Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/903 E. 2026/916 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/903
- Karar No
- 2026/916
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/903 - Karar No:2026/916 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/903 KARAR NO : 2026/916
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2024 NUMARASI : 2024/229 E-2024/660 K
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 11/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; müvekkili şirketin, vermiş olduğu hizmete ilişkin olarak 04.12.2019 düzenleme tarihli 359643 numaralı faturayı borçlu şirkete gönderdiğini, davalı tarafın hizmet bedelini ödemediğinden Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2022/20795 Esas sayılı takibinin başlatıldığını, her ne kadar fatura bedelinden icra takibi başlatılmış ise de muhasebe kayıtlarının incelenmesinden faturaya istinaden davalı tarafından 80.000,00TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, bu nedenle 80.000,00TL ve faizi için ödemede tekerrür olmaması adına işbu davada talep edilmediğini, davalı tarafın, borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin, bu ilişki çerçevesinde vermiş olduğu hizmetin karşılığını talep etmesinin olağan olduğunu, davalı şirket tarafından faturaya istinaden kısmi ödeme yapılması ve kalan fatura bedelinin ödeneceği sözü üzerine bugüne kadar beklenildiğini ancak ödeme yapılmaması üzerine işbu davaya dayanak icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafa gönderilen faturaya 8 günlük yasal süre içinde itiraz edilmediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesine göre belirtilen yasal süre içinde itiraz edilmeyen faturaların içeriklerinin kabul edilmiş sayılacağını, yasal süre içinde itiraz etmeyen davalı tarafın fatura içeriğini kabul ettiğini, ayrıca kısmi ödeme yapılmasının da hizmetin verildiği ve fatura içeriğinin kabul edilmiş olduğun en açık kanıtı olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; faturanın tek taraflı bir belge olup, tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini göstermeyeceğini, fatura ile birlikte faturaya konu mal veya hizmetin sunulduğunun da yaklaşık ispat kurallarına göre, ispatına ilişkin delil ve belgelerin sunulması gerektiğini, dava konusu edilen muaccel bir alacağın varlığı ve talep edilebilirliğinin yaklaşık olarak ispat edilmediğinden davacının tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm borca itiraz ettikleri gibi işlemiş ve işleyecek faiz miktarına da itiraz ettiklerini, icra dosyasında faizin fatura tarihinden itibaren işletildiğini, davacı tarafından fatura, alacak miktarı ve ödeme talebini içerir ihtar gönderilmediğinden takip tarihinden önce işletilen faiz şartının da oluşmadığını, davacı tarafından her ne kadar 80.000,00TL ödeme yapıldığı ve 80.000,00 TL talep edilmediği belirtilmişse de Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2022/20795 Esas sayılı dosyada fatura bedelinin tamamının ödeme emrinde istenildiğini, dava konusu 04.12.2019 düzenleme tarihli 359643 numaralı faturaya ilişkin hizmet verilmediğinden müvekkili tarafından davacı şirkete FGG2022000000146 Fatura nolu 04.12.2019 tarihli 359643 numaralı faturaya istinaden 484.040,00TL iade faturası kesildiğini, davanın değerinin de iade ettikleri fatura bedeli kadar olduğunu, davacının müvekkilinin hizmet almadığından dolayı kesmiş olduğu FGG2022000000146 numaralı iade faturasına itiraz etmediğini, yasal süresi içerinde faturaya itiraz edilmediğinden davacı tarafın faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağını beyan ederek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Taraflar arasında sağlık malzemelerinin kurulumu, bakımı ve onarımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, bu doğrultuda davacının hizmeti ifa ederek davalı adına uyuşmazlık konusu 04/12/2019 tanzim tarihli 564.040,00TL tutarlı faturayı tanzim ettiği, her iki tarafça bu faturanın vergi dairesine Ba/Bs formuyla bildirildiği, incelenen davalı defterinde uyuşmazlık konusu faturanın kayıtlı olduğu, ayrıca 19/03/2021 tarihli 80.000,00TL ödemenin de kayıtlı olduğu, 2021 yılı sonu itibariyle davalının kendi defterlerine göre davacıya 484.040,00TL borçlu olduğu, takip tarihinin 25/02/2022 tarihi olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 484.040,00TL kadar alacaklı olduğu, davalının takip tarihinden sonra 04/03/2022 tarihli 484.040,00TL bedelli iade faturasını düzenlendiği, bu iade faturası ile borcunun bulunmadığını savunduğu, davalının 04/12/2019 tanzim tarihli 564.040,00TL tutarlı faturaya süresi içerisinde itiraz etmeyerek defterlerine işlemiş, Ba formuyla vergi dairesine bildirmiş ve kısmi ödemede bulunmuş olması sebebiyle hizmetin ifasını ve faturaya konu alacağı kabul etmiş olduğu, davalının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, ancak bunun aksine iade faturası düzenlediği, iade faturası düzenlemesinin tek başına hizmetin iade edildiğini göstermeyeceği, kaldı ki aradan geçen süre ve takip tarihinden sonra iadenin yapılmış olması gözetilerek davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığının kabulü gerektiği, tüm bu sebeplerle davalı yanın savunmalarının yerinde olmadığı, davacının 484.040,00TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Ankara Batı İcra Dairesinin 2022/20795 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 484.040,00TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 484.040,00TL asıl alacak yönünden devamına, alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20 si olan 96.808,00TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2024/19 E. 2024/168 K. Sayılı kararında belirtilen hususların hiç birini yerine getirmeyerek usulen yapmış olduğu yargılama ile yeniden davacının haksız davasının kabulüne karar verdiğini, ilk derece mahkemesinin temel hukuk ilkelerini dahi hiçe saydığını, davalının yan ticari defterlerini sunmadığını, bu durumun lehlerine yorumlanmadığını, davalının hiçbir delil sunmadığını, iddia etmiş olduğu hastane ürünlerinin bakım oranım hizmetini yaptığına dair bir delil sunmadığını, iddiasını ispatlayamadığını, bilirkişi raporlarının müvekkili lehine olduğunu, faturanın kabul edilmesinin hizmetin ifa edildiği anlamına gelmediğini, ilk derece mahkemesince bu kuralın yanlış uygulandığını, hizmet ifa edilmediği için müvekkilince iade faturası kesildiğini, davacının da bu iade faturasını kabul ettiğini, ancak mahkemenin bu hususu müvekkili aleyhine değerlendirdiğini, taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi yapılmadığını, davacı tarafça hizmet yapıldığına dair delil sunulmadığını, iade faturasının kesilme nedeninin aradan geçen süreye rağmen bakım ve onarımın yapılmaması olduğunu, icra dosyasında faizin fatura tarihinden itibaren işletildiğini, davacı tarafça fatura, alacak miktarı ve ödeme talebini içerir ihtar gönderilmediğinden takip tarihinden önce işletilen faiz şartlarının oluşmadığını, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, BAM kaldırma kararından sonra taraflarına tanık deliline ilişkin süre verilmediğini, edimin yerine getirilip getirilmediği hususunda ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı tarafça hizmet verildiğine ilişkin bir delil sunulmadığını, bu hususun belirtilmediğini, hizmetin verilmediğini ispat eden delillerin de dosyada bulunduğunu, dava konusu 04.12.2019 düzenleme tarihli 359643 numaralı faturaya ilişkin hizmet verilmediğinden müvekkili tarafından davacı şirkete FGG2022000000146 Fatura nolu 04.12.2019 tarihli 359643 numaralı faturaya istinaden 484.040 TL iade faturası kesildiğini, davanın değerinin de iade ettikleri fatura bedeli kadar olduğunu, davacının, müvekkilinin hizmet almadığından dolayı kesmiş olduğu FGG2022000000146 numaralı iade faturasına itiraz etmediğini, yasal süresi içerinde faturaya itiraz edilmediğinden davacı tarafın faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağını, bu haliyle davacının da hizmetin verilmediği kabul etmiş sayıldığını, müvekkilinin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacının ticari defterlerini sunmadığını, müvekkili ticari defterlerinde davacıya borçlu olmadığının bilirkişi kurulunca tespitinin yapıldığını, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatına karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 33.064,77 TL istinaf karar harcından peşin alınan 8.266,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.798,58 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 11/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır