Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1149 E. 2026/919 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1149
- Karar No
- 2026/919
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1149 - 2026/919 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)
ESAS NO : 2024/1149 KARAR NO : 2026/919
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2024 NUMARASI : 2019/484 Esas - 2024/582 Karar
DAVACI : ADRES : VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1- ADRES : 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : ADRES :
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/10/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında 18/05/2015 tarihinde dava konusu yapım işi sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin...450 adet konut, Alışveriş Merkezi, Restoran, Sosyal Tesis ve Kapalı Otopark inşaatının, mekanik tesisat imalatının yapılmasını üstlendiğini, yapılan işin bedeli olarak davalı şirket tarafından müvekkiline ödemesi gereken 4.900.000,00 TL olarak belirleme yapıldığını, sözleşme bitiş tarihini 30/05/2016 olarak belirlendiğini, davalı şirket ile müşavir şirket olan... A.Ş arasında mutabakat çerçevesinde ve ... İdaresinin oluru projelerde değişiklik yapılmasına karar verildiği, bir kısım ek imalatların proje kapsamına alındığını, bu neden iş süresinin 24/07/2017 tarihine kadar uzatıldığını, davacı şirketin davalı şirket ve iş ortalığından alacaklı durumunda olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan miktar uyarınca fatura kesildiğini, davalı şirketçe miktarın bir kısmının ödendiğini, davalı şirketçe mukayeseli keşifler sonucu yapılması gereken hakedişlerin yapılmaması nedeniyle Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7895 E sayılı dosyasıyla davalı ve iş ortaklığına karşı 751.488,70 TL asıl alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe 19/06/2019 tarihinde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının yasal süre içerisinde itirazda bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 10.000,00 TL alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren uygulanacak en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı ...A.Ş vekili; davacının gerek faturalardan gerekse de mukayeseli keşiften dolayı davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığını, kesin hesap öncesi davalının davacıya resmi hesap uyarınca 52.058,35 TL fazla ödemesi bulunmadığını, bu miktara kesin hesapla ortaya çıkacak olan en azından 1.370.954,57 TL lik davacı borcu da eklendiğinde asıl alacaklı olanın davalı olduğunun anlaşılacağını, işin kesin kabulünün yapılmamış olması ile davacının ekonomik olarak bu rakamları ödeyemeyecek güçte olduğunu, anılan alacakların hükme bağlanması halinde dahi alacağın tahsil imkanı bulunmaması nedeniyle davacıya karşı bu alacaklar için bugüne kadar herhangi bir işlem başlatılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Mühendislik vekili; dava açılırken müvekkiline husumet yönetilmediğini, daha sonra verdiği talep dilekçesi ile davaya dahil edilme talebinde bulunduğunu, müvekkili yönünden husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında borç ilişkisi içerir bir sözleşme olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve fazla iş bedeli talebine ilişkindir. Davacı vekilince açılan dava ile; davacı ile davalı taraf arasında 18.05.2015 tarihinde akdedilmiş olan sözleşmeden kaynaklı olarak, davacının kestiği faturalardan “...bedeli ödenmeyen 015083 sayılı 30.09.2017 tarihli fatura bedeli ile mukayeseli keşif sonrası davalı tarafça gereken hakedişlerin yapılmamasından kaynaklı olarak ve daha önceki takibe konu olan alacak miktarlarının taraflarınca tam olarak tespit edilemediğinden ve de mukayeseli keşif raporu uyarınca fazla imalatlar bulunduğu ileri sürülerek şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsili talep edilmektedir. Buna göre eldeki davanın konusu 30.09.2017 tarihli fatura bedeli ile mukayeseli keşif raporu uyarınca yapıldığı ileri sürülen fazla imalatların bedellerinin tahsili talebidir. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmede davalı yüklenici, davacı taşeron konumunda olup, işin konusu, davalının dava dışı işveren ... ile arasındaki sözleşmeye konu edilen işin mekanik tesisat imalatlarına ilişkin kısmın yapımına ilişkindir. Sözleşmede işin bedelinin 4.900.000,00 TL * KDV olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi heyetinden kök ve itirazlar üzerine ek raporlar alınmıştır. Dosya kapsamına ve denetime elverişli olmakla 16.06.2024 tarihli Bilirkişi heyeti ek raporundaki hesaplamalar hükmün tesisinde esas alınmıştır. Dava dilekçesinde, davalı taraf olarak olarak, adi ortaklıkla birlikte adi ortaklığı oluşturan firmalardan yalnızca bir tanesinin gösterildiği anlaşılmış ise de, yargılama esnasında adi ortaklığı oluşturan diğer firma olan ...Müteahhitliğin davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmış ve yargılamaya devam edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; Davacı vekilince açılan dava ile, davacı tarafça mail yazışmasına dayalı olarak ileri sürülen 18.05.2015 tarihli sözleşme içeriğine göre taraflar arasında 450 daire ve sosyal donatılar dâhil 4.900.000,00TL +KDV tutarındaki bedel üzerinden anlaşma sağlandığı teklifin bu tutar kadar daire sayısı üzerinden verildiği fakat sözleşme tarihinden evvel daire sayısının revize edilerek 410 adete düştüğü ileri sürülmüş ise de, mahkememizce sözleşmede yer alan daire sayısı üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmek suretiyle karar verilmiştir. Buna göre bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16.06.2024 tarihli ek raporda teknik işler açısından değerlendirme başlıklı bölümde ifade edildiği üzere hesaplandığı üzere, 450 adet daire karşılığı olmak üzere yapılan imalat tutarının KDV dahil 5.639.814,15 TL olduğu, davalı şirket tarafından davacı taraf yapılan ödeme tutarının (5.843.775,11 TL) tenzili neticesinde davalı tarafın davacıdan 203.960,96 TL alacaklı bulunduğu kanaatine varılmakla davacının bedeli ödenmeyen 015083 sayılı 30.09.2017 tarihli fatura bedelinin tahsiline yönelik talebinin reddine karar verilmiş, yine davacı vekilinin mukayeseli keşif raporu uyarınca yapıldığı ileri sürülen fazla imalatların bedellerinin tahsiline ilişkin talebinin de fazla imalata ilişkin iddianın ispat edilemediği" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasındaki anlaşanın 410 daire üzerinden yapıldığını, yerel mahkemece bu hususa dikkat edilmemesinin hatalı olduğunu, ana firma ile yapılan sözleşmenin 08/05/2015 tarihinden önce kurulduğunu, daire sayısının idare tarafından başkanlık onayı ile 410 adede düşürülmesinden sonra olduğunu, ...'nin 03/05/2015 tarih ve 2297 sayılı kararının yerel mahkemece göz ardı edildiğini, sözleşmede işin adının 450 olarak yazılmasının dava konusu sözleşmenin 450 daire üzerinden yapıldığını göstermeyeceğini, sözleşmenin davalılar tarafından tek taraflı olarak hazırlandığını, içeriğinde müvekkili şirketin vakıf olamayacağını, bu durumun genel işlem koşulları niteliğinde kabul edilmesi gerektiğini, yine davalı şirketçe mukayeseli keşif raporunda belirtilen ek tutarın müvekkiline ödeneceğinin bildirilmesine rağmen, hiç bir ek hakediş yapılmadığını, davalı şirkete ve iş ortaklığına kesilen faturaların dahi ödenmediğini, bu durumun tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, yerel mahkemece müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların delil olarak değerlendirilmediğini, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu, davalı tarafından müvekkiline fatura edilmemiş, üçüncü şahıslara yapılan ve müvekkilinin bilgisi dışında olan keyfi hesapların alacak hesabında dikkate alındığını, hükme esas alınan 16/06/2024 tarihli raporda, davalı şirketlerin müvekkiline yaptıkları ödemelerin farazi olarak tespit edildiğini, yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, kesin hesabın çıkarılmadığını, mukayeseli keşif uyarınca müvekkilince yapılan fazla imalatlara ilişkin bedellerin ödenmesi talebinin reddedilmesinin de hatalı olduğunu, müvekkili firmanın teklifinden 14 gün önce başkanlık onayı verilen A ve B bloklarda daire sayısının 410 olmasına rağmen, yerel mahkemece daire sayısının 450 olarak kabul edilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalılar yüklenicidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 18/05/2015 tarihli sözleşme ile davacı, davalıların yüklenimindeki işin mekanik tesisat imalatı işlerini üstlenmiştir. Davacı işi yapıp teslim ettiğini, fazla imalat da yaptığını belirterek, iş bedeli ve fazla imalat nedeniyle alacak talep etmiş; davalı taraf ise davacı çalışanlarının maaş ödemelerini ve SGK primlerini yaptıklarını, davacının temin etmesi gereken malzemelerin bedellerini üçüncü kişilere, yine davacı işçilerinin yemek bedeli ve kamp katılım paylarını da kendilerinin ödediklerini, ayrıca temizlik bedeli nedeniyle de davacıdan alacaklı olduklarını, bunlar dikkate alındığında davacının bir alacağı bulunmadığını savunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. 1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık üç konuda toplanmaktadır. Birincisi davacı defterlerinde kayıtlı olan ve davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 31/12/2015 tarihli ve 286.719,00 TL bedelli faturadır. Dosya kapsamında bu faturaya rastlanılmamıştır. Mahkemece öncelikle söz konusu fatura davacıdan temin edilip mahkemece ve bilirkişi heyetince incelenmelidir. 2- İhtilaflı ikinci konu davalı tarafın, sözleşmeye göre davacının sorumluluğunda olmasına rağmen kendilerinin ödediğini iddia ettiği, davacı çalışanlarının maaş ve SGK prim ödemeleri, davacının temin etmesi gereken malzemelerin bedellerini üçüncü kişilere ödenmesi, yine davacı işçilerinin yemek bedeli ve kamp katılım paylarını ödenmesi, ve ayrıca temizlik bedeli gideri hususlarıdır. Mahkemece davalı tarafın bu savunmaları ile ilgili dayanak belgeler davalı taraftan ve ilgili SGK müdürlüğünden getirtilip irdelenip değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece bahse konu dayanak belgeler temin edilmeli gerektiğinde bu belgeler ve birinci bentte yazılan fatura konusunda bilirkişi heyetinden bir ek rapor da alınmalıdır. 3- İhtilaflı üçüncü konu sözleşmeye konu daire sayısının 410 mu yoksa 450 mi olduğu, hangi miktar esas alınarak alacak - borç hesabı yapılması gerektiği konusudur. Davacı bu konuda dava dışı idare olan ...'nin başkanlık onayı ile, davaya konu iş ile ilgili daire adedinin 410 adede düşürüldüğünü, sözleşmenin bu daire adedinin düşürülmesi olgusundan sonra imzalandığını iddia etmektedir. Taraflar arasında imzalanan 18/05/2015 tarihli sözleşme 450 adet daire ve sosyal donatılar dahil 4.900.000,00 TL + KDV bedel üzerinden imzalanmıştır. Davacı sözleşmenin 450 daire üzerinden kurulduğunu görmesine rağmen, sözleşmenin 410 daire için geçerli olacağı yönünde bir itirazda bulunmamıştır. Mahkemenin bu konu ile ilgili kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, davacının bu noktadaki istinaf itirazları yerinde bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/484 Esas, 2024/582 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Katip E-imzalıdır