maddesinin (4). fıkrasına göre “İşin yukarıdaki şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise, iş artışı yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak bu durumda, işin tamamının ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur. (Ek cümle: 08/08/2019-30856 R.G./27. md., yürürlük: 18/08/2019) İşin tamamı ifadesinden ilk sözleşme bedeline karşılık gelen iş miktarı anlaşılır.” hükmüne istinaden tasfiye ettiği, şartnamenin bu 4.fıkrasındaki "İşin tamamı ifadesinden ilk sözleşme bedeline karşılık gelen iş miktarı anlaşılır." hükmünün ise, dava konusu iş ile alakasının olmadığının belirlendiği, zira, bu hükmün sözleşme bedeli kadar iş yapıldığı halde, yani işin %100 oranında tamamlandığı halde iş artışının yasal sınırı olan %20 oranın üstündeki bir oranla işlerin tamamlanması oranı ortaya çıktığı durumlarda (dava konusu işte %39,31 olmuştur) işin tasfiyesi için uygulanan bir şartname hükmü olduğunun açıkça görüldüğü, dava konusu işte ise, işin sözleşmenin bazında tamamlanma oranı ise yalnızca %0,112 olması nedeniyle, %100 oranında tamamlanmamış haldeki bir işte davalı idarenin işin tasfiyesini yine YİGŞ' nin 21.maddesinin (4). fıkrasına göre yaptığını belirtmesinin hatalı bir tasfiye işlemi yapılmış olduğunu ortaya koyduğu, bu nedenlerle dava konusu işin davalı idare tarafından tasfiyesinin hatalı olduğu kanaatine varıldığı, davacı yüklenici... firmasının sözleşmenin feshinden sonra kalan işlerden dolayı kâr kaybına ilişkin talebi değerlendirildiğinde, davacı firmanın işin tasfiyesi nedeniyle, işin sözleşme bedeli olan 8.891.011,10 TL tutarındaki iş miktarının %10'u olan 889.101,11 TL tutarındaki meblağı, işin sözleşmesi oranında tamamlanması halinde yüklenici kârı olarak elde edeceğini belirterek tahsilini talep ettiği ancak davacı yükleniciye, davalı idare tarafından işin tasfiye edilmesinden sonra düzenlenen ve davacının ihtirazi kayıtla imzaladığı ve son nolu tasfiye hakedişinde, davacı tarafa KDV hariç 10.056,00 TL ödeme yapılmış olduğu, bu ödemeden dolayı davacı tarafın sözleşme bedelinden geriye kalan yapmadığı iş tutarının 8.891.011,10 TL- 10.056,00 TL= 8.880.955,10 TL olduğunun tespit edildiği, davacının talep ettiği %10 oranındaki yüklenici kârı, YİGŞ'nin 22.maddesinin 5.fıkrasında "sözleşmede yeni birim fiyat analizleri için önceden belirlenmiş bir kâr ve genel gider oranı var ise bu oran dikkate alınarak yeni birim fiyat hesabı sonuçlandırılır. Sözleşmede bu konuda bir oran belirlenmemiş ise, oluşturulan kâr ve genel gider hariç analiz tutarına %10 oranındaki yüklenici karına ilave olarak %15 oranına kadar idare ve yüklenicinin anlaştığı oranda genel gider eklenir.'' şeklinde ifade edildiği, kamuya ait birim fiyat analizleri incelendiğinde, bu analizlere ait malzeme ve işçiliğin rayiç bedellerle toplamı bulunduktan sonra bu toplamın altında hep %25 müteahhit kârı ve genel giderler diye sabit bir katsayı ile rayiç bedeller toplamı çarpılarak bulunan tutarın ise müteahhit firmanın kârı ve genel giderler olarak, rayiç bedeller toplamına eklenerek, ilgili imalatın birim fiyatının bulunduğu, %25 müteahhit kârı ve genel giderler içinde ise; bu tutarın %10'unun müteahhit kârı, %15'inin ise genel giderler olup, Yüksek Fen Kurulu Kararlarında da bu durumun mevcut olduğu, davacının uğradığı kâr kaybının Yargıtay Kararları ve HGK Kararlarına göre yapılan hesaplamasında, 6098 sayılı TBK'nun 408.maddesi ikinci cümlesi uyarınca kesinti yöntemiyle yapılacak kâr kaybı hesabında, davalının işi tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, personel giderleri teminat mektubu giderleri) ile boş kalması sonucu başka bir iş bularak elde ettiği kâr ve böyle bir iş bulmaktan kasten kaçınmışsa kazanacağı miktar toplamının düşülerek yüklenicinin iş sahibinden isteyebileceği kâr kaybının ortaya çıkartılması gerektiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın “İnşaat Genel Fiyat Analizleri” incelendiğinde, yüklenici kârı ve genel gider oranının toplam %25 olarak birim fiyatlara eklendiğinin görüldüğü, toplamda %25 olarak belirlenen “yüklenici kârı ve genel gider oranının” ne kadarının yüklenici kârı, ne kadarının ise genel gider oranından oluştuğu konusunda net bir mutabakat olmamakla birlikte, yüklenici kârının %10, genel gider oranının ise %15 olduğu hususunun, uygulamada genel olarak kabul gören bir yaklaşım olduğu, dava konusu işte ise yapılacak imlatların türü ve miktarı, her bir imalat kaleminin toplam iş içindeki ağırlık oranları ve yüklenicinin serbest piyasa koşullarında vermiş olduğu iş kalemi birim fiyatları birlikte değerlendirildiğinde, davacının yapılacak iş için harcayacağı malzeme, makine ve işçilik giderlerinin teklifinin %90'ı ve brüt kârının ise %10 olacağının değerlendirildiği, iki taraflı sözleşmelerin karşı tarafça haksız feshedildiği hallerde BK'nun 106. ve 108. maddeleri hükümleri gereğince kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen BK'nun 325. maddesi hükmünde gösterilen kesinti yönteminin uygulanması gerektiği, bu yönteme göre hesaplanan kâr kaybının; sözleşme ifa ile bitseydi zarar görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden, yapması gereken tüm zorunlu harcamalar ile sözleşme süresinden önce feshedildiğinden, sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle sağladığı yani tasarruf ettiği haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlayacağı veya kasten sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarlarının toplamının indirilerek bulunacağı, bu şekilde elde edilecek fark miktarına ise net kâr denildiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, davacı yüklenicinin kalan iş süresince başka bir işten elde etmesi mümkün olan veya elde etmekten kaçındığı kazanç miktarının ne olacağının hesaplanarak hesaplanan davacı kârından mahsup edilmek suretiyle kâr kaybının hesaplanması gerektiği, dosya içerisinde yüklenicinin kalan iş süresince başka bir işten kazanç sağlayıp sağlamadığı hususunda herhangi bir belge de bulunmadığından, brüt kâr kaybından takdiren %15 kesinti yapılmasının uygun olacağı, buna göre bilirkişi tarafından kesinti yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği kâr kaybı miktarının 577.262,08 TL olduğu kanaatine varıldığı, davacı yüklenici... firmasının sözleşmenin feshinden dolayı ödediği sözleşme damga vergisi ve ihale karar damga vergisi alacak talebinin değerlendirilmesinde ise, davacı firmanın, dava konusu işin sözleşme aşamasında sözleşme damga vergisi olarak sözleşme bedeli olan 8.891.011,10 TL'nin %0,948 oranı ile hesaplanarak 8.891.011,10 TL*(0,948/100)= 84.286,78 TL değilde, 85.139,99 TL olarak... Bankasına 30.12.2019 tarihinde EFT yapmış olduğunun banka dekontundan anlaşıldığı, yine ihale karar damga vergisi olarak ise, sözleşme bedeli olan 8.891.011,10 TL'nin %0,569 oranı ile hesaplanarak 8.891.011,10 TL*(0,569/100)= 51.101,95 TL olarak... Bankasına 30.12.2019 tarihinde EFT yapmış olduğunun banka dekontundan anlaşıldığı, dekontlara göre ödenen damga vergisi toplamının 85.139,99 TL + 51.101,95 TL= 136.241,94 TL olduğu, davalı idarenin işi tasfiye kararının haksız olduğu anlaşılmakla, davacının vergi dairesine yatırdığı 136.241,94 TL’yi talep edebileceği ancak ıslah olunan taleple bağlı kalınarak 135.388,73 TL’ye hükmedilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacı yüklenici... firmasının taahhütlü personel alacağına yönelik talebinin değerlendirilmesinde, davacı firma şantiyesinde şantiye şefi olarak çalıştırdığı personelin 08.01.2020 ile işin tasfiye tarihi olarak belirttiği 13.07.2021 tarihi arasındaki brüt ücretinin ödenmesi talebinin olduğu, TMMOB Genel Sekreterliği'nin bildirdiği net aylık ücret bildirgesine göre, taahhütlü personel olarak davalı idare tarafından bir adet personelin (...) şantiye şefi olarak alması gereken toplam net ücretlerin toplam tutarının 187.217,80 TL olduğunun belirlendiği ancak dava konusu işin personel ücreti, kâr kaybı hesaplanırken işin tamamlanmaması nedeni ile sağlanan tasarruflar ile genel gider masrafları arasında, kâr kaybı hesabı içerisinde dikkate alındığı, bu nedenle davacının ayrıca personel alacağının bulunmadığı kanaatine varıldığı, davacı yüklenici... firmasının şantiye sahasında kalan malzemelerin bedeline yönelik alacak talebinin değerlendirilmesinde ise, davacı yüklenicinin, dava dilekçesinde şantiye sahasına bir takım inşaat malzemeleri getirdiğini belirterek, bu malzemelerin bedelini talep ettiği, davacı yüklenicinin talebiyle Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/3 D.İş dosyası kapsamında 05.10.2021 tarihli bilirkişi tespit raporu düzenlendiği, davacı firmanın işe 08.01.2020 tarihinde başladığı, işin... tarafından durdurulduğu süreye kadar 10.056,00 TL tutarı kadar %0,112 oranında iş yaptığının anlaşıldığı, işin... tarafından müdahale edilerek durdurulmasının, davalı idare ile... arasındaki 16.04.2020 tarihli protokolden önce olduğu, davacı firmanın şantiye sahasında bedelini talep ettiği malzemeleri, kendi planı ve proğramı doğrultusunda şantiyeye getirmesi ve şantiye de depolarında ve açık sahada her türlü hava muhalefetine karşı, yangına, sele, hırsızlığa karşı koruma ve bakım altına alması gerekmekte olup, çürümeden ve deformasyondan koruması gerektiği, sahada malzemelerin beklemesi idarenin sorumluluğunda olmayıp, malzemelerini koruma görevinin yüklenici firmaya ait olduğu, dava konusu iş revizyona girip uzadığı takdirde, davacı firmanın ona göre şantiye sahasına malzeme getirmeyip, işin ne zaman başlayacağını düşünerek ona göre hareket etmek zorunda olduğu, işin tasfiyesinden sonra davalı idarenin, davacı yüklenicinin malzemelerine de el koymadığının da açık olduğu, ayrıca davacı firmanın sahada kalan ve tespit raporunda da belirtilen malzemeleri kendi depolarına veya başka bir şantiyesine nakletme imkanının da bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşme eklerinde de bu konuda bir düzenleme bulunmadığından, davacı yüklenicinin şantiye sahasında kalan malzemelerin bedelini talep edemeyeceği kanaatine varıldığı, davacı yüklenici... firmasının mobil beton santrali ile beton mikserine ilişkin kira bedeline yönelik alacak talebinin değerlendirilmesinde ise, mobil beton santrali talebi konusunda yalnızca 10.056,00 TL tutarında ve sözleşme bedeline göre %0,112 oranında iş yapıldığı, yapılan işlerin 185,25 m³ sıyırma kazısı ve 137,60 m³ toprak dolgusu olduğu ve proje revizyonu ve kamulaştırma ihtiyacı ile 16.04.2020 tarihinden önce durdurulan bir işte davacı yüklenicinin mobil beton santraline ait 15.02.2020 tanzim tarihli ve 01.03.2020 tarihli kira sözleşmesi yaptığını belirterek, 01.03.2020 tarihinden, işin tasfiye edildiği 13/7/2021 tarihine kadar olan kira bedelini talep ettiği, proje revizyonları ve arazi kamulaştırmalarının uzadığı bir dönemde, hiçbir beton imalatın yapılmadığı bir işte, aylarca kiralık beton santralinin şantiyede tutulduğu davacı tarafından iddia edilmiş olup, çalışılmayan şantiyede beton santralini aylarca tutmanın bir açıklamasının olmadığı, davacı yüklenicinin, sözleşme yapıp mobil beton firmasını temin ettiği firma olan ...Şti.'nin bu işler ile uğraştığının bir belgesini ibraz etmediği, mobil beton makinasının şantiyeye taşıma irsaliyesinin de bulunmadığı, ayrıca 15.10.2021 tarihli 2021/3 D.İş raporunda, mevcut beton santralinin yalnızca mobil kısmının olduğu, santrala ait çimento siloları ve bu siloların beton santraline bağlantısını saylayan elemanların olmadığının tespit edildiği, bu tespite göre ortada çalışabilir bir beton santralinin de olmadığının anlaşıldığı, ayrıca dosyada ...kimlikli taşeron ile yapılan 17.08.2020 tarihli bir sözleşme yer aldığı, bu sözleşmede taşeronun yapacağı işler olarak demir-kalıp-beton işçiliği işleri belirtildiği, yapılan taşeron sözleşmesinin 17.08.2020 tarihli olmasına rağmen işin tasfiyesine kadar hiçbir beton imalatın yapılmadığı da dosyaya mübrez tasfiye geçici kabul tutanağından anlaşıldığı, bu nedenlerle davacı yüklenicinin betonu beton santrallerinde kendisi üreteceği gibi, hazır beton da kullanabileceği de mümkünken, durdurulan bir iş için aylarca mobil beton santrali kirasının ödendiğinin iddia edildiği, şantiye sahasında bulunan beton santralinin şantiyeye ne zaman geldiğinin bir ispatının olmadığı gibi, şantiyede bulunan mobil beton santralinin de çalışacak durumda olmadığı ve hiçbir beton imalatın yapılmadığı anlaşıldığı, ayrıca yüklenici firmanın kâr etmesi için genel gider harcamaları arasında yer aldığı, davacı idarenin betonun şantiyede üretileceğine dair bir sözleşme şartı koymadığı göz önüne alınarak, davacı yüklenicinin mobil beton santrali kira bedelleri talebinin yerinde olmadığı, beton mikseri bedeli yönünden ise, proje revizyonları ve arazi kamulaştırmalarının uzadığı bir dönemde, hiçbir beton imalatın yapılmadığı bir işte, aylarca kiralık beton mikseri kamyonun şantiyede tutulmasının bir açıklamasının olmadığı ve bu yönde idarenin de bir talebi bulunmadığı, yüklenicinin; sözleşme yapıp mobil beton firmasını temin ettiği firma olan....Ltd.Şti.'nin bu işler ile uğraştığının bir belgesini dava dosyasına sunulmadığı gibi, beton mikseri kamyonun taşıma irsaliyesinin de ibraz edilmediği, ayrıca 15.10.2021 tarihli 2021/3 D.İş raporunda, sahada ... marka, modeli,... plakalı mikser kamyonun varlığının tespit edildiğinin anlaşıldığı, ayrıca dosyaya ...ile yapılan 17.08.2020 tarihli bir taşeron sözleşmesi ibraz edildiği, bu sözleşmede taşeronun yapacağı işler olarak, demir-kalıp-beton işçiliği işleri belirtildiği, yapılan taşeron sözleşmesi 17.08.2020 tarihi olmasına rağmen işin tasfiyesine kadar hiçbir beton imalatın yapılmadığı, dosyaya mübrez tasfiye geçici kabul tutanağından anlaşıldığı, bu nedenlerle, yüklenicinin betonu beton santrallerinde kendisi üretebileceği gibi, hazır beton da kullanması durumunda kiralık beton mikseri kamyona ihtiyaç olmadan işleri yapmasının mümkün olduğu, durdurulan bir iş için aylarca beton mikseri kamyon kirası ödendiğinin iddia edildiği, şantiye sahasında bulunan beton mikseri kamyonun şantiyeye ne zaman geldiğinin bir ispatının olmadığı gibi, şantiyede bulunan mobil beton santralinin de çalışacak durumda olmadığı ve hiçbir beton imalatın yapılmadığı, bunun gereği beton mikserine de bir ihtiyacın olmadığı, sözleşmede betonun şantiyede üretileceğine dair bir hüküm de bulunmadığı, ayrıca talep edilen hususun yüklenici firmanın kar etmesi için genel gider harcamaları arasında yer aldığı göz önüne alınarak, davacı yüklenicinin beton mikseri kira bedelleri talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, yüklenici firmanın fore kazık makinasının nakliye bedeline yönelik alacak talebinin değerlendirilmesinde, davacı firma fore kazık makinası sahibi ... Ltd.Şti. arasında tanzim edilen sözleşmenin 4. maddesine göre, fore kazık makinasının nakliye bedelinin kendilerine ait olduğunu ve tek geliş için gerçekleştirilecek ödemenin 30.000,00TL olduğunu, sözleşme sonrası fore kazık makinasının şantiye sahasına nakledildiğini, ancak işin durdurulması nedeniyle geri gönderildiğini, fore kazık makinasının şantiye sahasına gelip geri gönderilmesi için toplamda 60.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin ödeme tarihi olan 16.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte tahsilini talep ettiği, ayrıca 15.10.2021 tarihli 2021/3 D.İş sayılı tespit raporunda sahada fore kazık makinasında kullanılan 2 (iki) adet muhafaza borusu bulunduğunun belirtildiği, öncelikle fore kazık makinasının... Yönetmeliği gereği nakliye tarihlerine at taşıma irsaliyelerinin olması gerekmesine rağmen irsaliyelerin sunulmadığı, davacı firmanın taşeron firma için idareden onay alması gerekirken, taşeron firma için idareden alınmış bir onayın bulunmadığı, bu nedenle yüklenicinin, sözleşmeye aykırı şekilde idareden onay almadan...Şti. ile fore kazık imalatı yapımı işin taşeronluk sözleşmesi imzalamış olduğu, fore kazık makinasının ne zaman şantiye ye geldiğinin ve geri gönderildiğinin de ispat eder belge sunulmadığı, ayrıca talep edilen hususun yüklenici firmanın kar etmesi için genel gider harcamaları arasında yer aldığı anlaşılmakla, davacı yüklenicinin ettiği fore kazık makinaları nakliye bedelleri talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle bu talebin de yerinde görülmediği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davacı yüklenicinin kâr kaybından kaynaklanan 577.262,08 TL'nin, ihale ve ihale karar damga vergisinden kaynaklanan 135.388,73 TL'nin, 29/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararında özetle, işin idare tarafından haksız olarak tasfiyeye götürüldüğünü, kar kaybına yönelik olarak Yargıtay Kararları ve HGK Kararlarına göre yapılan hesaplamada; 6098 sayılı TBK.408 maddesi ikinci cümlesi uyarınca kesinti yöntemiyle yapılacak kâr kaybı hesabında, davalının işi tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, personel giderleri teminat mektubu giderleri) ile boş kalması sonucu başka bir iş bularak elde ettiği kâr ve böyle bir iş bulmaktan kasten kaçınmışsa kazanacağı miktar toplamının düşülerek yüklenicinin iş sahibinden isteyebileceği kâr kaybının ortaya çıkartılması gerekmekte olduğu ve bilirkişilerce bu yönde hesaplama yapıldığı, taahhütlü personele ilişkin taleplerin kâr kaybı içerisinde olduğunu, yine nakliye giderleri, beton mikseri, mobil beton santralinin de bunun içinde olduğu belirtilerek kısmen kabul kısmen red kararı verildiğini, söz konusu kararın tasfiyenin hukuka aykırılığı yönünden hukuka uygun olup, diğer talepler yönünden hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kâr mahrumiyeti hesaplamasına ilişkin olarak, müvekkilinin dava konusu iş ile ilgili olarak sadece 10.056,00 TL'lik bir imalat gerçekleştirdiğini, idareden kaynaklı olarak 8.880.955,10 TL tutarındaki işin imalatının gerçekleştirilemediğini, YİGŞ'nin 22.maddesinde yüklenici kârının %10 olduğunun açıkça belirtildiğini, müvekkilinin tamamlaması gereken imalatın 8.880.955,10 TL olup, bu tutarın yüklenici kârının ise 888.095,51 TL olduğunu, kaldı ki bu tutarın içinde genel gider bulunmaması nedeni ile bu tutardan herhangi bir tenzilat yapılmaması gerektiğini, bilirkişiler tarafından HGK uygulaması gereği de hesaplama yapıldığını, burada ilk aşamada yapılan hesaplamanın doğru olduğunu ancak bu tutar üzerinden genel gider hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, zira YİGŞ'nin 22.maddesinde genel gider için ayrı bir oran belirlenmiş olup, ikinci kez tenzilat yapılmasının hatalı olduğunu, yine, müvekkilinin Türkiye genelinde birçok iş gerçekleştirmekte ve buradaki işin gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesinin diğer işlerini etkilemediğini, bu sebeplerle tenzilat yapılmaması gerektiğini ve kâr kaybının 888.095,51 TL olduğunu gösterdiğini, yine, Yüksek Fen Kurulu kararlarında da müteahhit kârının %10 oranında olduğunun açıkça belirtildiğini, ayrıca TC Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sayfasında da müteahhit kârının %10 olduğu yönünde birçok makale ve cevap yazıları bulunduğunu, müvekkilinin bu iş tamamlansa dahi aynı anda başka yerde başkaca bir iş yapıp yapamayacağının tespiti gerektiğini, müvekkilinin hem şahıs adına hem de şirketi adına birçok ihaleye katıldığını ve aynı yıl içerisinde birçok iş yaptığını, dava konusu iş devam etse dahi müvekkilinin başka illerde işlerine devam edecek ve işlerini gerçekleştirecek olmasına rağmen bilirkişilerin başka bir işi bulma süresinden ve başka bir iş bulmasından bahsetmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin buradaki iş tamamlanacak olsa dahi başkaca yerlerde inşaat faaliyetlerine devam edeceğini ve işlerini tamamlayacağını, bu sebeple dava konusu iş yönünden %10 müteahhit kârının uygulanması gerektiğini, taahhütlü personele ilişkin ise, dava konusu iş ile ilgili taahhütlü personel olarak sadece müvekkili...'ın değil, ... yanında taahhütlü personel olarak...'ın da çalıştığını, yine alt yüklenicinin taahhütlü personelinin de çalışmış olup bunların hesaba katılmadığını, taahhütlü personellerin işin tasfiyesine kadar geçen güne kadar almış olduğu ücret miktarının SGK tarafından excel tablosu halinde gönderildiğini, yapılan hesaplamalar doğrultusunda hem müvekkilinin çalıştırdığı personel, hem kendisinin şantiye şefi olarak yer alması, hem de alt yüklenici şirket .... Ltd. Şti.'nin dava konusu ihaleli iş kapsamında sigortalı çalışan personellerine ait giderleri olan toplam 364.972,58 TL olup, bu giderlerin resmi olarak gerçekleştirildiğini, karara dayanak bilirkişi raporunda bu durumun hukuka aykırı olarak ele alındığını, bu giderin işin tamamlama anına kadar gerçekleşeceği değerlendirmesine yer verildiğini, oysa bu giderlerin tasfiye tarihine kadar gerçekleştirilen resmi personel giderleri olduğunu, müvekkilinin bu giderlerden tasarruf etmediğini, bu sebeplerle taahhütlü personel yönünden ayrıca alacak hükmü kurulması gerektiğini, mobil beton santrali ile beton mikserine ilişkin kira bedeli yönünden ise, mahkemece dayanak bilirkişi raporunda müvekkilinin betonu beton santrallerinde kendisi üreteceği gibi, hazır beton da kullanabileceği de mümkünken, durdurulan bir iş için aylarca mobil beton santrali kirası ödendiği, şantiye sahasında bulunan beton santralinin şantiyeye ne zaman geldiğinin bir ispatının olmadığı gibi, şantiyede bulunan mobil beton santralinin de çalışacak durumda olmadığı ve hiçbir beton imalatın yapılmadığı anlaşıldığı, ayrıca yüklenici firmanın kar etmesi için genel gider harcamaları arasında yer aldığı, davacı idarenin betonu şantiyede üreteceksin diye bir sözleşme şartı koymadığı göz önüne alınarak, bu açıklamalar doğrultusunda, davacı yükleniciye mobil beton santrali kira bedellerinin ödenip ödenmeyeceği talebinin takdirinin mahkemeye ait olduğunun belirtildiğini, sözleşmenin 9.maddesinde de belirtildiği üzere, işin süresi 350 gün olup, müvekkilinin sözleşme gereği gider olarak şantiye içerisinde mobil santral ve mikser bulundurduğunu, davalının müvekkiline göndermiş olduğu yazılarda sürekli olarak çalışmalara başlanacağının belirtildiğini, bu sebeplerle de müvekkili tarafından tüm malzemelerin şantiye sahası içerisinde hazır olarak bekletildiğini, idarenin kusurundan dolayı malzemeler ve beton mikseri ile mobil santral başka işte kullanılamamış olup, bilirkişiler tarafından bu durum ile ilgili olarak hesaplama yapılması gerekirken, aksi yönde değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/3 D. İş sayılı dosyasındaki tespite rağmen bu makine ve araçların kira bedellerinin gider olarak değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, fore kazık nakliye bedeli yönünden ise, bilirkişi raporunda fore kazık nakliye bedeli olan 60.000,00 TL'nin kâr etmesi için genel gider harcamaları arasında yer aldığı değerlendirilmekle, davacı yüklenicinin talep ettiği fore kazık makinaları nakliye bedellerinin ödenmesi talebinin takdiri mahkemeye ait olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere %0,112 oranında imalatı tamamlamış olup, fore kazık nakliye bedelinin dahi bu tutarı geçtiğini, bilirkişilerin bu giderin yapılmış olduğunu kabul ettiğini ancak genel gider saymadığını, idarenin sözleşmeyi hukuka aykırı olarak tasfiye etmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin fore kazık makinesini şantiye sahasına getirdiğini, bu iş için nakliye bedeli ödediğini ve bu tutarın da davalıdan tahsili gerektiğini, tasfiyenin davalı tarafından hukuka aykırı gerçekleştirilmesine ilişkin değerlendirmenin hukuka uygun olduğunu, iş kapsamındaki genel giderlerin yanlış hesaplanması, kar yönünden TC Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayınlanan yazıların, Yargıtay kararlarının, YİGŞ'nin ilgili hükümlerinin yok sayıldığını, taahhütlü çalışan personele ilişkin SGK tarafından gönderilen cevabi yazı ekinde yer alan excel tablosundaki ücretlere göre hesaplanan tutarın dikkate alınmadığını, nakliye bedelleri ve diğer makina ekipman giderine yer verilmediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece "Davacı yüklenicinin kar kaybından kaynaklanan 577.262,08 TL'nin, ihale ve ihale karar damga vergisinden kaynaklanan 135.388,73 TL'nin, 2007/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans Jaizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" denilerek, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, aleyhe olan kısmın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı vekili tarafından mahkeme dosyasına sunulan 26.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile yüklenici kârına ilişkin 1000 TL'nin 288.095,51 TL'ye, ihale karar ve sözleşme damga vergisi olarak 1.000 TL'nin 135.388,73 TL'ye artırılması talebinde bulunulduğunu, mahkemece "Davacı yüklenicinin kar kaybından kaynaklanan 577.262,08 TL'nin, ihale ve ihale karar damga vergisinden kaynaklanan 135.388,73 TL'nin, 29/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verildiğini, ıslah edilen miktar yönünden faizin, ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik kararlarının da bu yönde olduğunu, mahkemece bu hususun göz ardı edilerek, 26.09.2023 tarihinde ıslah edilen miktar yönünden faizin 29.07.2021 tarihinden itibaren başlatılmak suretiyle hatalı hüküm tesis edildiğini (Yargıtay 19.HD'nin 2017/2386 E- 2019/137 K, 2014/9229 E- 2014/16947 K sayılı kararları), mahkemenin 12.09.2023 tarihli duruşmasında davacıya ıslah dilekçesi vermesi için iki haftalık kesin süre verildiğini, davacının 26.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını artırdığını, mevzuatta öngörülen süre kurallarının hukuka aykırı olarak yanlış uygulanması söz konusu olduğunu, HMK'nun 180.maddesinde "(1) Davasımı tamamen islah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve islah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.", devamı 181.maddesinde "(1) Kismen islaha başvuran tarafa, islah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu şüre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir." hükümlerinin bulunduğunu, ıslah için kanuni bir süre öngörülmüş olup, arttırılıp eksiltilemeyeceğini, süresinde yapılmayan ıslahın da dikkate alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, HMK'nun 181.maddesi gereğince bir haftalık sürede ıslah işlemleri yapılmadığını, ilgili madde hükümleri gözetildiğinde davacının hiç ıslah etmemiş gibi dava dilekçesi göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiğini, kararda kabul edilen miktar yönünden faiz başlangıç tarihinin 29.07.2021 olarak belirlendiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz başlangıç tarihinin, dava açılış tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tasfiyenin hatalı olduğunun vurgulandığını ancak müvekkilinin kusur oranına ilişkin bir değerlendirmeye yer verilmediğini, ayrıca bilirkişi tarafından yerinde keşif yapılmadığını ve bilirkişi raporuna karşı müvekkilinin itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu ihaleye ilişkin projeyi ...Belediye Başkanlığı'nın onayladığını, dava konusu sözleşmenin, başka bir kurum olan... Genel Müdürlüğü'nün mevzuatından kaynaklı revize edildiğini, yeni proje iş artışının yanı sıra, havaalanı girişinde güvenlik zaafiyeti oluşturduğunu ve zorunlu olarak sözleşmenin tasfiye edildiğini, mahkemece "Davacı yüklenici... firmasının sözleşmenin feshinden dolayı ödediği sözleşme damga vergisi ve ihale karar damga vergisi alacak talebinin değerlendirilmesinde; Dekontlara göre ödenen damga vergisi toplamı: 85.139,99 TL + 51.101,95 TL- 136.241,94 TL olduğu görülmüştür. Yukarıda belirtildiği gibi, davalı idarenin işi tasfiye kararının haksız olduğu anlaşılmakla, davacının vergi dairesine yatırdığı 130.241,94 TL'yi talep edebileceği, ancak ıslah olman taleple bağlı kahnarak 135.388,73 TL'ye hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklinde karar verildiğini, bu bedelin ödenmesine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı yüklenici ile müvekkili idare arasında imzalanan sözleşmenin “Sözleşme bedeline dahil olan giderler” başlığı altında düzenlenen 7.1. maddesinde “Taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin her türlü vergi, resim, harç, yapı kullanım izin belgesi giderleri vb giderler ile ulaşım, sözleşme kapsamındaki her türlü sigorta giderleri sözleşme bedeline dahildir. İlgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak Katma Değer vergisi sözleşme bedeline dahil olmayıp, İdare tarafından yükleniciye ödenir” hükmünün düzenlendiğini, sözleşme damga vergisi ve ihale karar damga vergisi sözleşme bedeline dahil giderler arasında yer almakta olup, mahkemece ayrıca şözleşme bedeli üzerinden kâr kaybına hükmedildiğini, davacının kârını elde etmesi için diğer maliyet giderlerinin yapılmasının zorunlu olup, sözleşme damga vergisi ve ihale karar damga vergisinden kaynaklanan bedelin, genel gider masralları arasında yer aldığından kâr kaybı hesabı içinde değerlendirilmesi gerektiğini, yüklenicinin bu gideri ihalenin başında bildiğini ve genel giderlerine dahil ederek ihale teklifini verdiğini, davacı yüklenicinin, ihaleye istekli olup teklifini hazırlayıp idareye sunduğu andan itibaren damga vergisi ile karar pulunu (vergisini) ilgili vergi kanunları uyarınca ödemeyi kabul ve taahüt ettiğini, bu nedenle yüklenici firmanın sunacağı teklifi belli olduğu andan itibaren ödemesi gereken tutarların da belli olduğunu, yüklenici firmanin teklifini verirken bu yatırılması gereken vergileri işin penel giderlerine dahil ettiği veya etmiş olduğunun aşikar olduğunu, bu bedelin müvekkili idare aleyhine ödenmesine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, diğer taraftan “sözleşme damga vergisi” ve “ihale karar damga vergisi” Vergi Dairesine ödenen bir para olup, bunun Vergi Dairesi'nden talep edilmesi gerektiğini, mahkeme kararında “Davacı yüklenicinin kâr kaybından kaynaklanan 577,262,08 TL'nin.... 20/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verildiğini, davaya konu sözleşmenin feshinde idarenin kusuru bulunmadığını, başka bir kurum olan... Genel Müdürlüğü'nün mevzuatından kaynaklı olarak dava konusu yapım işinde proje revizyonu yapılması gerektiğini, bu nedenle imalatlara başlanılabilmesi için kamulaştırma çalışmasının yapılması gerektiğinden ilk sözleşme bedeline karşılık gelen tutarın tamamlanması ya da harcanması %100 oranında imalat yapılması imkanını ortadan kaldırmış olup, ayrıca üstgeçit yapılacak hemzemin geçidin ...havaalanı girişi olduğunu ve işin %100 imalat yapılarak ikmale kalması halinde havaalanı giriş çıkışlarında seyrüsefer emniyeti ve güvenlik zaafiyeti oluşturacağından, kamu yararı gereği söz konusu işin tasfiye edilmesi zarariyeti doğduğunu, iş artışına konu ilave işler nedeniyle, ihale kapsamında bulunan imalatların yapılamaması sonucunu doğuracak zorunlu durumun ortaya çıktığını, kısaca, müvekkili idare açısından edimin ifasının imkansız hale geldiğini, bu gedenle, kusursuz imkansızlık nedeniyle davacının kâr kaybından dolayı sorumluluklarının bulunmadığını, sözleşme kapsamında imalat yapılmamış olup (tasfiye kabulünde belirtilen 10.056,00 TL hariç), varsayımsal olarak hesaplanan %10 kâr kaybı olduğunun doğru olmadığını, yüklenicinin %10 kâr elde edeceğinin garantisi olmadığı gibi belki de zarar etme ihtimali bile olacağını, sözleşmenin pandemi dönemine denk geldiğini, bu dönemde piyasa koşullarındaki aşırı değişkenlik ve yükselen maliyetler göz önünde bulundurulduğunda, firmanın kârının daha az olacağını, ayrıca, imalat yapılmadığı için davalının malzeme, nakliye, personel giderleri gibi harcamaları da olmadığını, yapmadığı bir işin kârının verilmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak olup, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aksi durumda, yapılmayan bir imalat için belirlenen yüklenici kârı hesaplamalarında (bahse konu işin 2020 yılı ve muhtemelen gerekli onayların alınması halinde 2021 yılları içerisinde yapılacak olması nedeniyle) orantıların 2020-2031 yılları KGM birim fiyatlarına göre hesaplanması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda EGM 2019 yılı birim fiyatlarının esas alındığını, yine hükmün gerekçesinde "...ancak davalı idare, oluşan mücbir sebepler nedeniple davacı yükleniciye sözleşmenin 14.2 maddesi gereği Fiyat Farkı vererek ve %39,31 oranındaki iş artışının %20 lik oranındaki kısmına kadar işi yani davacı firmaya sözleşmenin %120 gibi büyük kısmını yaptırabileceği açıkken, bunu yaptırmayarak işi, YİGŞ'nin 21.maddesinin (4). fıkrasına göre " İşin yukarıdaki şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise, iş artışı yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak bu durumda, işin tamamının ihale dökümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur. (Ek cümle: 08/08/2019-30856 R.G/27. md., yürürlük: 18/08/2019) İşin tamamı ifadesinden ilk sözleşme bedeline karşılık gelen iş miktarı anlaşılır." hükmüne istinaden işi tasfiye etmiştir..." denildiğini, bahse konu yapım işinde, proje revizyonu yapılması nedeniyle imalatlara başlanılabilmesi için kamulaştırma yapılması gerektiğinden ilk sözleşme bedeline karşılık gelen tutarın tamamlanması ya da harcanması %100 oranında imalat yapılması imkanını ortadan kaldırdığını, ayrıca %100 imalat yapılarak ikmale kalması halinde havaalanı giriş çıkışlarında seyrüsefer emniyeti ve güvenlik zaafiyeti oluşturacağının tespit edildiğini, dolayısıyla davacı yükleniciye işin %120 oranında yaptırılması durumunun fiilen imkansız hale geldiğini, sözleşme kapsamında bulunmayan ve işin başlaması safhasında projede meydana gelen değişiklik neticesinde (köprü genişliğinin 12 metreden 14 metreye çıkması ve köprü açıklığının 40 metreden 44.20 metreye uzaması nedeni ile üstgeçit köprü irnalatlarında ve betonarme orta ayak yapılmasına, prefabrik kiriş sayısının artmasına ve buna bağlı olarak asfalt ve diğer imalat kalemlerinde artışlar olmuştur) ortaya çıkan işin %20 nin üzerinde iş artışı meydana petireceğinin belirlenmesi ve üst geçit köprüsünün yeni projeye göre yapılmadan işe devam edilemeyeceğinin anlaşılması nedeniyle, yükleniciye sözleşme bedeline karşılık gelen işin yaptırılamadığı için sözleşmenin tasfiye edildiğini, yine davayı kabul anlamına gelmemek üzere, hükme esas bilirkişi raporunda sözleşmenin tasfiyesinin hatalı olduğu yönündeki değerlendirmesine katılma olanağının bulunmadığını, mahkeme kararında da belirtildiği üzere idare açısından oluşan mücbir sebepler nedeniyle sözleşmenin tasfiye edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri ve mahkemece dosya kapsamına uygun denetlenebilir nitelikte alınan bilirkişi kök raporu ile ek raporuna göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince; -Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, -Davalıdan alınması gereken 48.681,18 TL istinaf karar harcından peşin alınan 12.171,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.510,18 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır