Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1951 E. 2026/843 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1951
Karar No
2026/843
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1951 KARAR NO : 2026/843

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU :İtirazın İptali

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ :04/06/2026

Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin sahibi olduğu ... tarafından borçlu şirkete alüminyum doğrama profili ve cam malzeme teslimi karşılığında düzenlenen ... tarihli, ... numaralı ve ... TL bedelli faturaya dayanılarak ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket müdürü tarafından ... tarihinde "ödeme emrine borcun tüm ferilerine itiraz ediyorum" şeklinde itirazda bulunmasına rağmen icra müdürlüğünce takibin durdurulduğunu, takibe dayanak faturanın tarafların ticari defterlerine işlendiğini, bu hususun tarafların ticari defterlerinin incelemesiyle açıkça anlaşılacağını, davalı taraf ticari ilişkiyi ve faturayı inkâr etmediğinden alacağın varlığının yaklaşık ispat seviyesinde ortaya konulmuş olduğunu, İİK’nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca uygun teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca ... Arabuluculuk Bürosunun ... (...) sayılı başvurusundan sonuç alınamaması ve davalı tarafın kötüniyetli itirazı nedeniyle işbu itirazın iptali davasının açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek davanın kabulüne, borçlu şirketin ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %...’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dava konusu alacak tutarında ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; dava konusu faturanın müvekkilinin ticari defterlerine işlenmişse de mal tesliminin yapılmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, dava konusu faturayı 3 yılı aşkın süreden sonra tahsil cihetine gittiğini, teslim konusu malların niteliği itirabiyle alalade bir teslime konu olmayacağını, bir taşıma sözleşmesi ya da teslim formu olması gerektiğini, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, bu hususta belge sunulmadığını, davacı tarafça açılan icra takibinden önce müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediğini, temerrüte düşürülmemiş müvekkili şirket aleyhine icra takibinde haksız olarak ... TL faiz talep edilmesinin Yargıtay içtihatlarına ve hukuka aykırı olduğunu, fatura tebliğinin temerrüte düşürücü nitelikte olmadığını, fatura tebliğ tarihinden takip tarihine kadar faiz işletilemeyeceğini, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davaya konu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının eldeki davanın davacısı, borçlunun eldeki davanın davalısı olduğu, ... TL tutarında asıl alacağın faturaya dayalı olarak talep edildiğinin açıklandığı, ... TL faiz alacağının da talep edildiği, neticeten ... TL toplam alacak talep edildiği, taraflar arasında ticari ilişkinin tespit edildiği, dava konusu faturanın davalı tarafça ticari defterlerine işlendiği, bu hususta ihtilaf olmadığı, bu durumda davalı tarafa mal teslimi olgusunun ispatlandığı, başkaca delil toplanmasına bu nedenle ihtiyaç duyulmadığı, tarafların tacir olmakla basiretli bir iş insanı gibi davranmalarının beklenildiği, davacı tarafça davalı temerrüde düşürülmediğinden dava konusu takipte işlemiş faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, davalının ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile, takibin ... TL asıl alacak yönünden takip talebindeki koşullar ile devamına, faize ilişkin talebin reddine, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, asıl alacak tutarı olan ... TL 'nin %... si oranında hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; davacı tarafın müvekkili şirket adına düzenlenen ve ticari deftere işlenen faturaya dayanarak icra takibi başlattığını, ancak faturada yer alan 1.100 kg alüminyum doğrama profili ve 100 m² düz camın fiilen teslim edilmediğini, buna rağmen yalnızca faturanın deftere işlenmiş olmasının teslimin gerçekleştiği anlamına gelmeyeceğini, İlk Derece Mahkemesinin faturada yer alan malların teslimine dair ispat yükünün davacıda olmasına rağmen sevk irsaliyesi, teslim fişi veya başka herhangi bir teslim belgesi aramaksızın sadece ticari defter kayıtlarına dayanarak davayı kısmen kabul ettiğini, tanıkların dinlenmediğini ve eksik inceleme yapıldığını, ayrıca faturanın düzenlenmesinden sonra üç yılı aşkın süre boyunca herhangi bir ödeme talebinde bulunulmamasının da davacının iddiasını zayıflattığını, müvekkil şirketin o dönemde yalnızca ... iş yaptığını, faturadaki malların bu iş kapsamında veya başka bir yere teslim edildiğine dair hiçbir kayıt sunulmadığını, vergi dairesinden getirtilen BA-BS kayıtlarında da söz konusu mal alış-satışına ilişkin bir veriye rastlanmadığını ileri sürerek istinaf isteminde bulunulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi gereğince faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK m. 67/1 hükmüne göre; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı/takip alacaklısı tarafından davalı/takip borçlusu aleyhine ... TL fatura alacağı ve ... TL faiz alacağı olmak üzere toplam ... TL para alacağı için Örnek No: ... ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı/takip borçlusuna ... tarihinde tebliğ edildiği, davalı/takip borçlusu tarafından ... tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiği, itirazın yasal (7) günlük sürede olduğu, borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisindeki itirazı üzerine takibin 2004 sayılı İİK m. 66 hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, davanın da yasal (1) yıllık sürede ... tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, takip konusu fatura nedeniyle davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalının, davacı yanca icra takibine dayanak yapılan faturayı ticari defterlerine kaydetmesi durumunda, faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacağı gözetildiğinde, karinenin aksini ispat külfeti davalıdadır (Yargıtay 11. HD'nin 10/09/2024 tarih ve 2023/4573 E., 2024/6202 K. sayılı kararı). Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ispat yükü kendisine düşen davalının ... tarihli ... sıra numaralı KDV dahil ... TL bedelli faturadan kaynaklı alacaktan dolayı borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı vekilinin dosyaya sunduğu ... tarihli cevap dilekçesindeki beyanları ve ... tarihli duruşmadaki "...müvekkil dava konusu faturayı defterlerine işlemiştir..." şeklindeki beyanı ile takibe konu faturanın müvekkili şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu kabul ettiği, davaya ve icraya konu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanca icra takibine dayanak yapılan faturanın davalı tarafça ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluştuğu, davalı tarafın basiretli tacir sorumluluğu gereği kendi defterine kaydettiği fatura nedeniyle sorumlu olduğu, davalı tarafın davaya ve icra takibine konu fatura içeriğindeki malların teslim edilmediği olgusunu yasal herhangi bir delil ile ispatlayamadığı, dava konusu faturanın ödendiğine ilişkin her hangi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı tarafın davada tanık dinletme taleplerinin yerine getirilmediğine ilişkin istinaf itirazı yönünden yapılan incelemede de; 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi nazara alındığında, eldeki davanın değeri tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğundan kural olarak tanık delili ile ispatının mümkün olmadığı gibi, davalı vekilince dosyaya icra takibine dayanak faturadaki malların teslim edilmediğine dair tanık dışında yasal bir delilin dosyaya sunulmadığı da anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince tanık dinlenilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK m. 353(1)-b-1 hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ... TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, 3-) İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından davacı yararına vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-) Dairemiz kararının kesin olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-a ve 7550 sayılı Kanun ile değişik Ek 1. maddesinin 2. fıkrası hükümleri gereğince, istinafa getirilen tutarın (54.516,00 TL), davanın açıldığı ... yılında geçerli olan temyiz kesinlik sınırının (107.090,00 TL) altında olması nedeniyle miktar itibarıyla KESİN olmak üzere

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1951, K. 2026/843, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1951-e-2026-843-k-4522ef9a12c2