Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/43 E. 2026/821 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/43
Karar No
2026/821
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/43

KARAR NO: 2026/821

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/09/2022

NUMARASI: 2021/407 Esas - 2022/711 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/04/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıdan tıbbi eldiven satın aldığını, buna ilişkin davalı tarafça gönderilen üç faturaya ilişkin mallar teslim edilmeden önce ödeme yapıldığını, faturaların 86.400 TL , 2.695,68 TL ve 2.160.00 TL bedelli olduğunu, iki farklı eft işlemi ile toplam 4.942.080,00 TL ödemeyi davalıya yaptıklarını, malların kendilerine teslim edilmediğini, bu kapsamda 86.400 TL bedelli faturaya istinaden ödenen avansın iadesine istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldivenlerin dava dışı ... tarafından satıldığını, ödemelerin ...’in kendilerine borçlu olması nedeniyle kendi hesaplarına yapıldığını, otomotiv işi ile uğraştıklarını, eldiven satışı yapmadıklarını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davalı tarafça davacıya üç farklı fatura düzenlendiği, bu faturalara ilişkin davalıca BS bildiriminde de bulunulduğu anlaşılmakla, söz konusu bedellerin dava dışı ... tarafından borcuna istinaden kendi hesaplarına gönderildiği iddiasının yerinde olmadığı, taraflar arasında alım satım ilişkisinin mevcut olduğu değerlendirilmiştir. Davalı tarafça davacıya toplam 4.942.080,00 TL tutarlı 3 fatura düzenlendiği, davacı tarafça davalıya iki EFT işlemi ile toplam 4.856.145,00 TL ödeme yapıldığı, faturalara karşılık olarak yapılmayan 85.935,00 TL ödemenin bulunduğu, davacının da dava dilekçesi ile birlikte 3 faturaya ilişkin 85.935,00 TL eksik ödeme yaptığını ikrar ettiği, icra takibinde alacak dayanağının 86.400 TL bedelli fatura olarak belirtildiği, bu bedele ilişkin ödeme yapıldığına dair ise davacı ticari defterlerinde bir kaydın bulunmadığı, bu bedelin ödendiğine ilişkin herhangi bir EFT kaydının da bulunmadığı değerlendirilerek, söz konusu ödemenin yapıldığı iddiasının ispata muhtaç kaldığı değerlendirilmekle; yemin deliline dayanan davacı teklifi üzerine davalı şirket yetkilisine söz konusu 86.400 TL bedelli faturaya ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda yemin teklif edilmiş, davacı söz konusu ödemenin yapılmadığı yönünde yemini eda etmiştir. Davacı tarafça; Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/404 E. ile 2021/405 E. sayılı dosyaları ile davalı tarafça düzenlenen 30.12.2020 tarihli 2.695.680,00 TL bedelli, 30.12.2020 tarihli 2.695.680,00 TL bedelli faturalara ilişkin yaptığı ödemelerin iadesi için, esasen birlikte görülmesi gereken farklı davalar açılmış olmakla, davacı tarafça, işbu davalarda da alacağa dayanak olarak gösterilen 4.856.145,00 TL ödemenin içeriğine 86.400 TL fatura bedelinin de dahil olduğunun kabul edilmesinin mükerrer alacak tahsiline sebebiyet vereceği, davacının 85.935,00 TL eksik ödeme yapıldığı ile davalı şirket yetkilisinin 86.400 TL ödeme alınmadığı yönündeki yemin edası sonucunda 86.400 TL bedelli bir ödemenin davalıya yapılmadığı hususu sabit olmakla; dava dışı diğer iki fatura toplam bedelinin 4.855.680-TL olması, davacı tarafça ödenen miktarın 4.856.155,00 TL olması kapsamında, davacı tarafça şu halde 86.400 TL bedelli faturanın salt 465-TL’lik kısmının ödendiğinin kabul edilebileceği değerlendirilmekle, davacı ilgili faturalara ilişkin BA bildiriminde bulunarak malları teslim aldığı yönünde kendi aleyhine karine oluşmasına sebebiyet vermekle, aksini ispat yükü kendi üzerinde olduğundan davanın reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı noter aracılığıyla yapılan ihtara rağmen faturada belirtilen 31.200 kutu eldiveni göndermediği gibi yapılan ödemeyi de iade etmediğini, bu kez davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emri tebliğ olduğunu ve davalının itirazı üzerine durduğunu, davacı şirketin 2020 yılına ait ticari defterleri ibraz edildiğini ve ibraz edilen bu defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de mevcut olduğundan ibraz edilen defterlerin davacı adına delil vasfına haiz olduğunu, bilirkişi raporunda açıkça vurgulandığı üzere 3 fatura ve bu faturalara ait davacı tarafından yapılan ödemelerin davacıya ait ticari defterlere kayıt edildiğini, davalı vekilinin cevap dilekçesinde de dava konusu paranın davacının hesabına yatmadığı yönünde bir savunma yapmadığını, ödemelere ilişkin olarak dosyaya ibraz ettikleri ödeme dekontları bilirkişi marifetiyle incelendiğinde davacı şirket tarafından EFT yapıldığının tespit ve tasdik edildiğini, dava konusu hakkında davalının mahkeme huzurunda ikrar ve kabulü var olduğunu ve bu nedenle yemin ve bunun üzerinden verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, davalı vekili cevap dilekçesinde açıkça dava konusu ödemenin davacı tarafından davalıya yapıldığını mahkeme huzurunda ikrar ve kabul ettiğini, bu ikrar ve kabul uyuşmazlığı ve ihtilafı sonlandıran, ihtilafı çekişmeli olmaktan çıkartan bir işlem olduğunu, ikrar nedeniyle 86.400,00TL yönünden davacının alacaklı davalının da borçlu olduğunun kesinleştiğini, bu aşamada ödemeyi hangi hukuki ilişki nedeniyle aldığını, bunun doğruluğunu davalının kendisinin ispat etmesi gerektiğini, davalı yargılama süresince cevap dilekçesindeki iddialarını ispata yarar hiçbir delili dosyaya sunmadığını, ... ile davacının herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, ...'in davacıya e-fatura göndermediğini, ...'e davacının herhangi bir borcunun olmadığını, davalı ile ... arasında bir ticari ilişkinin var olup olmadığını bilmelerinin mümkün olmadığını ve böyle bir ilişki var ise bunu davalının kendisinin delilleriyle ispat etmesi gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının davalıya dava konusu fatura nedeniyle avans ödemesi yapıp yapmadığı, davalıdan talep edip edemeyeceği noktalarındadır.

Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura 86.400,00 TL" sebebine dayalı olarak 86.400,00 TL asıl alacak, 2.840,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.240,55 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 12.03.2021 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Davacı alacaklı davalı ile pandemi döneminde eldiven satışı konusunda anlaştıklarını davalının 30.12.2020 tarihli ...numaralı 86.400,00 TL, 30.12.2020 tarihli ... numaralı 2.695.680,00 TL bedelli ve 31.12.2020 tarihli ... numaralı 2.160.000,00 TL bedelli faturalar düzenlediğini bu faturalara karşılık 30.12.2020 tarihli 2.703.005,25 TL, 31.12.2020 tarihli 2.153.150,25 TL tutarlı ödemeler yaptığını, ödemelere rağmen eldivenlerin verilmediğini ve ödemelerin iade edilmediğini, dava konusu .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında ana alacak 86.400,00 TL'nin iadesi yaptıkları icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.

Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder.

İlk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davalının ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacının ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafından davacıya toplam bedeli 4.942.080,00 TL tutarlı 3 fatura düzenlendiği, faturaların 30.12.2020 tarihli 86.400,00 TL bedelli, 30.12.2020 tarihli 2.695.680,00 TL bedelli, 31.12.2020 tarihli 2.160.000,00 TL bedelli faturalar olduğu, bu faturaların davacı defterlerine kaydedilmediği, davacı şirketin “Verilen Şipariş Avansları” hesabında, davalıya gönderilen 30.12.2020 tarihli 2.703.000,000 TL ve 31.12.2020 tarihli 2.153.145,00 TL miktarlı ödemelerin kayıtlı olduğu, davacı şirketin 2020 Aralık ayı BA formlarında söz konusu 3 faturayı bildirime konu ettiği, davalı şirketin de BS formunda ilgili 3 faturayı bildirim konusu yaptığı, davacının davalıya EFT yolu ile toplam 4.856.155,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, yapıldığı iddia edilen 86.400,00 TL ödemenin ise davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde davacının davalıya 85.924,50 TL borçlu durumda olacağı tespit edilmiştir.

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/405 E., 2022/185 K. Sayılı dosyasında davacı tarafından davalıya, 30.12.2020 tarihli, 2.695.680,00 TL tutarlı fatura için dava açılmış olup Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin 2022/1137 E. 2026/114 K. Sayılı ilamı ile ilk derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/404 Esas, 2022/39 K. Sayılı dosyasında davacı tarafından davalıya, 31/12/2020 tarihli, 2.160.000,00 TL tutarlı fatura için dava açılmış olup Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Somut olayda, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafından 30.12.2020 tarihli 86.400,00 TL bedelli, 30.12.2020 tarihli 2.695.680,00 TL bedelli, 31.12.2020 tarihli 2.160.000,00 TL bedelli toplam 4.942.080,00 TL tutarlı 3 adet fatura düzenlenmiş olup, söz konusu faturaların davacının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olmadığı, davacı şirketin “Verilen Şipariş Avansları” hesabında, davalıya gönderilen 30.12.2020 tarihli 2.703.000,000 TL ve 31.12.2020 tarihli 2.153.145,00 TL miktarlı ödemelerin kayıtlı olduğu, davacı şirketin BA formlarında söz konusu 3 faturayı bildirdiği, davacı tarafından davalıya EFT yolu ile toplam 4.856.155,00 TL ödeme yaptığı görülmüştür. Her ne kadar davacı söz konusu faturaların defterlerinde kayıtlı olduğunu iddia etmişse de, bilirkişi raporunda davacının defterlerine göre, davacının davalıdan 4.856.155,50 TL alacaklı olduğu, eğer söz konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olsaydı, muhasebe kayıtlarında avans hesabında bulunan 2.703.000,00 TL ve 2.153.145,00 TL ödemenin faturalar ile karşılaştırılarak kapatılması gerektiği, bu durumda davacının davalıya 85.935,00 TL borçlu olacağı tespit edilmiş olması karşısında davacının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.

Davacının defter ve kayıtlarında, dava konusu 30.12.2020 tarihli ...numaralı 86.400,00 TL bedelli faturanın ödendiğine ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı gibi, davacı tarafından yapılan ödeme dekontlarında söz konusu faturaya ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı, davalı tarafından düzenlenen 3 adet faturanın toplam tutarının 4.942.080,00 TL, davacı tarafından yapılan ödemenin toplam 4.856.145,00 TL olması, faturalarla ödeme arasında 85.935,00 TL fark bulunması, davacının diğer 2 faturaya ilişkin açmış olduğu davaların kabulüne karar verilmesi olması karşısında, söz konusu ödemenin dava konusu faturayı kapsamadığının kabulü gerekerek, davacının davalıya söz konusu faturayı ödediğini ispatlayamamış olması karşısında artık bu faturaya ilişkin davalıdan alacağı bulunmadığı görülerek Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile 651,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/43, K. 2026/821, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-43-e-2026-821-k-f4ebf4722332