Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1229 E. 2026/1372 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1229
Karar No
2026/1372
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1229 - 2026/1372 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1229 KARAR NO : 2026/1372

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/02/2024 NUMARASI : 2023/248 Esas 2024/92 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 01/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06/10/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.10.2021 gün ve 12:10 saatinde,...yolu üzeri ... mevkinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası gerçekleştiğini, trafik kazasına istinaden, Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/175011 soruşturma numaralı dosyası arasına kazandırılmış olan 15.03.2022 tarihli bilirkişi raporu içeriğinde; ... plakalı aracın sürücüsü ve ruhsat sahibi olan ... T.C. Kimlik Numaralı ...'ın, 2918 Sayılı KTK'nun 84. Maddesi gereği sürücü "Diğer Kusurlardan" 46. Madde/a fıkrasını, 47. Madde/d fıkrasını, 52. Madde/b fıkrasını, 56. Madde/a fıkrasını, KTK Yönetmeliği 94. Madde/A fıkrası, a bendini, 101. Madde/b fıkrasını ihlalinden dolayı "asli ve tam kusurlu olduğu"nun tespit edildiğini, bu hususa ek olarak davacı ...'ün sevk ve idaresinde olan ve ruhsat sahibi olduğu ... plakalı araç yönünden ise vekil edenin ihlalinin olmadığı ve kusursuz olduğunun tespit edildiğini, ... plakalı aracın sürücüsü ve ruhsat sahibi olan ... tarafından, 130518645 Poliçe Numaralı ve 02.04.2021 başlangıç tarihli, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Paket (Zorunlu Trafik, Ferdi Kaza ve Asistans),...Sigorta Zeyilnamesi ve Devriden Dolayı Fesih Zeyiline istinaden sigorta poliçesi yaptırıldığını, bu sigorta poliçesine istinaden, vekil eden tarafından davalı yana başvuruda bulunulduğunu, davalı yanca gerçekleştirilen ekspertiz işlemleri neticesinde, aracın tamirat ve tadilat masraflarının 59.477,00 TL tutarında olacağı beyan edilerek, aracın pert işlemlerinin yapılmasına dair karar verildiğini, buna göre, davalı yanın vekili... hesabına, ... Marka, Noter Ticari Adlı, 1.4 Silindir Hacimli 231.972 kilometre bulunan araç için davalı yanca 43.000,00 TL tutarında ödeme gerçekleştirildiğini, kazaya karışan ve vekil eden adına kayıtlı olan araç vekil eden yedinde bırakılarak ödemenin gerçekleştirildiğini, buna göre, vekil edenin yedinde bırakılan aracın kaza tarihinde ki rayicinin tespit edilmesi ve işbu sovtaj bedelinin mahsup edilmesi, mahsubu sonrasında kalan tutar üzerinden vekil edenin zararını karşılayacak bedel üzerinden ödeme gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğunu, ancak davalı yanca gerçekleştirilen pert işleminin bu ödemeyle davacının aynı vasıf ve nitelikte bir araç alabilmesi veya aracını onarabilmesinin fiilen imkansız olduğunu, vekil edene ödenen tutarın ise aracın piyasa rayicinin çok altında olduğunu, sovtaj bedelinin mahsubu halinde dahi vekil edenin uğramış olduğu zararların tazmininin katiyen mümkün olmadığını, bu nedenlerle davalı yana, aracın aynen ikamesinin mümkün olabileceği bedel üzerinden ödeme yapılması talepli başvuruda bulunulduğunu, dilekçenin davalı yana 30.06.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, başvurunun neticesiz bırakıldığını, davalı yanca herhangi bir işlem gerçekleştirilmediğini, uyuşmazlığın arabuluculuk neticesinde çözümlenebilmesi adına, Ankara Arabuluculuk Bürosunun 2022/10096 Büro Dosya Numarası ve 2022/90429 Arabuluculuk Numarası ile arabuluculuk süreci işletildiğini, anlaşmaya varılamadığını, Türk Ticaret Kanun 1472. Maddesi gereği, davacı yana ödeme yapan davalı yanın halef konumda olduğunu, halefiyet ilkesi gereği, işbu dava ödemeyi gerçekleştiren ve aracın aynen ikamesi mümkün olamayacak şekilde ödeme gerçekleştiren davalı yana yöneltildiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tutarında maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.10.2021 tarihinde itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalı yandan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Karayolları Trafik Kanunu madde 110 uyarınca İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı olan 43.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere kaza yılı poliçe teminatının tamamının 43.000,00 TL ödenerek poliçeye ilişkin tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, davalı şirketin ZMMS bakımından ödeyebileceği bir teminatın kalmadığını, davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun mevcut olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini, istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu ... plaka sayılı aracın piyasa reel değer fiyatının 110.520,00 TL olduğu, hasar miktarının 69.227,59 TL olduğu, hasar bedelinin, aracın hasar öncesi değerinin %40'ını geçtiğinden araç kaza sonrasında pert total işleminin yapılması ekonomik olduğu, aracın sovtaj bedelinin 65.000,00 TL olduğu, aracın sovtajının davacıya kaldığı da dikkate alındığında davacının talep edebileceği tazminat tutarının (110.520,00-65.000,00=45.520,00) 45.520,00 TL olduğu, rizikonun poliçe vade tarihleri arasında gerçekleştiği, sigorta poliçesinin incelenmesinde teminat bedelinin araç başına 43.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı tarafın davacı tarafa dava açılmadan önce 43.000,00 TL ödenmiş olduğu, böylece davalı sigorta şirketinin yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacı tarafın davalı sigorta şirketinden talep edebileceği başkaca zarar miktarının bulunmadığı gerekçesiyle; “1-Davanın REDDİNE,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafından davacıya ödenen miktarın piyasa rayicinin çok altında kaldığını, zararın daha fazla olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle sigorta ödemesinin yetersiz olmasından dolayı bakiye hasar tazminatı istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden ilk derece mahkemesi tarafından da isabetli olarak kabul edildiği üzere davacının maddi tazminat talebinin araç hasarına yönelik olduğu, kaza tarihindeki araç başına maddi tazminat limitinin davalı sigorta şirketi tarafından iş bu dava açılmadan önce davacıya ödendiği, davalının bakiye limiti de kalmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-b maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1229, K. 2026/1372, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1229-e-2026-1372-k-02149b3a01a4