Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/855 E. 2026/906 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/855
- Karar No
- 2026/906
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/855 - Karar No:2026/906 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/855 KARAR NO : 2026/906
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/02/2024 NUMARASI : 2023/434 E-2024/89 K
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/09/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, davalı şirket tarafından yapılan ihalelerin müvekkili şirket uhdesinde kalması üzerine muhtelif zamanlarda akdolunan sözleşmeler çerçevesinde müvekkili şirketin, sözleşmeler konusu işlerin yapımını üstlenerek gereğini yaptığını ve bu hususta taraflar arasında mevcut cari hesap çerçevesinde hesaplaşmaların yapıldığını, Müvekkili şirket ... A.Ş. ile davalı ...arasında mevcut cari hesap gereğince, ...tarafından müvekkili şirkete yapılan hakediş ödemelerinin incelenmesinde, "Hukuk müşavirliği 29.11.2022/15960958 nolu yazı gereği bloke mahsubu" açıklaması ile 07.12.2022 tarihinde 728,11.TL ve 242.175,98.TL olmak üzere cem’an 242.904,09.TL’nin bloke açıklaması ile mahsup edildiğini ve müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı ...tarafından, müvekkili şirket alacağından yapılan kesintiye dair herhangi bir açıklama yapılmadığını, gerekçe bildirilmemiş olmakla birlikte, her halükarda söz konusu kesintinin yasal gerekçesi ve mesnedi bulunmadığını, davalı şirket tarafından, cari hesapta müvekkili şirketin alacaklı olduğu tutarın “Hukuk müşavirliği 29.11.2022/15960958 nolu yazı gereği bloke mahsubu” açıklaması ile bloke edilerek, müvekkili şirkete ödenmemesi hususunda, taleplerimize karşın davalı şirket tarafından gerekçe bildirilmemiş olduğunu, 8,1639,1640,1641 Esas sayılı dosyalarından düzenlenen kararlarda, ihaleyi yapan ve ihale kararlarında imzası bulunan davalı ...'ın, ihale karar pulu adı altında ödenmesi gereken bedelin sorumlusu ve mükellefi olduğunu ve bu bedellerin müvekkili şirketten tahsilinin yasaya aykırı bulunduğu gerekçesi ile davalarının kabulüne karar verildiğini, Vergi Mahkemesi kararları ile karar pulu bedellerinin sorumluluğunun ...da olduğunu, emsal yargı kararları ile sabit olduğu üzere davalı şirketin, ihale sözleşmesinin düzenlenmesinden önce alınan ihale kararı uyarınca kendi sorumluluğunda bulunan ihale karar pulu bedelinin ödeme sorumluluğunu müvekkili şirkete yükleyemeyeceğini, tartışmasız olduğunu , davalı şirket tarafından müvekkili şirketin cari hesap alacaklarından, hukuk müşavirliği yazısı gereği yapılan kesintinin gerekçesi "ihale karar pulu" bedellerine ilişkin ise, kesintinin sebebi her ne olursa olsun söz konusu haksız işlem nedeniyle müvekkili şirkete ödenmeyen paranın, faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından haksız ve yasaya açıkça aykırı şekilde müvekkili şirket alacaklarından tahsil olunan bedelin ticari temerrüd faizi ile birlikte ödenmesi talebi ile işbu davanın ikamesi zarureti hasıl olduğunu, davalı şirket tarafından haksız ve yasaya aykırı şekilde, müvekkili şirket alacaklarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil olunan 242.904,09.TL'den şimdilik kaydıyla 50.000.TL'nin, arabulucu son tutanağının düzenlendiği 12.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Teşekküllerince 2020/400692 ihale kayıt numarası ile ihaleye çıkarılan "... Yenileme Yapım İşi" davacı ... A.Ş.' nin uhdesinde kaldığını ve 19.10.2020 tarihinde Teşekkülleri ile davacı taraf arasında sözleşme imzalandığını, ihaleden doğan hale karar pulu damga vergisi davacı yüklenici tarafından kendi rızası ile ödendiğini, davacı yüklenici şirketin 2020/400692 ihale kayıt numarasıyla uhdesinde kalan iş için ödediğini, ihale (karar pulu) damga vergisi için Ankara Vergi Dairesi Başkanlığına iade talebinde bulunduğunu ve talebi kabul edilmiş olduğunu bu husus hakkında Ankara 5 Nolu Takdir Komisyonunun 15.11.2021 tarihli, 7458 sayılı takdir komisyonu kararı düzenlendiğini, düzenlenen Takdir Komisyonu kararına istinaden Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Hitit Vergi Dairesi Müdürlüğü' nün 15.11.2021 tarihli ve 2021113013CZ10000001 fiş numaralı Vergi Ceza İhbarnamesi 07.12.2021 tarihinde teşekküllerine tebliğ edildiğini, teşekküllerinin Mali İşler ve Finans Yönetimi Dairesi Başkanlığından istenildiğini, Ankara 7. Vergi Mahkemesi' nin 31.10.2022 tarihli, 2022/16 E.- 2022/2058 K. sayılı kararı gereği düzenlenen 24/11/2022 tarihli ve 2022112439CYJ0000001 fiş numaralı 2 no' lu Vergi Ceza İhbarnamesi gereği Teşekküllerince yerine getirildiğini, Vergi Ceza İhbarnamesi gereği ödenen damga vergisinin, gecikme faizi ve karar harcı ile birlikte yargılama masraflarını kapsayacak şekilde davacı ... A.Ş.' ye bloke işlemi uygulandığını, ödenen verginin ve yapılan yargılama masraflarının tutarı davacı şirketin hesaplarına bloke olarak yansıtıldığını, ihaleyi kazanan şirketler ile yapılan sözleşmelerde karar pulu damga vergisi yükümlülüğü şirketlere devredildiğini, davacı... A.Ş. ile imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca ihale karar pulu damga vergisi ödeme yükümlüsü davacı firma olduğunu, bu masraf kalemi de sözleşme giderleri içerisinde davacı tarafça teklif edilen sözleşme bedeline dahil edildiğini, kanunda resmi daire ve kamu tüzel kişiliği ifadelerine yer verildiğinden dolayı, ihale karar pulunun bu kapsamdaki idarelerde geçerli olacağı ifade edildiğini, belediye şirketleri ve KİT'ler tarafından yapılan ihalelerde karar pulu alınmaması gerekmekte olduğunu, Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuatına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları ayrıca ilgili kanunda birden fazla kişi tarafından imza edilen kâğıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenlerin müteselsilen sorumlu olacağının belirlendiğini, birden fazla kişi tarafından imzalanan kâğıtların damga vergisi mükellefiyetini veya diğer kanuni yükümlülüklerini kâğıtları imza edenlerden birisinin yerine getirmiş olması yeterli olduğunu, davacı müvekkili kurumca sözleşmeden doğan yasal yükümlülüklerin yapılan sözleşmelerle karşı tarafa devredildiğirni, hukuken sözleşmenin tarafları dahil 3.kişileri de bağlayıcı olduğunu, davacı yüklenici şirketin, teşekküllerinden, sözleşme bedeline dahil unsurlar arasında dava konusu karar pulu damga vergisini tahsil ettiği izahtan vareste olduğunu, davacının işbu davadaki talebi kendisi lehine sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, teşekküllerinin kamu tüzel kişiliğine haiz Kamu İktisadi Devlet Teşekkülü olduğundan Damga Vergisi Kanuna göre işlem yapmakla yetkili olduğunu, teşekkülleri tarafından yapılan ihalelerde damga vergisi alınması hukuka uygun olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince: Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7. Maddesi,488 sayılı damga vergisi kanunu nedeniyle sözleşme bedelinde meydana gelen ilave iş ve/veya keşif artışı nedeniyle sözleşme baz bedelinde (fiyat farkları hariç) artış meydana geldiğinde yapılacak ilk hakedişlerinden itibaren sözleşme ve karar pulu tahakkuk ettirilecektir., hükümlerini haiz olduğunu ,bu haliyle vergi mahkemesi kararlarından hareketle taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri incelenmesinde, idari şartnamenin 53. maddesinde ihalenin yapılması ve sözleşme imzasından doğacak tüm harçlardan vergilerden yüklenicinin sorumlu tutulduğu , hakedişlerden damga vergisi taahkuk ettirilmesi gerektiği, sözleşme ve eklerinin tarafları bağlaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, davalı şirket tarafından yapılan ihalelerin uhdesinde kalması üzerine muhtelif zamanlarda akdolunan sözleşmeler çerçevesinde müvekkili şirketin sözleşmeler konusu işlerin yapımını üstlenerek gereğini yaptığını ve bu hususta taraflar arasında mevcut cari hesap çerçevesinde hesaplaşmalar yapıldığını, müvekkili şirketin ... A.Ş. ile davalı ...arasında mevcut cari hesap gereğince, ...tarafından müvekkili şirkete yapılan hakediş ödemelerinin incelenmesinde, "Hukuk müşavirliği 29.11.2022/15960958 nolu yazı gereği bloke mahsubu" açıklaması ile 07.12.2022 tarihinde 728,11.TL ve 242.175,98.TL olmak üzere cem’an 242.904,09.TL’nin bloke açıklaması ile mahsup edildiği ve müvekkili şirkete ödenmediğinin anlaşıldığını, davalı ...tarafından, müvekkili şirket alacağından yapılan kesintiye dair herhangi bir açıklama yapılmadığını, gerekçe bildirilmediğini, her halükarda söz konusu kesintinin yasal gerekçesi ve mesnedi bulunmadığından, dava ikame edildiğini, davalı şirket tarafından sunulan cevap dilekçesinde, bloke konulan 242.904,09.TL'nin, "2020/400692 ihale kayıt numaralı ... Yenileme Yapım İşi" ihalesinden kaynaklı olarak, müvekkili şirket tarafından Vergi dairesinden iadesi sağlanan karar pulu bedelleri üzerine, bu kere davalı şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığından bahisle,"vergi ceza ihbarnamesi uyarınca ödenen bedel(damga vergisi, gecikme faizi, karar harcı vs.), 80,70.TL Başvurma Harcı, 18,15.TL Vekalet Pulu, 11,50.TL Vekalet Harcı, 366,10.TL Gider Avansı, 233,90.TL İstinaf Başvurma Harcı" toplamının, kamu yararı gözetilerek müvekkili şirket alacaklarından bloke edildiği, Mahkemece düzenlenen red kararının usule, yasaya, dosya münderecatına, fiili duruma aykırı olmakla, hukuki değerlendirmede hataya düşülerek ve gerekli inceleme yapılmadan düzenlenen red kararına karşı bu kere işbu istinaf başvurusunda bulunulması gereği hasıl olduğunu, Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme eki idari şartnamenin 53. Maddesinde, sözleşme öncesinde kanuni pul yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gerektiğine dair düzenlemenin, dava konusu karar pulu bedelinden müvekkili şirketin sorumlu olduğu sonucunu meydana getirdiğine dair değerlendirmenin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ve idari şartnamede açıkça düzenlendiği üzere yüklenici olan müvekkili şirketin, sözleşmenin imzalanması ile ödenmesi gereken damga vergisinden ve sözleşmenin uygulanmasına bağlı olarak meydana gelebilecek yasal ödemelerden sorumlu olduğunu, dava konusunun, sözleşmenin imzalanmasından önce, henüz ortada sözleşme dahi bulunmazken, idarece tek başına alınan ihale kararından kaynaklı karar pulu bedeline ilişkin olduğunu, taraflarınca ikame olunan vergi davalarında, İzmir 3. Vergi Mahkemesi'nin 2021/929 , 930 Esas sayılı dosyaları ile Ankara 2. Vergi Mahkemesi'nin 2021/1669, 1629, 1631, 1632, 1633, 1634, 1635, 1637, 1638, 1639, 1640, 1641 Esas sayılı dosyalarından düzenlenen kararlarda, ihaleyi yapan ve ihale kararlarında imzası bulunan davalı ...'ın, ihale karar pulu adı altında ödenmesi gereken bedelin sorumlusu ve mükellefi olduğu ve bu bedellerin müvekkili şirketten tahsilinin yasaya aykırı bulunduğu gerekçesi ile davalarının kabulüne karar verildiğini, taraflar arasında akdolunan tip sözleşmelerin 7. Maddesinde düzenlendiği üzere; "taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin" her türlü vergi, resim, harç, yapı kullanma izin belgesi vb giderler ile ulaşım, sözleşme kapsamında ki her türlü sigorta giderleri sözleşme bedeline dahildir. Aynı şekilde, taraflar arasında imzalanan idari şartnamenin 25. Maddesinde düzenlendiği üzere; "isteklinin sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince ödeyeceği her türlü vergi, resim, harç, yapı kullanım izin belgesi giderleri ve benzeri giderler ile ulaşım, nakliye ve her türlü sigorta giderleri teklif fiyatına dahildir" İlgili sözleşme ve idari şartname maddelerinde, sözleşme öncesi döneme dair ihale karar pulunun, yüklenici tarafından ödeneceğine dair herhangi bir düzenleme bulunmadığı gibi, sözleşme uyarınca "taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin" olmayan ve ihale makamı sıfatıyla davalı tarafından düzenlenen ve sadece davalının imzasını içeren ihale kararına ilişkin karar pulu bedelinin müvekkili şirketin sorumluluğunda olamayacağı açıkça düzenlendiğini bu hususta düzenlenen Vergi Mahkemesi kararları ile de karar pulu bedellerinin sorumluluğunun ...da olduğunun sabit olduğunu, aynı şekilde, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/637 E. 2021/942 K., Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/526 E. 2021/772 K. Sayılı kararlarında belirtildiği üzere, "Damga Vergisi Kanunu’nun 24. maddesi vergi hukuku açısından idareye karşı sorumluluğu düzenlemektedir. Sorumlular arasındaki rücu ilişkisini düzenlememektedir. Sorumlular yani davacı ile davalı arasında rücu ilişkisi sözleşme kapsamına göre çözümlenecektir. Sözleşmede, damga vergisinin sorumluluğunu davalının üstleneceğine dair bir hüküm yoktur. Bu bakımdan ihtilaf konusu verginin davacı sorumluluğunda olduğu, davalıya rücu edilmesini gerektiren maddi ve hukuki bir neden bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir."Ankara BAM 22. Hukuk Dairesi'nin 2021/972 E. 2021/2272 K. sayılı kararında belirtildiği üzere ; "somut olayda vergiyi doğuran olayın, davalı .... Müdürlüğü tarafından tek başına imza edilen ve ikinci bir tarafı bulunmayan "ihale kararı" kaynaklı bir kamu hukuki işlemi olduğu, taraflar arasında imzalanan 24/07/2013 tarihli motorin mal alımına ait sözleşmeden kaynaklanmadığı, Damga Vergisi Kanununun 3/1. Maddesine göre, uyuşmazlığa konu ihale kararından doğan damga vergisinin mükellefinin, ihale kararını tek başına alan davalı ... Müdürlüğü olduğu ve ayrıca davalının resmi daire statüsünün de bulunmadığı dikkate alındığında Damga Vergisi Kanununun 3/II. Maddesinin de somut uyuşmazlıkta uygulama alanı bulamayacağı anlaşılmaktadır." Emsal yargı kararları ile sabit olduğu üzere davalı şirketin, ihale sözleşmesinin düzenlenmesinden önce alınan ihale kararı uyarınca kendi sorumluluğunda bulunan ihale karar pulu bedelinin ödeme sorumluluğunu müvekkili şirkete yükleyemeyeceğini olup, şayet davalı şirket tarafından müvekkili şirket cari hesap alacaklarından, hukuk müşavirliği yazısı gereği yapılan kesintinin gerekçesi "ihale karar pulu" bedellerine ilişkin ise, kesintinin sebebi her ne olursa olsun söz konusu haksız işlem nedeniyle müvekkili şirkete ödenmeyen paranın, faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu ,taraflar arasında ki sözleşmede, sözleşme bedeline dahil unsurlar içerisinde karar pulunun sayılmadığı aşikar olmakla birlikte, davalı tarafından, blokenin gerekçesi olarak bildirilen ihalenin de, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihaleleri olmadığı, trafo merkezi yapım işlerine ait işbu ihalelere ilişkin sözleşmelerde, sözleşme bedeline dahil giderler içerisinde Karar Pulunun bulunmadığını, davalı ...tarafından alınan ihale kararları, damga vergisine tabidir ve damga vergisi ödeme yükümlülüğünün ...'a ait olduğunu ,zira ihale kararında sadece ...'ın imzası bulunduğunu ve bu tutar bakımından müvekkili şirkete yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı gibi, karar pulu bedelinin ödenmesi yükümlülüğü sözleşme ile müvekkili şirket üzerinde olmadığını , Mahkemece, İdari Şartnamenin 53. Maddesinin nazara alınarak ve bu düzenlemenin hatalı yorumlanması ile, ihale kararına ait karar pulu bedelinin, sözleşme uyarınca müvekkili şirket sorumluluğunda olduğunun değerlendirilmesinin, idari şartnamenin 25. Maddesi ve ihale sözleşmesinin 7. Maddesine aykırı olduğunu, Zira, idari şartnamenin 25. Maddesinde düzenlendiği üzere; "isteklinin sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince ödeyeceği her türlü vergi, resim, harç, yapı kullanım izin belgesi giderleri ve benzeri giderler ile ulaşım, nakliye ve her türlü sigorta giderleri teklif fiyatına dahildir". Diğer bir değişle, ihale kararını alan idarenin sorumluluğunda olan karar pulu bedelinden , ihale kararında imzası ve dahli dahi bulunmayan müvekkili şirketin sorumlu olduğunun kabulünün, hatalı olduğunu ve kararın kaldırılmasını gerektirdiğini ,Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/526 Esas 2021/772 Karar sayılı ilamında da benzer hususta düzenlendiği üzere ; "Bu kapsamda sözleşmelerin ilgili maddeleri incelendiğinde ; Sözleşmelerin "Sözleşme bedeline dahil olan giderler" başlıklı 7.1 maddesinde; "Taahhüdün (İlave işler nedeni ile meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine getirilmesine ilişkin ilgili mevzuat gereğince yapılacak ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç, sözleşme damga vergisi, karar pulu, KİK Payı vb. giderler, personel giderleri, vergi ve sigorta primleri, personele ilişkin diğer yasal yükümlülükler,....sözleşme bedeline dahildir" düzenlemesi yer almakta olup sözleşme hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere sözleşme imzalandıktan sonra taahhüdün yerine getirilmesi aşamasında ödenen damga vergisi ve karar pulunun sözleşme bedeline dahil olduğunun hüküm altına alındığı, oysaki dava konusu ihale karar pulunun sözleşme imzalanması öncesine ait ihale süreci aşamasında idare tarafından alınan ve davalıların imzasının taşımayan tek taraflı ihale kararlarına ilişkin olduğundan, davalıların yüklenmek zorunda olduğu sorumlulukları kapsamında bir gider olmadığı anlaşılmaktadır. Yine sözleşmenin "Sözleşmenin ekleri" başlıklı 8 inci maddesinde; " 8.1. İhale dokümanı, bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olup, İdareyi ve Yükleniciyi bağlar. Ancak, sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde, ihale dokümanında yer alan hükümler esas alınır. 8.2. İhale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralaması aşağıdaki gibidir: 1) Hizmet İşleri Genel Şartnamesi, 2) İdari Şartname, 3) Sözleşme Tasarısı, 4) Birim fiyat tarifleri (varsa), 5) Teknik Şartname," düzenlemesi yer almaktadır. Sözkonusu bu düzenleme ile de ihale dokümanının sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olup sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde belirlenen öncelik sıralamasıyla belgelere bakılması gerektiği, bir hiyerarşi üstünlük sıralamasının oluşturulduğu sıralamaya göre Hizmet işleri genel şartnamesi ve İdari Şartnamenin Sözleşme Tasarısından daha öncelikli ve üstün tutulduğu görülmektedir. Bu bağlamda yapılan inceleme neticesinde Hizmet işleri genel şartnamesinde dava konusu ihale karar puluna (damga vergisi) ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, dava konusu ihale dokümanında yer alan ....idari şartnamenin "Teklif fiyata dahil olan giderler" başlıklı 25 inci maddesinde "25.1.Sözleşmenin uygulanması sırasında, ilgili mevzuat gereğince ödenecek ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri teklif fiyata dahildir. 25.2. 25.1. maddesinde yer alan gider kalemlerinde artış olması ya da benzeri yeni gider kalemlerinin oluşması hallerinde, teklif edilen fiyatın bu tür artış ya da farkları karşılayacak payı içerdiği kabul edilir. Yüklenici, bu artış ve farkları ileri sürerek herhangi bir hak talebinde bulunamaz." düzenlemesi yer aldığı , bu düzenlemelerden de açıkça anlaşılacağı üzere sözleşmenin uygulanması sırasındaki ödenecek vergilerin teklif fiyata dahil olan giderle kapsamında kabul edildiği, dava konusu sözleşme öncesi işleme dayanan ihale karar pulunun teklif fiyata dahil giderler kapsamında belirtilmediği ayrıca idare tarafından işin mahiyetine göre doldurulan 25.2,25.3, ve 25.4 maddelerinde de ihale karar pulunun teklif fiyata dahil giderler arasında olduğuna dair bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. Yukarıda yer alan açıklamalar tespitler neticesinde; davacı kabulünde de olan dava konusu ihtilafta esas alınarak taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 7.1 maddeleri gereğince sözleşme imzalandıktan sonra taahhüdün yerine getirilmesi aşamasında ödenen damga vergisi ve karar pulunun sözleşme bedeline dahil olduğunun hüküm altına alındığı, yine sözleşmelerin 8 inci maddeleri uyarınca sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olarak belirtilen sözleşme ile dokümanlar arasında çelişki ve farklılık çıkması halinde oluşacak uyuşmazlıkların çözümü noktasında öncelikle hiyerarşi ile bakılacak belgeler incelendiğinde de sözleşmeden daha üstün tutulan idari şartnamenin 25 inci maddesinde açıkça Kamu ihale Genel Tebliği den de farklı olarak teklif fiyata dahil olan giderler arasında sözleşmenin uygulaması sırasındaki ödenecek verginin sayılıdığı anlaşılmakla dava konusu daha önce davalılardan tahsil edildikten sonra vergi mahkemesi kararları uyarınca davacının vergi mükellefi olduğu ve davacının ödemesi gerektiğinden davalılar iade edilen davacı tarafından Mahkeme kararı gereği Hazineye ödenen, sözleşme öncesi idare tarafından alınan ihale karar pulu (damga vergisi) bedelleri ile gecikme zammı bedellerinin istemli talebinin yerinde olmadığı davacının davasının reddine, yine red sebebi tek olduğundan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." diğer taraftan hiçbir şekilde aksi kabulümüz manasına gelmemek kayıt ve şartıyla, davalı şirketin 173.545,00-TL ihale karar pulu bedeli karşılığında müvekkili şirketin 242.904,09.TL’lik alacağına bloke konulması hususunun Mahkemece nazara dahi alınmadığını davalı şirketin haksız bloke işleminde, blokeye konu olduğunu ifade ettiği karar pulu bedelinin 69.359,09.TL fazlası bir miktara hangi gerekçe ile bloke koyduğunu dahi izah etmemişken, Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin hatalı değerlendirilmesi ile davanın reddine karar verilmesinin işbu istinaf talebini gerektirtiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle Taraflar arasındaki sözleşmenin "Tanımlar" başlıklı 5.maddesi, "Sözleşme bedeline dahil olan giderler" başlıklı 7.maddesi, "Hüküm bulunmayan haller" başlıklı 32.maddesi, "Sözleşmenin ekleri" başlıklı 8.maddesi gereğince sözleşmenin eki olduğu anlaşılan İdari Şartname hükümleri ile davaya konu ihalenin tabi olduğu 4735 ve 4734 sayılı Yasa kapsamında ihale konusu damga vergisinden yüklenicinin sorumlu olacağının, ihale sonucu sözleşmenin imzalanması aşamasında yükleniciye iade edilecek giderler kapsamında sayılmamış olduğu görülmekle, mahkeme kararının dosya kapsamına usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmış, davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 50.000,00 TL talep edilmiş olmakla, temyiz yolu açık tutularak davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır