Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1102 E. 2026/1114 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1102
- Karar No
- 2026/1114
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/1102 Esas
KARAR NO:2026/1114
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: .../02/2025
NUMARASI:2022/268 Esas, 2025/32 Karar
DAVANIN KONUSU:Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
KARAR TARİHİ:03/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirketin 05/.../2018 tarihli "..." konulu ihtarnamesi ile ... tescii numaralı "..." ... tescil numaralı " yılın en uğurlu kampanyası ..." ve ... tescil numaralı "... ... ..." ile ... sayılı "... Türkiye'nin alışveriş günü" markalarının hak sahibi olduğundan bahisle müvekkili tarafından "..." ibaresinin halk nezdinde karıştırılmaya neden olacak şekilde kullanıldığı ve davalıya ait markalardan ve ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız olarak yararlanıldığını iddia ettiğini, davalının ihtarnamesine konu ettiği ... ibaresinin, diğer bir deyişle ... tarihinin yalnızca tekilliğin karşılığı olan 1 rakamının kullanılması sebebiyle her yıl ... Kasım tarihinde kutlanan "..."; 14 Şubat ...'nün yalnız insanlar için alternatifi olarak 1990'lı yılların başında Çin'de ortaya çıktığını, "çifte ..." ismiyle de anıldığını, 1990'lı yıllarda Çin'de başlayan bu akımın zaman içerisinde e-ticaret alanında faaliyet gösteren şirketlerin bu günde satış rekorları kırmasına da varacak, global çapta bir alışveriş akımına dönüştüğünü, dünyanın en büyük online elektronik ticaret şirketi olan ..., müvekkilinin şirket hissedarı olduğunu, ... tarihine ilişkin ilk alışveriş akımını başlatanın da müvekili şirketin hissedarı olan ... olduğunu, davalının ... Kasım tarihini tanımlayan ... ibaresinin marka tescilini alarak kendisi gibi e-ticaret alanında faaliyet gösteren diğer firmaların kullanımına engel olmaya çalıştığını,"... Kasım" tarihini tanımlar nitelikte olduğundan herkes tarafından kullanılabilen ve bir kişinin tekeline bırakılması mümkün olmayan ibareyi "..." olarak içeren davalı markalarının hükümsüzlüğünün gerektiğinini belirterek, Davalı adına TÜRKPATENT nezdinde ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "yılın en uğurlu kampanyası ..." ve ... tescil numaralı "... ... ..." ile ... sayılı "... Türkiye'nin alışveriş günü" markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1951 yılında kurulan ... Grubu ile Güney Kore'nin en büyük gruplarından... Grubun ortaklığında e-ticaret sektöründe faaliyet göstermek üzere Haziran 2012'de kurulduğunu, ortaklık çerçevesinde "..." sitesinin açıldığını, dava konusu ve dava dışı bir çok markanın müvekkili adına kayıtlı olduğunu, "..." sayısının müvekkili şirket için yalnızca bir sayıdan ibaret olmadığını, müvekkilin dava konusu markaların sicilden terkinini gerektiren herhangi bir hükümsüzlük sebebinin bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu markaları tescil ettirmekte kötü niyetli olmadığını, davacı yanın kötü niyetli olduğunu, davacının "...ibareli markaların müvekkili şirketçe uzun yıllar boyunca baskın ve istikrarlı bir şekilde kullanılmasına zımnen de olsa rıza gösterdiğini, hükümsüzlük davası açabilme hakkını sessiz kalma suretiyle kaybettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İlk derece mahkemesinin 2018/507E, 2020/215 Karar sayılı, 23/06/2020 tarihli ilamında; "...Mahkememizce yapılan incelemede davalının bu markalar ile ticaret yaptığı, bu markaların davalıya gönderme yaptığına dair ortalama tüketicide belirli bir kanaat oluşacağı, çünkü kullanılan şekil ve ibarelerin davalıya has özellikler kazandığı ...'daki bu markaların kullanımının davalıca yaygınlaştırıldığı; ancak ... numaralı markanın yalnızca ... ifadesini içermesi, başka hiçbir şekil ve ek içermemesi nedeniyle ve mal ve hizmetlerin sunulduğu zamana işaret etmesi nedeniyle ayırt edicilik kazanamadığı, bu markanın kullanımının ortalama tüketicide bir farkındalık yaratamayacağı, tüketicinin aynı tarihte indirim sunan pek çok firma bulunması nedeniyle bu markanın hangi firmayı işaret ettiğine dair duraksamaya düşeceği ve doğrulama ihtiyacı duyacağı sonucuna varıldığı; dolayısıyla... numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, diğer markaların ise hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne "şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF KARARI:Dairemizin 2021/241 E, 2022/1943 K, 23/.../2022 tarihli ilamı ile; "... Mahkemece "Davaya konu davalı adına tescilli ... numaralı markanın yalnızca ... ifadesini içermesi, başka hiçbir şekil ve ek içermemesi nedeniyle ve mal ve hizmetlerin sunulduğu zamana işaret etmesi nedeniyle ayırt edicilik kazanamadığı; dolayısıyla ... numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu; davalı adına tescilli diğer (... tescil numaralı “yılın en uğurlu kampanyası ...” ... tescil numaralı “... ...” ve ... tescil numaralı “... Türkiye'nin alışveriş günü”) markaların yalnızca ... ibaresini değil, bunun yanında şekil ve ek ibareleri de içerdiği, bu şekil ve ekler sonucunda ayırt edicilik kazandıkları, davalının bu markalar ile ticaret yaptığı ve bu markaların davalıya gönderme yaptığına dair ortalama tüketicide belirli bir kanaat oluşacağı çünkü kullanılan şekil ve ibarelerin davalıya has özellikler kazandığı anlaşıldığından, mahkemece bu markalar yönünden hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı" yönünde karar verilmiş ise de; yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporu ve davalı tarafından dosyaya sunulan uzman görüşünün farklı tespitler içerdiği gözetilerek, Türkiye Marka ve Patent Kurumu'ndan tarafların dava konusu markalarına ait tescil kayıtları celp edilerek mahkemece tarafların itirazını da kapsayacak şekilde yeni bilirkişi raporu aldırılmadan karar verilmesi usule aykırı olduğundan, taraf vekillerinin istinaf isteminin kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" şeklinde karar vermiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin 2022/268E, 2025/32 Karar sayılı, 13/06/2024 tarihli ilamında; "...Yapılan yargılama sonucunda davalının dava konusu markalar ile özellikle internet üzerinde ticaret yaptığı, bu markaların davalıya ait olduğuna ilişkin ortalama tüketici nezdinde markaların görünmesi halinde bir kanaat oluşturduğu, markalarda kullanılan şekil ve ... ibarelerinin davalı adına tescilli ...ibareli markalar ile benzer olduğu, bu haliyle ... ibareli markaların kullanımının davalı tarafça yaygınlaştırıldığı ancak dava konusu edilen ... ibareli markanın yalnızca ... ifadesini içermesi başka hiçbir şekil ve ek içermemesi nedeniyle ve mal ve hizmetlerin sunulduğu zamana işaret etmesi nedeniyle ayırt edicilik kazanamadığı, bu markanın kullanımının ortalama tüketicide bir farkındalık yaratamayacağı, tüketicinin aynı tarihte indirim sunan pek çok firma bulunması nedeniyle bu markanın hangi firmayı işaret ettiğine dair duraksamaya düşeceği ve doğrulama ihtiyacı duyacağı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla ... numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, diğer markaların ise hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
-Davanın Kısmen Kabul- Kısmen Reddi ile TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan ... Tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde;Davayı konu ... markasının sadece belirli bir zamana işaret etmediğini bir an için bunun doğru olduğu kabul edilse dahi bu kanaatin müvekkilinin Türkiye'de ilk defa ... Kasım tarihinde kampanya yapması ve istikrarlı tutumuyla ... Kasım tarihlerinde markayı kullanması sonucunda oluştuğunu unutulmaması gerektiğini, ... sayısının müvekkili için manevi bir değer ifade ettiğini aynı zamanda maddi bir öneme haiz olduğunu, marka olarak tescil edilmiş işaretin hükümsüz kılınması için mal ve hizmeti tanımlar nitelikte olması gerektiğini, ancak bir ibarenin tarihi belirtmek yanında birden çok anlamı girebilmesini, müvekkilinin hem ... sayısını birçok farklı anlamda kullanarak jenerik olmaktan çıkardığını hem de gerek ... sayısı gerek de ... sayısı ile birlikte kullanılan slogan bakımından hizmet sunduğu çevrede istikrarlı şekilde kullanmış olduğunu, müvekkilinin hem ...'den bir alışveriş kampanyası yarattığını hem de büyük bütçelerle var ettiği bu tarihte de ciddi oranda harcamalar gerçekleştirdiğini, indirimli alışveriş gününü tanıtan ... ibaresinin bu anlamı kazanmasının nedeninin tamamen müvekkilinin ticari stratejileri olduğunu, dava konusu markayı bir tarih olarak değil bir sayı kombinasyonu olarak kabul etmek gerektiğini markanın ayırt edici nitelikte olduğunu, hizmetin niteliği ya da niceliğine yönelik doğrudan ilişki içermeyen rakam markalarının dolaylı olarak ürünün yapım yeri, tarihi, içeriğine ilişkin yanıltıcı olmayan bilgileri içermesinin markayı tanımlayacı hale getirmeyeceğini, markaların bir saati ya da tarihi işaret etmesinin şekli unsurlar da desteklenmiş olmasının tek başına bu markayı ayırt edicilikten yoksun hale getirmeyeceğini, bu bu yönden TPMK nezdinde tescilli bir kısım marka örneklerini dilekçeye eklediklerini,Müvekkiline ait ... ibareli markanın ayırt edici nitelikte olduğunun dosyada mevcut 17 12.019 tarihi ile rapor ile ispatladığını, dosyaya mütalaa da sunduklarını SMK madde 5 /1-c hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı verilmesi talep edilmişse de; bu yöndeki koşulların oluşmadığını, ... ibaresinin müvekkili özdeşleşmiş ve bütünleşmiş olduğunu ayırt edici hale geldiğini tanımlı tanımlayıcı olarak kabul edilemeyeceğini eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını rapora itirazlar doğrultusunda ek rapor alınması gerekirken aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir Davacı vekili katılmalı istinaf isteminde;Kararın kısmen reddedilen kısmı yönünden istinaf başvurduklarını, dosyaya sundukları beyan ve ekran görüntüleri, CD olarak sunulan link ses kaydı ve reklamlar ile ispat edildiği üzere dava konusu markalarda esas unsur olarak bulunan ... ibaresinin her yıl ... Kasım tarihinde kutlanan ...'ne istinaden kullanılmakta olduğunu, hal böyleyken hükümsüzlük isteminin kısmenreddedilmesinin yerinde olmadığını, reddedilen markalardaki esas unsurun yine tanımlayıcı ve kullanımla ayırt edicilik kazanamamış jenerik bir ifade olan ... tarihi olduğunu, ... Kasım tarihinin tanımlar nitelikte olduğundan bir kişinin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığını, hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın tümden kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan ve yeterli incelemeyi içeren bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, ... Kasım'ın Türkiye'deki e-ticaret siteleri tarafından önemli bir indirim günü olarak kabul edildiği, dava konusu ..., ... ve ... numaralı markalarda “...” ibaresi yer almakla birlikte, bu ibarenin yanında kelime, şekil yahut renk unsurları da kullanıldığı, böylelikle ... tarihinin tasviri niteliğinden uzaklaşılarak ayırt edici nitelik kazandırıldığı, anılan markalar yönünden hükümsüzlük isteminin reddinin yerinde olduğu, dava konusu ... numaralı markada ise sadece “...” ibaresinin yer aldığı, markanın Kasım ayına özel indirimlerin yapıldığı "..." tarihinin tasviri niteliğinden uzaklaşamadığı, ayırt edicilik kazanamadığı, dolayısıyla ortalama tüketici açısından markanın aynı tarihte hizmet sunan firmalardan herhangi birine ait olabileceğinin değerlendirileceği ve köken gösterme işlevinin mevcut olmadığı gerekçesi ile hükümsüzlük kararı verilmesi yerinde görülmüş, taraf vekillerinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi ile davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf istemi ile davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalıdan alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı ve davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 03/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.03/07/2026