Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/128 E. 2025/130 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/128
- Karar No
- 2025/130
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/128 - 2025/130 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : 2025/128 KARAR NO : 2025/130
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1251 KARAR NO : --- KARAR TARİHİ : 05/12/2024 (Ara karar) İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 24/12/2024 Davacılar DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) B.A.M. KARAR TARİHİ : 16/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/01/2025
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında mahalli mahkemesince davacılar vekilinin geçici ödeme talebinin reddine dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde: Davacılardan ...'in eşi, ... ... ve ... ...'in babası, ... ... ve ... ...'inçocuğu, ... ... 24/05/2024 tarihinde meydana gelen trafik neticesi vefat ettiğini, ...'un sürücü koltuğunda ... ...'in ise yolcu koltuğunda bulunduğu ... plakalı araç 24/05/2024 günü saat 08.00 sularında ters şeride geçerek ... plakalı araca çarparak trafik kazası meydana geldiğini, Trafik kazası neticesiyle ... plakalı araçta bulunan ... ve ... ... vefat ettiğini, müvekkillerin aile bireyleri Müteveffa ... ... ... plakalı araçta yolcu koltuğunda bulunmakta olup kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, müteveffa ... ...; ailenin tüm maddi giderlerini karşılamakta, anne ve babasına maddi yardımda bulunduğunu, müteveffanın maddi desteğinden yoksun kalan müvekkiller ekonomik olarak zor duruma düştüklerini, davacıların herhangi bir maddi gelirleri bulunmadığını, müteveffanın anne ve babası müvekkiller ise yaşlı olup bakıma muhtaç olduklarını, müteveffanın kaza sonucunda içerisinde vefat ettiği ... plakalı araç ...'nın ... nolu zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkillerin maddi tazminatlarından sorumlu olan ...'ya tarafımızca başvuruda bulunulmuş ancak sigorta tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Yargıtay içtihatları göz önüne alınarak; yargılama sürecinin de uzun süreceği hususu birlikte değerlendirilerek müvekkiller; eş ... için 250.000,00-TL, erkek çocuk ... ... için 150.000,00-TL, kız çocuk ... ... için 150.000,00-TL, anne ... ... için 50.000,00-TL, baba ... ... için 50.000-TLgeçici ödeme talep ettiklerini, yapılacak yargılama sonrasında Eş ... için 1.000,00-TL, erkek çocuk ... ... için 1.000,00-TL, kız çocuk ... ... için 1.000,00-TL, anne ... ... için 1.000,00-TL, baba ... ... için 1.000-TLolmak üzere fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere HMK 107. Gereği şimdilik toplam 5.000,00-TL maddi tazminatın/destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihi olan 24/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte (yasal faizden aşağı olmamak üzere) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; davacılar vekilinin geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkil sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil bir kusur bulunmadığını, müvekkil şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün ise kusuru bulunmadığı için müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, dava konusu olayda taşımanın niteliğinin, menfaat karşılığı olmadan yapılan hatır taşımasına dair Yargıtay içtihadı uyarınca değerlendirilmesini talep ettiklerini, davacının sosyal ve ekonomik durumlarının ve hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduğunun sayın mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları B.2. Maddesi gereği, müvekkil şirket açısından temerrüt tarihi, hesaplamaya esas tüm belgelerin ulaştırılmasını izleyen 8 iş günü sonra başlayabileceğini, dolayısıyla hesaplanması mümkün olmayan bir tazminata ilişkin Trafik Sigortası Genel Şartları B.2. Maddesi gereği temerrüt gerçekleşmeyeceğinden, müvekkil şirketin temerrüdünün ancak hesaplamaya esas tüm belgelerin tebliğ edilmesinden 8 iş günü içerisinde gerçekleşebileceğinin tespitini, bu nedenle temerrüt tarihi olarak aktüerya hesabının tarafımıza iletilmesi tarihinin dikkate alınmasını talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle öncelikle konu kaza sebebiyle sigortalı araç sürücüsüne atfedilecek kusurun bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava; trafik kazası neticesinde oluşan maddi tazminat davası olup, talep geçici ödeme talebinine ilişkindir. Geçici ödeme, haksız fiil sebebiyle meydana gelen zararın karşılanması için açılan tazminat davalarında hükmedilen ve yargılama sonucunda hükmedilecek zarara mahsuben yapılan bir ön ödemedir. Ön ödeme geçici bir karardır. Bu geçici ödemenin miktarı, geçici ödemeler ne HMK.’da düzenlenmiş olan ihtiyati tedbir niteliğindedir, ne de İİK.’nda düzenlenmiş olan ihtiyati haciz niteliğindedir. Tam tersine, aynı ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi ayrı bir geçici hukuki koruma türüdür. Çünkü HMK’nın 389. maddesi gereğince ihtiyati tedbir, sadece dava konusu uyuşmazlıklar hakkında verilebilen bir geçici hukuki koruma türüdür. Dava konusunun para alacağı olması halinde ise kural olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. (Kuru/Arslan/Yılmaz (Usul), s. 580-581; Pekcanıtez/Özekes/Atalay (Usul), s. 711- 713.) Geçici ödemelerin Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olan diğer geçici hukuki korumalardan biri olması sebebiyle, geçici ödeme kararları bir ara karar mahiyetindedir. Bu sebeple de mahkeme iş bu ara kararından yargılama sonuçlanmadan önce her zaman dönebilir. Çünkü mahkemenin vermiş olduğu ara kararlar ile kural olarak taraflardan birisi lehine herhangi bir usuli kazanılmış hak oluşmaz. Yine geçici ödeme ara kararı yargılamayı sona erdirmediği için bu karara karşı doğrudan kanun yoluna gidilmesi de mümkün değildir. Ancak asıl karar ile birlikte kanun yoluna gidilebilir. (Yargıtay 10. HD 19/01/2021 tarih ve 2020/8678 - 2021/412 sayılı ve 4. HD 05/03/2020 tarih ve 2020/289 2020/1134 sayılı ilam) 6100 sayılı HMK 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen geçici ödemeye ilişkin ara kararın istinaf incelemesine tabi olmaması nedeni ile davacılar vekillerinin geçici ödemenin reddine ilişkin 05/12/2024 tarihli ara karara yönelik istinaf taleplerinin usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2024 tarih ve 2024/1251 E. sayılı kararına yönelik istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinin HMK 352. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davacılar vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 3-İstinaf talebinde bulunan tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 352/1 hükmü uyarınca 16/01/2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ...
... Üye ...
... Üye ...
... Katip ...