Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2425 E. 2024/2027 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2425
Karar No
2024/2027
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1487 - 2024/1967 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1487 KARAR NO : 2024/1967 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2023 NUMARASI : 2021/916 Esas - 2023/171 Karar DAVACI : BEYAZİNCİ MERMER MADEN NAKLİYAT İNŞAAT HAYVANCILIK GIDA MAHRUKAT PAZARLAMA İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Fatih Mah. Afyon Cad. No:9 İscehisar/AFYONKARAHİSAR VEKİLİ : Av. ... DAVALI : AKEMSAN AĞAÇ MAKİNELERİ İMALATI SANAYİ TİCARET VE PAZARLAMA LİMİTED ŞİRKETİ - D-100 Karayolu Üzeri Arabacıoğlu Kereste Yanı Arifiye/SAKARYA VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 22/11/2021 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 KR. YAZIM TARİHİ : 28/01/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davaya konu ettiği makinenin ikinci el ve ayıplı olarak kendilerine satıldığını satışta kendilerin makinenin sıfır makine olduğunun söylendiğini, ayrıca anılan makinenin dava dışı Tosya As Orman Ürünleri Ltd. Şti. tarafından davalıya satıldığını davalının da kullanılmış bu makineleri birinci elmiş gibi davacıya sattığını, bu nedenle sözleşmeden dönme hakkını kullanarak satış bedelinin kendilerine iadesini bu mümkün değil ise makinenin ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve yaşadıkları kazanç kaybının tazminine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğu makinenin ayıplı olmadığı ikinci el olmadığı servis hizmeti verilip zamanında bakımlarının yapıldığı Tosya Ltd. Şti.'den alınan makinelerin farklı makineler olduğu davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın kısmen KABULÜ ile davalı taraftan 16/03/2022 tarih GİB ... nolu fatura ile davacı tarafından satın alınan AE.ÇDTM-120 paletli çoklu dilme 120 mm. 60 hp. Motorlu makinenin davalıya iadesiyle bedeli olan 178.500,00 TL'nin iade tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Masraf ve kar kaybına ilişkin talepler yönünden ; 384.00 TL noter ihtar masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine , fazlaya ilişkin istemin reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu makinenin keşif sırasında çalıştırılamaması sonucu, mahkemece bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmiş olup davacı tarafın ilgili makinenin çalışmadığı iddiaları keşif günü incelenemediğini, 07.06.2022 tarihli raporun 3. sayfasında belirtildiği üzere keşif sırasında yalnızca görsel açıdan incelemeler bilirkişi tarafından yapılmakla yetinildiğini, Bu nedenle makinenin çalışma durumuna ilişkin inceleme yapılabilmesi için mahkemece bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi verilmiş olup makinenin çalışır duruma getirilmesi üzerine yalnızca davacı tarafın katılımı ile bilirkişi tarafından hem görsel inceleme hem de makinenin çalışma durumuna ilişkin inceleme yapılarak 07.06.2022 tarihli bilirkişi raporu düzenlendiğini, yokluklarında gerçekleşen bilirkişi incelemesinin kabulünün hiçbir şekilde mümkün olmadığını, makine ilgili diğer hususlar keşifte incelenmediğini, yine işbu davaya konu makinenin niteliği dikkate alındığında mahkemece tek kişiden bilirkişi raporu alınmış olunması da usule aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu makinenin ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi gerekirken bedel iadesine karar verilmesi hatalı olduğunu, eldeki davanın 5 numaralı celsesinde seçimlik haklarını makinenin ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünde kullandıklarını belirtmeleri rağmen, bedel iadesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Makinenin ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi talebimizin uygun görülmemesi halinde makine bedeline iade tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi hatalı olduğunu, Kar kaybı taleplerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi hatalı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2023 Tarih - 2021/916 Esas - 2023/171 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: DAVA; alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından davalı şirketten satın alınan ve davaya konu edilen makinenin ikinci el ve ayıplı olarak satıldığı, satışta, kendilerine makinenin sıfır makine olduğunun söylendiği, ayrıca anılan makinenin dava dışı Tosya As Orman Ürünleri Ltd. Şti. tarafından davalıya satıldığı, davalının da kullanılmış bu makineleri birinci elmiş gibi kendilerine satıldığı iddia edilerek, davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, açılan davada makine satış bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya arasına alınan 07/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu makinenin boya katmanları içerisinde astar dışında farklı renklerde son kat boyalar bulunduğu ve ana gövde üzerindeki boya altında yer yer yoğun paslanma belirtileri bulunduğu, satıcının aynı faturadaki diğer tüm makinelerinde logo, etiket ve seri numarası baskısı olmasına rağmen bu makinede fabrika tarafından da seri numarası bulunmadığının yazılı olarak belgelendiğinin görüldüğü, dava konusu makine dışında aynı partide gönderilen tüm makinelerin elektrostatik toz boya uygulaması ile boyanmış olmasına rağmen dava konusu makinenin sprey yağlı boya ile boyanmış olduğunun tespit edildiği, Makine üzerinde yapılan teknik inceleme ve gözlemler sonucu dava konusu makinenin üretim yılına göre aşırı yıpranmış olduğu, altında pas tabakalarının kabararak boyayı kaldırdığı ve daha önceden kullanılmış bir makine olarak satılmış olduğu, satış sırasında bu durumunun alıcı tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığı dolayısıyla gizli ayıplı olduğu ve bu ayıbın satış öncesinde de satıcı tarafından biliniyor olması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı, Ayrıca makine üretim testlerinde dava konusu makinenin kendisinden beklenen üründe verim kaybı yaşattığının görüldüğü, nihai Ürün olarak çıkan 5 parça üründen 1 tanesinin bazı kasalarda kullanılabileceği fakat diğer 1 tanesinin geometrik olarak aşırı bozuk ölçülerde çıkması dolayısıyla kullanımının mümkün olmadığı ve makinede %20 verim kaybı yaşandığı görüş ve kanaatine varıldığı, Bu durumun da makineden beklenen faydaları azaltan bir durum olduğu ve gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği fakat bu hatalı ölçülere parça çıkartma durumunun net olarak hangi tarihte başladığının tespit edilemeyeceği kanaatine varıldığı, makine satış sırasında 178.500.00 TL'ye satın alınmış olup piyasa araştırması doğrultusunda dava tarihi olan 22/11/2021 tarihindeki değeri yaklaşık olarak 310.000,000-TL olarak tespit edildiği şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür. Dosya arasına alınan 07/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; tarafından kök raporun hazırlığı esnasında çok detaylı ve titiz bir çalışma yapılmış olup rapordaki hususlar gerçeğe, bilimselliğe ve hakkaniyete uygun olarak keşif yerinde ve dava dosyasında bulunan yazılı evraklara dayalı deliler ve raporlar ile; uygulamaya esas yürürlükteki kanun, yönetmelik, ve Yüksek Mahkeme kararları baz alınarak tanzim edildiğinin, mahkemece talep edilen hesaplamaların ise; Dava tarihi olan 22/11/2021 tarihi itibariyle ayıplı ve ayıpsız makine arasındaki fiyat farkı 51.324,67-TL olarak hesap edilmiş olup dava konusu makineye benzer bir makinanın aylık ortalama kira ücretinin 2.200,00-TL olarak hesaplandığını, davacı ve davalı vekilinin itiraz dilekçelerine ilişkin gerekli açıklamalar yapılmış olup hazırlamış olduğu kök rapor aynen geçerli olup davacı vekilinin talep etmiş olduğu görüntü CD”'sinin de dosya ekinde sunulduğu görüş ve kanaatini içeren rapora ekleyeceğim başka bir hususun olmayacağı şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 219-(1) maddesinde; "satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerinin ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur" aynı maddenin ikinci fıkrasında; "satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur" düzenlemesi yer almaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesinde; "alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır". 6098 sayılı TBK'nın 231. maddesinde; "satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz". Satışa konu malın garanti süresi yasada öngörülen zamanaşımı süresinden daha uzun bir süre ise, o taktirde garanti süresinin sonuna kadar ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak dava açılabilir. Bu arada belirtmek gerekir ki, satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK. 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK. 223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zamanaşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK. 231-son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK. 231-son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması nedeniyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez. Durumun gerekli kıldığı muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değildir. Fakat, onları meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir. Bile bile aldatma yani hile varsa satıcı ne tam zamanında ayıpların ihbar edilmediğine ne de kısa zamanaşımı süresine dayanabilir. Bu durumda, 6098 sayılı TBK'nın 146. ve 147. maddeleri uygulanır. Bu açıklanan yasal mevzuat ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının, davalıdan 16.03.2020 Tarih ve GIB... Numaralı fatura ile 178.500,00 TL bedelle sıfır olduğu zannıyla davaya konu AE.ÇDTM-120 Paletli Çoklu Dilme 120 mm 60 hp motorlu ayıplı makineyi satın almış olduğu; satın alınan makinenin boya katmanları içerisinde astar dışında farklı renklerde son kat boyalar bulunduğu ve ana gövde üzerindeki boya altında yer yer yoğun paslanma belirtileri bulunduğu, satıcı davalının aynı faturadaki diğer tüm makinelerinde logo, etiket ve seri numarası baskısı olmasına rağmen bu makinede fabrika tarafından da seri numarası bulunmadığının yazılı olarak belgelendiğinin görüldüğü, dava konusu makine dışında aynı partide gönderilen tüm makinelerin elektrostatik toz boya uygulaması ile boyanmış olmasına rağmen dava konusu makinenin sprey yağlı boya ile boyanmış olduğunun tespit edildiği, makine üzerinde yapılan teknik inceleme ve gözlemler sonucu dava konusu makinenin üretim yılına göre aşırı yıpranmış olduğu, altında pas tabakalarının kabararak boyayı kaldırdığı ve daha önceden kullanılmış bir makine olarak satılmış olduğu, satış sırasında bu durumunun alıcı tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığı dolayısıyla gizli ayıplı olduğu ve bu ayıbın satış öncesinde de satıcı tarafından biliniyor olması gerektiği şeklindeki bilirkişi raporu içeriğinden de davaya konu edilen makinenin davalı tarafından bilerek ve isteyerek bu haliyle davacıya satıldığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun; ''Yanılma'' üst ve ''1. Yanılmanın hükümleri'' kenar başlıklı 30 uncu maddesi; ''Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz'' ,sınırlı sayıda olmamak üzere esaslı yanılma hâllerine yer verilen ''2. Yanılma hâlleri'' kenar ve ''a. Açıklamada yanılma'' alt başlıklı 31 inci maddesinin ikinci fıkrası; ''Yanılan, istediğinden başka bir konu için iradesini açıklamışsa'', ''İrade bozukluğunun giderilmesi'' başlıklı 39 uncu maddesi ise; ''Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz'' şeklindedir. 6098 sayılı TBK'nın 36. maddesine göre; "Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir". Bilindiği üzere, "hile"(aldatma); genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 36/1. (818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu'nun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı gibi; taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse, yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde, sözleşmenin karşı tarafına yöneltilecek tek taraflı bir irade açıklaması ile bildirilebileceği gibi def'i veya dava yoluyla da kullanılabilir. Eldeki davada, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesinden davanın konusunun irade bozukluğu haline dayandığı anlaşılmaktadır. Davacının, davalıdan satın aldığı AE.ÇDTM-120 Paletli Çoklu Dilme 120 mm 60 hp motorlu makinenin boya katmanları içerisinde astar dışında farklı renklerde son kat boyanın bulunması ,ana gövde üzerindeki boya altında yer yer yoğun paslanma belirtilerin olması, davalının aynı faturadaki diğer tüm makinelerinde logo, etiket ve seri numarası baskısı olmasına rağmen bu makinede bulunmaması halinin davalı tarafından bilinebilecek durumda olmasının yani, davalı tarafından bu noksanların bilinmesine rağmen bile bile bu makineyi davacıya satmasının davacıyı aldatma niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir (Benzer yönde; Yargıtay 3. HD., 2/06/2024 tarih, 2023/2425 E., 2024/2027 K.). Yanılma ve aldatma halinde yanılma ve aldatmayı öğrendikten veya korkutma halinde ise korkutmanın etkisi ortadan kalktıktan sonra bir yıl içinde davanın açılması gerekmektedir (6098 sayılı TBK. M.39/1). Anılan hükümde düzenlenen bir yıllık süre hak düşürücü süredir. Eldeki uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki sözleşme/fatura tarihi olan 16/03/2020 tarihinde sözleşmenin kurulduğu, davacının İscehisar Noterliğinin 01/10/2020 tarih, 04217 yevmiye nolu ihtarname ile ayıp ihbarında bulunduğu, yine davacının makinelerin ikinci el olduğunu öğrendikten sonra İscehisar Noterliğinin 29/03/2021 tarih, ... yevmiye nolu ihtarname ile zararının giderilmesini aksi halde sözleşmeden döneceğini ihtar ettiği, davacının ayıbı daha önce öğrendiğine dair delil olmadığına göre davacının ihtarname ile 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşmeden döndüğü anlaşılmaktadır. Eldeki davada, yukarıda da detaylı şekilde açıklandığı üzere , taraflar arasındaki sözlemeye konu gizli ayıplı olduğu tüm dosya kapsamı ile sabit olunan makinenin, davalı tarafından, davacının aldatılması suretiyle davacıya satılması sonrasında davacı tarafından makinenin bir süre kullanılması, akabinde makinedeki gizli ayıpların tespit edilmesi ve davacının sözleşmeden dönme talebiyle makine bedelini eldeki davaya konu etmesinin temelinde davalının aldatıcı işleminin olduğu tartışmasızdır. Hal böyle iken; mahkemece; "...davaya konu edilen AE.ÇDTM-120 Paletli Çoklu Dilme 120 mm 60 hp motorlu makinenin ilk satıldığı andan itibaren ayıplı olduğu, anılan ayıbın gizli ayıp mahiyetinde olduğu, davacının satıcı olduğu nazara alındığında bu ayıptan sorumlu olduğu, sonradan ortaya çıkan hatalı ölçü çıkarma hatasının tam tarihinin tespit edilemediği, dosyaya gelen İscehisar Noterliğinin 01.10.2020 tarihli ihtar içeriği ve 12.10.2020 tarihli servis formuna göre, davaya konu makinenin baskı hatası ve bant arızası şeklinde hatalarının olduğu, anılan servis formu ile bu arızaların giderildiğinin anlaşıldığı, ancak daha sonra davaya konu ayıbın ortaya çıktığı, anılan ayıbın raporda belirtildiği üzere gizli ayıp olduğu, makinenin seri numarasının olmaması, diğer makinelere nazaran daha çok yıpranmış olması, makinenin altında pas tabakalarının bulunduğu, yer yer kabarmalar yaptığı ve raporda belirtildiği üzere sonradan farklı bir şekilde boyanması nazara alındığında makinenin faturada belirtildiği gibi kullanılmamış olmadığı, makinenin daha önceden kullanıldığı, bu haliyle davacıya satıldığı, davacının ayıpların ortaya çıktığı tarihlerde, yani 01.10.2020 ve 19.03.2021 tarihlerinde bu durumu davalıya noter vasıtasıyla bildirdiği,ayrıca servis talebinin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğu, ayıbın gizli ayıp olması nedeniyle yukarıda detaylandırıldığı üzere olayda 6102 sayılı TTK 23/1 maddesinin uygulanamayacağı, 6098 sayılı yasanın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı; davacının ihbar yükümlülüklerini az yukarıda açıklandığı üzere süresinde yerine getirdiği, davacının 19.03.2021 tarihli ihtarı ve dava dilekçesinde belirttiği üzere dönme hakkını kullandığı, dönme iradesinin 6102 sayılı yasanın 18.maddesine uygun olduğu, somut olayın özelliği ve arızanın niteliği gözetildiğinde, davacının, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla ayıp nedeniyle, satış bedelinin iadesine karar verilmesinin gerektiği anlaşılmakla..." şeklindeki gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle de verilen kararın kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır. Öte yandan; mahkemece, davacı tarafça dönme hakkı dışında kar kaybı ve noter masraflarının da talep edilmesi nedeniyle dosyaya sunulan noterlik makbuzlarına göre davacının ihtarname nedeniyle 384,00 TL masraf yaptığı anlaşılmış, bu nedenle masraf talebi yerinde görülmüş; ancak davacı taraf kar kaybı talep etmiş ise de, dosyaya sadece satış yaptığı satış faturalarının listesini sunulması, kar kaybı olduğuna dair; iptal edilmiş siparişe/siparişlere ilişkin bir delil sunulmaması nedeniyle davacının kar kaybı iddiasını ispat edemediği anlaşılarak bu talebinin reddine karar verilmiş olması ile birlikte ifa kuralı gereğince ayıplı ürünün davalıya iadesine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış bu nedenle de bu yöne ilişkin taraf vekillerince ileri sürülen istinaf istemleri dikkate alınmamıştır. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekilleri ile davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Bu nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle esastan reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Tarafların İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE; 2-)Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2023 Tarih - 2021/916 Esas - 2023/171 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a-Davanın kısmen KABULÜ ile davalı taraftan 16/03/2022 tarih GİB ... nolu fatura ile davacı tarafından satın alınan AE.ÇDTM-120 paletli çoklu dilme 120 mm. 60 hp. motorlu makinenin davalıya iadesiyle bedeli olan 178.500,00 TL'nin iade tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Masraf ve kar kaybına ilişkin talepler yönünden; 384.00 TL noter ihtar masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE , c-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesine göre; kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 12.193,34-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.065,42-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.127,92-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, ç-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 27.775,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 616,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 3.065,42-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 3.124,72-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Davacı tarafından yapılan; 1.400,00-TL Bilirkişi ücreti, 571,90-TL Keşif Harcı, 283,85-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.255,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.243,18-TL'lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, g-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, 3-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Bakiye 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, b-Davalıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, c-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, ç-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına, d-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine, e-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, f-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, g-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/12/2024 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/2425, K. 2024/2027, T. 19.03.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2425-e-2024-2027-k-c0e7735c9ad6