Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1938 E. 2026/1101 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1938
- Karar No
- 2026/1101
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1938 KARAR NO : 2026/1101
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2022 (Dava) - 21/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/1010 Esas - 2023/402 Karar DAVA : Alacak BAM KARAR TARİHİ : 10/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2023 tarih ve 2022/1010 Esas - 2023/402 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve ...'ın, .... Şti. isimli şirkette 1.000'er payın sahibi iken, şirket genel kurulunun 15.06.2016 tarihinde almış olduğu 2016/01 karar sıra nolu kârarı ile bu şirketin hisselerinin tamamı olan 10.000 payı; ... T.C Kimlik numaralı ... ve.... T:C Kimlik numaralı ...'e devredilmesine karar verilmiş olup; bu karar uyarınca önce bu şirket yönetimi ile davalılardan ... vekili olarak onun adına diğer davalı babası ... tarafından hisse devri koşullarını içeren dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları 2 adet sözleşme imzalandığını, ayrıca davalı ... dava dilekçesine ekli 12 maddeden oluşan sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmesi bakımından kendisininde şirket hisselerini devralan ... ve .... ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu kabul ettiği bir protokolün de imzalandığını, müvekkillerinin hisselerine karşılık ...'ya vekaleten hisseleri devralan babası ... tarafından önce müvekkillerine ...bank... Şubesine ait 30.05.2017 tarihli 0408892 çek nolu 100.000,00 TL miktarlı çek ile ...bank ...Şubesine ait 15.06.2017 tarihli 0408896 çek nolu 2 adet çek teslim edildiğini, daha sonra bu çekler ödenemeyince ... tarafından bu çekler iade alınarak yerine; ... Bankası ... Şubesine ait keşidecisi ... olan 30.11.2017 tarihli 0036719 çek nolu 110.000,00 TL miktarlı çek ile yine aynı banka şubesine ait keşidecisi ....olan 30.12.2017 tarihli 0036718 çek nolu 140.000,00 TL tutarlı ... tarafından ciro edilmiş şekilde müvekkillerine verildiğini ve müvekkillerinin babaları ... tarafından ciro edilerek ... isimli kişiye verildiğini ve son olarak bu kişi tarafından çeklerin ödenmemesi üzerine, keşidecisi ve cirosu bulunarn kişilere karşı Aydın İcra Müdürlüğünün 2018/21025 sayılı dosyası ile takibe geçildiğini,müvekkilerinin yeni edindiği bilgiye göre ...nın çeklerdeki ciro imzasına itiraz ettiğini ve imzaların ...ya ait olmaması sebebiyle takip onun yönünden iptal olduğunu, davalı ....nın çekleri yanlıranda ciroladığı gibi ayrıca düzenleyip verdiği belgede bulunduğunu, davacıların ... Şti. ndeki hisselerini ...'ya devrinden kaynaklı temel ilişkiden dolayı halen tahsil edemedikleri 250.000,00 TL alacakları bulunduğunu ileri sürerek, bu alacağın 110.000,00 TL'sinin çek keşide tarihi olanı 30.11.2017 tarihinden itibaren, 140.000,00 TL'sinini çek keşide tarihi olan 30.12.2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 08/05/2023 tarihli dilekçe ile; her bir davacı yönünden 125.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL'nin, 110.000,00 TL'sinin çek keşide tarihi olan 30.11.2017 tarihinden itibaren, 140.000,00 TL' sinin çek keşide tarihi olan 30.12.2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine açılan davada, davacı taraf dava dışı ... Şti.' nin tüm hisselerinin davalı ... ile dava dışı ....'e devredileceğine ilişkin sözleşme ve akabinde ... ile yapılan adi yazılı sözleşme ve bu sözleşmelere istinaden alınan çekler olduğunu, alınan çeklerin hisse devir bedeli olduğunu ve bu çeklerden 2 adedinin geri alınarak yerine keşidecisi .... olan 30.11.2017 tarihli 110.000,00 TL bedelli çek ve 30.12.2017 tarihli 140.000,00 TL bedelli çekin ... tarafından cirolanarak verildiğini, söz konusu 2 çekin ciro imzalarının ...'ya ait olmaması nedeniyle tahsil edilemediği iddiaları ile çek bedelleri tutarınca alacak talebinde bulunduklarını, davacı tarafın talep ve iddiaları hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, talep edilen alacak için TTK ve TBK'da öngörülen zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, şirket hisse devrinin noter vasıtası ile yapılmış olup devir bedelinin tamamının ödendiğini, müvekkilinin, dava dışı ... Şti.' nin 1.000 payını davacı ...'dan Aydın 1. Noterliği'nin 14585 Yevmiye numaralı 17.06.2016 tarihli şirket pay devri sözleşmesi ile, 25.000,00 TL bedelle, 3000 payını dava dışı ....'dan Aydın 1. Noterliği'nin 14584 Yevmiye numaralı 17.06.2016 tarihli şirket pay devri sözleşmesi ile 75.000,00 TL bedelle, 1.000 payını davacı ...'dan Aydın 1. Noterliği'nin 12403 Yevmiye numaralı 25.05.2017 tarihli şirket pay devri sözleşmesi ile 25.000,00 TL bedelle devir aldığını, dava dışı önceki hissedarlardan .... 5000 payını yine dava dışı ...'e Aydın 1. Noterliği'nin 14583 Yevmiye numaralı 17.06.2016 tarihli şirket pay devri sözleşmesi ile 125.000,00 TL bedelle devir ettiğini, Noter kanalı ile yapılan düzenleme şeklindeki devir sözleşmelerinde, davacılar devir ile ilgili alacaklarını nakden ve tamamen aldıklarını kabul ve beyan ettiklerini, devir ile ilgili hak ve alacağını aldığına dair ihtirazi kaydı olmadan beyanda bulunan ve kendisine yapılan ödemeyi kabul eden davacıların devirden kaynaklı alacak iddiasının hukuki dayanağının olmadığını, sahte ciro taşıyan çeke istinaden alacak talebinde bulunulduğunu, dava taraf dava dilekçesinde, keşidecisi .... olan 30.11.2017 tarihli 110.000,00 TL bedelli çek ve 30.12.2017 tarihli 140.000,00 TL bedelli çekin ... tarafından cirolanarak verildiğini ancak söz konusu 2 çekin ciro imzalarının ...'ya ait olmadığının anlaşıldığını iddia ve beyan ettiğini, oysa ki söz konusu çekler hiç bir şekilde müvekkil ... tarafından cirolanmadığını ve davacılara teslim edilmediğini, özetlemek gerekirse, davacıların alacak taleplerini dayandırdıkları 2 adet sahte cirolu çekte müvekkil cirolarının sahteliği yanında davacılar hamil ya da ciranta dahi olmadığını, davacıların dayandıkları 2 sözleşme şekil ekskliği nedeni ile geçersiz olmasının ötesinde sözleşmelerde davacılar taraf olmadığını, iş bu hali ile geçerli olan ve davacıların taraf oldukları tek belge noter devir sözleşmeleri olduğunu ve bu sözleşmelerde de davacıların devir bedelini nakden ve tamamen aldıklarını kabul ve beyan ettiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "...Dosya içerisine dava dilekçesi ile birlikte sunulan ... Şti antetli tarihsiz belge altındaki davalı ... imzasının davalıya ait olup olmadığı hususunda davalılar vekiline beyanda bulunmak üzere 2 hafta kesin mehil verilmesine karar verildiği, verilen kesin mehilde beyanda bulunulmadığı, duruşmada davalı vekili beyanında, taraflarına dosya içerisinde bulunan .... Antetli belgedeki imzanın müvekkile ait olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak için süre verildiğini, ancak bu belgedeki imzanın müvekkile ait olup olmamasının davanın esası açısından bir önemi bulunmadığından beyanda bulunmadıklarını, çünkü adi yazılı belgedeki hisse devrinin geçersiz olduğu Bam tarafından kabul edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacıların, dava dışı ... Şti.'nin hissedarı iken davacı ...'ın, şirketteki 1000 payını Aydın 1. Noterliği'nin 14585 Yevmiye numaralı 17.06.2016 tarihli şirket pay devri sözleşmesi ile, 25.000. TL bedelle, davacı ..., şirketteki 1000 payını Aydın 1. Noterliği'nin 12403 Yevmiye numaralı 25.05.2017 tarihli şirket pay devri sözleşmesi ile 25.000. TL bedelle davalılardan ...ya sattığı, noterde düzenlenen hisse devir sözleşmelerinde hisse bedelleri olan toplam 50.000,TL'nin alındığının beyan edildiği, davacıların hisse devir bedellerinin noterde düzenlenen resmi devir sözleşmesinde belirtilen bedelden daha fazla olduğunu ve bakiye kalan 250.000,TL hisse bedelinin ödenmediğini iddia ederek resmi sözleşmedeki bedel ve ödeme hususunda taraf muvazaası iddiasında bulunarak iş bu davayı açtıkları, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ve imzası davalı tarafça inkar edilmeyen .... Şti. antetli tarihsiz belge altında davalılardan ... imzasının bulunduğu, tarihsiz bu belge içeriği incelendiğinde; ... Şti.' nin davalı ... ve dava dışı ...'e satışından ... tarafından verilen dava dışı ....Şti'ne ait ...banka ait 30.05.2017 tarihli, 100.000,00 TL miktarlı çek ile 15.06.2017 tarihli çeklerin iade edildiğini, ... tarafından bu çekler iade alınarak yerine; ...Bankasına ait 30.11.2017 tarihli 110.000,00 TL miktarlı çek ile yine aynı banka şubesine ait 30.12.2017 tarihli 140.000,00TL tutarlı çeklerin verildiği, bu çeklerin ödenmediği taktirde bu çeklerin ödenmesini ...'nın vekili olarak ödemeyi taahhüt ettiğini belirttiği anlaşılmıştır. Dosyada toplanan delillerden davalıların baba oğul oldukları, davalı ...'nın dosyaya sunulan tarihsiz antetli belgeden, diğer davalı oğlu ... vekili olarak hareket ettiği gibi hisseyi devralan davalı oğlunun borcunu ödemeyi de taahhüt ettiği ve böylelikle üçüncü kişinin borcunu üstlendiği, hisseyi satın alan ... olması sebebiyle hisse bedelinden sorumlu olması gerektiği, diğer davalı ...'nın da üçüncü kişinin borcunu üstlenmesi sebebiyle borçtan sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmıştır. İmzası davalı tarafça inkar edilmeyen belge içeriğine göre hisse devrinden bakiye 250.000,TL borç kaldığı ve bu borç dolayısıyla verilen toplam 250.000TL'lik çeklerin ödenmemesi halinde ...'nın vekili olarak ...'nın bu bedeli ödemeyi taahhüt ettiği, ... tarafından ... Bankasına ait 30.11.2017 tarihli, 110.000,00 TL miktarlı çek ile yine aynı banka şubesine ait 30.12.2017 tarihli 140.000,00TL tutarlı çeklerin verildiği, bu çeklerin ödenmediği taktirde bu çeklerin ödenmesini ....'nın vekili olarak ödemeyi taahhüt ettiğini belirttiği, dosya içerisine getirtilen Söke İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/2 ve Aydın İcra Hukuk mahkemesinin 2018/427 Esas sayılı dosyaları incelendiğinde, belgede belirtilen bu çeklerdeki ciroların davalıya ait olmadığının anlaşıldığı, davalı vekilince yapılan savunmada ise icra hukuk mahkemelerinde yargılama konusu yapılan bu çeklerin, tarihsiz belgede belirtilen çekler olmadığını savunduğu, belgede belirtilen çeklerin banka, tarih ve meblağ kısımlarının icra hukuk mahkemesinde dava konusu olan çeklerle örtüştüğü, ancak seri nosu ve keşidecisi belli olmadığından dosyaya sunulan ve imzası inkar edilmeyen belgede davalı ... tarafından verilen çeklerin bu çekler olmama ihtimali de bulunduğu, ancak davalı tarafça çek verildiği ve bu çekler ödenerek borcun kapatıldığının da savunulmadığı, böylelikle dosyadaki belgeden davacıların şirket hisselerinin devri karşılığında bakiye 250.000TL borç kaldığı, bu borcun ödendiğinin de davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, 250.000,TL'nin ödendiği iddasının da davalılarca savunulmadığı gibi ispat ta edilemediği kanaatine varılmıştır. TTK'nun 595/1 gereğince limited şirket hisse devrinin resmi şekilde yapılması bir geçerlilik şartı ise de, dava konusunun hisse devrine ilişkin olmadığı, hisse devirlerinin yukarıda da belirtildiği üzere resmi şekilde yapıldığı, resmi şekilde yapılan hisse devrindeki bedelin gerçek duruma uymadığı, gerçek bedelin daha yüksel olduğunun ileri sürüldüğü, taraf muvazaasının yazılı veya kesin delil ile ispat edilebileceği, dosyaya, davacı tarafça sunulan belgeler hisse devri açısından geçersiz ise de, hisse devir bedelinin ispatı açısından geçerlilik arz ettiği, davacılardan ...'ın davalılardan ...'ya karşı açtığı hisselerin zamanında devralınmaması sebebiyle zarar tazminine ilişkin Germencik Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/525Esas ve 2019/99 karar sayılı kararının istinafı üzerine, İzmir BAM 20.HD'nin 2020/1156 esas, 2022/591 Karar sayılı kararında, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak zarar tazmini istenemeyeceği belirtilmiş ise de; bu davada hisse devrinin zamanında devralınmaması sebebiyle zarar tazminine ilişkin olduğu, adi yazılı sözleşme ile hisse devri taahhüdünün geçersiz olacağı ve buna dayanılarak tazminat ta talep edilemeyeceği, ancak adi yazılı belge ile hisse devir bedelinde muvazaa yapıldığının ispatlanabileceği, mahkememiz hükmünün bu yönüyle İzmir BAM 20.HD'nin 2020/1156 esas, 2022/591 karar sayılı kararı ile de çelişmediği..." gerekçesiyle davacıların davasının KABULÜ ile, davacı ... için 125.000,00-TL, davacı ... için 125.000,00-TL olmak üzere toplam 250.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, şirket hisse devrinin noter vasıtasıyla yapıldığını, devir bedelinin tamamının ödenmediğini, noter kanalı ile yapılan düzenleme şeklindeki devir sözleşmelerinde, davacıların devir ile ilgili alacaklarını nakden ve tamamen aldıklarını kabul ve beyan ettiklerini, dava konusu adi belgeye göre müvekkili tarafından iki adet çek verildiğini, çekin borçlanma vasıtası olmadığını, ödeme aracı olduğunu, davacı tarafın aldığını kabul ettiği çeklere istinaden çeklerden ayrı olarak alacak talebinde bulunamayacağını, davacı tarafın hisse devir bedeli alacağını aldığını önceki davalarda kabul ve ikrar ettiğini, müvekkillerinin borçlu olduğuna dayanak gösterilen adi ve geçersiz sözleşmede davacının taraf olmadığını belirterek, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hisse devri sebebiyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacıların hisselerini davalı ... ve dava dışı ...’e devrettiklerini, bu devirle ilgili edimlerin yerine getirilmesi amacıyla 12 maddelik bir sözleşme imzaladıklarını, sözleşme uyarınca ödenmesi gereken 30.05.2017 keşide tarihli ve 100.000 TL bedelli çek ile 15.06.2017 keşide tarihli ve 140.000 TL bedelli çekin ödenmemesi üzerine davalı ...’in babası olan diğer davalı ... tarafından davacılara 30.12.2017 tarihli ve 140.000 TL bedelli, 30.11.2017 tarihli ve 110.000 TL bedelli iki adet çek verildiğini, bu çeklerin verildiğinin dosyada yer alan tarihsiz evrakta belirtildiğini, yine bu evrakta çekler ödenmediği taktirde çeklerin davalı ... tarafından, davalı ...‘nın vekili olarak kendisinin ödeyeceği hüküm altına alındığını, bu çeklerin müvekkillerinin babası ... tarafından ciro edilerek ... isimli kişiye verildiğini ve son olarak bu kişi tarafından çeklerin ödenmemesi üzerine çek keşidecisi ve cirosu bulunan kişilere karşı Aydın İcra Müdürlüğü’nün 2018/21025 esas nolu ve Söke İcra Dairesi 2017/5214 esas nolu dosyalarında takip yapıldığını, ....’nin iki adet çek arkasındaki ciro imzasına itiraz ederek imza kendisinden olmadığından bahisle kendisi yönünden takibi iptal ettiğini öğrendiklerini, bu itibarla davacıların şirket hisselerinin ...‘ya devrinden kaynaklanan toplam 250.000 TL tutarındaki alacaklarını tahsil etmek için eldeki davayı açtıklarını ileri sürmüştür. Davalılar vekili ise, noter kanalı ile devir edilen hisselerin bedellerinin ödendiğini, çeklerdeki cironun sahte olduğunu, çeklerin ... tarafından davacılara verilmediğini savunmuştur. Mahkemece anılan belgedeki imzanın ...'ya ait olup olmadığı sorulmuş, davalı vekili ise duruşmada bu hususun davanın esası olarak önemi bulunmadığından beyanda bulunmadığını belirtmiştir. Mahkemenin dosyaya sunulan tarihsiz antetli belgeden, davalı ...'nin hisseyi devralan diğer davalı olan oğlu ...'in borcunu ödemeyi de taahhüt ettiği ve böylelikle üçüncü kişinin borcunu üstlendiği, hisseyi satın alan ... olması sebebiyle hisse bedelinden sorumlu olması gerektiği şeklindeki gerekçesi yerindedir. Ancak davacıların da belirttiği üzere söz konusu çekler davacıların babası olan ...'a ciro edilmiş, onun tarafından da ciro edilerek ... isimli kişiye verilmiştir. Çek, bir ödeme vasıtası olup davacıların babası ....'ın söz konusu çekleri dava dışı ....e mevcut bir borcu tasfiye amacıyla verdiğinin kabulü gerekmektedir. Ancak çek bedellerinin ödenmemesi üzerine ... tarafından Aydın İcra Müdürlüğü’nün 2018/21025 esas nolu ve Söke İcra Dairesi 2017/5214 esas nolu dosyalarında davacıların babasına ve davalı ... ile çekte borçlu gözüken diğer kişilere takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıların babası ... söz konusu çekleri ciro ederek çekler nedeniyle sorumlu olup ancak ödediği çek bedeli kadar davalı ...'ya başvurabilecektir. Mahkemece bu husus araştırılmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1010 Esas - 2023/402 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-İstinaf eden davalıların diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgili tarafa iadesine, 5-İstinaf aşamasında istinaf eden taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/06/2026