Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/372 E. 2026/1101 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/372
- Karar No
- 2026/1101
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/372
KARAR NO : 2026/1101
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/11/2022
NUMARASI : 2021/1023 Esas - 2022/1131 Karar
DAVA: Alacak (Konkordato Çekişmeli Alacak)
DAVA TARİHİ: 12/11/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili, davalı şirketin Bakırköy 2. ATM'nin 2019/1020 esas sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunduğunu, 29/09/2021 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiğini, tasdik kararının 04/10/2021 tarihinde ilan edildiğini; müvekkili banka ile arasındaki 02/06/2017 ve 12/04/2016 tarihli genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredi borçları ödenmediğinden, 27/12/2019 tarihli hesap kat ihtarının davalıya gönderildiğini, üye işyeri sözleşmesinin de 08/09/2020 tarihli ihtarla feshedildiğini; davalının 23/12/2019 konkordato geçici mühlet tarihindeki 234.669-TL ana para ve 2.271-TL faiz olmak üzere toplam 236.940-TL nakit ve 32.555-TL gayrinakit borcunun bulunduğu, müvekkilinin 10/03/2021 alacağını bildirim tarihinde 203.504-TL anapara, 112.277-TL faiz, 2.485,67-TL bankacılık hukuku, 314-TL masraf olmak üzere toplam 318.580,67-TL nakit ve 32.555-TL gayrinakit alacakları için konkordato yargılamasında başvuru yapıldığını, ancak 227.380,28-TL nakit alacağın kabul edildiği, kalan kısmın reddedildiğini ileri sürerek, konkordato kapsamında reddedilen miktarın kabulü ile müvekkilinin toplam 318.580,67-TL nakit ve 32.555-TL gayrinakit alacağının konkordato hükümlerine göre tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin 23/12/2019 geçici mühlet tarihi itibariyle borcunun 227.380,28-TL olduğunu, davacının konkordato hükümlerine aykırı olarak alacağa faiz işlettiğini, geçici mühletten sonra faiz işlemesinin duracağını ve konkordato sürecinde hesap edilen alacağın kabul edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, bilirkişi raporunda davacının geçici mühlet tarihi itibariyle 236.032,70-TL ana para, geçici mühlet tarihine kadar işlemiş 2.502,71-TL faiz ve 508,52-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 239.043,93-TL alacak hesaplandığı, geçici mühlet kararından sonra 3.694,96-TL tahsilatın mahsubuyla kalan alacağın 235.348,97-TL olduğu, konkordato nisabına dahil edilmiş 227.380,28-TL'nin mahsubuyla 7.968,69-TL alacak kaldığı; gayri nakdi risk nakde dönüşmediğinden alacak olarak kabul edilmediği ve geçici mühlet tarihinden sonra alacağa faiz işletilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.968,69-TL alacağın Bakırköy 2. ATM'nin 2019/1020 esas sayılı dosyasında daha önce kabul edilen davacı alacağına ek olarak kabulüne, davacı tarafından sarf olunan 1.259,10 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 0,25 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 1.320-TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 0,26-TL'sinin davalıdan, 1.319,74 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına; 7.968,69-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 51.043,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, davadaki taleplerinin 115.786,70-TL olmasına rağmen 351.135,67-TL üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin 10/03/2021 bildirim itibariyle 203.504-TL anapara, 112.277-TL faiz, 2.485,67-TLbankacılık hukuku, 314-TL masraf olup nakit toplam 318.580,67-TL ve gayrinakit 32.555-TL alacağı (toplam 351.135,67-TL) için konkordato yargılamasında başvurulduğunu, mahkemece hatalı olarak 227.380,28-TL nakdi alacağın kabul edildiğini, işbu davada kabul edilen 7.968,69-TL de dikkate alındığında toplamda 235.348,97-TL'nin kabul edildiği gözetildiğinde, kabul anlamına gelmemekle birlikte reddedilen 115.786,70-TL üzerinden vekalet ücreti ile yargılama giderinin hesaplanması gerektiğini; bilirkişi raporu davanın haklılığını ortaya koymasına karşın rapordaki hesaplamaların yanlış olduğunu, gayrinakit miktarın doğru hesaplandığını ve geçici mühlet tarihinden sonra faiz işletilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava İİK'nın 308/b maddesine dayalı açılmış çekişmeli hale gelmiş alacak davasıdır.
İİK 308/b/1'de "Alacakları itiraza uğramış alacaklılar, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilirler."hükmünü haizdir.
İİK 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. İİK 294/3 maddesi ise “Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.” hükmünü içermektedir. Somut olayda, yukarıda anılan kanun maddeleri gereğince kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi geçici mühleti de kapsayacağından konkortadoya tabi borçlara geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır (Yargıtay 15. HD'nin 2021/2089 E., 2021/2943 K. sayılı ve 23/06/2021 tarihli ilamı).
Diğer taraftan, konkordato talebini inceleyen mahkemenin, çekişmeli alacağın konkordatoya dahil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez ise de, İİK 288/1 ve 294/3 hükümleri gereğince konkordatoya tabi borçlara faiz işlemesinin duracağına dair hükmü ve tasdik edilmesi ile konkordatonun bağlayıcı hale gelmesi karşısında konkordato devam ettiği sürece mühlet tarihinden sonra işleyecek faizin ayrıca bir alacak davasına konu edilmesi de mümkün olmayacaktır.
Somut olayda davacı banka, konkordato yargılamasında 318.580,67-TL ve gayrinakit 32.555-TL (toplam 351.135,67-TL) bildirilen alacaktan 227.380,28-TL'sinin kaydedildiğini, bu hesabın hatalı olduğunu belirterek reddedilen alacağın konkordato nisabına dahil edilmesi için bu davayı açmıştır. 27/12/2018 tarihli başvuru üzerine başlamış konkordato yargılamasında Bakırköy 2. ATM'nin 2019/1020 esas ve 2021/880 karar sayılı dosyada davalı hakkında 23/12/2019 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, 29/09/2021 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiği; kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 45. HD'nin 08/06/2022 tarihli ilamıyla kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderildiği; sonrasında mahkemenin 2022/660 esas, 2022/861 karar sayılı ve 26/10/2022 tarihli kararıyla konkordatonun tasdikine dair verilen kararın istinaf edilmeden 18/11/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın geçici mühlet kararının verildiği tarihteki nakit alacağının 235.348,97-TL olarak belirlendiği, konkordato dosyasında bunun 227.380,28-TL'sinin kabul edildiği, 7.968,69-TL alacak kaldığı; çek taahhütlerinden kaynaklanan gayrinakit alacağın 142.670-TL olmasına rağmen davacının 32.555-TL talep ettiği, fakat gayrinakit risk tahsil edilmediğinden nakit riske dönüşmediği ve geçici mühlet tarihinden sonra nakte dönüşürse de zaten konkordatoya tabi olmayacağından bu alacağın istenemeyeceği görüşü bildirilmiştir.
Davacı bankanın alacağı rehinli temin edilmemiş olup, adi alacak niteliğinde olduğundan geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracağı gözetilerek, çekişmeli alacak isteminde kabulüne karar verilen tutarın "tasdik edilen konkordato projesi çerçevesinde ödenmesine" karar verilmelidir (Yargıtay 6. HD'nin 2025/4330 E., 2026/114 K. sayılı ve 30/03/2026 tarihli ilamı). Eldeki davada bilirkişinin tespit ettiği 7.968,69-TL nakit çekişmeli alacağın konkordato projesine dahil edilmesi gerektiği ve gayrinakit alacak nakte dönüşmediğinden dikkate alınamayacağı kabul edilmelidir (Yargıtay 6. HD'nin 2026/673 E., 2026/1020 K. sayılı ve 25/03/2026 tarihli ilamı). Mahkemece, bu miktar üzerinden davanın 7.968,69-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde ise de, "tasdik edilen konkordato projesi çerçevesinde ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmaması doğru bulunmamıştır.
Ayrıca davacı dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde "davamızın kabulü ile borçlu tarafından itiraza uğrayan ve konkordato mahkemesince hatalı ve eksik olarak nisaba katılan alacağımızın alacak kayıt dilekçemizde yer alan işleyecek faiz ve fazlaya ve olası hesap hatasına ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere-(tahsil harcı ve vekalet ücreti hariç) toplam nakit 318.580,67-TL ve gayrinakit 32.555,00-TL olduğunun tespit ile konkordato hükümlerine göre tahsiline karar verilmesini," şeklinde talepte bulunmuştur. Davayı açarken de tevzi formuna göre harca esas değer 351.135,67-TL olarak gösterilmiş ve bu tutar üzerinden nispi peşin harç ödenmiştir. Fakat eldeki dava İİK'nın 308/b maddesine göre konkordato yargılaması aşamasında itiraza uğradığından çekişmeli hale gelmiş alacak için açılmıştır. Yani davanın konusunu ve değerini, çekişmeli alacak tutarı oluşturmakta olup, zaten konkordatoda kabul edilerek nisaba dahil edilmiş alacak tutarı bu davanın konusunu teşkil etmez. Bu nedenle her ne kadar davacı tarafça 351.135,67-TL üzerinden harç ödenerek dava açılmış ise de, davanın değeri, konkordato yargılamasında kabul için başvurulmuş 351.135,67-TL'den kabul edilen 227.380,28-TL'nin düşümü sonrası kalan 123.755,39-TL'dir. Yargılama gideri ve vekalet ücretinin bu tutar dava değeri üzerinden kabul ve ret oranına göre belirlenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle dava değerinin sanki konkordato yargılamasındaki tüm başvuru tutarı olarak kabulü ile buna göre davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 123.755,39-TL dava değeri üzerinden davanın kısmen kabulü ile 7.968,69-TL'nin tasdik edilen konkordato projesi çerçevesinde ödenmesine karar verilmesi gerekirken, 351.135,67-TL dava değeri üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilerek 7.968,69-TL'nin "daha önce kabul edilen davacı alacağına ek olarak kabulüne" şeklinde karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/11/2022 Tarih 2021/1023 Esas - 2022/1131 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın kısmen kabulü ile 7.968,69-TL'nin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1020 esas ve 2021/880 karar sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato projesi çerçevesinde ödenmesine, fazla istemin reddine,"
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;
"Peşin yatırılan 5.996,52-TL harçtan alınması gereken 732-TL nispi karar ve ilam harcının mahsubu ile fazla yatırılan 5.264,52-TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yatırılan 791,30-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 1.200-TL bilirkişi ücreti ve 59,10-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.259,10-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 81-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı lehine taktir olunan 7.968,69-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.235-TL'sinin davacıdan, kalan 85-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine"
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 2.157,25-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine,
Davacı tarafından yapılan 118-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 8-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026