Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2016 E. 2026/1597 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2016
Karar No
2026/1597
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2023/2016

KARAR NO: 2026/1597

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 28/02/2023

NUMARASI : 2021/94 Esas - 2023/177 Karar

DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)

KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı davacıya ait ... plakalı aracın 27/04/2020 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, davalı ... şirketinin tazminat taleplerini, hasarın "beyan dışı kullanım" klozu nedeniyle poliçe teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle ödemediğini oysa poliçede aracın "kullanım tarzının kamyonet" olduğu aracın "kullanım amacının yük nakli-ticari" olduğunun poliçede yazıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, aracın beyan dışı kullanıldığını bu nedenle zararın teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte faizin dava tarihinden başlaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " Davanın kabulü ile; 107.000,00 TL tazminatın, 11/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınıp davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu poliçede yer alan muafiyetler klozunda "-tekel maddeleri/toptan gıda ve benzeri maddelerin dağıtımı amaçlı kullanılan araçlar" poliçe teminat kapsamının dışında tutulduğunu, davacı yan tarafından poliçe özel şartına aykırı şekilde araç kullanılmış olup aracın üstünde "..." ibaresinin bulunması kloz hilafına kullanımının en büyük delili olduğunu, poliçede yer alan ... " Kullanım tarzı kamyon, tanker ve kamyonet olan sigortalı araca ait kasanın, fabrika çıkışlı olmaması durumunda kasa teminatı verilmesi ve bedelinin de poliçe üzerinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Aksi takdirde kasada meydana gelen zararlardan dolayı tazminat ödenmez." şeklinde düzenlendiği, bu husus hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan ve gerekçeli kararda itirazları gözetilmeden hüküm kurulmuş olup davacı yan davaya konu araçta kasayı sonradan monte ettiğini, pert dosyalarında araç hasar bedelinin bulunması için sovtaj bedelinin mahsup edilmesi gerekirken sovtaj bedelin belirlenen hasar tutarından mahsup edilmeden karar verildiğini, kusur oranlarının geçerli tespitinin yapılabilmesi için Adli Tıp Trafik Ihtisas Dairesi’nden veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda mezkur kazaya karışan davacı yan aracının daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı, karışmış ise nerelerden hasar aldığı, hangi parçalarda değişim yapıldığı değerlendirilmeye alınmadığı gibi; aynı zamanda araçta meydana gelen zararın artmasında, aracın yağsız, susuz kalması vb durumlarının etki edip etmediği, araç muayenesinin zamanında yaptırılıp yaptırılmadığı hususları da değerlendirmeye alınmadığını, rapor gerçek zararın belirlenebilmesi için yeterli bir rapor olmayıp; Karayolları Fen Heyetinden yeni bir rapor alınarak aracın hasar geçmişi ve Kasko dışı hallerin bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini, araç rayiç bedelinin 152.000,00 TL olduğuna ilişkin iddiaların haksız olduğunu, haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu dava dilekçesinde "belirsiz alacağa" ilişkin herhangi bir beyanda bulunmamakla işbu davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, talebin ıslah olduğunun kabul edilmesi ve faizin bu şekilde hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporunda hem kusur hem tazminat hesaplaması değerlendirmesi yapılarak tanzim edilmesi hatalı olduğunu, adli trafik kusur bilirkişisinden kusura ilişkin rapor ayrıca makine mühendisi bilirkişiden de gerçek zarar tespitine yönelik rapor tanzim edilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

Taraflar arasında davacı firma adına kayıtlı ... plakalı ... model ... ... plakalı aracın davalı ... şirketinin 27/02/2020-27/02/2021 vade tarihli ... nolu Aracım Güvende Hafif Ticari Kasko Poliçesi tanzim edilmiştir.

TTK. 1409. maddesi uyarınca da, rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Sigortanın kapsamı belirleyen TTK 1409. maddesinde; “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.” denilmiştir. Diğer taraftan TTK’nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Kanun’un 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına dair iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.

Poliçede; Beyan dışı kullanım klozunda; " Poliçenin ön yüzünde belirtilen araç, hiçbir şekilde kargo aracı, havaalanı sahası içinde (Apron) kullanılan tüm araçlar, kiralık araç (rent a car) sürücü kursu aracı, uzun vadeli kiralama, taksi/dolmuş, hatlı minibüs ve hatlı otobüs, belediye temizlik aracı, ilaç firmaları aracı, ecza depolarına ait araç, iddia, ralli ve hız yarışlarına katılan araç, tüp taşıyan kamyon ve kamyonet kullanım tarzındaki araçlar ve test aracı olarak kullanıyor ise iş bu poliçe teminatları geçersizdir." şeklinde belirtildiği görülmüştür.

Bu durumda mahkemece; İştigal konusu açıkça belli olan davacı firmanın mülkiyetinde bulunan davaya konu aracın davalı tarafından “Hafif Ticari” şeklinde adlandırılan poliçe ile kapsama altına alındığı, trafik kazasının da apronda veya bir yarış esnasında meydana gelmediği, davacı firmanın ilaç taşımacılığı işiyle, tüp taşıma işiyle, sürücü kursu işletmeciliğiyle, kargo taşıma işiyle, taksi, dolmuş veya otobüs işletmeciliğiyle, belediyelere temizlik hizmeti verilmesiyle, araç satış veya bu kapsamında test aracı sağlanması işiyle veya araç kiralama işiyle iştigal etmediği, kazanın da davacı firmanın iştigal konusu kapsamında meydana geldiği de açıkça dosya kapsamında bulunan aracın olay sonrası çekilen fotoğraflarından anlaşılmakla ve aksini ispatlar herhangi bir bilgi dosyada bulunmadığı, davalı tarafından dava konusu olayda oluşan tazminatın teminat dışı olduğunu ispat edemediği, oluşan masraflardan davalının poliçesi kapsamında sorumluluğuna karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davalı vekili yargılama sırasında aracın daha önce hasarlı olup olmadığına, kusura ve bilirkişilerin seçimine, kasa klozuna ilişkin itirazda bulunmadığı görülmekle HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Kaldı ki kaza tek taraflı olup, davalı kazaya karışan aracın kasko sigortacısı olduğundan zaten kusurun bir önemi olmadığı ayrıca hükme esas bilirkişi raporunda aracın daha önce kazaya karışmadığının belirtildiği görülmüştür. Yine poliçede bulunan ...

başlığı altında; "Kullanım tarzı kamyon, tanker ve kamyonet olan sigortalı araca ait kasanın, fabrika çıkışlı olmaması durumunda kasa

teminatı verilmesi ve bedelinin de poliçe üzerinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Aksi takdirde kasada meydana gelen

zararlardan dolayı tazminat ödenmez.

" şeklinde belirtildiği ve kazada aracın ön taraftan hasarlandığı kasada herhangi hasar olmadığı anlaşılmıştır.

Hükme esas raporda yapılan piyasa araştırmalarının kaynağı da gösterilerek piyasa rayiç değeri belirlenmiş ve davacının aracı sattığı bedelin sovtaj bedeli olarak rayiç değerden (araç pert olarak belirlenmiş) düşürülerek hesaplanan tazminata karar verilmiş olmasına ve aracın cinsine göre ticari araç olup ticari faaliyette kullanıldığı ve davacı da tacir olup avans faize hükmedilmiş olmasında usul yasaya aykırılık görülmemiştir.

Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 7.309,17 TL harçtan peşin alınan 1.827,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.481,88 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2016, K. 2026/1597, T. 28.02.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2016-e-2026-1597-k-896f5d089dea