Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/106 E. 2026/1113 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/106
Karar No
2026/1113
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/106 KARAR NO : 2026/1113

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/10/2022 NUMARASI : 2014/315 Esas 2022/649 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 30/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2026

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/315 Esas ve 2022/649 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından kendi işletmelerinde kullanılmak üzere ... İşletmesi Müessesi Müdürlüğü ile sözleşme akdettiği ve taraflar arasındaki münakit sözleşme kapsamında ...işletmesinden kömür aldığı, müvekkili şirketin bu kömürleri işletmeden alarak kendisine teslim etmesi amacıyla kömür alımına ilişkin toplam 10 adet fişi borçlu davalı ...'a teslim ettiği, ... tarafından yanlızca iki adet fişe istinaden iki kamyon kömürün .... İşletmesinden alınarak müvekkiline teslim edildiği, ancak 8 kamyon ve toplamda 166.600 kg kömürün davalı tarafından işletmeden alınmasına rağmen müvekkili şirkete teslim edilmediği. Müvekkili şirket tarafından iş bu kömürlerin bedellerinin.... İşletmesi Müessesi Müdürlüğü hesabına ödendiği, davalı ... tarafından kömürlerin müvekkili şirkete teslim edilmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından Uzunköprü 2.Noterliğinde düzenlenen 14/01/2010 tarih 356 yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkili şirkete teslim edilmeyen 166.600 kg kömürün aynen teslim edilmesi veya bedelinin ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağı hususunun bildirildiği, davalı tarafından ihtarnameye verilen cevabı ihtarnamede 166.600 kg kömür için fatura düzenlenip nakliye faturası ile de kömürlerin müvekkiline teslim edildiği ve herhangi bir borcunun olmadığının bildirildiği, bu nedenle davalı hakkında güveni kötüye kullanma suçundan Soma C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ve Soma C.Başsavcılığının 2013/3470 soruşturma sayılı dosyasında tahkikat yapıldığı, ayrıca Karşıyaka 4.İcra Müdürlüğünün 2013/11452 e.sayılı takip dosyası ile icra takibine başlandığı, davalı tarafından yapılan itiraz nedeniyle icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğu ileri sürülerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi istenmiştir. CEVAP: Davalı vekili, açılan davanın yerinde olmadığını, davacının dilekçesinde belirtilen .... plakalı aracın müvekkili ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili tarafından ... İşletmesinden teslim alınan kömürlerin davacıya teslim edildiğini, bu nedenle haksız açılan davanın reddine ve % 40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava ; İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) istemine ilişkindir. Davacı vekili delil olarak; Karşıyaka 4.İcra Müdürlüğü'nün 2013/11452E. Sayılı dosyası, Manisa 4.İcra Müdürlüğü 2013/3708 esas sayılı dosyası, Uzun köprü 2.Noterliği 14.01.2010 tarihli ve 356 yevmiye numaralı ihtarname, Karşıyaka 3.Noterliği 27.01.2010 tarihli ve 2154 yevmiye numaralı cevabi ihtarname, ... İşletmesi Müessesi Müdürlüğü ile akdedilmiş sözleşme,... İşletmesi Müessesi Müdürlüğünden 13.08.2007 tarih ve 6864 sayılı yazısı ekinde gönderilen Ekim 2005 ayına ait sevk listesi, tanık anlatımları ve bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur. Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2019/2631 sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, takibin 8.996,40 TL asıl alacak;15.034,89 TL işlemiş faiz ,9288,71 TL munzam zarar olmak üzere 33.320,00 üzerinden yapılan ilamsız icra takibi olduğu, takibe davalı-borçlu tarafından 17/12/2013 tarihinde alacağın kaynağının belirtilmemesi nedeniyle borcu bulunmadığından borcun tamamına, faize, faiz miktarına itiraz edildiği, ayrıca munzam zarar adı altında belirtilen borca da itiraz edildiği, takibin durduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; davalı tarafından davacıya ait ... İşletmesinden alınan kömürlerin davacı şirkete teslim edilmiş olup olmadığı ve davacı şirketin herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığı noktalarındadır.Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/113 Esas ve 2016/116 TK sayılı kararı ile davalının beraatine karar verildiği, dosyanın Yargıtay'dan döndüğü,davalının/sanığın vefat etmesi nedeniyle dosyanın düşmesine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce yargılamalar devam ederken davacı vekilinin 05/01/2021 tarihli dilekçesi ile ...'ın vefat ettiği ve mirasçılarının davaya dahil edilmesi talepli dilekçe sunduğu ve ekinde mirasçılık belgesi ile mirasçıların vekillerine verdikleri vekaletnameyi sundukları, davalı vekilinin mirasçılık belgesi ile mirasçılar ...., ... ve ...'ın vekaletnamesini sunduğu, Mahkememizin 05/03/2021 tarihli celsesinde verilen ara kararı uyarınca; dosyanın SMMM uzmanı bilirkişiye verilerek, taraf defter ve kayıtları üzerinde gerekli görülmesi halinde yerinde inceleme yapma yetkisi de verilerek uyuşmazlık konusunda rapor düzenlenmesi istenmiştir. Bilirkişi .... tarafından mahkememize sunulan 10/06/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın iddiası, davalı tarafın 8 kamyon kömürü ... İşletmelerinden aldığı halde kendilerine teslim etmediğini, davacının dosyaya sunduğu cari hesap ekstresinden, davacı ....' den 03.08.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında 22 kamyon kömür satın aldığı, davalı taraf, davacıya 2005,2006 yılında toplam 15 adet kömür nakliye faturası düzenlediği, faturalarda yazılı .... ilçesinden ....-....ilçesine taşınan kömür miktarının 538.240 Kg olduğu, davalının ticari defterlerinde taşıma faturalarından dolayı davacı taraf adına bir borç kaydı yapılmadığı, yukarıda tablonun 6. Sırasında yazılı 10186 no.lu faturanın ticari defterlerde kaydına rastlanılmadığı, bu taşımaya ait kömür miktarının indirilmesi halinde 14 fatura ile 509.880 Kg kömür taşındığının yazılı olduğu, ... İşletmelerinden davacıya Ekim 2005 döneminde kamyonlarla sevk edilen kömür listesi ve davalının ... İşletmeleri'ne ödemeleri ve .... İşletmeleri'nden gelen faturaların listesi karşılaştırıldığında, Ekim ayında 18 kamyon kömür sevk edilmiş olmasına rağmen, davacının dosyaya sunduğu muavin defter kayıtlarında Ekim ayında hiç kömür alımı yapılmadığı, buna karşılık 1 Kasım günü 5 kamyon kömür geldiğinin kayıtlı olduğu, 2005 Ağustos ayında 4, Eylül ayında 6 kamyon, Kasım ayında 9 kamyon, Aralık ayında 3 kamyon kömür alımı olması, Ekim ayında gönderilen kömürlere ait faturaların Kasım ayında kayıtlara alındığını düşündürmektedir. Ekim ayında davalı taraf 2 adet fatura düzlenmiş olduğu halde davacının kayıtlarındaki gelen kömürler incelendiğinde belirtilen ayda hiç kömür teslim alınmadığı görülmektedir. Oysa davacı dava dilekçesinde davalı tarafın 2005 Ekim ayında iki kamyon kömür teslim ettiğini kabul ettiğini, davalı tarafın 02.04.2005 tarihinden 31.12.2005 tarihine kadar düzenlediği 15 adet fatura ile davalı tarafa 458.900 Kg. kömür taşıması yaptığı hesaplandığını bildirmiştir. İtirazlar doğrultusunda yeni bir SMMM bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi ....'ün 15/03/2022 tarihli raporunda; davalının defterlerinde yapılan inceleme sonucunda 2005 ve 2006 yılına ait yevmiye ve defteri kebir tasdiklerinin TTK ve VUK hükümlerine göre zamanında tasdik ettirildiği, ancak yevmiye defterinin kapanış tasdikinin bulunmadığının tespit edildiği, HMK 222. Madde gereği davalının 3 defterden Envanter Defterini incelemeye sunamadığı, defterlerinin kendisi lehine delili olarak kullanılmasının Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı, defterlerde yapılan incelemelere göre davalının 2003 ve 2004 yıllarında da davacı için iş yaptığının anlaşıldığı, davacı taraf vekilinin sunduğu önceki bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde tanık beyanlarının dikkate alınmadığı belirtilmiş olduğundan bunlar da incelenmiş ve sonuçta tanıklardan yönetici ortağın 3 kamyon geldi dediği, diğer ortağın ise 2 kamyon geldi dediği görülmüş olup diğer tanıkların da şirket çalışanı olması ve sayısal konuda bilgi vermemesi nedeni ile tanık ifadelerinin çelişkili olması nedeni ile incelememize yön verecek bir bilgiye haiz olmadığı,....'den alınıp dosyada delil olarak sunulmuş sevkiyat bilgilerine göre davalının kendine ait kamyonlarla ....İşletmesi'nden Ekim 2005 ayında 5 adet sevkiyat yaptığı, bu sevkiyatlarının toplamının 105.980 kg olduğunun tespit edildiği, buna mukabil davalı tarafından davacıya Ekim 2005 ayında 64.980 kg kömür nakliyesi faturası kesildiği, 2006 yılı Ağustos ayında ise 51.000 kg daha fatura kesildiği belirlenmiş olup, bu faturaların davacı tarafından da kabul edildiği görülmektedir. Davacı cevaba cevap dilekçesinde bu 4 faturaya dair bir uyuşmazlık olmadığını belirtildiği, davalı tarafın uyuşmazlık olmadığı bildirilen bu 4 fatura ile toplamda 115.980 kg kömür nakliyesi yaptığı belirlendiği, davalının kestiği Ağustos 2006 ayına ait faturaların davalının o ay yine davacı için nakliye yapması nedeni ile mi olduğu yoksa Ekim ayında taşıdığı eksik faturalandırdığı mallara ait faturaların gecikmeli olarak mı kesildiğine ait bilgiye dosyadaki belgelerden ve davalının yerinde yapılan inceleme sonuçlarından ulaşılamadığı, bu konuda ... İşletmesi'nden Ağustos 2006 ayına ait davacıya ait sevkiyatların alınarak kontrol edilmesinin ve buna göre kesin bilgiye ulaşılmasının mümkün olabileceği, davacının uyuşmazlık yok dediği dört fatura ile davalının Ekim 2005 ayında kestiği faturaların toplamlarının sevk toplamının 105.820 kg, faturalama toplamının 115.980 kg olduğu, faturalamanın sevkiyat miktarından fazla olduğu, davalıya on adet fiş verildi, buna karşılık 8 kamyonun sevki gerçekleşmedi iddiasının davalının ....den aldığı kömürlerin 5 kamyon olduğu görüldüğünden diğer kamyonlarla bağlantısının olup olmadığının belirlenememesi nedeni ile başkaca sevkiyat yaptığının ispatlanamadığı, davalının davacıya kestiği Ağustos 2006 ayına ait....'den gelecek bilgiye göre ayrıca sevkiyat yapıldığının belirlenmesi halinde (gecikmeli fatura kesiminin söz konusu olmadığının ıspatlanması durumunda) Ekim 2005 ayında aldığı 105.820 kg kömüre karşılık kestiği Ekim 2005 tarihli faturalar dikkate alındığında 64.980 kg kömürü teslim ettiği kalan 40.840 kg kömürün ise teslim edilmediğinin belirlenmiş olacağı bildirilmiş, bilirkişi ....'den itirazlar doğrultusunda alınan ek raporda; davacının 10 adet teslim fişi verdiği ve 8 adet teslim fişinin karşılığı olan kömürün kendilerine teslim edilmediği hususunda yapılan inceleme sonucunda davalının ... işletmesinden davacı adına 5 adet yükleme ile toplamda 105.980 kg kömür aldığı, buna karşılık davacı tarafından da itiraz edilmeyen 2005 yılında kesilmiş iki fatura ve 2006 yılında kesilmiş iki adet fatura ile toplamda davacıya 115.980 kg kömür teslim ettiği,....'den gönderilen 2006 yılı yüklemelerine göre davalının 2006 yılında davacı adına ....'den kömür almadığı, davalı vekilinin kök rapora karşı verdiği beyanda 2006 yılında kesilen iki kamyon kömür faturasını açıklamasında, davalının Ekim 2005 ayında aldığı kömürlerden iki kamyonu sehven başka bir adrese teslim etmesi nedeni ile hatasını düzeltmek üzere bu iki kamyon için yaptığı teslimatın faturası olarak 51.000 kg nakliye faturası kestiğini, bu gecikmede hatalı teslim edilen kömür miktarının aslında 41.000 kg olması gerektiğini belirttiği, yapılan tespitlerimizde de davacının itiraz etmediği faturaların karşılığında davalının aldığı kömürlerden 10.000 kg fazla kömürü davacıya teslim ettiğinin belirlendiği, sonuç olarak davalının davacının istihkakına karşılık olarak....'den teslim aldığı 105.820 kg kömüre karşılık 115.980 kg kömür teslim ettiğinin belirlendiği, davacının 4 fatura ile teslim edilen 115.980 kg kömüre itirazının olmadığının davalı kayıt ve belgeleri ile ....'nin müzekkere cevaplarında belirttiği üzere davacının ....'nin gönderdiği müzekkere cevabından belirlendiği üzere ... 'den aldığı kömür yükleme dökümlerine göre bu tespitin yapıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya içeriği ve delillerin özellikle bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi sonucunda: taraflar arasında nakliye sözleşmesinin bulunduğunun taraflarca kabul edildiği, davacının dava dilekçesinde davalının 10 kamyon kömürü .... İşletmesinden teslim aldığı ancak davacı şirkete sadece 2 kamyon kömür götürüp teslim ettiği toplam 8 kamyon ve 166,600 kg kömürü teslim etmediğini iddia etmiş ise de; ceza dosyasında sanığın beraatine karar verildiği ,mahkememizce 10/06/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda ve 15/03/2022 ve 13/07/2022 tarihli ek bilirkişiler raporlarında davacıya Ekim 2005 döneminde kamyonlarla sevk edilen kömür İistesi ve davalının....” ye ödemeleri ve...' den gelen faturaların listesi karşılaştırıldığında, Ekim ayında 18 kamyon kömür sevk edilmiş olmasına rağmen, davacının muavin kayıtlarında Ekim ayında hiç kömür alımı yapılmadığının görüldüğü , buna karşın 1 Kasım günü 5 kamyon kömür geldiğinin kayıtlı olduğu, 2005 Ağustos ayında 4, Eylül ayında 6 kamyon, Kasım ayında 9 kamyon, Aralık ayında 3 kamyon kömür alımı olması, Ekim ayında gönderilen kömürlere ait faturaların Kasım ayında kayıtlara alındığını düşündürdüğü, ekim ayında davalı taraf 2 adet fatura düzenlenmiş olduğu halde davacının kayıtlarındaki gelen kömürler incelendiğinde belirtilen ayda hiç kömür teslim alınmadığının görüldüğü, oysa davacının dava dilekçesinde davalı tarafın iki kamyon kömür teslim ettiğini kabul ettiği ,davacı tarafından itiraz edilmeyen ...den alınıp dosyada delil olarak sunulmuş sevkiyat bilgilerine göre davalının kendine ait kamyonlarla ... İşletmesi'nden Ekim 2005 ayında 5 adet sevkiyat yaptığı, bu sevkiyatlarının toplamının 105.980 kg olduğu, buna mukabil davalı tarafından davacıya Ekim 2005 ayında 64.980 kg kömür nakliyesi faturası kesildiği, 2006 yılı Ağustos ayında ise 51.000 kg daha fatura kesildiği, bu faturaların davacı tarafından da kabul edildiği ,davalının davacının istihkakına karşılık olarak....'den teslim aldığı 105.820 kg kömüre karşılık 115.980 kg kömür teslim ettiği, davacının 4 fatura ile teslim edilen 115.980 kg kömüre itirazının olmadığı davalı kayıt ve belgeleri ile....'nin müzekkere cevaplarından anlaşıldığı..." gerekçesi ile, davanın REDDİNE karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından kendi işletmelerinde kullanılmak üzere ...İşletmesi Müessesesi Müdürlüğü ile sözleşme akdettiğini ve ...İşletmesi'nden aldığı kömürlerinin müvekkili şirkete getirilerek teslim edilmesi için yani nakliyesi için anlaştığı ...'a 10 adet taşıma fişini teslim ettiğini, davalı ...'ın yalnızca iki adet taşıma fişine istinaden 2 kamyon kömürü dava dışı ... İşletmesi'nden alarak müvekkiline teslim ettiğini ancak müvekkilinin kömür bedellerini ... İşletmesi'ne ödediği ve ... İşletmesi'nden 11.10.2005 tarihinde .... plakalı araca 20.360 kg, 20.10.2005 tarihinde .... plakalı araca 24.340 kg, 21.10.2005 tarihinde .... plakalı araca 20.400 kg, 23.10.2005 tarihinde .... plakalı araca 20.220 kg, 24.10.2005 tarihinde .... plakalı araca 20.280 kg, 24.10.2005 tarihinde .... plakalı araca 20.520 kg, 25.10.2005 tarihinde ... plakalı araca 20.340 kg, 27.10.2005 tarihinde ... plakalı araca 20.140 kg yüklenen kömürü yani 8 kamyona yüklenen toplam 166.600 kg kömürü davalının ... İşletmesi'nden teslim almasına rağmen müvekkili şirkete teslim etmediğini, davalının teslimi ispat etmesi gerektiğini, davalının teslim savunmasını ispat edemediğini, davalının ticari defterlerinin davalı lehine delil sayılmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda her iki taraf defterlerinin incelenmesi ve her bir faturanın sevk irsaliyesi ile ilişkilendirilerek defterlerden çıkarılması gerektiğini, .... plakalı araç sahibi ile davalı arasında ticari ilişkinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tanık beyanlarının değerlendirme dışı bırakılmasının hatalı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma sonucunda hatalı olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesi gereğince taşınanın teslim edilmemesinden doğan zararın tazmini için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, davacı tarafından hizmetin verildiğinin ispatlanmasına, davacının iddiasını ispatlayamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2022 tarih ve 2014/315 Esas 2022/649 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraf vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/106, K. 2026/1113, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-106-e-2026-1113-k-1882bc81ff48