Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2222 E. 2026/1922 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2222
- Karar No
- 2026/1922
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/2222
KARAR NO:2026/1922
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(Kapatılan) Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:10/07/2023
NUMARASI:2021/164 Esas - 2023/631 Karar
DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ:23/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın kullanımındaki, maliki davalı ...olan davalı ... A.Ş. tarafından sigortalı olan ... plakalı aracın kusurlu bir şekilde müvekillerine çarptığını ve müvekillerinin yaralanmasına sebep olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 maddi tazminatın bütün davalılardan, 70.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricindeki diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kusur sürekli sakatlık geçici iş göremezlik bakıcı giderleri taleplerini kabul etmediklerini ve istenilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, 70.000,0TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılar ... ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı .... Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı .... Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itirazların karşılanmaksızın ve ek rapor alınmaksızın karar verilmesi, hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, ATK raporu, görevsiz ihtisas dairesi tarafından tanzim edilmiş olması sebebiyle hükme esas alınamayacağını, ATK raporu, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak tanzim edilmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin reddini kusur durumu değerlendirilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi, hakkaniyetsiz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava devam ederken tarafların uzlaştıkları ve davacının maddi tazminat talebinden feragat ettiği ve feragat nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlık manevi tazminat miktarına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.Dosya kapsamından, 27/08/2020 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile İstanbul ili Bağcılar ilçesi ... mahallesi ... Caddesi üzerinden ters istikamete 8. Sokak istikametine seyir halindeyken aracın arka tarafında sinen büfe önünden karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ... ile ... Caddesi üzerinden ... istikametine doğru seyir halinde olan... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arka tentelerine sürtünme sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan kusur raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde ters yöne giren ... plakalı davalı araç sürücüsünün %60, davacı yayanın %40 kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edilmiştir.Davalı araç sürücüsü şüpheli sıfatı ile verdiği ifadede iş yerinin yakın olması sebebi ile 10 metre kadar ters yönde ilerlediğini kabul etmiştir. Kazanın oluş şekli araç sürücüleri ile davacının sıcağı sıcağına verdiği beyanlar dikkate alındığında kusurun belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun kazanın oluş şekli ve olaya uygun düştüğü, ters yönden ilerleyen davalıya ait araç sürücüsünün kusurlu olduğu, bilirkişinin trafik kazası konusunda uzman olduğu ve bu nedenle raporuna itibar edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalının kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Eldeki davada, Mahkemece davacının yaralanması nedeniyle yaralanmanın mahiyeti, yaralanmanın geçici ya da kalıcı mı olduğu, maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, iyileşme süresi konularında ATK 2. İhtisas Dairesinden alınan maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğinden, hatalı maluliyet raporu esas alınarak manevi tazminat belirlenmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur.O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; ATK 2. İhtisas Dairesinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine" uygun olarak davaya konu edilen trafik kazası sonucu yaralanan davacının yaralanmasının mahiyeti, maluliyet oluşmuş ise geçici ya da kalıcı mı olduğu, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı ve iyileşme süresi konularında ek rapor alınması ile tarafların mali ve sosyal durumları ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirilerek somut olaya uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi olmalıdır.Açıklanan nedenlerle, davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davalı .... Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/09/2026