Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2463 E. 2025/471 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2463
Karar No
2025/471
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2463 KARAR NO : 2025/471

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2024 NUMARASI : 2019/... DAVACILAR : 1-... - ... 2-... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... -... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 19/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/03/2025

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2024 tarihli 2019/... Esas sayılı ara kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili arsa sahibi ile davalı ... arasında 06/02/2014 tarihinde düzenleme şeklinde satış vadi ve arsa karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, yine aynı tarihte 6 ve 8 parsel hissedarlarından ...'in hissesini devrettiği kişi aleyhine şufa davası açılması, şufa bedelinin davalı tarafından ödenmesi ve bu hissenin dava sonunda davacı adına tesciline karar verildikten sonra bu sefer davacı tarafından davalıya tapuda devredilmesine dair inanç sözleşmesi imzalandığını, şufa bedelinin davalı tarafından yatırılmadan önce bu bedelin teminatı olarak davacının hissesi üzerine davalı lehine 3.000.000,00.TL tutarında ipotek tesis edileceğini, şufa davasının sonuçlanması ve hissenin davalıya devrinden sonra ipoteğin fek edileceğinin kararlaştırıldığını, davalının ipotek tesis edilene kadar davacının şufa davasından ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden vazgeçmesini engellemek adına geçici olarak 3.000.000,00.TL bedelli boş senedin düzenlenerek kendisine verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin ileride ipotek tesis edilirken iade edileceğine de inandırılarak şikayete konu 3.000.000,00.TL bedelli bonoyu sadece rakam kısmını doldurarak ve imzalayarak boş halde davalıya verdiğini, daha sonra davalı tarafından boş kısımları doldurularak senedin Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... sayılı dosyadaki icra takibine konu edildiğini, ipotek senedinin imzasını mutakip 3.000.000,00.TL bedelli bononun davalı tarafından müvekkiline gösterilerek yırtıldığını ancak yırtılanın gerçek senet olmadığını, davalının hile ile senedi kendisinde tuttuğunun gönderilen ödeme emri ile anlaşıldığını, bu olaya ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, Adana 14.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/... esas sayılı dosyasından dava açıldığını belirterek, icra takibinin HMK'nın 209/1 maddesi uyarınca teminatsız olarak dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, yapılan yargılama sonunda cürüm mahsulu senetten dolayı müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının senedin bedelsiz kaldığına ilişkin iddiasını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, bu nedenle davacının dayandığı Adana 14.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyasının beraatla sonuçlanacağına inandıkları, davacı borçlunun iddialarının afaki ve soyut olduğundan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili 23/09/2024 tarihli dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir kararına gerekçe gösterilen Adana BAM 9. CD nin ilgili kararından sonra, Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/... E.2024/... K. Sayılı kararı ile; katılanın senedin bedelsiz olduğunu yazılı belge ile ispatlaması gerektiği, katılanın beyanının esas alınamayacağı ve tanıkla kanıtlanamayacağından delil yetersizliğinden beraat kararı verildiğini,11/12/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına dayanak yapılan gerekçenin tamamen çürütüldüğünü ve hukuki anlamda dayanaksız hale geldiğini belirterek, 11/12/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının HMK 396/1 md. gereğince kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN ARA KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesi 11/12/2023 tarihli ara kararında özetle; HMK'nun 209. maddesinin uygulama yerinin bulunmadığı, İİK'nun 72. maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibin tedbiren durdurulamayacağı, ancak icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmesinin önlenebileceği anlaşıldığından, dava dilekçesinde anlatılan oluş, dayanılan sebepler, dilekçe ekinde yer alan deliller birlikte değerlendirildiğinde, icra takibinin durdurulması talebinin reddine, çoğun içinde az da bulunduğu gözetilerek, İİK'nun 72/3 maddesi gereğince, icra dosyasında davacı tarafından icra veznesine yatırılan paranın dava değerinin %15'i oranında teminat karşılığı alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi 11/12/2023 tarihli ara kararında özetle; davacının tedbir talebinin daha önce kısmen kabulüne, takibin durdurulması talebinin reddine, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine karar verildiği, ancak alacaklı davalı hakkında, açılan kamu davasında verilen beraat kararının, istinaf incelemesini yapan Adana BAM 9. Ceza Dairesi'nin 2021/1037 esas 2023/1510 karar sayılı kararı ile; eylemin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacağı ve bu suçun uzlaşma kapsamında olduğundan taraflar arasında usulüne uygun olarak uzlaştırma işlemleri yapılması gereğinden bahisle bozulduğu, iddianın soyut bir iddia olmaktan çıkarak somut delillere ulaşıldığı durumlarda HMK'nın 389, 209/1. ve 72/2. maddeleri birlikte değerlendirilerek takibin tedbiren durdurulmasının mümkün olduğu, senedin bedelsiz olduğunu işaret eden kuvvetli delillere rağmen, bu senedi üreten yada bedelsizliğini bilerek kullanan kişiyi, HMK'daki genel düzenlemeler dikkate alınmadan yalnızca İİK'nın 72/3 md.nin koruyuculuğundan yararlandırmanın hakkaniyetli olmayacağı, ayrıca TBK'nın 74. Maddesinde düzenlenen ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine etkisi gözetilerek tedbir taleplerinin kabulüne, Adana BAM 9. Ceza Dairesi'nin 2021/1037 esas 2023/1510 karar sayılı bozma ilamının içeriği gözetilerek, HMK'nın 392/1 maddesi gereğince davacıdan takdiren teminat alınmana yer olmadığına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi 23/01/2024 tarihli ara kararında özetle; davalı vekilinin 11/12/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı vekili 23/09/2024 tarihli dilekçesindeki ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi üzerine verilen İlk derece mahkemesi 01/10/2024 tarihli ara kararında özetle; "Davalı vekili Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/... E. 2024/... K. Sayılı kararını dayanak göstererek tedbirin kaldırılmasını istemiştir. Adana BAM 9. CD'nin 2021/1037 esas 2023/1510 karar sayılı ilamında açıkca; eylemin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacağı belirtilmiş iken, ilk derece mahkemesi, Yargıtay 11. CD'nin 24/06/2024 tarihli 2021/38656 - 2024/8307 E-K sayılı kararını gerekçe göstererek eylemli olarak direnmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 74. Maddesi uyarınca maddi vakıanın sübutuna ilişkin ceza mahkemesi kararları hukuk mahkemelerini bağlar. Bu nedenle ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir. Mahkememizin 23/01/2024 tarihli ve itirazın reddine ilişkin ara kararında belirtilen nedenlerde, tedbirin kaldırılmasını gerektirecek bir değişiklik olmamıştır. Bu nedenlerle tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 23/09/2024 günlü dilekçesi ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece 01/10/2024 günlü ara kararla talebin reddine kararın usule ve yasaya aykırı bir karar olduğunu, ilk derece mahkemesinin verilen tedbir kararına gerekçe yaptığı hususlar tamamen ortadan kalktığını, iddianın soyut bir iddia olmaktan çıkarak somut delillerle ulaşmamış olması nedeniyle görülmekte olan menfi tespit davasında verilen tedbirin gelinen bu aşamada kaldırılması gerektiğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit davasıdır. İlk Derece Mahkemesi'nce, 11/12/2023 tarihli ara kararla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile İİK.nun 72/3 maddesi gereğince, Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... sayılı takibinin dayanağı olan 3.000.000,00.TL. bedelli bonoya ilişkin olarak takdiren teminatsız olarak icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalı vekilinin 25/12/2023 tarihli dilekçesiyle ihtiyati tedbir ara kararına itiraz edilmesi üzerine 23/01/2024 tarihli ara kararla ihtiyati tedbire itirazın reddine karar karar verilmiştir. Davalı vekilinin 23/09/2024 tarihli dilekçesindeki ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi üzerine, İlk Derece Mahkemesi'nin 01/10/2024 tarihli ara kararıyla ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş, işbu ara karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 2004 sayılı İİK.'nın 72/3 maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir" hükmü bulunmaktadır. İstinaf kurumu, bir kanun yolu olarak HMK'nun 341 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 341.maddesinde istinaf yoluna başvurulabilecek kararlar açıkça belirlenmiştir. Buna göre, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. HMK'nun 391. maddesinde sadece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararlara, HMK'nun 394. maddesinde sadece ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulacağı düzenlenmiştir.“Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına” ilişkin 395. maddenin 3. fıkrası ile “durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması”na ilişkin 396. maddenin 2. fıkrasında, kanun yollarını düzenleyen HMK'nın 394. maddesinin 5. fıkrasına atıf yapılmamıştır. O halde, istinaf konusu edilen 01/10/2024 tarihli karar, HMK'nun 341. maddesinde tarif edilen ihtiyati haciz ya da tedbir talebinin reddine ilişkin mahkemesince verilmiş olan ilk karar olmadığı, yargılamanın devamı sırasında değişen koşullar karşısında tedbirin kaldırılmasına yönelik talebin reddine ilişkin bir ara karar olup, verilen bu karara karşı istinaf kanun yolunun kapalı olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.nun 341. ve 352/1.maddeleri gereğince usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davalı vekilinin Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2024 tarih ve 2019/... Esas sayılı ara kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 396. 341. ve 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2)-Davalı taraftan alınan 704,50.TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya İADESİNE, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-6100 sayılı HMK'nin .../4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 19/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/2463, K. 2025/471, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2463-e-2025-471-k-b9653ca74588