Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1357 E. 2024/1357 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1357
- Karar No
- 2024/1357
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1357 - 2026/1637 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1357 KARAR NO : 2026/1637 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/02/2024 NUMARASI : 2023/271 E. - 2024/70 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/02/2024 tarih ve 2023/271 E. - 2024/70 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin tescilli ve tanınmış “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2022/042304 numaralı “...” ibareli markanın 09, 11 ve 12. sınıftaki mallar açısından tescili için gerçekleştirdiği başvuruya karşı müvekkili tarafından itiraz edildiğini ancak ... tarafından nihai olarak itirazın reddine karar verildiğini, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduklarını, davacının 2004 yılından günümüze kadar giyim sektöründe kesintisiz kullandığı “...” markalarının tanınmış hale geldiğini, davalı firmanın davacının tanınmış markalarıyla bu derecede benzer bir markayı kullanmasının davalıya haksız bir fayda sağlayacağının ve davacının markalarının itibarının zarar göreceğinin kabulünün gerektiğini, başvurunun kötü niyetle ve davacı ile haksız rekabet yapma saikiyle yapıldığını ileri sürerek, ... YİDK’nın usul ve yasaya aykırı 28.03.2023 tarihli 2023-M-3198 sayılı kararının iptaline, 2022/042304 sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, davalı firmanın teknoloji ve bilişim alanında faaliyet gösterdiğini, en temel ürününün de elektrikli bisiklet olduğunu, taraf markalarının çok farklı tüketici kesimlerine hitap ettiğini ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının iddialarının aksine davacının “...” markasının tanınmış bir marka olmadığını, davalının “...” markasıyla davacının markasının itibarını zedelemesinin ve haksız bir fayda elde etmesinin mümkün olmadığını, taraf markalarının birbirlerine benzemediğini, kapsamlarına giren emtiaların da farklı olduğunu, davacının üç harften oluşmuş kısa markasının markasal hüviyette ayırt ediciliğinin ve dolayısıyla da korumasının düşük seviyede kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının " ... " ibareli marka başvurusu ile davacının "... ... - ... ... " ibareli tescilli markası arasında, markaların bütünselliği açısından görsel ve sesçil benzerlik oluşsa da taraf markaları arasında mal/hizmet benzerliği oluşmadığından ( taraf markaları arasında aynı benzer veya ilişkilendirilebilir mal/hizmet görülmediğinden markalar arasında kanştırılma ihtimalinin bulunmadığı) SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulunun gerçekleşmediği, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibareli markaları ile dava konusu "..." ibareli marka bavşurusu arasında işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin tanınmış markalarının serisi algısı yarattığını, başvuru kapsamındaki 9,11,12.sınıf emtialar ile müvekkilinin markalarının tescil sınıfları örtüşmese de başvurunun müvekkilinin markalarının sulandırılmasına ve itibarının zarar görmesine neden olacağını, tüketicilerin, müvekkilinin farklı sektörde faaliyet gösterdiği yanılgısına düşeceğini, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının garanti ve reklam gücünden yararlanarak haksız bir ticari değer kazanacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle benzerlik bulunmakla birlikte, davalı Kurum'un kısmi ret kararı sonrası başvuru kapsamında kalan 9,11 ve 12.sınıf emtia yönünden davacının mesnet markalarının kapsamı itibariyle emtia benzerliği koşulu oluşmadığından SMK'nın 6/1.maddesine dayalı tescil engelinin söz konusu olmadığı, davacı markalarının tanınmışlığı nedeniyle SMK'nın 6/5.maddesi şartlarının gerçekleşeceğinin ve haksız rekabet iddialarının kanıtlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.