Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/786 E. 2026/1103 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/786
Karar No
2026/1103
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/786

KARAR NO : 2026/1103

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/668

KARAR NO : 2022/269

DAVA TARİHİ: 18/12/2019

KARAR TARİHİ: 30/03/2022

DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul (İİK 235))

KARAR TARİHİ: 16/09/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... A.Ş. ile ... A.Ş. arasında 2016 yılından bu yana devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin müflis şirketten olan alacağının söz konusu ticari ilişkiden kaynaklandığını, müflis şirketin ticari işlerden kaynaklı olarak 29.07.2016 tarihli 405.000 TL tutarlı ve 21.07.2019 tarihli 405.000 TL tutarlı çekleri müvekkili firmaya verdiğini, ilgili çeklerin ödenmemesi üzerine 29.07.2016 tarihli 405.000 TL tutarlı çek ile 21.07.2019 tarihli 405.000 TL tutarlı çekin 397.600.30 TL'lik kısmı için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipler başlatıldığını, söz konusu takiplerin kesinleştiğini, her iki takip dosyasından alınan kapak hesaplarına göre müvekkili şirketin 11.07.2019 tarihi (müflis şirketin iflas tarihi) itibariyle İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından kesinleşen 667.047,29 TL tutarında ve İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından kesinleşen 677.951.90 TL tutarında alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin 19.09.2019 tarihinde müflis şirketin iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketin 24 sıra numarasında kayıtlı 1.344.999.19 TL tutarlı alacak kayıt talebinin “alacak kaydı talebinin yargılamayı gerektirdiği, müflis ticari kayıtları ve envanterinde yer almadığı” gerekçesiyle ilgili İflas Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, söz konusu kararın yanlış ve eksik olduğunu, zira yapılan takiplerin itirazsız kesinleştiğini, İflas Müdürlüğünün alacak kayıt talebinin reddine dair kararında bahsedilen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/322 esas sayılı dosyasının müvekkili şirket tarafından takibe konu edilen çeklerle alakalı bir alacak davası olmadığını, söz konusu davanın müflis şirketin müvekkili şirkete karşı açmış olduğu haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bir dava olduğunu belirterek müvekkili şirketin alacağının tamamının müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, derdest davanın süresinde açılmadığını, davacı şirketin alacak kayıt talebi sırasında alacağının dayanağı olan herhangi bir belgeyi ibraz etmediğini, davacı şirketin elinde çek bulunmasının tek başına müflis şirketten alacaklı olduğunun kabul edilebilmesi için yeterli olmadığını, davacı şirketin asıl alacak bakımından talebi kabul edilse dahi faiz isteminin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; "...Müflis şirketin mizan kayıtlarında, fatura borçlarının tamamen ödendiği, hesap bakiyelerinin sıfır olduğu görülmüş ise de bu durumun, takibi kesinleşen dava konusu 810.000 TL bedelli 2 adet karşılıksız çekten kaynaklandığı, bu çek bedellerinin müflis şirket tarafından ödendiğinin kanıtlanamadığı, ancak ödenmiş şeklinde kayıtlara geçtiği,

İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeniyle; 397.600,30 TL asıl alacak, 157.631,82 TL iflas tarihine kadar işleyen faiz, 39.760,03 TL çek tazminatı ( % 10), 1.192,80 TL çek komisyonu ( %0,3) 311,30 TL icra masrafları olmak 596.496,25 TL;

İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında; 405.000,00 TL asıl alacak, 158.793,75 TL iflas tarihine kadar işleyen faiz, 40.500,00 TL çek tazminatı ( % 10), 1.215,00 TL çek komisyonu ( %0,3), 4,30 TL icra masrafları olmak üzere 605.513,05 TL alacağı bulunduğu belirlenmekle bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.

Davacının benimsenen bilirkişi raporu ve ek raporuyla belirlenen 596.496,25 TL + 605.513,05 TL = 1.202.009,30 TL alacağına her iki icra dosyası yönünden 29,20 TL x 2 = 58,40 TL başvurma harcının ilavesiyle 1.202.067,70 TL alacağının müflisin iflas masasına İİK'nun 235. maddesi gereğince kayıt ve kabulüne karar verilmiştir."" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, hak düşürücü sürede açılmadığını, alacağın ispatlanamadığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, davacının alacak kayıt talebi sırasında bir belge sunmadığını, iflas idaresinin verdiği kararın hukuka uygun olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.

İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafından tebliğ gideri depo edilmiş olup, sıra cetveli 16/01/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, işbu dava 18/12/2019 tarihinde 15 günlük hak düşürücü sürede açılmıştır.

Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Kayıt kabul davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içermediğinden zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir.

Dava, kayıt kabul istemine ilişkin olduğundan, ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir.

Müflis şirket 10/07/2016 tarihinde iflas erteleme talebiyle İstanbul Anadolu 7. ATM'de dava açmış, anılan mahkemenin 2016/810 E. 2019/922 K. sayılı 11/07/2019 tarihli kararıyla iflas erteleme talebinin reddine, şirketin iflasına karar verilmiştir.

Davacı tarafından, şirket hakkında, iflas erteleme davası açıldıktan sonra ancak iflas kararı verilmeden kambiyo senedine dayalı iki ayrı takip başlatılmıştır.

İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; 397.600,30 TL asıl alacak (21/07/2016 keşide tarihli 405.000,00 TL bedelli çek), 915,03 TL işlemiş faiz, 39.760,03 TL çek tazminatı (% 10), 1.215,00 TL çek komisyonu (%0,3) olmak üzere 439.490,36 TL üzerinden 29/07/2016 tarihinde takip başlatıldığı anlaşılmıştır. İflas tarihi olan 11/07/2019 tarihi itibariyle yapılan kapak hesabında 439.490,36 TL takipte kesinleşen miktar, 39.993,62 TL tahsil harcı, 29,20 TL başvurma harcı, 31.529,61 TL vekalet ücreti, 155.693,20 TL faiz, 311,30 TL masraf olmak üzere 667.047,29 TL hesaplanmıştır.

İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; 405.000,00 TL asıl alacak (29/07/2016 keşide tarihli 405.000,00 TL bedelli çek), 1.980,62 TL işlemiş faiz, 40.500,00 TL çek tazminatı (% 10), 1.215,00 TL çek komisyonu (%0,3) olmak üzere 448.695,62 TL üzerinden 15/08/2016 tarihinde takip başlatıldığı anlaşılmıştır. İflas tarihi olan 11/07/2019 tarihi itibariyle yapılan kapak hesabında 448.695,62 TL takipte kesinleşen miktar, 40.831,30 TL tahsil harcı, 29,20 TL başvurma harcı, 31.897,82 TL vekalet ücreti, 156.493,66 TL faiz, 4,30 TL masraf olmak üzere 677.951,90 TL hesaplanmıştır.

Davacı tarafından 1.344.999,19 TL (667.047,29 + 677.951,90) alacağın iflas masasına kaydı istemiyle başvuruda bulunulmuş, istem reddedildiği için eldeki dava açılmıştır.

Mahkemece Muhasebeci ... ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. ...'den alınan kök ve ek rapor incelendiğinde; taraflar arasında 02/03/2016 tarihinde başlayıp 27/06/2018 tarihinde sona eren ticari ilişki olduğu, davacı tarafından süreç içerisinde müflis şirkete 803.400,30 TL bedelli 10 adet satış faturası kesildiği, bu faturalara karşılık 810.000,00 TL bedelli iki adet çek (takibe konu edilen) ve 800,00 TL havale olmak üzere toplam 810.800,00 TL tutarında tahsilat yaptığı, icra takiplerine konu olan toplam 810.000,00 TL bedeli iki adet çek karşılıksız olduğundan bedellerin tahsil edilmediği, bu nedenle davacının (803.400,30 TL fatura bedelleri - 800,00 TL havale ile ödenen) 802.600,30 TL alacaklı olduğu, davacının karşılıksız çıkan çeklerden birinin tamamını yani 405.000,00 TL'yi, diğer çekin ise 397.600,30 TL'lik kısmını takip konusu yaptığı, davacının iflas tarihi itibariyle müflis şirketten icra takibine konu olan 802.600,30 TL ödenmemiş çek bedeli kadar ana para alacağının bulunduğu, müflis şirket kayıtlarında yapılan incelemede fatura borçlarının tamamen ödendiği, hesap bakiyelerinin sıfır olduğu görülmüş ise de bu durumun takibi kesinleşen dava konusu 810.000,00 TL bedelli 2 adet karşılıksız çekten kaynaklandığı ancak çek bedellerinin ödendiğinin müflis şirket tarafından kanıtlanamadığı belirtilmiştir. Davacının iflas tarihi itibariyle İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında 397.600,30 TL asıl alacak, 157.631,82 TL iflas tarihine kadar işleyen faiz, 39.760,03 TL çek tazminatı (% 10), 1.192,80 TL çek komisyonu ( %0,3) 311,30 TL icra masrafları olmak 596.496,25 TL alacaklı olduğu, İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında ise 405.000,00 TL asıl alacak, 158.793,75 TL iflas tarihine kadar işleyen faiz, 40.500,00 TL çek tazminatı (% 10), 1.215,00 TL çek komisyonu (%0,3), 4,30 TL icra masrafları olmak üzere 605.513,05 TL alacaklı olduğu, her iki dosya kapsamında toplam alacak tutarının 1.202.009,30 TL olduğu hesap edilmiştir.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2014 tarihli 2014/10328 E. 2014/7923 K. sayılı ilamında açıklandığı gibi; "...kayıt kabul davalarında, ispat yükü, kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir. Kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret sayılsalar da, bunlar tek başına alacağın varlığını ispat yeterli olmayıp, bunlara dayalı olarak iflas masasına kayıt isteyen alacaklının alacağını, yukarıdaki ilkelere göre ispatlaması gerekir. Çeklerin ve bonoların hangi alacak nedeniyle verildiği dayanağı davacı yanca kanıtlanmalıdır. 818 sayılı BK'nın 182. maddesine göre aksine sözleşme ya da örf yoksa satım sözleşmesinde taraflar edimlerini aynı anda ifa ederler. Çek de bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacı ile verilir..."

İİK'nın 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir.

Dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında ticari ilişki olduğu, takibe konu çeklerin bu ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen satış faturalarına karşılık ödeme aracı olarak verildiği ve her iki taraf kayıtlarında yer aldığı ancak bankaya ibrazı neticesinde karşılıksız çıktığı, her ne kadar davalı kayıtlarında ödenmiş gibi görünse de çek bedellerinin ödendiğine dair bir belgenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece bilirkişi raporunda hesaplanan 1.202.009,30 TL tutara icra dosyalarının başvurma harcını ekleyerek 1.202.067,70 TL'nin iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı re'sen gözetilmiş, verilen kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı gibi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/786, K. 2026/1103, T. 30.03.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-786-e-2026-1103-k-0976d2434365