Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1479 E. 2026/1667 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1479
Karar No
2026/1667
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1479 - 2026/1667 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1479 KARAR NO : 2026/1667 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2024 NUMARASI : 2023/227 E. - 2024/347 K.

DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi, Manevi Tazminat

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/05/2024 tarih ve 2023/227 E. - 2024/347 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin Devlet Malzeme Ofisinin 1013389 numaralı "SMT3706 Antiseptik Solüsyon Yara Yıkama Malzemesi" ihalesini kazandığını, ihale şartnamesine göre ürünün "% 0,1 poliheksanit ve % 0,1 betain veya % 0,1 poliheksanit ve poloxamer içermeli (veya benzer bir formül ile aynı etkiyi sağlamalıdır)" biçiminde belirtildiğini, bu ihale ile DMO sisteminde SMT3706.270012288 malzeme kodlu ürünlerden olan 4044973200902 Lavanid 1, 1000 ml yara bakım solüsyonunun müvekkili tarafından kamu ve üniversite hastanelerine teslimi sağlanma aşamasındayken, davalı tarafından birçok hastaneye işbu ürünle ilgili müvekkilinin SMT3706 şartnamesine başvurusunun hatalı olduğunun, ürünün şartnamedeki şartları sağlamadığının, ürünleri teslim alan hastane yetkililerinin kamu zararına sebebiyet vermeleri sebebiyle hukuki ve cezai sorumluluklarının olacağının bildirildiğini, bunun üzerine ilgili hastanelerin müvekkilinden sözlü bilgi istediklerini, müvekkilinin ürününün şartnamedeki "veya benzer bir formül ile aynı etkiyi sağlamalıdır" koşuluna uygun olduğunu, ihalede öngörülen şekilde ürün temini sağladığını, davalının muhataplarına yanıltıcı bilgiler vererek, müvekkili firmayı zarara uğratma kastıyla hareket ettiğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile önlenmesini, 10,00 TL manevi zararın dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin haksız rekabet niteliğnide eyleminin bulunmadığını, davacının ürününün teknik şartnameye uygun olmadığını, müvekkili firmanın, davacının yanıltıcı iddialarının aksine T.C. Sağlık Bakanlığı Tedarik Planlama Daire Başkanlığı'na, söz konusun ürünlerin teknik şartnameden geçmesinin teknik bir hatadan kaynaklanabileceğini zira söz konusu ürünlerin teknik şartnamedeki yeterlilikleri sağlamadığını 01.12.2022 tarihli dilekçeyle bildirdiğini, bunun haksız rekabet niteliğinde bir davranış olmadığını, ayrıca kamu kurumlarını bu konuda bilgilendirmelerinin kamu zararına sebebiyet verilmemesi ve halk sağlığının riske atılmaması amacına dayalı bulunduğunu, müvekkilinin davacı firmanın ürünü hakkındaki beyanlarının, ürünün teknik şartnamedeki yeterlilikleri sağlamadığını belirtmekten ibaret olup, davacı firmanın ürününü kötüleyici, karalayıcı ya da davacı firmanın itibarını zedeleyici bir beyanda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu solüsyonun kullanım alanına göre etkisizliğinden bahsedilemeyeceği, farklı yoğunluktaki solüsyonların kullanım alanlarına hekim tarafından karar verileceği ve halk sağlığına yönelik olumsuz bir durum oluşmayacağı, ancak yaranın durumuna göre, hekimin klinik tecrübe ve tercihinin % 0.1 yoğunluktaki solüsyondan yana olması durumunda, bu yoğunluktaki antiseptik solüsyonun kullanılacağının bildirildiği, ayrıca söz konusu ihalenin, ürün şartnamesinin 3. maddesinde belirtilen "veya benzer bir formül ile aynı etkiyi sağlamalıdır" ifadesinin yer aldığı, davacının ürününün ihale şartlarını taşımadığının net bir şekilde ifade edilemeyeceği, ayrıca davacının kazanmış olduğu ihale sonucunda davalının ihalenin feshi için gerekli başvuruları yapabileceği, davacının ürün tedarik ettiği çeşitli kurumlara yapmış olduğu başvurunun haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile 10,00 TL manevi tazminatın 30/03/2023 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu eyleminin, davacının ihale kapsamında tedarik ettiği ürünün teknik şartnameye uygun olmadığının bildirilmesinden ibaret olduğunu, kamu yararı bakımından bu yönde davranılmasının zorunlu bulunduğunu, eylemin Anayasal korumu altında bulunan şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesinin gerektiğini, haksız rekabet teşkil etmediğini, nitekim davacının bir zararının oluştuğuna dair bilgi ve belge de sunulamadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının ürününün kötülenmesinin, karalayıcı ve itibar zedeleyici bir beyanın söz konusu olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafça, Devlet Malzeme Ofisi'nin 1013389 numaralı "SMT3706 Antiseptik Solüsyon Yara Yıkama Malzemesi" ihalesini aldıkları, ihale şartnamesinde ürünün "% 0,1 poliheksanit ve % 0,1 betain veya % 0,1 poliheksanit ve poloxamer içermeli (veya benzer bir formül ile aynı etkiyi sağlamalıdır)" biçiminde belirtildiğini, ihaleye uygun olarak DMO sisteminde SMT3706.270012288 malzeme kodlu ürünlerden olan 4044973200902 Lavanid 1, 1000 ml yara bakım solüsyonunun kamu ve üniversite hastanelerine teslimi aşamasındayken, davalı tarafından birçok hastaneye ürünün şartnamedeki özellikleri taşımadığı, ürünleri teslim alan hastane yetkililerinin kamu zararına sebebiyet vermeleri halinde hukuki ve cezai sorumluluklarının olacağının bildirerek haksız rekabette bulunduğu, zira teslim ettikleri ürünün, şartnamedeki "veya benzer bir formül ile aynı etkiyi sağlamalıdır" koşulunu sağladığı ileri sürülerek eldeki dava açılmış, davalı, ürünün teknik şartnamedeki yeterlilikleri sağlamadığını belirtmekten ibaret eylemin haksız rekabet teşkil etmediğini savunmuş, ilk derece mahkemesince de dava konusu solüsyonun kullanım alanına göre etkisizliğinden bahsedilemeyeceği, davacının ürününün ihale şartlarını taşımadığının net bir şekilde ifade edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ilk derece mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir. İlk derece mahkemesince benimsenerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu solüsyonun kullanım alanına göre etkisizliğinden bahsedilemeyeceği, farklı yoğunluktaki solüsyonların kullanım alanlarına hekim tarafından karar verileceği ve halk sağlığına yönelik olumsuz bir durum oluşmayacağı, ancak yaranın durumuna göre, hekimin klinik tecrübe ve tercihinin % 0.1 yoğunluktaki solüsyondan yana olması durumunda, bu yoğunluktaki antiseptik solüsyonun kullanılacağı belirtilmiş ise de bu rapor, uyuşmazlığın çözümü için yeterli ve elverişli değildir. Zira somut olayda bilirkişinin teknik bilgi ve uzmanlığı ile açıklığa kavuşturulması gereken, davacının ihale kapsamında tedarikini sağladığı ürünlerin ihale şartnamesindeki "% 0,1 poliheksanit ve % 0,1 betain veya % 0,1 poliheksanit ve poloxamer içermeli (veya benzer bir formül ile aynı etkiyi sağlamalıdır)" koşulunu sağlayıp sağlamadığı, başka bir deyişle "% 0,1 poliheksanit ve % 0,1 betain" veya "% 0,1 poliheksanit ve poloxamer" içerip içermediği, bu iki seçenekten birini karşılamıyorsa "aynı etkiyi sağlayan benzer bir formülasyondan oluşup oluşmadığı" hususudur. O halde ilk derece mahkemesince, içinde eczacı, kimyager ve hak sağlığı alanında uzman hekim bilirkişilerin bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden, davacının ihale kapsamında tedarikini sağladığı ürünlerin ihale şartnamesindeki "% 0,1 poliheksanit ve % 0,1 betain veya % 0,1 poliheksanit ve poloxamer içermeli (veya benzer bir formül ile aynı etkiyi sağlamalıdır)" koşulunu sağlayıp sağlamadığı, başka bir deyişle "% 0,1 poliheksanit ve % 0,1 betain" veya "% 0,1 poliheksanit ve poloxamer" içerip içermediği, bu iki seçenekten birini karşılamıyorsa "aynı etkiyi sağlayan benzer bir formülasyondan oluşup oluşmadığı" hakkında yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekillinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/05/2024 gün ve 2023/227 E. - 2024/347 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1479, K. 2026/1667, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1479-e-2026-1667-k-6668e5f3d1aa